Muhammed’in peygamberliğine eleştiri

Standart

Muhammed, kırk yaşındayken kendisini “peygamber” ilan ettikten sonra, on yıllık yaşamını Mekke’de geçirmiştir; bu döneme “birinci Mekke dönemi” adı verilir. Bunu “Medine dönemi” diye bilinen dönem izler ki, o da on üç yıl kadar sürmüştür. Mekke dönemindeyken taraftarlarının sayısı çok az ve güçsüz durumdaydı. Medine’ye geçince yavaş yavaş güçlenerek çete saldırılarına ve savaş yollarına başvurmuş, giderek daha da güçlenmiş, İslamı kılıçla yayma siyasetine yönelmiştir.

Muhammed Mekke’de yaşarken, Yahudilerin ve Hıristiyanların kendilerine özgü kitapları olduğunu ve bu kitapları kendi dillerinde okuduklarını, buna göre ibadette bulunduklarını görür. Bu kitapların Tanrı tarafından bu ümmetlere peygamberler aracılığıyla gönderildiğini öğrenmekle Araplar için neden böyle bir şeyin söz konusu olmadığını düşünür. Bu düşünce onu, Tanrı tarafından seçilip, Araplara gönderilmiş bir elçi gibi görünme hevesine sürükler. Büyük bir sabırla bu işe girişir ve Tanrı’nın Mekkelilere ve civarındakilere kendisi marifetiyle kitap (Kur’an) gönderdiğini söyler. Daha başka bir deyimle, ilk başlangıçta aklından, bütün insanlara ya da hatta bütün Araplara peygamber olarak gönderilmiş olma fikri geçmiş değildir. Bundan dolayıdır ki, Tanrı’dan, “Ey Muhammed! Böyleceşehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarman… için sana Arapça okunan bir kitap vahyettik…” (Şûra Suresi, ayet 7) şeklinde vahiy indi diyerek işe başlar. Buna, “Bu indirdiğimiz, kendinden öncekileri doğrulayan, Mekkelileri ve çevresindekileri uyaran mübarek kitaptır…” (Enam Suresi, ayet 92) şeklindeki ayetleri (ve benzerlerini) ekler.

Fakat, bütün çabalarına rağmen fazla taraftar toplayamaz; toplayabildikleri de Mekke’nin en fakir, en saf ve güçsüz kişileridir. Önemli sayılabilecek kimseleri etkileyemez. Örneğin, kendisine babalık eden amcası Ebu Talib dahil. Mekke’nin ileri gelenlerini (örneğin Kureyşlileri) Müslüman yapabilmiş değildir. Mekke’de bulunduğu 10 yıllık süre içerisinde, kendisine inandırabildiği insanların sayısı, söylendiğine göre seksen ya da yüz civarındadır.
Ancak, az geçmeden Mekke dışındaki Araplarla temas kurar ve onları da kazanmak düşüncesiyle Kur’an’a, “(Bu Kur’an) Ataları uyarılmamış ve bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir” (Yasin Suresi, ayet 7) ya da “(Ey Muhammed.’)… muhakkak ki (Kur’an) hem senin için hem de kavmin için bir şereftir ve ilende ondan mesul olacaksınız” (Zuhruf Suresi, ayet 43-44) şeklinde ayetler koyar. Böylece, sadece Mekke ve civarındaki Araplara değil, bütün Araplara gönderilmiş “peygamber”miş gibi hareket etmeye başlar. Medine’de ve Taifte yaşayan Arapları bu yoldan elde etmek ister. Mekke’de bulunduğu süre boyunca taraftarlarının sayısı az ve kendisi de güçsüz olduğu için, kendisini “uyarıcı” ya da “öğüt verici” olarak göstermekten başka yapabileceği bir şey yoktur.

