Kötülük problemi

Standart

Inanclilara genellikle iddia sahibi tarafin kendileri oldugunu soyleriz. Biz ateistlerin tek iddiasinin teist iddialarin yanlisligi oldugunu soyleriz. Bu dogru elbette ama teist iddialarin yanlisligi ifadesi cok genis bir ifade. Bu ifadenin altina sigabilecek pek cok iddiadan bahsedilebilir. Bunlar arasinda Tanri kavraminin delili olmadigi, absurd oldugu, dinsel bilgilerin celiskili ve sacma oldugu, ya da bilime aykiri oldugu, vs. gibi pek cok alt iddia var. Tabi tum bunlara ragmen, bu tur cogu ateist iddianin temel olarak yaptigi dogrudan Tanri’nin varolamayacagini iddia etmekten ziyade, ya Tanri gibi bir kavrama gerek olmadigi, ya da Tanri’nin varliginin kanitlanamayacagi gibi gerekcelerle Tanri’nin varoldugu iddiasini reddetmeye yonelmektir.

Fakat ateist argumanlar arasinda iki tanesi var ki, sadece pasif bir sekilde Tanri iddiasini reddetmeye degil, pozitif ateistlerin kullanabilecegi sekilde, Tanri’nin varolmadigini kanitlamaya yonelik olarak kullanilabilecek iddialar. Bu kategoriye giren iddialarin bir tanesi Tanri’ya ithaf edilen bazi niteliklerin (her seye kadir olma ve her seyi bilme gibi) paradoksal olmasi ve mantik sorunlarina yol acmasi. Dolayisiyla, tanimlandigi sekliyle Tanri kavraminin mantiga sigmamasi, absurd olmasi. Her seyi yarattigi soylenen bir Tanri’nin mantik kurallarini da yaratan varlik olmasi gerektiginden, Tanri’nin kendi yarattigi bu kurallarin uzerinde olup olmamasi temel bir problemdir teistler acisindan. Eger mantik kurallarini Tanri’nin ustunde gorurlerse, bu Tanri kavramina aykiri olur, Tanri’nin gucunu kisitlar. Eger Tanri’yi mantik kurallarinin ustunde gorurlerse, o zaman Tanri’nin mantiga sigmayan, absurd birsey oldugunu soylemis olurlar, ki bu yaygin bakis acisina gore Tanri diye birseyin varolamayacagini zaten kanitlar. Fakat baska bir bakis acisina gore, bu durum dogrudan Tanri’nin varolmadigini kanitlamaz. Mantik ilkelerine uymayan fakat yine de varolan birseyin mumkun olabilecegini iddia eder bazi teistler. Fakat bu durumda da, Tanri’nin varolamayacagi kanitlanmis olmasa da, en azindan biz insanlarin zihinsel yeti olarak boyle bir varligi anlayamayacagimiz, onun varligi bilgisine ulasamayacagimiz kabul edilmis olur teist tarafindan. Biz bu bilgiye ulasamayacaksak da, akla dayali olarak nasil Tanri’nin varoldugunu kabul etmemiz beklenebilir? Normal olarak, aklin yolu o durumda Tanri’nin varligini reddetmek olacaktir. Tabi israrli bir teist burada da akla dayanmayan (kalp ya da gonul gozune dayanan) bir imandan bahsederek isin icinden cikmaya calisabilir, ki nitekim bunu yaparlar da, ama sonucta pozisyonlarinin oldukca zayiflamasina razi gelmis olurlar. O noktada artik pek cok teistin iddia etmeye bayildigi gibi aklin yolunun Tanri’nin varligina goturdugu gibi iddilarini terketmek zorunda kalirlar.

Tanri ve mantik ikilemi haricinde, pozitif ateist bir pozisyonu savunmak icin kullanilabilecek ve teist iddialarin bir numarali dusmani olarak gorulen ve yukarida acikladigim Tanri ve mantik sorunundan daha fazla bilinip daha da populer olan, hatta pek cok kisiye gore teist iddialari cok acik ve basit bir sekilde curuten cok guclu birbaska ateist arguman vardir ki, bu argumana kisaca “kotuluk problemi” denir.

