Kur’an’ın Tek Harfi Bile Değiştirilmedi mi?

Standart

Müslümanlar Kur’an’nın Allah tarafından Cebrail aralcılığıyla Muhammed’e vahiy yoluyla indirildiğine ve Kur’an’ın tek harfi bile değişmeden günümüze kadar geldiğine inanırlar. Bu inançlarını dayandırdıkları kaynak yine Kur’an-ı kerim’dir. Yani iddia ve iddia’nın kaynağı aynıdır. Bu konu üzerinde yaptığım araştırma ve incelemelerin sonucuna göre bir değerlendirme yapacağım. Objektif olmaya özen göstereceğim.

Müslümanlar’ın Kur’an-ı Kerim’in tek harfinin bile değişmeden günümüze kadar sapasağlam geldiğini dayandırdıkları kaynağın yine Kur’an-ı kerim olduğunu yazmıştım. Şimdi o ayet’e bakalım;

Hicr suresi 9. ayet
إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ
Şüphesiz o zikri (Kur’an’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.

Bir iddia’ya cevap vermek için Kuran’dan bir ayet göstermek geçersiz bir yöntemdir. Çünkü değişmediğini ispatlamak için değiştiği şüphesi olan(ki eldeki veriler değiştiği yönünde) Kur’an’dan bir ayet ile açıklamak akla yatkın bir yol değildir. Kur’an’ın değiştiren(bilerek veya bilmeyerek) kişi veya kişiler değişmediğini vurgulamak ve ispatlamak için böyle bir ayeti Kur’an’ın içine koymuş olabilir.

İnançları dogmatik yapanda budur. Düşünmek ve sorgulamak, eleştirmek yasaktır. Zaten düşünmeye başladığınız zaman o inancın akla ve mantığa aykırı olduğunu anlarsınız. Bu aykırılıklardan bir taneside; ‘ Kur’an’ın değişmediği iddiasıdır’

Ayet ile Kur’an’ın değiştirilmiş olamıyacağınının mantıksızlığını açıkladıktan sonra geriye kalan en önemli ve sağlamlığı daha fazla olan tarih’e bakalım. Daha bilimsel bir yöntem ile kur’an’ın değişip, değiştirilmediğini tarihi detayları iredeliyerek bir sonuç çıkartmaya çalışalım.

Tarihsel olarak Kur’an’ın kitap haline getirilmesi:

Kur’an’ın ilk orijinali: Küçük taşlar, deri, ağaç parçası, kemik gibi çeşitli nesnelere yazılıydı. Yakıldı.

Kur’an’ın ikinci orijinali: Ebubekir döneminde yapılan derleme. Yakıldı.

Kur’an’ın üçüncü orijinali: Osman döneminde oluşturulan “azmalar”. Bunlar da dünyanın hiç bir tarafında yok.

Kur’an’ın üçüncü orjinali üzerine:

Osman döneminde mushaflaştırılan Kur’an’ın orjinalinin bulunmayışı çok tuhaftır. Osman döneminden kalan orjinal bir Kur’an mushafı yoktur, ama Osman’ın dönemindeki kur’an’ın kopyaları -ki en iyimser rakamla 8.yy’a ait bir kopya vardır elimizde(1)-  kendi zamanından çok sonrasına aittir.

Peki Osman ne zaman halifelik yapmıştı?

644 yılından 656’daki ölümüne kadar, 12 yıl boyunca, halifelik yapmıştır.

Elimizde ki en eski mushaf en iyimser rakamla 8.yy’la aittir. 8.yy,701-800 tarihleri arasındaki zaman dilimini temsil eder. Osman 644-656 yılları arasında halifelik yapmıştır. Elimizde ki o mushafa göre ve Osmanın halifelik yaptığı zamanı kıyaslarsak;  elimizde ki mushafın Osman’ın döneminden daha sonra yazılmış olduğuna varırız. O halde Osman zamanında ki mushafın orjinali yeryüzünde yoktur. Elimizde ki en eski mushaf’ın Osman’ın döneminde ki orjinalin kopyası olduğunu düşünsek bile ortaya bir kaç sorun daha çıkıyor ;

Elimizde ki mushaf’ın Osman döneminde ki orjinal mushaf’tan kopya edildiğini düşünürsek en iyimser rakamla yaklaşık 50 sene fark var. Orjinal’den kopya edilmiş olsa bu eser neden 50 sene sonrasında kopya ediliyor?

Cevabı kimse bilmiyor aslında. Elimizdeki verilere göre bir mantık yürütürsek: Kur’an ın orjinali ve/ya orjinalinden kopya edilmiş saf haliyle bir Kur’an mushafı elimizde yoktur. O halde Kur’an ın tek harfi bile değiştirilmemiş bir kitap olması bir yana tamamının değiştirilmiş olması bile söz konusudur.


Şimdiye kadar yazdıklarımımı islami kaynaklara dayanarak yazdım ve elimizde ki verileri mantıksal bir süzgeçten geçirdim.Bir sonuca varcak olursak;

1- Kur’an Muhammed’den çok sonra yazılmıştır ki bu konuda islam’da aynı şeyi söyler.

2- Elimizde osman zamanından kalma orjinal ve/ya kopya herhangi bir mushaf yeryüzünde bulunmamaktadır.En eski Kur’an mushafı –ki islami çevre Osman zamanından kalma olduğunu iddia eder,matematiksel ve mantıksal süzgeçten geçirdiğimizde bunun olamıyacağını ve olması dahilinde ortaya başka sorunların çıkabilceğini yazdım- 8. yy ‘a ait ve şu an Özbekistan-Taşkentte bulunan koruma altında ki mushaftır.

3- Kuran’ın tek harfi bile değişmedi iddia’sının sav dahi olamayacağını ve eldeki verilere göre geçersiz bir iddia olduğunu anlamış bulunmaktayız..

Başka bir bakış açısıyla konuya göz atacak olursak:

Şimdiye kadar ki araştırma yazımda Kur’an’ın orjinalinin bulunmadığını ve elimizde ki en eski Kur’an mushafının 8.yy’la ait bir el yazması olduğunu yazdım. Oysaki güvenlik ve sağlam kalması açısından Muhammed yaşarken kur’an’ı düzgün bir biçimde vahiyin gelme sırasına göre dizmeliydi, ama dizmedi. Peki Muhammed bunu akıl edemediyse,Allah’ta mı akıl edemedi?

Böylesi önemli bir noktayı gözden kaçırmış olamazlar. Bu sorundan bile çıkarılabilcek bir sonuç vardır aslında. Muhammed’in Kur’an’ı kendi yazmış olması ve önemsememesi.

Oysaki gerçekten Allah’ın sözleri olsaydı, Allah bu önemli noktayı atlamazdı.Hak din olduğunu iddia ettiği İslam’ın en önemli kaynağını yani Kur’an’ın düzgün bir biçimde kayda geçirilmesini Muhammed’e emretmesi gerekirdi.Ama böyle bir emir(ayet) yada başka bir şey yoktur. Buda bize Kur’an’ın tanrısının(Allahın) Kur’an’ın gelecek nesillere ulaşmasını umursamadığını göstermektedir. Ne tuhaftır ki üstelik son din olduğunuda önemle vurguluyor.

Sonuç: Kur’an’ın tek harfi bile değişmediği iddiası mantıksal ve bilimsel verilerle çelişen, yanlışlanan geçersiz bir iddiadır. Kur’an’ın tek harfi’nin değişmediği bir yana büyük bir kısmının değişmiş olabilceği ihtimali vardır. Çünkü elimizde orjinal bir Kur’an yoktur. Orjinalden kastım Muhammed zamanından kalma bir mushaf yoktur. Muhammed öldükten sonra kitaplaştırma çalışmaları olmuştur ama elimizde yine yoktur ki Ebubekir zamanında ki mushafın yakıldığını hadislerden öğreniyoruz.(2)

Ayrıca, Kur’an’ın içindeki çelişkilerin nedenlerini buna bağlayabiliriz. İslam dininin tüm kaynakları sağlam temellere dayanmamaktadır. Böylesi bir inanca körü körüne bağlanmak ne demektir artık orası sizin sorgulama yeteneğinize kalmıştır.

Yazımı ömer tarafından söylendiği belirtilen bir rivayet ile bitirmek istiyorum;
‘’İçinizden kimse, Kur’an’ın tümünü elinde tutuğunu söylemesin. Bunu diyen bilir mi Kur’an’ın tümü ne kadardı, nasıldı? Kesin olan o ki, Kur’an’ın çoğu yok olup gitmiştir. (Bkz. Süyuti, el İtkan, 2/32)’’

-Okan-

——–
Mushaf; Kur’an’ın kitap halindeki şeklidir. Tevatür; (dini anlamda) Yalan olarak söylenmiş bir söz üzerine birleşmeleri mümkün olmayan, her zaman güvenilen kimselerin bir haberi bildirmeler– Bir haberin ağızdan ağıza yayılması, yaygın söylenti.
(1) En eski kur’an mushafı 8.yy’a aittir.Özbetistan-Taşkent’te koruma altında bulunmaktadır.
(2) Bkz. Buhari, e’s- Sahih, Kitabu Fedaili’l-Kuran/3.

KAYNAKLAR :
Turan Dursun-Din Bu,Diyanet işleri başkanlığı kur’an meali,Tdk türkçe büyük sözlük
Yararlanılan İslami Kaynaklar: 1. Buhari, e’s- Sahih, Kitabu Fedaili’l-Kuran,Sahihi Buhari -.Müslim E’s-Sahih,.Ebu Davud,İmam Süyuti.

About these ads

244 thoughts on “Kur’an’ın Tek Harfi Bile Değiştirilmedi mi?

  1. wtff

    Topkapı sarayında Hz. Ali’nin kendi eliyle yazdığı ve günümüzdeki kuran ile birebir aynı olduğunu söylemişti bir arkadaşım. Bu konuda düşünceniz nedir ?

    • Ali’nin yazmış olduğu bir Kur’an yok ki. Hadis kayıtların da bile geçmiyorken, Ali’nin yazmış olduğunu nereden bileceğiz?

      Ayrıca, Topkapı sarayında yer alan Kur’an’ın ünü var sadece. Üzerinde yapılmış bir araştırma, test veya orada halifeler zamanından kalma bir Kur’an olup olmadığı konusunda da sağlam bilgiler yok, bildiğim kadarıyla. Topkapı sarayındaki kutsal emanetler(Kur’an) ile ilgili yazı bulursanız ve paylaşırsanız sevinirim.( Sağlam kaynaklı olursa iyi olur)

      -Okan-

      • wtff

        Ben de ateistim bu arada onu belirteyim :) Bir arkadaş çok ısrar etmişti de Hz. Ali’nin yazdığı Kur’an birebir aynı şeklinde diye ben de herhangi sağlam bir kaynak bulamadığım için bu konuyla ilgili bir de size sorayım dedim nedir bu işin aslı.

        • kemal uysal

          kuranı kerim degişmemiştir buna tek olarak şu delili getirebiliriz ki kuran kerimde ayet var “bizim indirdiklerimize inanmıyorlarsa kurandan bir ayetin benzerini getirsinler ” hangimiz kuranın tam benzeri bir ayeti getirebiliriz ki kimse getiremez bu da kuranın ilahi bir kitap olup korumasının allaha ait oldugunu gösterir

          • Sercan

            Kemal selam. Kuranın değişmediğini, kuranda yazan bir ayetle ispatlayamazsın. Büyük bir mantık hatası bu. Yine değiştirilmiş bir ayete tekabül edebilir. Bir şeyi savunmadan önce biraz düşünün lütfen. Benzerlik konusu da tartışılır. Kelimeleri değiştirmek çok zor değil. Hatta iyi bir yazar ayetlerin üslubunda ayet bile yazabilir. Atla deve değil. Hiç olmadı incil ve tevrattan alıntılar yaparak bile bir şeyler ortaya çıkarılabilir. Ayrıca kitapların allaha ait olmadığını sana ispatlayabilirim tartışma ahlakın varsa tabi. Bir de allah, kurandan önce incili, ondan önce de tevratı indirmiş. “Neye inanmamız gerekiyor bizim?” diye sorarlar adama.. Eğer dönemlere göre indiriliyorsa 1400 yıl içinde mutlaka tekrar en az bir kitap daha inmesi gerekiyordu. Çünkü artık o döneme göre yaşamıyoruz. Ama inmez artık zaten. Niye biliyor musun? Çünkü insanlar bunlara inanacak kadar aptal değil o zaman ki kadar.. Artık aile baskısı ve yaşadığınız toplum sayesinde dininiz belirlenecek. Geçmiş olsun.