Karısı Hatice’nin ve kendisine babalık etmiş olan, kendisini her zaman için koruyan amcası Ebu Talib’in ölümleri üzerine koruyucusuz kalır; bu yüzden taraftarlarıyla birlikte Medine’ye göç eder. Oradan Mekke kervanlarına karşı çete saldırılarına girişir. Böylece ganimetler edinip taraftarlarının sayısını artırarak yavaş yavaş güçlenmeye başlar.
Ticaret merkezlerinden biri sayılan Mekke’yi kendileri için bir bakıma rakip bilen Medineli Yahudiler, Muhammed’in Mekke’ye karşı saldırılara geçmesini kendileri bakımından yararlı buldukları için, ilk başlarda ona para ve silah yardımında bulunurlar. Bu sayede Muhammed, çeteler yollayarak Mekke kervanlarına karşı saldırılara geçer. Ele geçirdiği ganimet mallarını paylaşma siyaseti yoluyla kısa zamanda güçlenmeye başlayınca, etki sahasını genişletme fikrine yönelir. Özellikle, Mekkelilere karşı kazandığı Bedir Savaşı’ndan sonra, artık İslamı kılıç yoluyla yayma olasılığını kazanmıştır. Yavaş yavaş kendisini, sadece Araplara değil, Yahudilere, Hıristiyanlara ve bütün insanlara gönderilmiş peygamber olarak gösterir ve İslamdan başka din olmadığı fikrine sarılır. Anlatmak ister ki, Tanrı İslam dinini, daha önceki “peygamberler” aracılığıyla (Tevrat’ı ve İncil’i indirerek) Yahudilere ve Hıristiyanlara göndermiştir. Kur’an’a bu doğrultuda ayetler koyarken, kendisini peygamber olarak kabul etmediler, Tevrat’ı ve İncil’i değiştirdiler diye, Yahudileri ve Hıristiyanlar! suçlamaya başlar; örneğin, Kur’an ü. şu mealde ayetler koyar: “İşte Allah, inkarları yüzünden onlara lanet etmiştir” (Nisa Suresi, ayet 46-47). Öte yandan onlara daha önceleri gönderilmiş olan peygamberlerin “Müslüman” olarak gönderildiklerini söyler: örneğin, İbrahim’i, Müslümanlıkla emrolunmuş ilk “peygamber” olarak gösterir ve Kur’an’a, “İbrahim, ne Yahudi ne de Hıristiyan idi: fakat o, Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir Müslüman idi; müşriklerden değildi” (Ali İmran Suresi, ayet 67) şeklinde ayetler koyar. İbrahim’den sonra gelen “peygamberlerin”hepsini de Müslüman olarak tanımlar: örneğin, “İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına, Musa ve İsa’ya verilene (Islama)… inandık… deyin…” (Bakara Suresi, ayet 136, 140) şeklinde ayetler koyar. Ve kendisinin, aynı zamanda “kitab ehli”ne (Yahudilere, Hıristiyanlara vd…) peygamber olarak gönderildiğini anlatmak ve Kur’an’ı onlara kabul ettirmek için şu tür ayetler ekler: “Ey kitab ehli! Peygamberlerin arası kesildiğinde, ‘Bize müjdeci ve uyarıcı gelmedi’ dersiniz diye size açıkça anlatacak peygamber geldi” (Maide Suresi, ayet 19); “…önlerinde de Musa’nın kitabı önder ve rahmet olarak bulunanlardır ki, işte onlar Kur’an’a inanırlar” (Hûd Suresi, ayet 17).

Bir yandan bunları yaparken, diğer yandan da, “İslam’dan başka gerçek din yoktur; başka dinlere yönelenler sapıktırlar” deyip “cihat’la. insanları Müslüman yapma yoluna gider. Medine’de bulunduğu on üç yıllık süre boyunca, Müslüman olmayan toplumlara (Yahudilere, Hıristiyanlara, putperestlere vd…) karşı kırktan fazla çete saldırıları ve yirmi dokuz savaş düzenler. Yeryüzünü “Dar-ül İslam” (yani “Müslümanların yaşadıkları yerler”) ve “Dar-ül Harb” (yani “savaşılması gereken kafirlerin yaşadıkları yerler”) olarak ikiye ayırır ve yeryüzü “Dar-ül islam” olana kadar savaş parolasını yerleştirir. İşte Muhammed’in yaşamının ve Kur’an olarak yerleştirdiği kitabın bütün insanlara yönelik olduğunun en kısa hikayesi budur.

Kaynak: İlhan Arsel (Kuran’ın Eleştirisi s.24-25)

Reklamlar

444 thoughts on “Muhammed’in peygamberliğine eleştiri

  1. ................

    Yaşini başini almiş birisi eşiyle çocuk yurduna gidiyor. 1 aylik ömrü kaldiği söylenen 9 yaşindaki bir kiz çocuğunu evlatlik aliyor. Ona koruyucu aile oluyor. Aradan zaman geçiyor. Aracinda kaza yapiyor sağ kalmasini bu kiz çocuğunu kollamalarindan biliyor. Çocuk 13 yaşina geliyor. Sonra kiz çocuğunun böbrekleri iflas etmiş adam kiza böbreğini veriyor. Ameliyat sirasinda adamin safra kesesinde kanser görüluyor. Onuda aliveriyorlar. Adamin çocuğa kiyaği kanserden kurtarilarak Allah tarafindan ödüllendiriliyor.
    …………
    Ben ruya yoluyla Allahtan şunu aliyorum bunu aliyorum diyenler kendisini neredeyse peygamber gibi gösterenler varmiş. Bizim bu tür iddialarimiz yok. Biz diyoruzki öyle ruyalar varki Allahin varliğina kesin delil teşkil edecek şekilde. Başkada izahi yok diyoruz. İyi herşey Allahin delili diyoruz. Kendimiz için şuyuz buyuz dediğimiz yok. Zavalli gunahkar bir kuluz. Açiklamiş olalim.

