İçinde yaşadığımız evren genişliyor. Bunu biliyoruz; çünkü gökadaların ve gökada gruplarının gittikçe birbirlerinden uzaklaştığını görüyoruz. Bu genişleme, evrenin 14 milyar yıl önce oluştuğu, Büyük Patlama olarak adlandırılan çok sıcak ve yoğun olaydan beri devam ediyor.
Genişleyen evrenimizle ilgili 6 “sık sorulan soru” aşağıdadır.
1) Evrenin Merkezi Neresidir?
Evrenin merkezi yoktur, çünkü evrenin kenarı yoktur. Sınırlı bir evrende uzay kavislidir; öyle ki, düz bir çizgi boyunca milyarlarca ışıkyılı ilerleyebilseydiniz sonunda başladığınız noktaya geri dönecektiniz. Evrenimizin sonsuz olması da mümkün. Her iki durumda da, gökada grupları evreni tamamen doldurur ve her yönde birbirlerinden uzaklaşarak evreni genişletir (2. soruya bakınız).

Yalnızca 48 yıldız içeren çok küçük bir evren örneği. Bu yıldızların arasında uçan bir uzay gemisi, bu evrenin kenarını bulamaz. Eğer gemi evrenin bir kenarından çıkarsa, diğer kenarında tekrar belirir. Uzay gemisinin içindekiler, etraflarında sonsuz sayıda yıldız görürler. Bu evrenin hiçbir sınırı veya merkezi yoktur.
2) Büyük Patlama Evrenin Neresinde Meydana Gelmiştir?
Büyük Patlama’nın boş uzayda meydana gelen bir patlama olduğu ve patlamanın boş uzayda yayıldığı yönünde yaygın bir kabul var. Bu yanlış bir kabuldür.
Uzay ve zaman Büyük Patlama’da yaratıldı. Evrenin başlangıcında uzay tamamen madde ile doluydu. Madde, başlangıçta çok sıcak ve çok yoğundu. Daha sonra, sonunda bugün evrende gördüğümüz yıldız ve gökadaları oluşturacak şekilde genişledi ve soğudu.
Uzay, Büyük Patlama sırasında tek bir noktaya toplanmış olabilirse de, Büyük Patlama sırasında sonsuz olabilmesi de eşit oranda olasıdır. Her iki senaryoda da, uzay tamamen genişlemeye başlayan madde ile doluydu.

Genişlemenin bir merkezi yoktur, evren gerçekten her noktasında genişlemektedir. Herhangi bir gökadadaki herhangi bir gözlemci, evrendeki diğer gökadaların çoğunun kendinden uzaklaştığını görür.
“Büyük Patlama nerede oldu?” sorusunun tek cevabı, onun evrenin her yerinde meydana geldiğidir.
3) Dünya da Evrenle Birlikte Genişlemekte midir?
Ne Dünya, ne güneş sistemi, ne de Samanyolu genişlememektedir. Bu nesneler kütleçekimi etkisinin altında oluşmuş ve birbirlerinden uzaklaşmayı bırakmışlardır. Kütleçekimi, gökadaları da gruplar ve kümeler halinde bir arada tutmaktadır. Asıl olarak, evrende birbirinden uzaklaşanlar gökada grupları ve kümeleridir.
4) Evrenin Dışında Ne Var?
Uzay, Büyük Patlama’da yaratılmıştır. Evrenimizin bir kenarı veya sınırı yoktur; yani evrenimizin “dışı” diye bir şey yoktur (Bkz. Soru 1). Evrenimizin, sonsuz evrenlerin bir parçası olması olasıdır (Bkz. Soru 5); ancak bu evrenlerin içinde var olmak için ille de bir uzaya ihtiyaçları yoktur.
(5) Büyük Patlama’dan Önce Ne Vardı?
Zaman, Büyük Patlama’da yaratılmıştır. Büyük Patlama’dan önce var olup olmadığını bilmiyoruz. Bu nedenle bu soruyu cevaplamak zordur. Bazı kuramlar, evrenin sürekli olarak yaratılan sonsuz evrenlerin (“çoklu evren” olarak adlandırılır) bir parçası olduğu önermesinde bulunur. Bu olasıdır, ancak ispatlanması çok zordur.
6) Eğer Evren 14 Milyar Yaşındaysa, Gökadalar 14 Milyar Işıkyılından Daha Uzağa Nasıl Gidebilmişlerdir?
Evrenimizin sonsuz büyüklükte olması ve Büyük Patlama’dan beri her yerinin madde ile doldurulmuş olması olasıdır (Bkz. Soru 2). Ancak; ortada evrenin ışık hızından daha hızlı genişlemesini engelleyen bir şey de yoktur. Evrendeki herhangi bir yerel noktada hiçbir şey ışıktan daha hızlı hareket edemese de, bu, evrenin tamamı için doğru değildir. Uzayın ne kadar hızlı genişleyeceği konusunda herhangi bir sınır yoktur.