      • Ali’nin yazmış olduğu bir Kur’an bildiğim kadarıyla yok. Hadislerde de geçmiyor sanırım, osman, Ebubekir ve Ömer isimleri yer alıyor, ama Ali’ye rastlamadım.

        Yazıda yazdıklarım islam çevrelerince de kabul edilir zaten, çünkü hadislere dayalı bir yazı ve tarihsel kayıtlara. Yazıyı bir daha okumanızı tavsiye edeceğim şimdilik, eğer Ali ile ilgili bu konuda bilgi bulursam paylaşırım.

        İyi günler.

        -Okan-

      • hasan

        eyerki kuran deiştşrşlmemişse ve eyerki senin sölediklerin kurana ters ise senin çekeceğin azabı ölünce düşünemiyorum inanmamak daha kolay geliyor dimi örnek abdest almak zor temizlik namaz oruç zor daha kolay geliyo sana cünüp gezmek dimi bunu dinlmemeyin sakın bide şu açıdan düşün ölüceksin kuran doğruysa uygulamıyosan yandın

        • Serhat

          hasan dünya üzerinde var olan veya hükmünü kaybetmiş kaç tane din olduğundan haberin varmı? Sen azap çekmemek için inanıyosan bu bi çaresizliktir. Bide şu bakımdan düşün ya senin inancın yanlışsa ya başka bi yerde başka birilerinin inandığı tanrı gerçekse onun sana yapacağı azabı düşün. Biraz araştırın bağnazlıktan kurtulun. Ben ferrarim var desem kimse inanmaz görmeden ama benim gücüm belki ferrari almaya yeter ispat ederim ama tanrının kendini ispat edecek gücü bile yok.

          • Alp

            yuce Allah cc etrafimizdaki her sey de kendi gucunu ispatliyorda sizin gozleriniz gormek istemiyorsa Alllah ne yapsin her kese bir mucize mi gostersin bu dunya da imtihan ediliyoruz imanimiz olculuyor iman da gormeden inanmak butun benligimizle sevgimizle baglanmak tir .siz birakin ferrariyi bana ruhunuzu gosterin bedeninizi hareket éttiren o enerjiyi gosterin kalbinizi attiran enerjinin kaynagini gosterin aklinizi gosterin vicdaninizi gosterin gosterebiliyorsaniz Iyi bakarsin is Allah a inanmak inanmamaktan daha kolay geregi gormeniz umidi ile

          • hikmet

            hasan kardeşim ,Allahın kendini ispat edecek gücü bile yok diyorsun ya …gece gök yüzüne baktığında ne düşündüğünü, uçakla seyahat ederken ne düşündüğünü,annene babanı bir gün kaybettiğinde ne düşündüğünü ve her sene ilk bahar gelipte meyveler yeşerip sen onu yerken ne düşündüğünü, tüm canlıların organlarını ve işleyişlerini incelerken daha da önemlisi o her gün yeni güne açtığın o gözlerin birgün kör olduğunda ne düşündüklerini bir düşün bence…..

        • gücümü yok,şakamısın sen zerre kadar pozitif bilimlerden haberin yok herhalde,pencereyi aç etrafa şöyle bir bak,heryerde allahın muhteşem azametini göreceksin,biyolojiyle ilgilen,kimya takıl,fizik araştır bak bakalım bu kadar düzenin kanunun olduğu yerde bir kanun koyucu aramamak akıl sahibi birinin işimidir?

          • Sercan

            Her mükemmel olan şey bir yaratıcıya ihtiyaç duyuyorsa, yaratıcının da bir yaratıcısı olması lazım. Hatta onun da yaratıcısı ve onun da… Bu uzayıp gider. Aksini iddia edersen söylediklerinle çelişir. Allahın yaratıcıya ihtiyacı yoksa evrenin de olmayabilir. Ağaca, çiçeğe böceğe bakıp allahın varlığını ispatlayamazsın. Şu ikiye yarılan denizler falan bir daha gerçekleşsin. Bir toprağın insana dönüştüğünü görelim. (Ki öyle bir şey zaten olmadı.) Asıl ispat dediğin budur. En azından vahiy inerken muhammedin yanında bir kişi olsaydı. Yoktu, yalnızdı, çünkü yalanı ortaya çıkardı. Serhatın dediği doğru. Bir kere bile ettiğiniz dualara cevap vermedi sizin allahınız. Bir kere olsun varlığını bize gösterecek somut birşey yapmadı.

      • muzzyy

        Dahiler sizin şu objektifliğiniz öldürecek beni. Siz aksini gösteren farklı bir kuran gösterin ki o ayeti haşa geçersiz kılın. Bunu geçtik ben sizin gibi teorilerle hayellerle Kuranı inkar edeceğime bırakın 1450 yıl önce 100 yıl önce bile bilinmeyen meseleleri bana haber veren bir kitaba inanarak ölmeye razıyım. Beynimi küçük düşürmek istemem.

      • muzzyy

        benim iddamı elime aldığım her farklı kuran ispatlar. sende kendi iddanı ispat et ve şu ihtimali aklından çıkarma seninde insandığın ölüm geldiğinde ya bizim dediğimiz doğruysa en azından insanlara değil Allaha verebileceğin cevaplar hazırla kendine. Burada delilsiz ispatsız atıyon tutuyonda orada napçan. İkincisi senin objektif olabilmen için islam tarafına geçip benim ebediyetim söz konusu varsa böyle birşey ufacık bir delil bile olsa onu bulmalıyım demelisin. Yoksa nefis denen mekanizma sana herzaman kötülüğü emreder dünyayı sana sevdirir ve sen dediğimi yapmassan hiçbir zaman objektif olamazsın.

        • Kardeş peki kuran da geçen bilimsel gerçekler.. ve yıllar sonra bunların bilim çevrelerince desteklenmesi.. bu kadar geniş bilgiye sahip bir kitabın sahibinin onu koruyamayacağını düşünmek akıl karı mı.? Yazında objektif olacağını söylemişsin ama buraları es geçmişsin..

          • sarp mustafa

            Gidip sümer tabletlerinin çevirilerini okuyun. 6000 yıl önce yazılmış olan o tabletlerde bugün bilimin dahi sadece radyo teleskop gibi mükemmel tasarlanmış aletlerle göremedikleri ama sadece yaydıkları enerji vb saptamalarla açıkladıklarını 6000 yıl önce yaşayan sümerliler elleriyle tutup gözleriyle görmül gibi tabletlere aktarmışlar. Soruyorum size Kur’an ın dolaylı yoldan bu tabletlerden bilgilerin alınarak yazılmadığını nerden biliyorsunuz? Sizin bahsettiğiniz 1400 yıl önce mucizeleri bize bildirmiş diye bahsettiğiniz kitaptan 4600 yıl önce aynı şeyleri anlatan tablet yazılmış. Bana göre mucize aynı olayı 6000 yıl önce anlatan kitaplardır. Kafanızın ne kadar bastığını bilemeyeceğim. Ama bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan sizlere acıyorum. Ben ateist değilim, deist, materyalist hiç değilim. Ama düşünemeyecek kadar acizde değilim. Dünyadaki tek bilgi kaynağı, körü körüne inandığınız Kur’an değil.

      • ercan yamanoğlu

        konu ya dil bilgisi kuralları ile bakılmalı. insanlar 2 şekilde yazı yazarlar. 1 şiir. 2 nesir kuran 3 uslub ile yazılmış. insan ların kelimeleri kurarken yaptıkları düzenleme, ya yüksek başlar düşerek gider. yada düşük başlar yükselerek gider. bunun anlamı şudur, kelimelerin ağırlıkları vardır. kuran da kelimelerin ağırlıkları aynıdır.eşit gider. insan lar bu şekil de yazı yazamıyor.ne kadar belagat ilmine sahip olsada.

      • ercan yamanoğlu

        prof. dr. suat yıldırım.Edebiyat tenkitçileri, bu hususlarda çok ince ölçülerle, makbul veya tutarsız şekilleri göstermişlerdir. Okyanus gibi geniş olan dil alanında mevcut çok sayıda imkân içinden seçim yapmada insanlar, zevk ve mizaçlarına, kapasitelerine göre elbette çok farklılık arzedeceklerdir. Hattâ aynı edip, bir makamda hatırına gelen anlatımı, başka makamda yakalayamayabilir. Esas maksadımız şunu anlatmaktır: Sözden maksad, muhataba tesir etmektir. Mânâyı ona tam tamına ulaştırıp, kelâmdan hedeflenen uygulamayı temin etmektir. Belâgatın gayesi bu olup, onun en kapsamlı tarifi şöyledir: “Belâgat, durumun gerektirdiği tarzda söz söylemektir.”3 Yahut “Sözün her yönden mânâya uygun olmasıdır.”4 Muhataba tesir nisbeti, belâgattaki başarıyı tayin eder. Kur’ân’ın belâgatına, diğer kelâmların yetişmesi şöyle dursun, ona yaklaşmaları bile, geçen on dört asırlık uzun zaman boyunca görülmemiştir. İnsanların sözleri, Kur’ân’a benzememeye mahkûmdur. Zira mesele, menşe’ ve mahiyet meselesidir. Kelâm, sahibinin fikrî bir suretinden ibarettir. “Üslûb-i beyan, aynıyla insan” vecizesi, -bazı tenkitlere kâbil olmasına rağmen- büyük ölçüde bu gerçeği dile getirir. Ediplerin üslûplarının incelenmesinden şu sonuç çıkmaktadır: Kelâmın kompozisyonu, kelâm sahibinin mizacına bağlıdır. Meselâ yazarın, mutedil veya asabi olduğu, anlatım tarzından anlaşılabilir. Arap edebiyatının en ünlü simalarından Mustafa S. Rafiî (ö. 1937), uzun zaman devam eden incelemelerinde bu usûlü uygulayıp yazarın üslûbundan, onun ekseri vasıflarını çıkarabildiğini bildirir.5 Mizacı sakin olan bir edipten, asabi mizaçlı Câhız (ö. 255/869) tarzında bir şeyler yazması istenildiğinde, onun zorlandığı, bunu beceremediği rahatlıkla görülür. İşte Kur’ân’ın üslûbu, kendisini hemen ayırt ettiriyorsa bu, onun beşer eseri olmadığından ileri gelmektedir. Gerçekten, “Kelâmullah ile kelâm-ı beşer arasındaki fark, Hâlık ile mahlûk arasındaki fark gibidir.”6 Kur’ân’ı dikkatle okuyan kimse, vicdanının derinliklerinde, Yaratıcının sıfatlarıyla, yaratığın sıfatları, Hâlık’ın zâtı ile mahlûkun zâtı ve Yüce Rabbin üslûbu ile kulun üslûbu arasındaki sonsuz farkı anlar.7 Arberry, The Holy Koran adlı İngilizce Kur’ân mealinin önsözünde, Binbir Gece masalları’nı Fransızca’ya çeviren Mardus’un Kur’ân hakkında şu sözünü nakl eder: “Kur’ân üslûbuna gelince, o kelâmullahtır. Aslında bu, Allah’ın Kendisine has üslûbudur (style personnel d’Allah). Üslûp, ilgili varlığın mahiyeti olduğuna göre, onun da ilahi olması gerekir.”8 Kur’ân’ın indirildiği çağda Arap edipleri bunu pek iyi anlama konumunda oldukları içindir ki, Kur’ân’ın tehaddisi, yani kendine nazîre getirilmesi hususunda meydan okuması karşısında boyun eğmekten başka çare bulamadılar. Zira gördüler ki mesele derece farkına değil, mahiyet farkına racidir.