  2. ................

    Ateist cafede var Allah yardim etmese yunus peygambere ne olacakti denmiş..
    Saffat 143-144 Eğer Allahi sıkça ananlardan olmasa kiyamet gunune kadar baliğin karninda kalirdi,
    Kalem 49 Rabbinden ona bir rahmet ulaşmasaydi kinanmiş bir halde açik araziye atilacakti.
    …….
    Ateist kafe buradan çelişki uydurmuş. Açiklayalim. Birincisinde kavmine söz geçiremediğinden peygamberlik gorevinden kaçmiş. Denize atildiktan sonra pisman olup Allahi anmasa kiyamete kadar baliğin karninda kalacakti deniyor. İkincisinde artik dualar ve tövbe etmiş buna rağmen tövbesi kabul edilmemiş olsa ve bu sebeple Allahtan rahmet ulaşmamiş olsaydi eğer yinede ilk duruma gore durumu değişecek artik kinanmiş bir halde açik araziye atilacakti deniyor.. Tipki firavunun kizildenizdeki kabul olunmayan tövbesi sebebiyle cesedinin ibreti alem için kiyiya atilip korunmasi gibi. Yuce Allah yunus peygamberi affetmeyi uygun goruyor. (Benim izahim bu en doğrusunu Allah bilir)

  3. ................

    Yunus peygamber kinansa bile firavundan farkli kiyiya sağ olarak atilacakti. Çunku kiyamet zaten kişinin ölümüdür. Kiyiya atiştan bahsederken kiyamet ifadesi yok.

  4. ................

    Atv de nihat hatipoğlunun oğlu sait Bayezit bestamiyi anlatiyor. Bir talebesi varmiş bunun. 20 sene talebelik yapmiş bestamiye. Ancak bestami ona adiyla hiç hitap etmemiş. Bir gun talebe Bestamiye bunun sebebini sormuş. Bestamide Benim kalbimde hz Muhammed sevgisinden başka birşey yok. Kalbim onun ile atiyor. Bu sebep ile kendi adimi bile unuttuğum oluyor demiş.
    Anlatilan aynen bu. Ama kalbin üzerinde arapca Allah yazdiği ve kalbin her atişinda bu yazinin belirginleştiğini defalarca yazdik. Hazreti Muhammed muhakkakki peygamber ve en buyuk insandir. Ama Allahin elçisidir. Onu övmek adina onu Allahin yerine koymak insani ne duruma duşurur. İslam alimiyim diye tv ye çikanlar bu durumu akil edemiyormu. Lafinin sozun nereye gittiğini hesap etmeyenler için söylüyorum imanlari kayip giderde haberleri bile olmaz. Allah muhafaza.

  5. ................

    Ateist cafe yazmiş siz oruç tutuyorken başkasinin yemek yemesi, bir kizin ne giydiği, çocuklarin sokakta dondurma yemesi sizi rahatsiz ediyorsa yallah arabistana demiş.
    Biz Oruç tutarken yemek yiyenleri hep göruyor ama pek umursamiyoruz. Osmanlida 1910 lu yillarin sonuna kadar oruçsuz yakalanan kimse muslumansa sopayi yerdi. Musluman değilim derse ve asli musluman ise dövülmez ama bir daha hiç kimse yuzune bakmaz bu kimse fakirliğe itilirdi. Namaz vakitlerinde özellikle cuma gunleri namazdan kaçanlar sopadan geçirilirdi. Bu islamda çözülme olmasin ecnebilere benzemeyelim diye yapilirdi.
    Otobusteki kizin şort meselesine gelince kizin giyimi o kadar berbatki o kadar olur. Neredeyse dantelli kilotla çikmiş gibi bir giyimi var. Babasi saf gorunumlu. Kiz bu durumu firsat bilmiş yoksa hicbir baba buna izin vermez. Tabiiki bu durum kiza yapilan saldiriyi hakli kilmaz. Kötü birisine denk gelmiş kiz. İyiki çok daha kötu takipci tuzakci birine denk gelmemiş. Kizin guvenliğini tehdit eden bir durum var ortada. Dikkatli giyim kizin kendi guvenliği için. Çunku sokaklar tehlikeli insanlarla dolu. Kiz bu durumu farketmiş ve giyim tarzini değiştirmiş.
    Çocuklarin dondurma yeme meselesine gelince bu tur gençleri hep göruyor ama pek de önemsemiyoruz. Ama bazen bizi o kadar uzuluyoruzki. Oruç tutabilecek yaştaki gençlerden kimisi kendi rahati için oruç tutmuyor bu sebeplede denize yada göle giriyorlar. Haberlerde kimisinin boğulduklarini duyuyoruz. Keşke oruçlu olsalardi demekten alamiyoruz kendimizi.
    Biz Suudi arabistana gitmeyelim. 100 sene evvelki geçmişimize sahip çiksak arabistan bize giptayla bakar.