Kotuluk problemi birkac sekilde formule edilebilir. En basit ifadesi, “Tanri varsa ve soylendigi gibi sonsuz iyiyse, o zaman dunyada neden kotuluk var?” seklinde kisaca aciklanabilir. Eger Tanri sonsuz iyi ve sonsuz gucluyse, o zaman kendi zitti, yani kotuluk varolamamalidir. Tanri kendi sonsuz iyilik niteligini diledigi her alanda ve her ayrintida gerceklestirebilmeliydi.

Bu problem degisik sekillerde ifade edilebilir. Fakat gunumuz filozoflari arasinda bu argumanin en yaygin ifade sekli asagidaki gibidir.

Asagidaki 4 onermenin en fazla 3 tanesi bir arada dogru olabilir, 4’u birden dogru olamaz:
1) Tanri vardir
2) Tanri iyidir
3) Tanri sonsuz gucludur
4) Kotuluk vardir

Simdi dusunursek,

Eger Tanri varsa ve iyiyse, fakat kotuluk de varsa, demek ki Tanri sonsuz guclu olamaz.
Eger Tanri varsa ve sonsuz gucluyse, fakat kotuluk de varsa, demek ki Tanri iyi degildir.
Eger Tanri varsa, sonsuz gucluyse ve iyiyse, o zaman kotuluk varolmamalidir. (Fakat kotuluk bilindigi gibi vardir).

Dolayisiyla, tek tutarli sonuc, eger kotuluk varsa, tanimi geregi sonsuz guclu ve iyi olan bir Tanri varolamaz.

Eger Tanri’nin niteliklerini degistirerek isin icinden cikmaya calisirsaniz, o zaman bahsettiginiz Tanri teizmin Tanri’si olmaz. Dolayisiyla, icinde kotuluk barindiran veya sonsuz guclu olmayan bir Tanri tanimi yaparak problemi cozmeye calisirsaniz, o zaman bahsettiginiz Tanri teizmin tanrisi degildir. Kisacasi, kotuluk problemi mantiksal acidan sarsilmasi cok guc ve cok etkili bir argumandir.

Dogal olarak, teistler bu argumanla karsi karsiya geldiklerinde binbir kiliga girerler ve isin icinden cikabilmek icin cok ter dokerler. Fakat bir kez inancinizi akla ve mantiga degil, kor imana dayandirirsaniz, en guc durumlardan bile kurtulmanin bir yolunu bulursunuz, ya da buldugunuzu sanirsiniz. Dolayisiyla, teistlerin de dogal olarak bu problemle ilgili sozde aciklamalari vardir.

Bir argumani karsilamanin birkac yolu vardir. Ya mantik orgusunde bir yanlislik bulacaksiniz, ornegin Oncul 1: “Insanlarin kafasi vardir”, Oncul 2: “Farelerin kafasi vardir”, Sonuc: “Fareler insandir”. Boyle bir mantik orgusu elbette ki yanlisdir. Burada A => B ve C => B’den A => C cikarilmaya calisilmistir ki bu tum mantik kitaplarinda goreceginiz gibi hatali bir mantik kurgusudur. Bundan baska mantik yanlislari da mumkun ama bu ne kastettigimizi gostermek icin yeterli.

Kisacasi, ya argumanin mantiksal cikariminda bir yanlislik bulacaksiniz, ki bunu bu durumda uygulayamazsiniz, ya oncullerin gecersiz oldugunu soyleyeceksiniz, bu ornekte boyle bir karsilik da mumkun degil, ya sonucu kabul edeceksiniz (ki teistin en son yapmak isteyecegi secenek olur bu), ya da oncullerde gecen kavramlarin net olmadigindan, cok anlamli veya bulanik oldugundan yakinarak, buradan cikan bir itiraz gelistirmeye calisacak ve mantiksal argumani bu yonden yikmaya calisacaksiniz.

Dolayisiyla, teistler bu probleme genel olarak bu acidan yaklasmaya calismistir. Bu argumanda gecen kavramlarin her birine dayanan (“Tanri”, “varolmak”, “kotuluk”, “sonsuz iyi olmak” ve “sonsuz guclu olmak” gibi) ve bu kavramlari analiz eden itirazlar gelistirmeye calismislardir.