    • Jean Luc Picard

      Topkapı kuranı muhammedin ölümünden 100 ila 200 yıl sonrasına aittir. Güncel kahire kuranına göre 2 sayfa kadar ayeti eksiktir. Muhtemelen güncel kurana sonradan ekleme yapılmış olabilir.

      http://en.wikipedia.org/wiki/Topkapi_manuscript

      Eldeki en eski kuran sana kuranıdır. Cami restorasyonu sırasında bulundu. Günümüz kuranından farklı olarak sadece arapça değil 3 farklı dilden kelimeler içermektedir. Varsayılıyorki osman zamanı düzenlemelerde yabancı kelimelerin bir kısmı atılarak kuran arapçalaştırılmıştır.

      http://en.wikipedia.org/wiki/Sana%27a_manuscript

      ilgili belgesel kesiti

      http://m.youtube.com/watch?v=dKaWDLPykkY

  2. Dicle

    hadis muhammed’in değişik olaylar ve sorunlar karşısında inananları aydınlatmak, bazı ayetlerini daha açık bir dille ifade etmek için söylediği İDDİA EDİLEN sözler bütünü olarak tanımlanmışsa da bu kaynak muhammedin kaleme aldığı birşey değildir yani isteyen kişi istediği şeyi yazmış olabilir.hadisleri kitap şekline dönüştüren vatandaş muhammedle 24 saat birliktemiymiş ki diye de sormak lazım tabii.yani hadisler ne kadar geçerlidir düşündürücü????
    yazıda şöyle bir cümle dikkatimi çekti ” Muhammed öldükten sonra kitaplaştırma çalışmaları olmuştur ama elimizde yine yoktur ki Ebubekir zamanında ki mushaf’ın yakıldığını hadislerden öğreniyoruz.” nasıl oluyor da ebubekir zamanında olan olayları hadislerden öğrenebiliyoruz???muhammed öldü hadisler bitti olması gerekir mantıklı olarak.

    Paylaşımınız için çok teşekkür ederim.muhammed bile bu kadar kafa yormamıştır…

    • Evet, hadisler Muhammed’den 200 yıl sonra kaleme alınmıştır, nesilden nesile aktarılan sözlerin 200 yıl sonra yazılmaya başlanması… Yani, aktaran kişi den öğreniyoruz ona da büüüyüük dedesi söylemiş olmalı.

      Teşekkürler.

      -Okan-

    • Burak Saykı

      Hadisleri sahabelerden toplamışlardır. Tüm hadisler tek tek incelenmiş ve birbirinin aynısı olan hadislerin doğruluğu sabitleşir. Yani, kafalarına göre hadis uyduranların hadislerinin de karışmış olabileceği inkar edilemez bir gerçek ancak zaten akla mantığa uymayan hadis olduğu idda edilen sözlerin Peygamber tarafından söylenemeyeceği tartışılmaz bir gerçektir.

  3. ferdi

    1- Kuran ı kerim indirildiği ilk günden bugüne kadar değil bir ayeti bir harfi bile değişmeden gelmiştir..Hz. Osman zamnında kitap haline getirlen kuran ın bir örneği topkapı saryındadır.Günümüze kadar Hz.Osman zamnında yazılan kitap gelmemiş olsa dahi KURAn her devirde onlarca hafız tarfından ezberlenmiş ve bu günümüze kafarda böyledir. Bugün Dünyada ki bütün kuran ı kerimler toplanıp yakılsa dahi bir kelimesi bile değişmeden onlarca kuran tekrar kitap şeklinde yazılır.
    2- Kuran neden iniş sırasına göre değilde belli biraz düzen içinde yazılmıştır? İşte bunu sizin Küçük AKLNIZ ermez bunu ancak RAHMAN VE RAHİM olan ALLAH ve onun peygameri MUHAMMED MUSTAFA ( S.A.V) bilir Sizler anlayamazsınız.

    3- Kuran ı kerim peygamber tarfından yazılmış ve daha sonra önemsenmemiş. Böyle bi iddiaya peygamber efendimizin ve İslamın en büyük düşmanı ebu cehil bile gülerdi.Çünkü peygamber efndimizin okuma ve yazması yoktur.peygamber efendimiz güvenilir ve emin bir kişidir.

    Hepinizi karsilik beklemeden Kuran Ahlakina cagiriyorum.

    Sekulerizmin yani ateizmin bilimsel dayanagi yoktur. Bilimin secilmis konularinin yorumlanmasidir. Ben ayni bilimi alir , Allah’in kudretine baglarim. Dolayisi ile Ateizm bir yorumdur , oyle tek tarafli yorumdur ki bir inanc bicimi halinde sekillenir , dini tartismalarda.

    Ey ateist! Inancliya inancli olmamayi tavsiye ediyorsun da sen niye ateizm inanlisisin?

    • 1- Yazıyı bir daha okumanı tavsiye ediyorum.

      2- Herşeyi Allah bilir diyip, cevap verememek; İşte inancı, inanç yapan budur! Düşünmene bile engel oluyor.

      3- Kur’an Muhammed tarafından yazılmış veya yazılmamış, asıl konu bu değil. Eğer anlama özürlü değilseniz, yazıdan çıkartmış olduğunuz sonuç bu olmamalıydı. Kur’an’ın değişip, değişmediği ile ilgili bir yazıdan çıkardığınız sonuç; Eğer gerçekten buysa, o halde bir nörologa gitmenizi tavsiye edeceğim.

      Ateizm’e inanç demek, kel birine saçlı demek kadar saçmadır. Sizin gibi kendinden üstün bir varlık yaratıp, ona tapma ihtiyacı hissetmediği için ateistlere karşı bir öfkeniz var ve en çok kullandığınız argümanlardan birisidir ‘sen de inanmadığına inanıyorsun’ cümlesi.

      Köle zihniyetinden beklenen bir yanıt, ne de olsa herkesin birşeye inanması gerektiğini savunan kişilerin, ünlü saçmalıklar.

      Sıfır aslında, birdir, demek kadar saçma bir cümle…

      Kaldı ki, kendinizi rahatlatmak uğruna, yazının amacından alakasızca yazmak da müslümanlara özel bir davranış, ilginçtir ki tüm müslümanlarda rastlamak mümkün. Yoksa, din sizlerin düşünme kapasitenizi, düşürüyor mu?

      -Okan-

      • coskun

        1.si yazdıklarına ve yorumlarına saygı duyuyorum ancak bende bir müslüman olarak müslümanlara karşı söylediklerin hoş değil bunu belirtmek isterim. Tabi üzerinize çok geliyo bununda farkındayım ama yapmayın. Evet iddia ettiğin üzere bi çok insan körü körüne inanıyor ve bundan zevk alıyorlar. Ben bi müslüman olarak araştırma yaptığımda bana ateist damgası vuruldu ne garip değilmi =) belkide hislerini bundan dolayı çok iyi anlıyorumdur. Bazı konularda sana katılmıyor değilim ama Allahın varlığı konusunda yaptığım hiç bir araştırma beni yanıltmadı. Gariptirki yaşadığım bazı olaylarda Allahın varlığını somut olmasada kanıtlar nitelikte ama tabi bunu anlamanı bekleyemem yaşaman gerekekir. Kuranın değiştirilme konusuna gelince ne yazıkki bir tane sağlam şekilde değiştirilmediğini kanıtlıyacak birşey çıkmadı :( hep farazı konuşmalar ne yazıkki. Ama araştırmaktan zarar gelmez deyip devam edicem. bunun sonunun ateistlik olduğu söyleniyo bakalım ne doğru ne yanlış…

        • furkan

          Tanrının kitabı filmini seyretmeni tavsiye ederim. Yazılı kaynaklar o kadar da doğruluğa yada gerçeğe dayalı olmayabilir. ama ezber en kalıcı olanıdır. cahiller ve okuma yazma bilmeyenler içi bile… konuyu bu süzgeçten geçirirsen. neden kuranın zamanında yazılmayıp da, ezbere dayalı öğrenildiğini anlarsın.

          • murat

            ŞU AN ALLAH’IN VARLIGI ŞÜPHESİZ TARTIŞILAMAZ NEDEN DİYE SORULURSA ŞU ONUN VARLIĞINI KANITLAMAK İÇİN ETRAFINIZA BAKMANIZ YETRKLİ ZATEN HİÇ BİR ŞEYİN TEK BAŞINA OLAMAYACAĞINI BİLİYORUZ MUTLAKA BUNLARI YARATAN BİRİ VARDIR O DA ŞÜPHESİZ ALLAH’TIR

            • eyvallah müslüman ama bunlar kitap yüklü eşşeklere benzer diyor kuran,yetmiyor,bilim istiyorlar,ama bilimde aynı kapıya çıkıyor,bing bang teorileri bile allahın OL emrini doğrulamaya koşar adım gidiyor,isviçrede tanrı parçaçıgı arıyorlar,

              • Jean Luc Picard

                Tanrı parçacığı terimi sansasyonel olabilmesi için gazetecilerin uydurduğu bir lakaptır. Aranan parçanın adı higgs bozonu idi. 50 yıl önce bu bozonu matematiksel olarak hesaplayan fizikçinin ismi. Bu parça maddeye kütlesini veren parça olduğu için önemli. çünkü yer çekiminin mümkün olmasını sağlıyor. Ki zaten bulundu ve doğrulandı. Bilimdışı bir mucize yok ortada.

                Sen herşeyi nedensellik üstüne kurarsan, herşeyi tanrıya atfedebilirsin.

          • Ben film izleyerek değil okuyup araştırarak müslüman oldum. Kuranın aslı yani yıllar öncesi hali bugün bulunarak müzelerde sergilenmektedir.Kuran hiç bozulmadan gelmiştir.ARKEOLOGLARDA bunu kabul etmektedir.

        • ateizm

          kardes banada aynı şey oldu ateizm ile ilgili , illuminati ve masonluk ile ilgili şeylere merak salmıştım araştırdım hatta kocaman bi dossya haline getirdim bunu duyan dikk kafalı müslümanlar (tüm müslümanlara böyle demem aptallık olur sadece banaa karşın bir saf oluşturanlara söyledim bunu) bana ateist ve hatta satanist diyen oldu (bazıları ” sateist ” bile dedi o ayrı bi şey :)))) ) bende onlar yüzünden epey arkadaşımı hatta sewgilimi kaybettim o gün bu gündür inanmıyorum

      • bahattin kurt

        sen islam hakkında ne kadar bilgi sahibisin,o kadar tarih,o kadar istatistik ilgin varsa soru,2. dünya savaşından sonra almanların 40000 değişik kuran nushası toplayıp fark bulamadığını biliyormusun? ve sana hodri meydan,iletişim ve teknoloji çağı becerebiliyorsan 2 farklı kuran nushası bularak iddanı güçlendir. bilimseline sağlık seni görelim,hatta 2 farklı hafızda bulabilirsin kuranı farklı ezberlemiş,iddanı görem

        • Hülagü Arapziken

          Darwinin türlerin kökeni adlı kitabın milyonlarca baskısı arasında da hiç bir fark yok! senin mantığınla darwin de tanrı oluyo :))

          • ercan yamanoğlu

            delil olarak, edebiyat teknikleri ve muhammedin yaşam tarihi var. google efendiye yazarsan çıkar. edebiyat; prof.dr. suat yıldırım. tarihi olarak;araştırmacı yazar, ismail hakkı altuntaş

      • yusuf

        Kur’an’a inanmıyorsun.. ama kur’an korunmadığını söyleyen hadisleri inanıyorsun ? Aç bakalım kur’an’ı peygambere hadis görevi verildiğine dair bir tane ayet bulacakmısın ?

        Casiye6: Allah ve ayetlerinden sonra hangi hadise inanıcaksınız.?
        maide99: Muhammedin görevi sadece tebliğ etmektir..

        korkuluk felsefesi yapıyorsunuz.. kur’an’ın orjinalini yaktıran kişi Muaviyedir.. Onun öncesinde sadece deriler ve kemiklere gibi yazılanlar yok edildi.. Kağıtlara yazıldı.. Lakin muaviye hadis uydurmak icin. kendi elinde olan orjinal mushafı yaktırıyor. Ve yeni mushaflara harake esre hatta bazı harfleri ekliyor.. Lakin bunu yapma amacı bazı kelimelerin anlamlarını değiştirmek… Şuan misal Atatürkün nutuk’u değiştirmeye kalksan sence mümkünmüdür ? yada istiklal marşı içeriğini değiştirebilirmisiniz.. ? Yani bunu kağıtlar üstünde becerebilimirsiniz ? Tabiki hayır.. Halk buna izin verirmi sizce. ?

        Muvaiyenin yapmaya çalıştığı şey su: Tayyip gezi olaylarında çapulcu diye bir ifade kullandı ama bu ifade aslında farklı anlama gelmesine rağmen kelimeyi çarptıp halk üzerinde baska bir anlama getirti..