  6. ................

    Cumhurbaşkanimizin 3.5 milyar dolar serveti olduğunu iddia eden chp li önde gelen millet vekillerinden birisine 100 bin liralik tazminat davasi açiliyor. Ben bu haberi ilk defa ateist bir facebook sitesinde ( bu site değil mevzu) erdoğanin isviçre bankalarinda 3.48 milyar dolari var şeklinde okumuştum. Doğrusu insan boyle birşey olmasa yazmazlar diye düşünebiliyor. Ama hani ispati. yok. Bazen biz bile kandiriliyoruz bu tur asparagas haberlerle. Milletin soyulduğu düsüncesine vehmine kapilabiliyoruz bu tur haberler yuzunden. Bazi siteler fitne yayiyor. Bu tur sitelerin yazdiğini en baştan yalan saymak daha akillica galiba.

  7. ................

    Tv de konuşan ve millete hitap eden hocalardan birisinin konuşmasina denk geldim. Allahin rahmetinden yani affediciliğinden bahsediyordu. Allahin affi o kadar buyukki ahrette şeytan bile affedilmeyi umacak diyor. Herkes içinmi bu af. Hayir sırati mustakim yoluna girenler için. Ama o hoca bu yolu bilmiyor yada kabullenmiyor. Sadece namaz kilmakmidir bu. Allaha ulaşmayi dileyerek butun ibadetleri eksiksiz yapmak. Af diledin. Gunahlar bağışlandi. Tutamadin. Yaniyor. Bir daha af hakki olmadiği ayetle sabit.
    Şimdi Allah affedicidir diyor hocalar. Adamin zaten ibadet ile işi yok. 40 çeşit gunah isliyor Allah affetsin umuyor. Kadin medyumluk yapiyor yani kendisine gelen herkesi kandirarak parasini aliyor. Dinden bahsediyor. Allah kendi yarattiği kulunu yakarmi buna imkan varmi diyor. Allahin dediğini tutmayan şeytanin kulu oluyor bundan haberi yok tabiiki.
    Kul hakki affolmuyor. Adam çaliyor tövbe ediyor. Çaldiğini sahibine verip helallik diliyormu yok. Kendisini kandiriyor. İbadet ile işi olmayanin af dilemeye yuzu yoktur. Hiç suçu gunahi olmasa bile ibadet borçlari yine cehenneme götürür. Suçsuz yere adam öldüren o cani geri veremiyor.
    Yinede af kapisi açik ölene dek. Yani Allahin rahmetinden umidi kesmemek var. Ancak sapik olanlar Allahin rahmetinden ümıdini keser ayetide unutulmamali. Demek bu tur kişiler çok büyük gunahlar işliyor ve bu tür gunahlarini birakamiyorlar. Tabiiki sadece siradan tecavuzculeri kapsamiyor bu terim. Lezbiyen, gey, hayvanata hallenen, fuhuş yapan yaptiran, bilemediğim dıger türler. yani her türlüsü.
    Kardeşlerinin miras hakkini kitabina uydurarak çalanlar bence ahrette hirsiz damgali olacaklar. Peki hirsizin ahretteki durumu nedir. Cehenneme atilacak çok uzun sureler yanacak. Bitmedimi gunahim diyecek yalvaracak cehennem meleğine. Affim için rabbime başvuruver diyecek. Başvurulunca çaldiğini geri versin denecek. Hirsiz olan o dünyada kaldi diyecek, Afda dunyada kaldi denecek.

  8. ................

    Nerede yazdiğimi bilmiyorum. Hz. Muhammed geçen zaman içinde okuma yazma öğrenmiştir yorumun yapmiştim. Hiç öğrenmemiş. Ayet ilede bildirilmiş bu durum. Hep ümmi imişti.
    Birde gelecekten her şekilde ebced cifir hesabi ve yildizname gibi şeylerlede dahil genel ittifak ile yanliş diyor islam alimleri yalan sayiyorlar. Biz belirtmiş olalim. Vebali üzerimize kalmasin.

  9. ................