Ornegin “Tanri” kavramiyla ilgili olarak, Tanri’nin iyiligi ve sonsuz guclu olmasi disinda bir de sonsuz bilge olmasi diye bir niteligi oldugunu, dolayisiyla belki de bizim goremedigimiz birseyleri gordugunu soylemislerdir. Yani belki de bizim kotuluk olarak gordugumuz seyler daha ust bir iyilik icin gerekli seylerdir demislerdir. Fakat bunu anlamaya bizim aklimiz belki de yetmiyordur demislerdir. Bu aciklama yetersizdir elbette, cunku kotulugu aciklamiyor. Fakat teistler bu aciklamayi kendi icinde tutarli bir aciklama olarak sunmaktadirlar en azindan. Fakat bana sorarsaniz, bu da aslinda iddia edildigi gibi tutarli degil. Sonsuz guclu bir varligin, bize kotuluk gibi gorunen birseyleri yaratmasina ihtiyaci olmadan da amacina ulasabilmesi ve iyiligini gerceklestirebilmesi gerekirdi bana sorarsaniz. Yani neden daha ust bir iyiligi gerceklestirebilmek icin, bize kotulukmus gibi gorunen birseyleri yaratmak zorunda kaliyor? Kendisi sonsuz guclu degil miydi? Gayet kolay bir sekilde, hem iyi olan, hem de bize de iyi gorunen sekilde yaratabilirdi her seyi. Dolayisiyla, bence teistlerin bu aciklamasi gecerli degildir.

Bu aciklamayi devam ettirir teistler. Derler ki, kotuluk problemi, kotulugun gercek oldugunu soyler. Ayrica, bizim kotuluk hakkindaki muhakememizin dogru oldugunu farzeder derler. Ayrica, bizim iyiligin gercek standardi ile baglantida oldugumuzu ve ornegin masum cocuklarin aci cekmesini kotuluk olarak gordugumuzu, fakat tum bu muhakemeyi kendi iyilik standardimizla yaptigimizi, fakat bu standardin mukemmel olmasi gerektigini, halbuki sadece Tanri’nin mukemmel oldugunu, vs. soyleyerek isin icinden cikmaya calisirlar. Fakat goreceginiz gibi bu da aslinda bir laf salatasindan ibaret gecersiz bir aciklamadir. Tanimini bildigimiz ve herkesin katildigi kavramlarin tanimini bilmedigimizi iddia ederek (belki de mutlak sekli bizim bildigimiz gibi degildir diyerek) aslinda acikca kacak guresirler. Yapmaya calistiklari mantiksal kiskactan kurtulmaya calismaktan baska birsey degildir. Ayrica, tum cabalarina ragmen, olayin bize gorunen seklindeki tutarsizligi aciklamayi da hala basaramazlar. Yani farzedelim ki dedikleri dogru olsun ve Tanri’nin ilahi iyilik standardini biz bilmedigimiz icin aslinda kotulugu de dogru muhakeme edemedigimiz aciklamasi dogru olsun, fakat bu yine de neden sonsuz guclu olan Tanri’nin ortada boyle bir tutarsizlik birakmak zorunda kaldigini aciklamaz. Yani neden Tanri bize de dogru standardi vermemistir, ya da en azindan neden olan bitende tutarsizlik gormemize sebep olacak bir cozum gelistirmistir. Pekala da bizim iyilik ve kotuluk standardimizla tutarli bir dunya yaratabilirdi, kendisi sonsuz guclu degil mi?

Ayrica, teist yukaridaki aciklamayi yaparken “varolmak” ifadesini net sekilde kullanmaz. Dogru muhakemenin gercek standartlari tas ya da insanlarin varoldugu gibi varolmaz. Dolayisiyla teist, sirf ateist kisi iyiligin gercek bir standardina sahip oldugumuz onkabulunden yola cikiyor diye Tanri’nin varoldugunu kanitlamis olmaz.