        Muaviye orjinal kur’an’ı yaktırıyor hatta bazı nushlarını silebildiklerini siliyor ve üstüne yeni harake ve esreli halleri ile yazdırıyor… Burdaki amac kur’an’ın anlaşılamamasını ve bunu anlamak icin hadislere gereksinim duyulmasını sağlamaktı ve bunuda başardı.. National Geographic belgeselinde silinmeye calısılmıs kağıtlar bulundu. hatta birkısmı silinmiş ve herakeler eklenmiş.. onlar olmasa bir kelime 30 farklı anlama geldiği bile söylenmekte (gerci bu cok abartı ama olsun) Lakin kötü bir yanlısları var.. bir cümlenin tamamındaki bütün kelimeler icin gecerliğ değil… Bir cumledeki bir veya 2 kelimede anlam farklılığı olusabiliyor.. Aslında bunu kurcalamalarıda cok sacma zaten o nushalar zaten var.. lisan-ül arapca sözlük te bu cok net ifade ediliyor.. ::)

        Ayrıca Allah kur’an nushalarını koruyacağına dağir bir sözü yok.. Allah zikri koruyacağım diyor… Kur’an’ın 15’den fazla ismi yazılıdır kur’anda bu ayette zikr ifadesi kullanılıyor.. Burda yazılı bir kur’andan bahsedilmesi mümkün değil.. kur’an nushaları tarih boyunca hep yakılmıstır.. Peygamber zamanında bile bazı nedenlerden dolayı yakılmıs olabilir.. yazıya alınırken yanlıs yazımlardan dolayı yakılmıs olabilir.. Harf hataları yapılmış olabilir.. Allah zikri koruyacağım diyor.. Mesela kur’anda musa ve isa’nin kıssaları anlatılır bu ifadeler zikr’e girmez.. Zikir icin Allah anılmalıdır.. Allah’ı anmak zikre girer.. Ve Allah’ı bize anlamayı gerektiren ayetlerin korunması demektir.. Biz kur’an’ı mushafını %100 doğru olarak görmek zaten mumkun değil.. Ama Allah’ın zikrini %100 doğru olarak düşünürüz..

        Mesela Allah incil icinde tevrat icinde zikr ifadesi kullanmıstır.. Hatta bir ayette peygamberden bazı hükümler istiyorlar yahudiler.. Allah peygambere sunu dedirtiyor.. kendi zikr ehlinizden bakın diyor.. Eğer Allah tevrat’ın zikr’i bozulduğu icin kur’an’i indirmiş olsa. tevrat zikrine bak dermi ?

        Allah eğer yeni bir din indirse. (diğer dinler bozuldu diye düşünüyorsak) Neden hristiyanları ve yahudileri cennete sokuyor..

        Şüphesiz iman edenler; yani yahudilerden, hıristiyanlardan ve sâbiîlerden Allah’a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzüntü çekmeyeceklerdir.Bakara 62

        Bu bence yeteri kadar açık.. Allah korunmus zikre uyarlarsa cennete gideceğini söylüyor.. Hrist olsun yahudi olsun farketmez.. tevratında incilinde zikri korunuyor.. kur’an gibi.. Allah din bulduğu icin yeni din indirmiyor.. İnsanlar yoldan saptıkları icin, yeni kitap ile tekrar doğruya davet ediyor..

        Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir. Al-i imran 19.

        Allah din’in sadece islam oldugunu söylüyor.. Daha önceki kitap verilmiş olanların saptığını söylüyor.. Yeni bir dinden bahsetmiyor Allah… Sapmıs olamaları demek.. Kendilerine yeni din adı bulmalarıdır… Hristiyanlık gibi.. Mesela incilde hiç hirisitanlık ibaresi yoktur.. yunanlı birinin uydurduğu bir isimdir.. Yahudide sami bir ırktır.. bunlar incili ve tevratı sahiplenmişlerdir.. Allah’ta kendilerine taktıkları isimle zikretmekdir.. biz anlayalım diye..

        Misal Allah kur’anda evrenin genişlediğini, güneşin haraket ettiğini. insanın spermden ve embriyodan olustuğunu. Parmak uclarına kadar herkesin düzenlendiği (farklı dna ayrımıyla) Gök yüzünün geri ceviren bir yönü oldugunu, Pulsar yıldızını gibi yazabileceğim bir çok bilimsel gerceği kur’anda görüpte bunun Allah’tan gelmediğini düşünmek bence çok mantıksızlık..
        ..

        Kur’an anlamının korunduğu gerceği söylede bir tez ile kanıtlana bilir.. kur’an orjinal nushalarını yaktıran Muaviyedir.. Muaviye hadis uyduran biri idi ve kendi inandıklarını islam dinine sokmak icin çok uğraştı. Eğer kur’an’ı yeniden yazmıs ve anlamını değiştirmiş olsay idi. kur’anda hadisleri rededen 1 tane bile ayet bulamazdınız.. Oysa kur’an’ı açın ve okuyun kur’anda 1 tane bile peygamberin hadis söyleyebileceğini yazan ayet bulamazsınız… Peygamber kur’anda sadece Allah’tan aldığı vahyileri iletmek ile hükümlüdür… bkz maide99:, kıyam19: ayrıca en’am 112- 116 ayetlerini iyi okursanız daha iyi anlarsınız..

        Malesef kur’an’ı anlama methodunu ateistler değil. Müslüman gecinen ehli sünnet arkadaslarda bilmiyor.. kur’an diyorki.. Kur’an ayetleri birbirini tefsir eder (acıklar) ..birde.. Allah kur’anda celişki yok diyor.. Bu nedemek biliyormusunuz.. Celişki olmayacak sekilde anlamanız gerekiyor demektir..

        Örnek:
        ayet: Biz peygamberi kur’an’ı acıklasın diye gönderdir.
        Ayet: kur’an’ı açıklamak bizim işimizdir..

        Şuan size mesela bu iki ayet çelişki gelir.. Oysa Allah dediği gibi Diğer ayetler bunu açıklar ve 3 ayet önünüze çıkar.

        Maide99: peygamberin görevi sadece tebliğ etmektir..

        Demek oluyorki. Peygamberin açıklaması, peygamber açıklanmıs olanı bize iletilmesidir.. ayrıca diğer ayette peygamberin sözünün sadece Vahyi oldugu net sekilde ifade edilir.. Kısaca peygamber kendi basına hadis yazmaz.. Ancak vahyi ile söyleyebilir.. Söyledikleride zaten kur’anda yazılıdır.. bu kadar basit.. Yeni. peygamber haber spikerinden farsızdık..

        son çalısmalarımızdan bir kesit vereceğim.. kısaca.

        Hani bir zaman meleklere, Âdem’e secde edin demiştik de İblis’ten başka hepsi secde etmişti. (17-61)

        Adem ilk akıllı insanı temsil eder. Yani homospiensi peki homospiens nasıl akıl ve irade sahibi olmustur..

        Ayette Allah meleklerden bahsetmektedir.. Bu sanıldığı gibi uçusan melekelr değildir.. melek 2 kök kelimeden gelir..

        1: ülük kökünden gelir.. denetci, haberci anlamını tasır.
        2: Melk kökünden gelir ve enerji anlamına gelir..

        lisan-ül arapça sözlükte anlamları yazmaktadır bakabilirsiniz..

        17-61 ayetine iyi okursanız.. Allah enerjileri (melekleri) insana itaat (secde) ettirmiştir…

        bilimsel olarak bakıldığında insan hatta hemen hemen hersey bir enerjidir.. Bu enerjilerin bazıları zıt olarak birbiri ile cekişir.. Kimisi birbiri ile uyumludur.. homospiens meydana cıkmadan önce. bazı enerjiler (atomlar, protoinler) insan ile uyumlu değillerdir.. Allah bu ayette enerjileri insan itaat ettireceğini belirtmektedir.. itaat eden enerjiler: Akıl,zeka,ahlak,ar,hafıza gibi tüm zihinsel fonksiyonlar ve doğdaki bazı enerjilerdir.. .. ilk akıllı insan Adem oldugu acıkca kur’an belirtilmektedir.. Ve Bakara30’u iyi okursanız.. Halife edilmesinden bahseder Adem icin Allah.. Halife yerine gecen demektir.. Yani. Adem yeryüzünde evrimleştiğinde bir önceki insanımsı (biyolojik insanın) yerine gecirilmiştir.. O ayeti iyi okursanız.. Meleklerin insanın kandan kemikten yaratıldugını bildiğini görmekteyiz.. Oysa yarattım demiyor ayette.. kılacağım diyor.. Yani yaratmadan bahsetmiyor hemde geniş zaman kullanıyor.. Yani daha kılmamıs akıllı insan daha evrimlestirimemiş oldugu açıktır.. Meleklerde gaybı bilemeyeceği icin insanımsı varlıkların oldugu yeryuzunde acıkca anlasılmaktadır..

        insana uyum sağlayan itaat eden enerjiler sayesinde insan dünyaya hakim olmaya baslamıstır.. Dipnot: Adem ibranice bir kelimedir.. ve İnsanlar anlamına gelir..

        Adam: insan
        Adem: insanlar..

        demektir.

        Allah enerjileri insana uyum sağlatmıs (zihinsel fonksiyonlar) ama 1 tane melek uyum sağlamamıstır..

        buda İblistir… İnsana uyum sağlamayan iblis insanın düşünce yetisidir..

        “Psikanalize göre, ‘birincil süreç düşüncesi’ bilinç dışı ve sözcük ötesi bir süreçtir. Yani sözcüklerle simgeselleşmemiştir. Örneğin bir isteğin bir insanı baskı altında bırakması sözcüklere dökülemez. Bu düşünce türünde karşıtlar bir arada bulunabilir; böyle düşünce mantık kurallarına uymaz, zaman ve yer tanımaz, neden-sonuç bağıntısı taşımaz ve bütünüyle haz ilkesi doğrultusunda gerçeklikle bağıntısı olmayan bir biçimde gelişebilir.

        itaat eden melekler: akıl,zeka,ar,ahlak,hafıza,dikkat gibi zihinsel fonksiyomlar.
        itaat etmeyen melek: İblis, insanın düşünce yetisidir..

        Ayrıca Ruh bilgi, bilinc demektir.. ucusan varlık gibi insan bedenine giren bir şey değildir..

        kur’anda şeytan ve iblis anlatımları misali anlatımlardır..

        Biz bu Kuran’da, insanlara, her türlü misali verdik ki öğüt alsınlar (39-27)

        • Abid

          Yazdıkların çok güzel. ALLAH senden razı olsun.Ateist kardeşlerimizede RABBİM doğru yolu göstersin inşallah.

  4. seçkin

    topkapı sarayındaki kuran karbon testinden geçirildi bildiğim kadarıyla ve 600 yıllık çıktı…sanırım bilim herşeye net cevap verebiliyor :)

    aynı zamanda halıfe osman,ebu bekır donemındekı kuranı ömerin kızından alıp 7-8 nusha yazdırıyor ve orjınalını yakıyor (!) noktalama ısaretlerı ve ayet numaraları bu donemde eklenıyor…

  5. Önce Korkma

    Güzel bir çalışma elinize sağlık
    Ne olursa olsun bu hayatta gerçekten düşünülmesi gereken bir cümle var

    Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
    “Sokrates”

    Ve tekrar inanıyorum’ki Kur’an ı sorgulayabilecek kalitede olan bir beyin zaten “güzel”i bulmak için kendine satırardan daha çok ideolojiler ve felsefeler arar ve aslında böylesi daha kaliteli ve kalıcıdır…Nasıl’ki Analar çocuklarını karşılık beklemeden severler işte hayat da böyle sevilmelidir!İçimde ki cennete gitme beklentisiyle “iyi kalpli” olacağıma; Bu dünyada kalbi temiz ve hür bir şekilde yaşar varsa cehenneme giderim…

  6. elfida

    iyi günler..paylaşımlarınız çok iyi…ama inanan insanların kuranın orjinali il ekaldığına dair en büyük iddiaları şu; islamda hafızlık diye birşey vardır..kuran ezberletildi. hatta halife osman da bunlardan biridr..buna cevabınız nedir? hafızlar ezberleyip bugünlere getirmiş olamazlar mı?

      • volkanist

        adam hz alinin kuranı yazdıgını ve muzede oldugunu söylüyo tam bunu kaynaklarda geçiyo mu geçmiyo mu diye bilmemekle beraber siz yok öle bişe diyorsunuz ispat et o yazmadıgına madem öle sen ispat et öle boş hayır o yazmadı şöle şöle oldu de o zaman

        • Oğuz (pozitifateizm)

          Sen yazdığını ispat etmelisin. Yazılmayan bir şeyin yokluğunu nasıl ispat edebilirim?