    Özel tv lerden birisini dinliyorum akşam diyorki bir ayet yada hadisi inkar eden kafir olur. Ayet inkari tamda böyledir.Bu durumu zaten herkes biliyor. Hadis ne diye böyledir. Hadislerin peygamberimizin vefatindan 200 sene sonra toplanmaya başlandiği açiktir. Tabiiki binlerce hadis doğrudur ve islama çok yarari vardir. Ama şaşirilacak şeylerde vardir. Misal peygamberimizin 50 yaşin üzerinde olmasina rağmen 6-9 yaşlarindaki hz. Ayşeyle evlendi iddiasi. Bugun böyle birşeyi kim yapsa hapse gider. Ateler bu hadisi göstererek kendilerine islama inanmama gerekcesi yapiyor. Ben buna inanmiyor olsam kafirmi olacağim. Alda kabul et bakalim edilebiliyormu.ustelik Kuranda kz. Ayşenin evlendiğinde genç kiz olduğunu anlaştiran ayet var iken. Bunu söyleyen kanalin sahibinin geçmişte öyle hatalari varki burada yazmayayim.
    Peygamberimiz mescidde cemaate soruyor eşiyle yatip kalktiğini arkadaşlarina anlatan varmi diye. Birisi çikiyor çok kimse böyle yapiyor diyor. Peygamberimiz böyle yapanlarin durumunu şöyle anlatiyor. Sokakta 2 şeytan birbirini görür milletin kendilerine baktiğini umursamadan düz..şmeye başlar. İşte böyle yapanlarin durumu onlara benzer der. Hal böyleiken peygamberimizi bile bu durumda gosterecek anlatim var hadis diye yazilmiş.Amac peygamberimizi aşağilamak. Bu gereksiz yazi neden yazilmiş diye soruyor insan kendisine, cevap peygamberimizi maskara etmek amaçli olarak çikiyor. Ben buna inanmasam kafirmi olacağim.
    Şimdi bu bir yerde daha gösterilmisti bana. İnternetteki bir sitede. Ama o sitede birisi Allaha küfür etmiş site yönetimide yayinlamişti. Üstelik uyarilarima rağmen o küfür silinmemişti. Bu durum çok daha ağir değilmidir.
    Ayetde hz, muhammedin zeydin boşandiği eşiyle evlenmiş olmasi meselesi inanmayanlarca eleştirilir. Neticede evlenme zeyd geçinemeyip eşinden boşandiktan sonra olmuştur. Bu duruma getireceğimiz bir yorumda azicik yanlişa düsmuş olsam kafirmi olurum bilmiyorum.
    Kıldan ince kılıcdan keskin olma durumu bazen inananlarin elini kolunu bağlarken inanmayanlar islami karalamak adina istediklerini yazip bayram yapiyorlar. Bazi konulari hiç deşmesekmi ne yapsak.

  10. ................

    Ate sitelerden birinde kadina şiddet konusu işleniyor. İşte bu yuzden dinden çikiyor insanlar deniyor. Çunkü islam alimiyim diye ortaya çikanlar kadin dövülüru savunuyorlar. Kurani Kerimde buna izin veriliyormuş. Söylenen bu. Kurani kerim kadina dayaği kadin başka erkeklere şimardiği zaman aldatmaya giden yola meyillendigi zaman bu durumun önlemesi amaciyla uyari olarak ileriye gitmemek şartiyla izin veriyor. Kadin başka erkeklere şimardiği zaman icabinda o erkekten çocuğu bile olur. Yada iş cinayete gider. Birde kadin aşiri derecede şirret olursa izin vardir ölçuyu kaçirmadan. Bunada karşiyim diyenler olabilir tabiiki ama böyle çekilmez şirretlik durumunda kendileride döver gerçegini değiştirmez bu durum. Böyle şeylerin aynisini erkek yaparsa erkeği doven birileride çikar neticede. Bu işin yolu yordami bu demekki.
    Peki erkek basit meselelerden çikan kavgalarda gel git dövuyor kadini. Kadinin ömründen eksilir. Böyle şeylerin günahi vebali olmazmi. Muhakkakki derecesi kadar ama eksiksiz şekilde vardir. Olur olmaz sebepten kadin dövmenin savunulacak hiç bir yeri yoktur. Birde adam alişkanlik haline getirirse yüklü ikende döver. Çocuk düşer adam katil durumuna bile düser. Yada kadin sürekli dayaklardan bikar adamdanda iyice soğur. Ayrilma çabasina girer çoluk çocuk rezil olur. Olur olmaz kadin döven zaten kişiliksizdir. Eğer bu tür adamlara ders verilmezse iş kadin ayrilmak istediğinde cinayete bile gider. Bence haksiz yere kadin döven adama güzel bir dayak atilmali. Kendiside alsin dayağin tadini ona göre kadin dövmenin ne demek olduğunu kendiside öğrensin. İşte o zaman bir daha eli gitmez kadina.
    Yukarida saydiğim ve ben bilmiyorum ama başka varsa benzeri istisnai durumlar onlar hariç kadin dövmenin savunulacak hiçbir yeri yoktur. Bu islamdada yoktur. Kadinin her firsatta eşek gibi dövülmesini savunan adam islam alimiyim dese bile aslinda eşek herifin tekidir.
    Herşeye rağmen kocasini oynatma yoluna giden ahlaksiz kadin varsa yollari ayirmak daha akillica bir yöntemdir. Ayni şey erkek içinde geçerlidir.
    Birde bu kadin dövmeler genelde parasal sebeplerden oluyor. İş bazen yine bu sebep ile cinayete bile variyor. Olsun demiyor kimse ama oluyor gerçeğini değiştirmiyor bu durum. Bunun suçu islama atilamaz. Konu adil düzen, gelir dağilimindaki adaletle alakalidir. Yani mesele aslinda biri yer biri bakar kiyamet ondan kopar meselesidir. Devletin bu durumlari görmezden gelmesi ülkeyi yönetenlerin ayibidir.