Fakat burada teist pekala da ayni seyin ateistin “kotulugun varolmasi” ifadesine de uygulanabilecegini soyleyebilir. Der ki, o zaman benzer sekilde sen de kotuluk vardir, dolayisiyla Tanri yoktur diyemezsin. Ateist burada diyebilir ki, kotuluk belki degil ama kotu seyler vardir diyebiliriz der. Teist ise, kotu seylerin varolmadigini, sadece secimlerimizin ve eylemlerimizin kotu olabilecegini, bunlarin ise bizim ozgur irademizden ciktigini, dolayisiyla Tanri’nin yarattigi seyler olmadigini soyleyebilir. Fakat teistin benzer durumlarda devamli insanin hur iradesine atifta bulunmasi ve Tanri’yi bu yolla temize cikarmaya calismasi da bana gore tutarsiz ve gecersizdir. Cunku sonucta bizi de hur irademizi de yaratan Tanri’dir (teistin iddiasina gore) ve kendi kararini verebilecek bir varlik yaratmak, o varligin urettigi sonuclardan Tanri’yi temizlemez. Sonucta hur iradenin ne kadar hur oldugu da mechuldur ve insanlar zaten secimlerini Tanri’nin kendilerine verdigi biyolojik ve psikolojik kosullara gore ve Tanri’nin dunyada kendilerini koydugu kosullara gore verdiklerinden ve bu kararlari verirken isleyen surec yine Tanri’nin yarattigi faktorlere ve mekanizmalara bagli oldugundan, her seye ragmen sonucta Tanri herseyden sorumludur. Insanin hur iradesinden bahsedip Tanri temize cikarilamaz.

Ayrica, kotuluk sadece eylemlerde ve kararlarda degildir, bunlar kotuluk denen kavramin ahlaksal boyutu. Ahlaksal kotuluk belki bireysel secimin urunudur, fakat bunun haricinde hala “fiziksel kotuluk” kategorisine girebilecek nesneler ve varliklar da vardir. Ornegin, canlilarin besine ihtiyac duymasi ve bu besinin de ancak diger canlilar olmasi, dna’larinda yazilidir, fiziksel bir durumdur. Dolayisiyla, bir canlinin ac oldugu icin diger bir canlinin yavrusunu yemesi gibi bir eylemin kotuluk oldugunu biz soyluyor olabiliriz (yani bunun kotuluk oldugu belki tasta yazili degildir, buna kotuluk adini biz veriyor olabiliriz) ama sonucta bu kotuluk fiziksel temellidir ve teizme gore tum fiziksel seyler Tanri tarafindan yaratilmistir. Dolayisiyla, teistler bu tur bir laf kalabaligi yaparak Tanri’yi temize cikaramazlar.

Tanri’nin neden fiziksel kotulugu yaratmak zorunda oldugu gibi bir soruya teistler bazen “Baska nasil yapilabilidi ki?” diye cevap verirler. Eger Tanri sonlu bir dunya yaratacaksa, bu sonlu dunyada sinirlar olmalidir. Sonlu dunyada sonsuz iyilik yaratamaz derler.

Fakat dikkat ederseniz, cogu teist iddiada oldugu gibi yine kendi icinde tutarsiz ve celiskili bir laf etmis olurlar bunu diyerek. Tanri’nin sonsuz guclu oldugunu iddia edenler kendileri degil midir? Hem Tanri’nin sonsuz guclu oldugunu soyleyip, hem de onun yapmak istedigi bazi seyleri yapabilmek icin bazi sinirlara riayet etmesi gerektigini soylemek, kendi kendisiyle celismektir. Tanri sonsuz gucluyse, sonlu dunyada sonsuz iyilik de yaratabilmelidir, sonsuz guce sahip oldugu soylenen bir varligin sahip olmasi gereken yetenekler arasindadir boyle birsey. Ama hadi diyelim ki sonsuz iyilik degil aradigimiz, en azindan icinde kotuluk olmayan bir sonlu dunya yaratabilmeliydi. Teistler ne derlerse desinler bu konularda kendileriyle celismekten kurtulamazlar.

Ayrica, teistlerin bu cevabinin birbaska zayif tarafi sudur: Tanri, acinin ve kotulugun varolmadigi bir yeri, yani cenneti yaratmadi mi? Dolayisiyla, boyle bir seyi yaratabilmek Tanri’nin gucu dahilinde olmalidir. Boyle bir ortami neden bu dunyada yaratmamistir?