        • paşa kimin yazdığı,ne zaman yazdığı umrumda değil,ben sizden 2. bir örneğini sunarak iddanızı desteklemenizi istiyorum,farklı bir mushaf çıkarabilirmisiniz,siz yazın isterseniz,yada dünyanın herhangi bir yerinde falan adam bu kitabı kullanıyor ve şu ayetler farklı diye getirin.elinizin altında bilgisayar ve çok yetenekli programcılar var,bunları kullanın,buyrun hodri meydan

          • sarp mustafa

            İş yükünü adamlara atacağına sen peygamber zamanında yazıldığı karbon testleriyle kanıtlanmış 2 tane aynı kitap göstersene. Hodri meydan!!!

      • furkan

        kulaktan kulağı bırak. sen hiç ezbere dayalı bir sınava tabi oldun mu? (Yani okulda hocan seni hiç sözlüye çıkarmadı mı?) ama iblis çok iyi kulaktan kulağa oynar..:) dikkat edesin…

  7. volkanist

    peki siz tüm bunların tamamen bir hayal ürünü oldugunu ispat edecek kesin bi kaynagınız var mı bilim bilim yok felsefe felan diyorum ya ömründe beynini sadece %3 ünü kullanabilen aciz insanın ortaya attıgı tezlerle teoriler nasıl bu kadar emin konuşa biliyo sunuz

  8. volkanist

    madem öle beni ikna edin kaynaklar sunun yüzyılları kapsayan belgeler atın önüme o kadar savundugunuz şeyi bana ispat edin yada yaradanı yok sayan kesin deliller sunun önüme ikna edin beni arkadaş

    • sarp mustafa

      Sen hayatın boyunca peygamber döneminde yazılan kitapları gördün dokundun mu? Allah’ın mucizelerine gözlerinle tanık oldun mu? Sen neye dayanarak inandın? Etrafına bak etrafına bak diyen acizleri de bir türlü anlamıyorum. Sanki Allah’ın çiçeklere aç derken sesini duymuşlar gibi konuşuyorlar.

  9. atalay

    yanmaya hazır olun beyler.dinsizlerin en çok uğraştıkları şey her zaman din olmuştur.çünkü akılları dinsizliğe yetemez.insan yaradılışı itibariyle dine muhtaçtır.

    • Oğuz (pozitifateizm)

      Ben sayfanın kurucusu olarak uzun süredir dinle uğraşmıyorum. Dinsizlerle ilgilenmeyi saçma bulurum. Ben bilimle uğraşıyorum ve her zaman gerçekleri anlatmaya devam ederim.

      • atalay

        Şu yeryüzündeki tüm insanlık bir araya gelse bir tane pirinç tanesi yapamaz.O toprağı yaradana suyu yaradana güneşi yaradana muhtaç.İşte senin bilimin buraya kadar…OKU VE ANLA.

        • Oğuz (pozitifateizm)

          Maddenin oluşması da yaratansız olabilir. Kendiliğinden oluşabilir. Bu da bizim savunmamız.

          • hasan

            Ben fizikçiyim. kütlenin korunumu kanunu der ki ; yoktan madde var olmaz, var olan madde de yok olmaz.kapalı sistemde madde miktarı korunur. Şimdi ben soruyorum bu kadar madde nasıl var oldu? AKLI OLAN DÜŞÜNSÜN.

            • dünya bundan milyarlarca yıl önce iki büyük kütlenin çarpışması sonucu bir eksene oturarak wede milyonlarca yıldonrasında atmosfer oluşarak oluşmuş bir yerdir. dünyanın büyük bir miktarı bidiğiniz üzre sudur. we dünyanın merkezinde küre formunda bir bölüm bulunmaktadır içerisi sıcaklıgı 1000 santigrat dereceden fazla olan lavlardan oluşmaktadır (BUNUDA AÇIKLAYIN ATEYİZLER :D , neyse dewam ediyorum. fizikçi olmuşsunuz ama boşuna okumuşsunuz onca sene bence kendinize en yakın pizzacıda paspascı olarak bi iş bulmalısınız ) . dünya atmosferin oluşumundan önce korunmasız oldugu için canlılar suyun altından çıkamıyorlardı ,we dünyanın ilk oluşumunda tek hücreli canlılar bulunuyodu. deniz altındaki yosunlar vs. atmosfer oluştuktan sonra yeryüzüne çıkmaya başladılar yawaş yawaş haywanlar böcekler bakteriler ( kurtçukları herkes bilir. bir haywan ölüsünün içinden peydah olurlar haywanın yenebilecek kısımları bittikten sonra birbirlerini yerler we en sonunda 1 adet kalır we o kurtçukda ölür , onun içindende tekrar kurtçuklar çıkarak aynı döngüyü dewam ettirir. konumuzdan uzaklaşmayalım. zamanla mutasyon geçirerek bütün bu canlılar günümüzdeki halini almıştır !!
              BUNUDA AÇIKLAYIN ATEYİZLER XD

          • aksu

            eğer maddenin oluşması yaratansız olabilir diyorsan buda eğer sizin savunmanız ise kendiğilinden oluşa bilen bir madde göster bana savunduğun bilimin yoktan var ettiği bir şey hepsini boş ver senin bilimin bana kendi yarattığı bir dna örneği göstersin Frankenstein ı çok izlemişsin sen.

    • Oğuz (pozitifateizm)

      Ben yapamam. Doğa yapar. Biraz fiziği araştırır mısın? Kuantum dalgalanmalarını incele. Maddenin kendiliğinden nasıl oluştuğunu anlatıyor.

      • baris

        kuantum sadece bi teori sik kafası gercekliği kanıtlanmayan bişiyi delil olarak nası sunabilirsin. maddeyi yokta doğa yapar demişsin. ozaman sen allahı inkar ediyosun ama doğaya yaratıcı olarak inanıyosun. gerci allahı inkar ediyosun eger inkar ediyosan var olan bişiyin varlıgını kabul etmezsin inkar etmiş olursun. dersenki benim icin allah yok. olmayan bişiyi nası inkar ediyosun.

    • Oğuz (pozitifateizm)

      Ben yapamam. Doğa yapar. Biraz fiziği araştırır mısın? Kuantum dalgalanmalarını öğrenirsen, maddenin kendiliğinden nasıl oluştuğunu anlarsın.

    • Oğuz (pozitifateizm)

      Eminsen ne güzel. Gidip yatağına rahatça uyu o zaman. Konuşmamıza gerek yok.

      • ibra

        cennet cehennem gercekten varsa, ben muhtemelen cehenneme gitmeyi tercih ederim, gorunuse bakilirsa cennet oldukca sikici insanlarla dolu pek de ilgi çekmeyen bir yer olacak…

        • enteringdreams

          oğlım sen nasıl bir yaratıksın koz kocamna cennete NAıls yalnız kalacak yer bulazmassın…sen yeterki orayı hakket…senin namzına göre şerbet vardır merak etme

        • KORKARIM ORDAKİ İNSANLARIN SICAKLIĞINDAN DAHA FAZLASINI RABBİM KAFİRLERE SUNACAK HANGİ AKIL SAHİBİ YANMAYI İSTER BİLİM SİZE BUNU MU ÖĞRETTİ …

          • Sercan

            Şu müslümanların da caps lock tuşu hep açık nedense.. Ona inandığın takdirde seni seven, aksi durumda işkence yapan yaratıcını sen ne kadar sevebilirsin? Ya geçeceksiniz bu işleri.. Sizin inancınız korkudan ibaret!

    • Agnostik

      sen nasıl müslümansın bende müslümanımda insanları böyle direk cehenneme sokmuyorum senin gibi. Adamlarla adam gibi tartış bilgin yoksada konuşma. İslamiyeti senin gibiler kirletiyor zaten zavallı.

  10. darwinamca

    Ele alınan konuları merakla okudum ve en önemlisi yorumları..Bilimle igilenen arkadaşlarımızın ortaya koydukları kanıtlara verilen yanıtlar daha doğrusu verilemeyen yanıtları gördüğümde,beyinlerini düşünmeye tamamen kapatmış dincilere karşı büyük bir acı hissettim.Bilimin sunduğu her şeyin karşısında:”Yanacaksın,çok pişman olacaksın,madde kendiliğinden oluşmaz….”vs. gibi saçma sapan yorumlar.Düşünmeden,kendimi kısıtlayarak,din ayrımcılığı yaparak yaşayacağıma “ot” olmayı tercih ederim!!Bilim olmasaydı ortada kalırdınız kutsal-masal-kitaplarınızla.

    • coskun

      İşte sorun bu ne yazıkki araştırıp görmek yok! Benim kendi inanışıma göre Allah var ama ben araştırıyorum en azından. Dinciler hep ızdıraptan bahsediyo ve bence cehennem denilen yerde körü körüne inanan arkadaşlar hiç inanmayanlardan daha beter cezalandırılacaklar ne yazıkki. Madem Allah akıl verdi sonrada bunu kullanmayınmı dedi??

      • Furkan

        sana katılıyorum kardeşim sanki alımdan geçenleri okudun çoğu beyinsiz dinci ne yaptığını bilmeden neden inadığını neye dayanarak inandığını bilmeden allah sevgisinden gücünden bahseder mesela babaannem :)

        Not: bencede allah var ama kur’an için bir şey diyemiyorum

        • furkan

          kuran yada diğerleri olmasa bunca peygamber olmasa… nasıl olurda allah vardır ve bir dir diyebiliyorsunuz?

        • hasan

          deist olmuşun ya la:)) aynı şekilde araştırmalarımdan sonra bende senin gibi düşünmekteyim.Hadislere bakmıyorum hemde..1Bütün insanlık için gönderilen bir kitapta peygamberin özelinin özeline girmesi çok ilgimi çekmişti.. Bide savaş ;ganimetleri falan ;

          Enfal Suresi 1 – Sana, ganimetlere dair soru sorarlar, de ki: Ganimetler Allah’ın ve Peygamberindir. İnanıyorsanız Allah’tan sakının, aranızdaki münasebetleri düzeltin, Allah’a ve Peygamberine itaat edin.

          biraz garip geldi..

      • oğuz kırpıko

        BEN DOKTORUM INSAN VUCUDU HATTA SADECE BIR HUCRE. O KADAR ZEKICE TASARLANMIS KI. ICERISINDEKI SADECE MITEKONDRIDE OLUSAN OLAYLAR BIR ZEKAYI MUTLAK ZEKAYI GOSTERIYOR. ZEKI BIR VARLIGI GOSTERIYOR. ALLAHI INKAR ETMEK IMKANSIZ. BIRDE UNUTMAYIN ÖLUM VAR YA ÖLUM . HERKESIN KIYAMETI. BIRISI BIZI BISEYLERE HAZIRLIO. BAKALIM GIDINCE GORECEGIZ :)

      • ŞU ANDA BİR HUKUK SİSTEMİ OLMASAYDI Kİ CAYDIRICILIĞI TARTIŞILIR ORTALIK NASIL OLURDU ACABA NE KADAR YENİ HAPİSHANE AÇARDIK.HİÇ HABER İZLEMEZMİSİNİZ SİZ CEZALAR CAYDIRICI DEĞİL BUYÜZDEN SUÇLULUK ORANLARI BU KADAR YÜKSEK DİYE BAĞIRIP DURUYOR SİYASETÇİSİNDEN AKADEMİSYENİNE SENİ KORUMAK İÇİN BİLE ANNEN NE DEDİ SOBAYA DOKUNMA BAK CIS ORAYA YAKLAŞMA YANARSIN DEDİ.YANI ALLAHTA SENİ KORUYOR İŞTE BAK CEHENNEME DÜŞECEK İŞ YAPMA YANARSIN BURASI TEHLİKELİ ŞU YOLDAN GİT DİYOR NE VAR BUNDA ÖĞÜT ALMAK BU KADAR MI ZORUNUZA GİDİYOR HOCALARINIZIN DEDİKLERİNİ İKİLETMEZSİNİZ AMA ALLAH KULUNU SEVİYOR SEVMESE SORUYORUM SİZE BU KADAR ÇİRKİNLEŞEN İNSAN VARKEN ARAMIZDA NEDEN SAMİMİ BİR TÖVBEYLE SİL BAŞTAN TEMİZLİYOR NEDEN ÇÜNKÜ SENİN HAKARETİN SANA ZARAR VERİYOR VE SANA YİNE RAHMET NAZARIYLA BAKIYOR SURE VERİYOR HEMEN CEZALANDIRMIYOR SEN ONA YÜRÜRSEN O SANA KOŞARAK GELİYOR SEN HERŞEYİ İLK SIRAYA KOYUP ONU UNUTSANDA O YİNE TÖVBELERİ KABUL EDİYOR BU VASIFLAR YAKARAK KEYİFALAN TÖVBE HAŞA EGOSU YÜKSEK TANRININ MI …