  11. ................

    Bazen trafik kazalari oluyor. Bir kamyon kasasi mal dökülüyor yola, yağmaliyor millet. Benim mahalli gazetecilik dönemimde olduydu Çayirovada böyle bir olay 1990 larin başlarinda. Şoför kazada ölmüş, bir kamyon kasasi malda çevreden toplanan yağmacilarca toplanmişti. Geçenlerdede tv gösterdi benzeri bir kazada benzeri bir olay yaşanmiş karpuzlar domatesler yağmacilara kurban gitmişti.
    Pakistandada arefe gunu akaryakit kamyonu devrildi. Akaryakitlarin tankerden dökülmesini firsat bilen yağmacilar. Olay yerine toplanmiş. Bu sirada sigaradan sebep meydana gelen bir patlamada 153 kişi hayatini kaybetmişti. İşte bu durum yağmaciliğin helal olmadiğini gösteren bir ibret vesikasidir. Batida pek fazla olmuyor bu tür olaylar ülkemizde ve doğuda islam ülkelerinde neden çokca bunun cevabi çok fazla üremek ve çocuklarin ihtiyaçlarina cevap verebilmek adina pekçok türdeki firsatçiliği helal gibi görüyor olmak olmali.

  12. .ismail

    Cumhurbaşkanimiz Recep Tayyip Erdoğan dün bayram namazi sirasinda şekeri yükseldiğinden olmali bir ara bedenen fenalaşmiş ancak sonra duzelmiş. Bizde kendisine geçmiş olsun diyelim. Herneyse.
    İnançsiz sitelerden kendine kizil tanriça dedirten facebook sayfasindakilerin bi taraflari yağ bağlamiş olacakki mermer taşlari döşenmiş bir mezar koymuşlar sayfalarina şöyle yazmişlar.
    Recep yatcan kalkcan yatcan kalcan yatcan kalkcan hop burdasin
    Bu sefer olmadi tez zamanda olur İnş(Allah).
    Hem Allaha inanmazlar ve en çokda bu sebepte Ak parti ve benzeri zihniyetlere düşmandirlar. Hemde Allah gerçeğinden bir türlü kaçamazlar.
    Allah kendilerine söyletiyor kesin varliğini bildiklerini ve kasten inkar ettiklerini.

  13. ..............