Gökadaları, uzayı temsil eden esnek bir tabaka üzerinde duran toplar şeklinde hayal edebiliriz. Eğer tabakayı gerersek toplar birbirinden uzaklaşır. Birbirine yakın olan toplar birbirinden yavaşça uzaklaşacaktır. Birbirinden uzak olan toplar ise, birbirlerinden daha çabuk uzaklaşıyorlarmış gibi görünecektir.
Toplardan birinin üzerinde yaşayanlar, kendi toplarını durağan olarak göreceklerdir. Bu kişiler, yakındaki topların yavaşça uzaklaştığını ve uzaktaki topların hızla uzaklaştıklarını göreceklerdir. Çok uzaktaki toplar (ufkun ötesindekiler) ışık hızından daha hızlı uzaklaşıyor olabilir; ancak bu kişiler onları göremez, yerel olarak evrenin kendi bulundukları bölümü
Kaynak: http://www.bulutsu.org/evreninharitasi/bigbang.php
*
bektaş
31/05/2010
çooooooooooooooooooooooooook güzel
negatif ateist
14/06/2010
çok spekülatif bir konudur evrenin kökeni. yapılan hesaplar ne kadar düzeltilebilirse düzeltilsin (perturbasyonlar), daima gözlenen evrenle sınırlıdır her şey, teleskopların göremediği başka uzay bölgeleri ve hatta başka evrenler dahi varolabilir.
plazma kozmologları da , tüm evrenin elektromanyetizma etkisiyle plazmanın yoğunlaşmasından ortaya çıktığını söylüyor. kısacası olay tam tezat, ama eldeki kısıtlı bulguların bizi tümevarımla ulaştırdığı nokta büyük patlamadır.
bilim eldekiyle yola çıktığından günümüzde doğru kabul edilen görüş, büyük patlamadır. bana kalırsa tıpkı kuantum belirsizliği gibi kozmolojik bir belirsizlikte sözkonusudur.
çok küçük kuantumlu sistemlerde insan teknolojisi nasıl aciz duruma düşüyorsa, çok büyükler içinde aynısı geçerli.
bundan dolayı, bu konu insanlık tarihinde hep bir çelişki olarak kalacaktır.
negatif ateist
22/08/2011
güzel..
zindika
23/12/2011
belirisizlik aklın kavrayamadığı yerdedir. insan makro düzeyde geçerli olan fizik kanunlarını tam çözemez, mikro düzeydekini de. en önemlisi ikisi arasını hiç birleştiremez. ama bunu anlayamayan, anlayamadığını itirafta acizliğini kabulden çekinmeyen insan ne hikmetse belirsizliği allahın azameti, gücü ve dilemesiyle izah eden ve öylece de inananı cahil, ve yobaz olarak kabul eder. sizce allaha inanmakla evrime inanmak arasındaki fark nedir.
ALLAH
02/02/2012
Büyük patlama diye bir şey hiç olmadı.Çıkarcı din simsarları,sahte mehdiler ve zeka düzeyi henüz %100 ulaşmamış olan arkalarında yahudi ve hırstiyan kodamanların olduğu bazı bilim insanları tarafından varoluşa uydurulan kılıftır.Bak anlatayım da anla.
Hacı hacıyı mekke de; haçlar ise kiliseye; küçük sarışın oğlanlar girmiş,çıkarken kız gibi çıkmış,
rahibin koynunda rahibe uyumuş, iki üçgen yan yatmış,göt üstü ters düşmüş,papazın biri istavroz çıkarmış,sanırsın ki sanki işareti uzaylıdan fırlamış,hırıstiyanın içinden yahudi çıkmış,putperestler taşlara tapmış bunu gören müslüman şakınlıktan namaz kılmış,ataist ise Allahı kim yarattı demiş,Allahın biri tahtında uyuya kalmış,birden bir şey olmuş ayağa kalmış bu olanları görüp duyunca tahtını tacını bırakıp (Sanırım eğlenmek için geldim)bir beşerin bedenine gelmiş.
(Allahta benim bütün allahları yaratan Allahta benim gören duyan Allah gelsin.)
Silme ki anlaya bilecek beyine sahip olanlar okuyup anlasınlar.
ALLAH
02/02/2012
Aslında bu çok uzun bir hikaye ama ben kısa tutmaya çalıştım daha önceki yazdığımda klavye denilen nesneden kaynaklanan birkaç harf ve kelime hatası olduğu için tekrar yazıyorum hata yapmayı pek sevmemde.
Büyük patlama diye bir şey hiç olmadı.Çıkarcı din simsarları,sahte mehdiler ve zeka düzeyi henüz %100 ulaşmamış olan arkalarında yahudi ve hırstiyan kodamanların olduğu bazı bilim insanları tarafından varoluşa uydurulan kılıftır.Bak anlatayım da anla.
Hacı hacıyı mekke de; haçlar ise kiliseye; küçük sarışın oğlanlar girmiş,çıkarken kız gibi çıkmış,
rahibin koynunda rahibe uyumuş, iki üçgen yan yatmış,göt üstü ters düşmüş,papazın biri istavroz çıkarmış,sanırsın ki sanki işareti uzaylıdan fırlamış,ufonun ışığını görmüş kutsal ruh sanmış, hırıstiyanın içinden yahudi çıkmış,putperestler taşlara tapmış bunu gören müslüman şaşkınlıktan namaz kılmış, ataist ise Allahı kim yarattı demiş, Allahın biri tahtında uyuya kalmış,birden bir şey olmuş ayağa kalkmış bu olanları görüp duyunca tahtını tacını bırakıp (Sanırım eğlenmek için geldim)bir beşerin bedenine gelmiş.
(Allahta benim bütün allahları yaratan Allahta benim gören duyan Allah gelsin.)
Silme ki anlaya bilecek kafaya sahip olanlar okuyup anlasınlar.
n.ateist
04/02/2012
güzel.
negatif ateist
28/03/2012
iyi.
sadadas
17/04/2012
ALLAH nickli öküz, hiç olmadı diyorsun ama açıklamaya gelince saçmalarsın öyle. amk duğumun sığır ergeni seni.