      • KÖRÜ KÖRÜNE İNANAN MÜSLÜMANIN ATEİSTTEN DAHA ÇOK CEZALANDIRILACAĞI NERDE YAZIYOR .ALLAHA VE RASULUNE İNANAN KİMSE EĞER GÜNAHI VARSA CEHENNEME GİDER SONRASINDA EBEDİ CENNETE GİDECEKTİR HİÇ İBADET ETMESE BU BÖYLEDİR.ALLAHI VE RESULUNU İNKAR EDEN BİRİ İSTERSE KAINATTAKİ TÜM KITAPLARI HATMETSİN GİDECEĞİ YER KESİNLİKLE CEHENNEMDİR .KEYFİNİZE GÖRE FETVA VEREMEZSİNİZ..AYRICA BİZ BİLİMİ DÜŞÜNMEYİ SİZDEN DEĞİL ALLAHTAN ÖĞRENDİK KURAN GİBİ BİLİMİ DÜŞÜNMEYİ TAVSİYE EDEN KİTAP VAR MI BU KONUDA KATILIRIM SANA ÇOK OKUMAYIZ AMA BU ALLAHIN KITABININ EKSİKLİĞİ DEĞİL BÖYLE BİLİNE

        • bekir

          al sana bi soru hani inan cezasını çeker ve sonunda cennete gider diyiyonya mesala faiz yemek bir günahtır küfür ve şirk değildir oysa kuranda faiz yiyenler ebeddiyen cehenemde kalacaktır diye ayetler var hangi ayetler oldugunada sen bak

    • smaili

      Senin o bilim kitaplarina 50 sene önce yazilanlari ve varsa dünyanin okadar ömrü 2000 sene sonra yazilacaklari 1400 sene önce inanmadigin Allah u Teala bildirdi. Sen ot olmayi bile hak etmeyen esfel -i safilinsin. Kus kadar beyninle bilimden bahsediyorsun. Düsünerek yasasan zaten yaraticiyi bulursun.

      • sarp mustafa

        yukarda biyerde yazdım da sana da yazayım istedim. Senin Kur’an da 2000 sene sonra yazılacakları 1400 yıl önce bildirdi demiş ya hani. Ey kara cahil, sümer tabletlerini okursan eğer, Kur’an da geçen her şeyi en ufak ayrıntısına kadar hatta fazlasıyla anlattığını ve %100 doğru olduğunu görürsün. Beyin beklemiyorum senden de beyinciğe sahipsen eğer, sümerlerin 6000 yıl önce yazdıkları mı yoksa 1400 yıl önce yazılanlar mı mucizedir bize göre?

    • aksu

      din bilimi inkar etmiyorki siz dinin bilimi inkar ettiğini savunuyorsunuz.cesaretin varsa açbir kuran oku kuran bilimle ilgili ne söylemiş bi bak.

  11. duygu

    2 yıl önce ilk kez kuranın manasını okuduğumda,aylarca sinir tedavisi gördüm.ortada allah sözü denen kitapta hiç kadının k si dahi geçmiyor,üstelik kuranda kadınlar sürekli aşşağlanıyor,örneğin,,kadını dövmek,,4 kadın almak,,sınırsız cariyeyle yatabilmek gibi ayetler benim tamamen sinirlerimin yıpranmasına sebep oldu,,kurana baktığımızda,,tamamen erkek egemenliğini görüyoruz,,yani hep erkeğin dediği olmalı,,erkek döver,,gerekirse kuma alınır,,savaşlarda kocası ölmüş kadınlarla yatılır,,abii bu nedir yaa,başlarım böyle işe,,birde saftirik kadınları şöyle kandırmışlar,,sınavdasın sabret,,yani adamlar her türlü haltı yiyip özgür olacak ama kadın hep namuslu olup susarsa cennete gidecek,,wayyy beee,bazı kadınlar gerçekten anlamak mümkün değil.

    • coskun

      işin garip tarafı erkeklere huri var ama kadınlara ne var =) sadece buda değilki şaraptan bahsedilmiş ama sigaradan bahsedilmemiş o yuzden sigara içmek günah değil çünki o dönem sadece şarap vardı.

      • Furkan

        ”sadece buda değilki şaraptan bahsedilmiş ama sigaradan bahsedilmemiş o yuzden sigara içmek günah değil çünki o dönem sadece şarap vardı”.

        Arkadaşım kafa yapan herşey haramdır ama sigara kafa yapmıyo sadece bünyene zarar verdiği için günah olabilir diye düşünüyorum

      • enteringdreams

        herşeyide Allha söyyecek değil … bazı şşeylere kendimiz karar vermeliyiz….ilk cümlenin cevabını bende merak ediyorum….*?**

      • furkan

        kuran mealini iyi okumadığın belli.. huri kelimesinin senin dediğin gibi dişil bir anlamı yok. saf ya da temiz eş olarak yorumlamalısın. bilmeden, anlamadan, bir şeyi yargılamayın. artı sigara ne alaka ya. örneğin: ‘Sizi Firavun hanedanından kurtardığımızı da hatırlayın. Hani, onlar size azabın en çirkiniyle kötülük ediyorlardı: Erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kadınlarınıza hayasızca davranıyorlar/kadınlarınızın rahimlerini yokluyorlar/kadınlarınızı hayata salıyorlardı. İşte bunda sizin için, Rabbinizden gelen büyük bir ıstırap ve imtihan vardı.’ bakara suresi 49. bunun neresinde kadın istismarı var. sen hangi kitabı okuyorsun.

        • sarp mustafa

          asıl senin iyi okumadığın net olarak belli. nebe suresi ayet 33 “Ve kevâıbe etrâbâ” “Şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı buldukları yer, bahçeler, üzüm bağları, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar, içki dolu kâseler vardır.” diyanet işleri vakfı nın çevirisi bu,
          “Doğrusu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.” bu da diyanetin çevirisi ama kevaib kadınlar için kullanılır çoğul anlamındadır. Onlar ayetteki sıkıntıyı gördükleri için kadın olarak eklememişler.

          Elmalılı Hamdi Yazır : Ve turunç sîneli yaşıtlar var olarak çevirmiş.

          http://www.kuranmeali.org/78/nebe_suresi/33.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx bu siteye giderseniz bütün mealleri görürsünüz. ben hepsini yazma gereği duymadım. Eğer kadınlara da kadın eş verilecekse cennette biraz garip geldi şimdi bana. Lezbiyen ilişki serbest mi olacak? Dini sizin gibiler mahvediyor.

    • kesınlıkle degındıgınız konu mıde bulandırıcı
      sahsen ben erkek oldugum halde zor tuttum kendımı elımden atmamak ıcın ama ıste bu okumam da benım sogumam bır oldu

    • cennetin tasfirindede siyah iri gözlü göğüsleri yeni tomurcuklanan we sınırsız sayıda bakire ile birlikte olabilmek war :D okadar bakireyle uğraşcagıma cehenneme giderim . o bir zewk değil bir ızdıraptır iki taraf içinde . işte sapık zihniyetin meyveleri .. şarap akan bal akan dereler
      hertaraf yemyeşil ;) çöldeki bi insanın görebileceği serapların hepsi mevcut .
      kadınlarada sınırsız zenci erkek wericekler :D
      BUNUDA AÇIKLAYIN ATEYİZLER :D

      • Agnostik

        o cennetin tasfirleri kuranda geçmiyor zaten uydurma hadisler olabilir insanlar o yüzden dinden doğuyor sanırım. Ama şunu bilirim bu kainatın yaratıcısı şüphesiz Allahtır. ve akıl vermiş körü körüne inanma aç araştır diye zaten ilk ayette ”OKU” dur kuran tahrip olmuş incil gibi değişmiş olabilir ama gelde islamiyetteki körü körüne inanan ve sürekli dışlayan yobazlara anlat.

    • hasan

      kitabı nerenle okudun öle şeyler yok sen almak istediklerini kırpmışsın almışssın ordan işine öle geliyo yanıcaksın cayır cayır…

  12. baris

    cok guzel yazilar ve guzel bi site. kuran’da ve incil’de ozellikle bircok celiski, mantiksiz seyler var. bunlarin her sey’e gucu yeten bir tanri tarafindan yazildigina veya yazdirildigina inanmak zor. biraz arastirma yapan olayi kavrayacaktir. o zamanlar tabi ki internet yoktu. zamanla insanlar dogruyu gorecektir.

  13. bir lise öğrencisi

    Yazıyı çok beğendim hiçbir önyargı ve hakaret olmadan tamamen kaynaklar üzerinden çözümleme yapmanız çok hoş.

    Ben şahsen cehalet kurbanı insanlarla tartışmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Çünkü o insanlara biz burada ne kadar pozitif bilimlerden yada tarihten bahsetsekte onların fikirleri değişmeyecek.Düşünmeyen,sorgulamayan,köleliği kabul etmiş insanlara siz proton çarpıştırması izlettirseniz bile “bak allahın işine” gibi laflar duyarsınız.Hoşgörü hoşgörü diye gezerler oruç tuttukları için yanında sigara içeni yada yemek yiyeni oruç tutuyoruz diye hastanelik ederler minietek göğüs dekoltesini tecavüzün sebebi olarak gösterirler.Yılda egitimden çok camiye yatırım yaparlar ve bunları doğru sayarlar gerçekten inanırlar.

    Belki konudan biraz dışarı çıktım ama içimden gelenlerdi okuduysanız teşekkürler.
    (bir lise öğrencisi)

    • Furkan

      Dünyanın başlangıcı bilimsel olarak big bangle açıklanır patlama bir tepkime muhteşem bi sistem oluşturmuştur . Sen entropiyi bilirmisin bi sisteme kuvvet uygulamazsan entropiye göre kaosa sürüklenir (ben demiyorum sizin gibi atesit bilim adamları diyor) Senin anlayacağın basit bir örnek lavabonu kendi haline bırak mikroplarla dolar. Kimyasal tepkimeleri lab. koşullarında değil doğada serbest olarak yap sonuçta düzensiz bir tepkime olur.Peki ya entropinin düzensizliğe yol açtığını söyleyen ateist bilim adamları dünyanın başındaki big beng olayının hiç bir etki olmadan düzensizliğe değil de muhteşem bir sisteme dönüşmesini nasıl tanrının yokluğuna yorar , ya bütün fizik ve kimya kuralları yeniden yazılacak entropi yok denilecek ki var olduğu ispatlanmıştır ya da big bangin entropi kurallarına göre kaosa sürüklenmeyişini tanrının varlığı olarak nitelendirecez çünkü bi güç olmadan kaosa düzensizliğe sürüklenir muhteşem bi sisteme dönüşmez

    • Sercan

      Sonsuzluk diye bir şey yok. Sonsuzluk sadece zihinde ya da soyut olarak mümkündür. Örneğin sayıların sonsuz olması realist bir kavram değildir. Elle tutulabilir veya gözle görülebilir değildir. Ama zihinde mümkün ve doğrudur. Evrenin sürekli genişlediği bilimsel olarak ileri sürülür. Peki hiç kendinize şu soruyu sordunuz mu? Sınırı olmayan bir şey nasıl büyür veya genişler? İşin özeti “sonsuzluk” tabiri inanmayanlara değil inananlara sorulması gereken bir sorudur.

      • vututu

        Iste senin gibi sivri zekali arkadaslar da Allah a inanmaz ama reel sayilarin zihinde dogru olduguna inanirlar

        • Sercan

          Senin inandığın dinin temeli ahlak olmasına rağmen, kalkıp bana hakaret ederek konuya giriş yapıyorsun. Demek ki bu iş senin aile baskısıyla bağnazca inandığın ruhani safsatalarla olmuyormuş. İnsan olmayı öğrenin ilk önce. Ayrıca yazdığım yazıyı tekrar okumanı tavsiye ederim. Verdiğin cevaba bakılırsa hiçbir şey anlamamışsın. Üslubunca bir cevap verip fikrini söylemek varken, kavga ortamı yaratıyorsun. Sizin bu davranışlarınız yüzünden global anlamda hiçbir sempatizanı olmayan bir toplum olduk. İslamiyetin hoşgörüsüzlük ve zorbalıktan ibaret olduğunun bir kanıtı da sensin işte.. Bari inandığın şeyi doğru savun. İnsanların zeka seviyesi hakkında yorumlar yaparak mı inançlarının doğruluğunu göstereceksin? Neyse ileri zekalı kardeşim cehaletini de al ve git. (Dipnot: Deistim.)