    Yukarida sözünü ettiğimiz kizil tanriça adli ate site güya bayanlari savunan bir yazi yazmiş. Bir bayan evde yanliz yaşiyorsa ve o eve erkekler geliyorsa o kadin hemen yollu demek değildir bu sadece arkadaşlari ziyarete gelmiş demektir diyor..
    Yil 1993. evimizin karşisinda kocasindan ayri yaşayan bir kadin vardi. Kizida kocasindan ayri yaşiyor anne kiz ayni evde duruyordu. Anne olan kadin fabrikada çalişiyordu.O eve annenin fabrikadan evli olan erkek arkadaşi gelip gidiyor guya onlara yardim ediyordu. Genç olan kadinin ayri yaşayan kocasina birisi gaz vermiş eve baskin duzenledi. Karisini biçakla yaraladi. Adamida öldürdü.
    Hoş karşilanmayan şeyler hoş olmayan sonuçlar doğurabiliyor görüldüğü uzere. Birileri galiba şeytana avukatlik yapiyor.Bir menkibe var onuda anlatalim yeri gelmişken.
    Şeytan tufandan sonra bu kadar insanin ölümüne yol açtim. Allah affedermi acaba diye düsunerek üzüntüye kapilmiş. Nuh peygamberin yanina gitmiş. Allahtan benim affimi iste demiş. Nuh peygamber danişmiş yuce Allaha. Gelen cevap. Ademin mezarina secde etsin şeklinde. Şeytan ben onun dirisine secde etmedim ölüsünemi edeceğim demiş yine isyan. Af hakki da yanmiş.
    Nuh peygambere yinede sen bana iyilik yaptin demiş karşiliğinda ona 3 ögüt vermiş. 2 si aklimda. Birisi öfkelenme. Öfkeli adam evliyaliğiyla mezardan ölü diriltse ben onu öfkelendirir katil eder cehenneme düşürürüm. Birde el olan kadinla kapali alanda yanliz durma vesvese verir mutlaka zinaya duşururum demiş.
    Millet birşeyler biliyorki toplum kurali diyerek yapilmasi hoş karşilanmayan bazi yasaklara uyulmasini istiyor.

  14. önemli konu

    Adamin birisi yeni evlenmiş gelip peygamberimize soruyor. Evime eşimin yanina kimleri sokayim diye. Kadinin anne babasi, kiz ve erkek kardeşleri gelebilir cevabini aliyor. Ya benim erkek kardeşim girebilirmi diye soruyor adam. Hayir diyor eğer girerse karinin kocasi olur.
    Tv de gosterdi. Gencin birisi evleniyor. Bu evlilikten iki çocuğu oluyor.. Erkek kardeşide ayni evde yaşiyor. Yengesine goz koymuş birlikte kaçiyorlar. Anneside birkaç gun içinde ölmüş. Gordude yemeğine dökülen zehir ile öldüruldü şüphesi dile getirildi.
    İnsanlar hatalariyla çok aci tecrubeler kazaniyor. Peygamberlere ise ilim verilmiş herşeyi önceden haber veriyorlar. Okuyup ibret alan çok az.

  15. gerdanlik meselesi

    Maalesef ateist cafe peygamberimize yönelik karalamalarini surduruyor.
    Hz. Ayşe guya küçük çocuk yaşinda iken evlenmiş ya peygamberimizle. 13 yaşinda iken kervan ile dönüşunde idrari geldiği için kimseye haber vermeden ayrilmiş kervandan. İşini görmuş dönüşte gerdanini duşurüp onu aramaya gittiğinden kaybolmuş. Başka bir adam bulmuş. İsim mühim değil götürüp kervana yetiştirmiş. Kervanda zina dedikodulari almiş yürumuş.
    13 yaşindaki kiz yanliz başina kervandan ayrilip idrar yapmaya gitmeye korkar.
    Bir başka adamla kaçip zina yapti diyelim bir defa zina yapan her zaman yapar, asla ardi arkasi kesilmez. Buda imkansiz bilinmesin.
    13 yaşinda bir çocuk kandirilip sapik emellere alet edildiği zaman o kiza delilik gelir. Bedenini mikroplardan koruyamaz çok erken ölürdü. Hz. Ayşe Miladi 73- 74 yil kadar yaşamiştir. Türkiye bu ömür ortalamasini 2010 da yani 6-7 sene evvel yakaladi.
    Hz. Ayşeyi bulan adam yaşlidir. Nefsi bu işe uyanamayacak kadar.
    Şimdi duşunun bir cumhurbaşkani var ve birisi onun eşinden sapikça yararlanmaya kalkiyor bu mümkünmüdür. O kişinin yedi sulalesini kuruturlar. Peygamber çok daha buyuktur.
    Gerçekten böyle birşey olsaydi asla gizli kalmaz mutlaka ortaya çikardi. Tekrari hiç yaşanmamiş olsa bile.
    Ayet neden hemen inmedi. İftiraci fasik yada münafiklar bir bir ortaya çiksin. Ayet gelincede rezil olsunlar diye.
    ……….
    Hz. Ayşenin 605 doğumlu yani peygamberimizle evlendiğinde bile 19 yaşinda olduğunu defalarca yazmiştik. Hatta miladi birkaç ayda fazlasi olsa hicri 20 ye tamamlanir bu yaş. Gerdan olayinda yaşi 20 nin çok uzerindeydi. Kandirilamayacak kadar. Kanacak olan kaçar giderdi. Velevki kaçmadi. Peygamberimizle arada sevgi silinir evlilik yürümezdi. Allah silerdi bu sevgiyi. Allahin sildiğini hiç kimse yerine koyamazdi.
    Birilerinin asli ermeni olunca islam peygamberine her karalamayi mubah göruyor.