Buna teistler genellikle birkac cevaptan birini verirler. Diyebilirler ki, Tanri Adem ve Havva icin boyle bir dunya yaratmisti, fakat biz insanlar onu batirdik. Ya da diyebilirler ki, boyle mukemmel bir dunyanin degerini bilebilmemiz icin once su an icinde bulundugumuz gibi mukemmel olmayan bir dunyayi gormemiz gerek. Veya boyle bir mukemmel dunyayi haketmek icin ozgur secimimizle boyle bir dunyayi secmemiz gerek, dolayisiyla da once imtihan edilmemiz gerek, vs. diyebilirler. Fakat bu tur cevaplarin her birinin gecersizligi kolayca gosterilebilir. Bu egzersizi de okura birakiyorum.

Dikkat ederseniz, yukarida teistlerin saldirdigini soyledigimiz kavramlarin birkacina deginildi simdiye kadar (“Tanri”, “varolmak”, “kotuluk”, vs).

Bunlarin bir baskasi “iyilik” kavrami olabilir. Teist diyebilir ki, iyilik derken biz insanlar bunu dar anlamiyla aliyoruz. Tanri bize bir tur ebeveyn gibidir. Basimiza kotu birsey gelmesine izin verirken, kendi cocugunun uzun vadede iyiligini dusunen bir ana baba gibi davranir derler. Ornegin, bir yabanci uyusturucu kullaniyorsa, sadece bakip gecersiniz, ama kendi cocugunuz kullaniyorsa, bir eylemde bulunmak durumunda hissedersiniz kendinizi. Onu engellemeye calisirsiniz. Gerekirse baski kurarsiniz. Bunlar cocuga bastan kotuluk gibi gorunebilir ama aslinda ana baba uzun vadede cocugun iyiligi icin ugrasmaktadir derler.

Fakat bu tur pek cok aciklamada yaptiklari gibi kendi tanimlari ve Tanri’ya ithaf ettikleri nitelikler ile celiskiye duserler yine. Tanri sonsuz guclu degil midir? Neden biz insanlarin sahip oldugu sinirlamalara sahiptir Tanri? Bu dunyadaki anne baba sonsuz guclu degildir, amacina ulasabilmek ve cocugunu uzun vadede koruyabilmek icin elinde bulunan secenekler ve guc sinirlidir. Fakat Tanri oyle mi? Her istedigi seyi, her istedigi kosulda yapabilmesi gerekmez mi? Teistler Tanriya hem sonsuz guclu deyip, hem de bunu sikca unuturlar yaptiklari aciklamalarda. Pek cok orneklerinde Tanri’yi bazi kurallara uymasi gereken bir varlik olarak portre ederler, farkinda olarak veya olmayarak.

Sonsuz guclu olan bir Tanri’nin icinde ozgur irade olan sonlu bir dunya yaratip, ayni zamanda da bunun iyi bir dunya olmasini saglayip saglayamayacagi konusunda bazi teistler Tanri’nin bunu yapamayacagini soyleyerek cevap verirler. Bunun aynen “Tanri’nin kendi kaldiramayacagi bir tasi yaratip yaratamayacagi” sorusu gibi bir soru oldugunu soylerler. Bildiginiz gibi pek cok teist bu soruyu anlamsiz bulur, bunun bir kelime oyunu oldugunu iddia eder. Herkesin ozgur iradeye sahip oldugu fakat kimsenin kotulugu secmedigi bir dunyanin kendi kendisiyle celisen bir durum olacagini soylerler. Tanri’nin mucizeler yaratabilecegini, fakat celiskiler yaratamayacagini soylerler. Dedigim gibi, bunu bazi teistler bu sekilde soyler. Fakat boyle diyerek, yine yazinin basinda degindigimiz Tanri ve mantik ilkeleri konusundaki ikileme duserler. Tanri mi ustundur, mantik ilkeleri mi? Tanri kendi yarattigi mantik ilkelerine neden riayet etmek zorundadir? Isterse onlari cigneyemez mi? Cigneyemezse sonsuz guclu nasil olur? Goruldugu gibi, bu soruya bu sekilde cevap veren bir teist boyle bir ikilemde bulur kendini.