  14. Reşat

    Duyğu Ve Oğuz kardeşlerim,farz edelim ki,siz doğru söylüyorsunuz,o zaman ne mutlu size,hiç bir probleminiz olmaz(ölümden sonra),biz de bu dünyada kendimizi sefiller gibi göstersek de sonuçda(ölümden sonra) bir şey kayb etmeyeceğiz.

    Amma,bir de farz edelim ki,biz doğru söylüyoruz,o zaman ne olacak?…

    • Oğuz (pozitifateizm)

      Çıkarımızı gözeterek inançlarımızı yönlendirmiyorum. Evet, o zaman bizim için kötü. Ama bu inanmadığımı değiştirmez.

      • Resat

        Cok da dogru yapiyorsunuz cikariniz icin karar vermedikde.Kararlar umumtoplum dikkate alinarak,fertler duwunulerek alinmali.yoksa o dogru karar olmaz.Burada da isin asilinda hakiki cikarlar durar.yoksa bir sey bana zarar olursa niye o seye kosuyumki?!netice:
        1)cikarlariniz icin degil umumcikarlar ve hakiki cikarlar icin karar verin.
        2)Amma biz 2 sartida dusunurken siz yalniz 1sarti(Allahsizligi) dusunuyorsunuz.Bu da sizi optimist olmamaga ve dolaysiyla dogru karar vermemeye goturuyor.

        • coskun

          ya sende haklısın reşat ama şöyle düşün ya yoksa hiç bişi? ozmanda dünyadaki bi çok zevkten mahrum kalıyosun ateistlere saygı duymak gerekir.

          • Reşat

            Bismillahirrahmairrahim.
            Çoşkun kardeşim Selam olsun sana.

            Yoksa sonuç
            Varsayan=Dünya Zevkini almadan gidiyor,Cezalandırılmıyor,Ödüllendirilmiyor.
            Yoksayan=Dünya Zevkini alıb gidiyor,Cezalandırılmıyor,Ödüllendirilmiyor.

            Varsa sonuç:
            Varsayan=Dünya Zevkini almadan didiyor,Cezalandırılmıyor,Ödüllüniyor.
            Yoksayan=Dünya zevkini alıb gidiyor,En kötü ceza veriliyor.Hiç ödül de yok.

            a)Yoksa şu dünyada VARSAYAN zevk almasa da sonuçlar aynı.
            b)Varsa çu dünyada YOKSAYAN zevk alsada sonuçda burnundan geliyor.

            Azerbeycanda şöyle bir ata sözü var:
            Neynirəm ki,o qızıl teştı içinə qan qusacam?!

            Müslümanlar (dünya zevkinden) bir şey kazanmasa da ola bilecek bir (en kötü)ihtimalde(haşa!) Öldükten sonra da bir şey kazanmazlar.
            Ateistler (dünya zevkinden) bir şey kazansada ola bilecek bir ihtimalde(haşa!) vay Hallerine.

            SONUÇ-varsayanlar daha optimist ve daha ileriyi görenler.Ve daha sonuca bakanlardır.

            • Ya neymiş bu dünyanın zevki.. anlamadım gitti.. sevgi aşk tan daha büyük zevkmi var? Dine saldırarak hayatınıza meşruiyet kazandırma çabasından başka bişey değil bu yaptığınız. Allah ıslah etsin hepimizi.

    • supernova

      peki ya diğer dinlerden biri doğruysa ?
      madem mantığınız bu ,
      o zaman cumaları camiye , pazarları kiliseye gidin ,
      en azından öldükten sonra bilmediğiniz yerden soru gelmesin

      • Resat

        1)Benim dediklerimi esas tutarak Bir Analogiya apardiniz,cokda dogru yaptiniz.Demek ki,ideal hayat icin her bir sart goz onunde bulundurulmali ve analizle tahlil edilmeli.Dolaysiyla en dogru ve ideal hayat icin Allahi direk yok sayamayiz.Onun oldugu guman,zenn veya soylenen yerlerin hepsine bakmak,tahlil etmek gerek.
        2)ne guzel dediniz -“ya diger dinler dogru olarsa?”Zaten bunun icin aklimiz var.Ki yine analogiya aparib hangisinin dogru oldugunu bulalim.

        • hasan

          tebrikler reşat bey.Şimdi aklı olan dinleri araştırır ve islamın en uygun din olduğunu görür der bazıları..Yani aklı olmayan göremez.Yani dünyadaki 2 milyarın üzerinde sayısı olan hristiyanların hepsi akılsız.Herkesin dini kendine doğrudur .Bir museviye sorsanız en doğru din kendisinindir yada hristiyana sorsanız.

    • KK

      Reşat bey,”Amma,bir de farz edelim ki,biz doğru söylüyoruz o zaman ne olacak?” sözünüz, inancınızdaki şüpheyi gösteriyor, bu da inancınızın cehennem korkusundan kaynaklandığına dair önemli bir işaret gibi gözüküyor… Ama ne olursa olsun, şüphe güzel bir şeydir; düşünmeyi, sorgulamayı tetikler…

  15. Celaleddin

    YOK OLAN BİRŞEYDEN BAHSETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR.
    Bu gönderiyi silmeyin. Çünkü gönderen mutlak iyiliğinizi, mutluluğunuzu istiyor. Siz gerçekten doğrunun ne olduğunu bilmek istiyor musunuz?
    Allah kendisini vahiyle tanıtıyor.
    Allah var tanrı yok. Her şeyden önce Allaha inanmak için O’nu tanımak gerekir. Allah baş gözüyle görülmez. Çünkü, Allah maddede değildir, manada değildir. Her ikisini yoktan var edendir. Hiç bir şey yokken yani insanlar, dünya, güneş, gezegenler, yıldızlar, galaksiler, uzay kainat yok iken cinler ve melekler arş-azam ve kürsi ve kaderi yazan kalem ve levh-i mahfuz dahi yok iken, yalnız O Allah Azze ve Celle vardı. O’nun varlığının bir başlangıcı yoktur. Başlangıç zamanla alakalı bir durumdur. Allah zamanı da yaratan ve onu varlıklarla ilişkilendirerek onlara ömür tayin edendir. “İnsan başıboş bırakıldığını mı zannediyor” hükmü hikmetiyle İnsanı imtihan etmek için kendisini, içinde hayat ölçüleri hükümlerin var olduğu vahiyle tanıtıyor. İnkâr edenlerin inkarına gelince onlar Allahın yasaklarına esir olmanın ya da teslim olmanın bir sonucu olarak Allahı inkar yoluna gidiyorlar. Halbuki inkarcıların da fıtratına Allah kendisine kulluğu yerleştirmiştir. Allahı inkar etmeleri dahi O’nun varlığını kabullenmenin bir ıspatıdır. Çünkü yok olan bir şeyden bahsetmek zaten mümkün değildir.

    • Sercan

      Celaleddin selam. Öncelikle dini inancı olmayan fakat bir yaratıcının varlığına inanan ve bunu bizim herhangi bir yolla (peygamber,kitap,hadisler,vb) çözemeyeceğimizi düşünen biri olduğumu söylemek isterim. Şimdi ilk olarak; senin yazdıklarında mantık hatası var. Olmayan bir varlığın olmadığını konuşuyorsa birisi, karşısında o varlığın yokluğunu inkar eden biri olmasından kaynaklanıyordur. Konu inkar etmek değil olmadığını düşünmek ve bunu dile getirmek. Bunu bir kere iyi algılamak lazım. İkincisi şu: sana akıl ve irade veriyorsa bir yaratıcı, burada senin farklı dini tercihlere yönelme ya da hiçbir dine yönelmeme gibi bir ihtimalini ortaya çıkarıyor. Üstüne bir de onun dediklerinin aksini yaptığında seni ateşte yakmakla tehdit ediyor. Ama kullarını sevdiğini de iddia ediyor. Sen ona inandığın sürece seni seven, aksi durumda senden nefret eden bir yaratıcı. Nasıl bir vicdan, nasıl bir ego, nasıl bir mantık bu? Sana inanmayan birini ateşte yıllarca yakmak ister miydin? Muhtemelen cevabın hayır olacak evet dersen samimi değilsindir. Ama senin dininde tarif edilen allah, bu söylediklerimi yapıyor. Bu konuda düşüncelerin nelerdir? Saygılar.

  16. Necmi

    Şüphesiz, inkâr edip kafir olarak ölenler, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti bunların üzerinedir.
    (BAKARA SURESİ / 161)

  17. dogan

    Ben bilimle uğraşıyorum ve her zaman gerçekleri anlatmaya devam ederim.

    Bir arkadaş böyle söylemiş. Senin söylediklerinin gerçek olduğu ne malüm.
    Kur’an apaçık yazılsaydı. Her şey tam tıkırnda olsaydı filan filan diyorsunuz. O zaman şeytan ne iş yapacaktı (allah’ın varlığını doğru kabul edersek). artı iyi insan ile kötü insan nasıl ayrılacaktı. Bende hep ama hep şöyle birşey var bunu nasıl açıklıyorsunuz. Bu dünya da her kime ne kötülük yapmaya çalıştıysam kesinlikle aynı kötülüğü karşımda buluyorum. Neden bu (aynı) kötülükler karşıma çıkıyor. Bana bunu bu şekilde veren kim ya da ne? Ne zaman ki inançsızlığa yönelsem öyle birşey oluyor ki. Yıllarca ettiğim bir duam kabul oluyor. Enteresan gerçekten enteresan bir olay. Bu da beni tekrar inanç yoluna sokuyor. İnsanoğlu çiğ süt emmiş ama belli bir süre sonra yine inançsızlığa doğru gidiyorum. Sonra tekrar bir mucize dua kabül oluyor. Bunun sebebi ne? Bana bunu açıklayın yeter bana

  18. yasıyosan düsün

    Merak ettiğim bir sey var arkadaslar. Ben arastırmacı ve düşünen bi insanım . Şimdi hani müslümanlık evrensel deniliyor ya yani bütün insanlıga gönderilmiş, peki ozaman kutuplarda Yasayan insanlar ibadetlerini nasıl yapacaklar. 6 ay gece 6 a gündüz olarak mevsim dönüsümü yasanıyor burada .Bakın şimdi konu nere geliyor ; namazın saatleri sabah günesi, öğle ortası ve aksam batan günesi temsil eder deniliyor islam bilirileri tarafından. Peki allah kuran ı yazarken bunu düşünmedi mi yoksa sadece arap ülkelerinin iklimine göremi düzenledi. Çok düşünülecek bir çelişkidir.

  19. Reşat

    Herkese Selam olsun!”Yasioysan dusun” kardesim,ben bunu 2 yil once oyrenmisdim.Amma arastirarak,hemen aklima soru geldimi bunu ateizme yozmadan su ayeti dusunerek arastirdim:

    “Ey iman edenler! Zandan çok sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın! Gıybet ederek biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin! Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bakın bundan iğrendiniz. Allah’tan sakının! Hiç kuşkusuz, Allah tövbeleri çok kabul eden, rahmeti sonsuz olandır.” Hucurat (49,12) Y.N.Ö. terc.

    Sorun Cevabı:Kutuplarda dediğin gibi 6 ay gece 6 ay sabah olduğu için kutuplara en yakın normal düzende olan yerdeki-ülkedeki-şehirdeki takvimle namazın saatleri belirlenir.Şimdi sora bilirsin ki,Güneşin çıkması ve batması diyoruz amma burda uygulamak olmuyor?!
    Onunda cevabı şu:Umumiyyetle takvim ölçülürken güneşin ışınlarının düşdüyü yerden yaklaşık 800 km. yükseklik dikkate alınır.Ve oradakı ışınların derecelerine göre hesaplanır.

    İnşAllah kafi etmişdir.Çok düşünülecek değil araştırılacak bir konuydu.
    Şimdi sen bir buna göremi kuranı kabul etmiyordun?!

  20. yasıosan düsün

    reşat kardeşim ama senin soruma cevabın bi warsayım..Din ve Fıtrat Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır daha farklı bi şekilde acıklama getirmis bu konuya..yani demek istediğim herkes ayrı sekilde acıklama yapıyor. ben cok kararsızım. o kadar cok celiski warki islam düsmanlıgı flan yapmıyorum ben sadece ogrenmek istiyorum.

    • Reşat

      “Yasıosan düsün” Kardeşim Allah seni yüceltsin ve seni cennetine koysun!