  16. ateist mantiğa cevap

    Malum ate sitesi yazmiş eşekarisi tirtili bulup sokup felç ederek yuvasina taşiyor onun içine larvalarini yaparak tirtili larvalara yem ediyor diyor. Böyle ağir kader yazan bir tanri olurmuşmu..
    Adamlarda mantik yok. Belgesellerde gösteriyor dallari öyle basiyorki tirtillar butun kuşlar yiye yiye bitiremiyor. Aralarindan bi tanesini eşek arisi bulmuşda çalmiş adamlara bu batiyor. O eşekarisi larvalarinin yerini bazen sinekler buluyor ve hepsini yiyiyor. Bunu bildikleri yok tabiiki. Hayvanlar dünyasi böyle birşey maalesef.
    Burasi bitkilere ve hayvanata ait bir dünya ve onlar insanlardan çok aşaği seviyede. Kendilerine verilen ömürlerin yarisini bile yakalayamadan ölüyorlar. İnsan üstün olan ve hiçbir hayvan insana benzemiyor. İnsan cennetten aşagılara indirilmiş yani dünyaya. Deneniyor Allah tarafindan. Anlayin bunu. Nefsiniz maalesef size ( haşa) Allah yok dedirtiyor. Bu sizin kendinize olan duşmanliğinizdan başka birşey değildir. Çunkü inanan hiç kimse asla siz böyle dediniz diye hak yoldan çikmaz. Onlarin yolu açik ve kesin delilleri göruyorlar. Birileri görsede inkar ediyor.
    …………
    Birde misal adam asit kazanina düşüyor. Beden asitin içinde çözülüp kayboluyor. Hiçbirşey kalmiyor geriye. Herkesmi böyle oluyor. Allaha suç atarak bu mantik uzerinden haşa Allah yok çikarimi yapmak. Dunyada yaşanan her aci insanlar için ibret vesikasi olur ve bir daha olmamasi adina tedbir alinmasini sağlar. Bunuda Allahin verdiği akıl sağlar.

  17. ismail

    1997 yilinin ilk aylarinda Gebzeye 100 küsür sene once temmuz ayimda kar yağdiğini aç kurtlarin köylere indiğini duydum. İki kişi birden söyluyor beni tarihi bilmemekle suçluyordu. 1998 in ilk aylarinda bu olayi ayri bir kişiden bir daha duydum. O daha detayli bilgi veriyordu. Benim buyuk ninem 1861 li idi. 98 yil yaşadi. Ben çocuk iken anlatirdi. Yaz ortasinda birden kar bastirmiş evlerin boyuna ulaşmiş. Minare boyunu yarilamiş. İstanbul, kocaeli, sakarya, bolu civarini tutmuş. Ertesi gunu hava isininca erimeye başlamiş şeklinde anlatti. Artik doğruluğuna inandim. Kitabimada koydum.
    Endonezyada 1883 te krekatua yanardaği patlamiş. Oluşan tsunamiden yaklaşik 36500 kişi ölmüş. Yanardağdan çikan dumanlar atmosferi soğutmuş. Demekki oluşan soguk hava dalgasi marmara bolgesi civarina geldiğinde şiddetli kar yağmasina sebep olmuş. 1814deki endonezyada yanardağ patlamalarindada benzeri görülmüş ertesi sene ABD de yaz gunu kar yağmiş.
    Endonezya yanardağlarinin belgeseli vardi tvde. Bu dağdaki patlamalari inceliyorlardi. Bulunan lav kalintilarindan daha önce burada daha şiddetli bir patlama olduğu anlaşiliyor. Tarihini tam çikaramiyorlar. 1. Yuzyil 12. Yuzyil civari yani 1200 yillik zaman diliminde diyorlar. Çok Sonraki yillarda antartika ve gronlandda yapilan incelemelerde buz kaliplarinda yanardağ küllerinin kalintilarini bulmuşlar. Buzlarda her yil bir tane olacak şekilde oluşan çizgilerden geri sayim yaparak bu olayin 535 yilinda meydana geldiği ortaya çikmiş.
    Peki endonezyadaki patlamalara ait olduğu nereden biliniyor. Başka patlamalarin kalintilari kutuplara ulaşamiyormuş. Endonezyada sıddetli yanardağ patlamalari olduğunun ertesi senesi kutup ayilarinin çok daha iri olduğu çok daha sağlikli yavru yaptiklari biliniyormuş.
    Şimdi anladinmi bilimin önemini diyenlere benim cevabim o buzlarin uzerine her sene bir tane olacak şekilde halka halka çizgileri bilim çizmiyor herhalde. Her yol Allaha çikiyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s