Ayrica, kotuluk probleminde teistlerin cevaplamakta en cok gucluk cektigi nokta neden kotulugun varoldugu degil, kotulugun neden adaletsiz sekilde dagitilmis oldugudur. Neden iyi insanlarin basina kotu seyler gelir? Neden sikca masumlar aci ceker?

Bu tur sorulara teistlerin verdigi bir cevap, iyi insan diye birseyin bulunmadigidir? Iyi insani neye gore tespit edeceksiniz derler? Tanri’nin standartlarina gore mi? Bu Tanri’yi onkabul olarak var farzetmenizi gerekli kilar. Ortalama insan standardina gore mi?

Ayrica, iyi insanlarin basina kotu seyler gelmesinin adaletle ilgili olmadigini soyleyebilir teist. Daha cok aci cekenin daha olgunlasacagini ve daha bilge, daha yuce bir insan olacagini, vs. soyleyebilirler. Ya da, rahibe Theresa’nin dedigi gibi, bu dunyada cekilen acinin aslinda sonsuz bir hayatin icinde gecirilen cok kisa bir sure olacagini, bu dunyada cekilen acinin sonsuzluk acisindan bakildiginda bir gun kotu bir motelde gecirilen rahatsiz bir geceye benzeyecegini soyleyebilirler.

Fakat ne derlerse desinler, ortalama bir okurun da gorebilecegi gibi bunlar guclu itirazlar ve aciklamalar degillerdir. Yukarida benzer teist iddialara yeterince cevap verdigimiz icin, bu noktada objektif bir okurun bu itirazlari kendisinin de cevaplayabilecegini dusunuyorum. Cunku farkedilecegi gibi, teistlerin bu konularda yaptiklari aciklamalar ve verdikleri cevaplarin onemli kismi aslinda birkac tane belli basli prensibi ihlal etmeleri yoluyla yapilmaktadir. Tanri’nin sonsuz guclu oldugu gibi bir ifadenin ne anlama geldigini cok iyi analiz etmemis olmak bunlarin basinda gelir. Ayrica bazen Tanri’yi her seye kadir, bazen ise kurallara ve sinirlara uymasi gereken bir varlik olarak tanimlamalari, bununla baglantili birbaska problemdir. Ya da bazen tanimlarda atladiklari veya yarim biraktiklari, ya da netlestirmedikleri noktalar olur, vs. Fakat tum bunlari bu noktada ortalama bir objektif okur da yakalayabilir.

Kisacasi, kotuluk problemi ateist argumanlar arasinda hem en guclu hem de en populer olanlardan biridir ve teistlerin tutarli bir sekilde cevap vermesi mumkun olmayan bir argumandir.

Reklamlar

2 thoughts on “Kötülük problemi

  1. Bahadir

    “Dolayisiyla, tek tutarli sonuc, eger kotuluk varsa, tanimi geregi sonsuz guclu ve iyi olan bir Tanri varolamaz.”
    Tezi Kuran’a gore dogru degil. Dualite sisteminin varligi neredeyse bilimsel bir gercektir. Iyiligin oldugu bu evrende kotulugun olmamasi dusunulemez.
    Kuran’a gore asil hayat bu hayat degildir cunku, burada herhangi bir karisiklik ya da yanit verilememe durumu soz konusu degildir.

    • Düalite konusunu irdelersek, Kur’an üzerinden herhangi bir argüman sunmak, yine de Kur’an’ın temel alınarak, Tanrısal paradoksa atfedilen o muhteşem üçlü kısır döngü içerisinde argüman sunmak olacaktır.
      Kısaca Kur’an ortaya koyduğu “kusursuz Tanrı” imgesi ile halihazırda hayat ideolojisinin temelini de bilimsel temelleri yok sayıp, zaten bu kusursuz tanrıdan temel alarak var eder sevgili BAHADİR..
      Sözüm ona, kötülük problemi zaten bir mevcut düalite iddiası ortaya koymaz, aksine kötülüğün varlığı, Tanrı’nın varlığına absürt bir ters orantı yarattığını iddia eder.
      Saygılarımla.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s