      1)Namaz vakitlerinin Güneşin ışınlarıyla ölçülmesi zamanı ışının yerde herhangi bir yere düşdüğü değil,ışınların semada(yaklaşık 800 km yerden yükseklikte) hangi derecelerde olduğuna bakılır.Yani kutuplara Güneş ışınlarının düşmemesi sorun değil.Çünki 800km yükseklikten ölçülüyor.Ve oradan ışınlar takip ediliyor.Allah bunları kast etmiş.
      Gerçi en güzelini Allah(c.c.) bilir.Allah(c.c.) Alimdir.

      2)Ben de çok çelişkilere rastladım.Amma araştırdıkca hepsinin cevabını buldum.İnşAllah sen de hepsine seni qane edecek cevaplar bulursun.Sonra göreceksin ki,hiçbir çelişki yokmuş.Allah senin gibi araştırmacı ve düşünürleri İslam-i Alemden eksik etmesin.İnşAllah.

      3)…Allahtan korkun,zanna kapılmayın… ayetini kendi nefsime yazmışdım.

      4)”Yasıosan düsün” kardeşim,tüm sorularına cevap bulursam taassupluğu bırakıp şehadet edecekmisin ki?!

    • Cengiz

      Arkadaşım; neden”V” harfi yerine “W” harfini kullanıyorsun? Cevabını
      merak ediyorum.!

  21. yasıosan düsün

    ve bana gösterdiğin ayetle sorumun pek alakası olmadıgı gördüm.. ben kıtuplarda ibadeti sordum sen bana ”allahtan korkun, allahtan sakının, zandan sakının” gibi ayet sözcükleri yazmışsın.

  22. coskun

    Yaşanmışlıkların bazıları bana Allahın varlığını somut olmasada soyut şekilde kanıtlar nitelikte. Sorun şu ki acaba Allah bize ulaşmaya kendini tanıtmaya çalıştımı? Yoksa sadece bize ruhsal olarak yardımmı ediyor. Acaba yalan yanlış kitaplar gönderip yada insanların yazmasına izin verip acaba körükörüne inanıcaklarmı yada verdiğim aklı kullanıcaklarmı diye bi sınavamı tabi tutuyo? Çünki ben soyut kanıtlarla Allahın varlığına inanırken kutsal kitapların hpsinde inanılmaz çelişkilere rastlıyorum. Allah nasıl ayrımcılık yapıp erkeği daha çok sevebilir yada merhamaet dolu bir Allah nasıl kullarına hemen hemen her ayetinde azap tan bahseder? yada kitaplarda hala yaşanmamaış veyahut yazıldıktan 1000 yıl sonra yaşanmış birşey neden yoktur?? Gelelim müslümanım diyenlere adam oruç tutar kadına kıza bakar namaz kılar küfür eder yardım eder piyasada fink atar. bumudur?? oruç tutmayanı döver namaz kılmayana küfr eder hani zorlama yoktu din de hanı guzellıkle anlatılıyodu? Beni böyle müslümanlar sogutuyo işte inandığım şeyden göz kulak kapalı inanan müslümanlar hiç kızmayın siz sadece inandığınızı zannediyosunuz…

    • Reşat

      Güzel yazmışsınız!Allah yar ve yardımcınız olsun!
      1)Allahın bize ulaşmaya ihtiyacı yok ki,zaten biz onunuz!Onun bize değil bizim ona ihtiyacımız var!

      2)Bu yaşıma kadar hiç 2ci sorunuzla karşılaşmamıştım.)))
      a)Kuranın yalan olduğuna nasıl vardın?çok merak etdim.
      b)İnsanların yazmasına izin vermediği kendisinin gönderdiği kitaplar da var.
      c)Sınav etdiğini varsayarsak o zaman Allahın yalançı,sahtekar ve s. bütün kötü sıfatların sahibi olduğu sonucuna geliriz(haşa!) ki, o zaman da öyle bir İlah olamaz.Çünki bu İlahlık anlamına zıt bir görüş.İnsanlara yardım etmeyen birinden neden yardım istenilsin ki?!)))
      d)Kurandakı çelişkileri yazarsanız sevinirim.

      3)Nerede ayrımcılık yağmış?
      Bu da kendisinden delil:”Rableri onlara cevap verdi: “Ben sizden, erkek-kadın hiçbir çalışanın ürettiğini boşa çıkarmayacağım. Hep birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkenceye uğratılanlar, çarpışıp da öldürülenler var ya, onların kötülüklerini yemin olsun örteceğim. Ve yemin olsun ki onları, Allah katından bir karşılık olarak, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım.” Allah katındandır karşılıkların en güzeli.”
      Tefsirçiler:Arapçadan Birbinizdensinize maksat beraber olmaklarıdır.
      P.S.:Berabersizlik Adaletsizlik DEĞİLDİR!!!

      4)Kitabullaha siz baktığınızda kendi meslek gözünüzle bakarsınız.Amma ki onda hepsi vardır.
      Azapdan bahs ederek korkun demesi bir hukuki cümledir.Arapçadan ordakı qorkunların mahreçi haya edin yani çekinin demekdir!utanın!
      Hukukun neye yaradığı ve ne için kullandığı şimdiye kadar dünyada ilime belirli olan bütün hukukçular ve düşünürler arasında tartışmalı konu olmuşdur.Bazıları (Marks,Engels ve s.) hukuku bir ceza usulü, bazıları (Sokrat,Platon ve s.) hukuku rahatlık,kolaylık,Bazıları da(yanlış etmiyorsam Aristotel ve s.) bunların karışımı olduğunu savunurlar.
      Gördüğün gibi eğer o ayetlere kendi fikirlerini yürüterek bakarsan adaletsizlik ortaya çıkar.Onun için Alllahu Teala böyle konu ve s. olduğunda “…zikr ehline sorun…” deye söyler.Ve Peyğembermiz(s.a.a.v.) de Kurana kendi reyini bildirenlerin sonunun iyi olmayacağını bildirmiş.ARAŞTIRIN-SORUN-SORUŞTURUN YANİ!

      5)Kim diyor ki,yaşanmamış veya 1000 yıl sonra yaşanacak şeyler yok?!
      Şu yetermi?-İlime 20-21-ci asrlarda belli olan uzaylılar hakkında Allahu Teala(c.c.) 1000 değil 1400 yıl önce malumatlar veriyor:

      “Gökleri ve yeri ve BU İKİSİ İÇİNDE YAYDIĞI CANLILARI yaratması da O’nun ayetlerindendir. O, dilediği zamanda onları bir araya getirmeye kadirdir.” (Şura,29)

      Daha fazlalarını da yazarım eğer hakikaten taassübçü birisi değilsense!
      Guya yazsam Allaha(c.c.) inanacakmısın ki?!

      6)Hadisin kaynağını bulamadım onunçün de kendisini yazamayacağım amma hadise şöyle:
      Kadınlardan birine orucluyken köleni tehqir etmesi(azarlaması) sebebiyle Peyğemberimiz yemek yemesini emr etmiş.Onun artık oruçlu olmadığını söylemiş.
      Yani söylediğin gibi olan bir insan zaten oruçlu değil.O munafık sıfatı taşır!

      Bir de şunu söyleyim İslam hukunda şöyle bir şey var:
      Bir insanın en küçük günahı işlememesi en büyük nafileden(müstahapdan) daha gereklidir,daha önemlidir.DAHA ÜSTÜNDÜR!Vaciptir.
      Yani bir insanın kefiyçin karıncayı öldürmemesi günde 1000 rekat nafileden namaz kılmasından daha üstündür!
      Eğer dediğin gibi bir insan nafile namaz kılar sonra hakka girer,küfür eder ve s. ise o zaman kötülüğü o sevabını da mahv eder.Dolaysıyla nafile Namazı kılmamış olur.
      Bu da bir hukuki soru idi.

      7)Sen neden soyuyorsun biliyormusun?Çünki Allah katında aşağıdakilere-munafıklara bakıyorsun!

      Allahın selamı üzerine olsun!

  23. coşkun

    Kuranda geçen meninin, Bizim o sudan yaratılıp hatta onun da bir parçasından yaratılıp ( kromozom) 3 karanlık evreden geçişini açıklayan bir Kuran. O dönemde hiç bir şekilde bilinmeyen bir şey ve herşeye bi cevabı olan ama buna hiç bir şey yazamayan Ateist,Agnostik vs.vs. ler. Açıklama bekliyorum…

    • sarp mustafa

      git kadim uygarlıkların yazıtlarını oku. 6000 yıl önce yaşamış uygarlık sana hepsini anlatıyor. Kur’an mucizeledi diyip durmayın. Aç sümer tabletlerinin çevirilerini oku be adam. Tek bilgi Kur’an mı zannediyosunuz. Tek okuduğunuz ki onu da tam okuduğunuzu zannetmiyorum ya, 6000 yıllık tabletlerde hepsi baştan aşağı anlatılmış. Ozman ben sümer tabletlerine tapayım, din olarak onu kabul edeyim. Çünkü insanın meni den yaratılmasını sümerliler 6000 yıl önce anlatmış. Gezegenlerin hareketlerini 1600 lü yıllara kadar bilimin bile bilmediği bi haber yaşadığı jupiterden sonra gelen gezegenleri adamlar ozaman yörüngedeki harketleriyle tabletlere sayısal verilerle aktarmışlar. Bunu bu ara okadar çok söyledim ki yine söylüyorum, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak böyle bi cehalet.

  24. Yılmaz

    inanmadan kazanamazsın madem kuran ın bi harfi değişti neden Allah bi peygamber daha yollamıyor bu kafirlerin oyununa gelmeyin kuran ın tek bir harfini değiştirebilen bedelini öder Allah tarafından bu bir diyelim ki değişti o zaman da yeni bir kitap ve yeni bir peygamber gelir buda 2 bilip bilmeden kuran hakkında atıp tutmayın

  25. 1-herşeye aniden müdahele edilip tüm yanlışlar hemen düzeltilseydi insanlar birbirlerini nasıl saptıracaklardı.
    2-insanlar nasıl daha da azgınlaşıp cehennemin daha da dibini boylayacaktı.
    3-zaten her şeyde allahın düzeltmesi olacaksa müminler nasıl bir şeyleri ıslah etmekle yükümlü olacaktı.
    4-hata yapılmasına izin verilmeyen bir insan nasıl hür olur.
    5-eziyet çekmeyen bir insanın sabrı nasıl ölçülür, bu insan nasıl kemale erdirilir.
    6-kötülük olmasaydı iyi nasıl anlaşılırdı, insanla melek in farkı ne olurdu.
    7-kutuplarda ibadetler mekke ye göre yapılır. günler normal saatlere dönmüşse paralel ve meridyenlere göre yapılır.
    8-kuranın tek bir harfi bile değişmemiştir. çünkü emevi, abbasi, selçuklu, memlüklü ve osmanlı devletleri şeriat devleti idi. devlet, halk ve insanlar sürekli kuranla denetlenip yönetiliyordu. bozulmaya fırsat bile yoktu. en küçük bir anlam kayması bile göze çarpardı. çünkü hayat kuran üzerine kuruluydu. birinin menfaatine veya aklına uygun bir kelime diğerlerinin mantığına veya işine gelmezdi.
    9-ilk yazma kuranlar yakılmasaydı spekülasyonlar çıkardı, bu da osmanın-ebu bekirin kuranı vs. diyerek yenileri icat edilebilirdi. yakıldığı an şüphelerin ve uydurmalarının önüne geçilmiş olundu.
    10-topkapıdaki 600 senelik kuran mış peki diğer 600 senelik yazma kuranlar arasında farklılık var mı.
    11-kulaktan kulağa hadisler için söylenebilir belki ama sürekli bir kaç kişi tarafından sürekli yazıya geçirilen bir kitap nasıl böyle örneklendirilir.

  26. Ege

    Peygamber öldüğünde Kuran’ı tam olarak ezbere bilen 5 insan vardı..5 İNSAN’a mı güvenecek yani bütün İslam alemi? Gerisi kişiye kalmış.

  27. Reşat

    BRR!
    Sayın Ege,verdiğiniz sorunun cevabı çok kolay.
    Peyğamberimiz(s.a.a.v.): “Ali hakk ile,Hakk da Ali iledir.”
    başka bir yerde “Ben ilmin şehri,Ali kapısıdır.” demiş. ve s.
    Yalnız Onun bile ezberden bilmesi kafidir.Çünki zaten Peyğemberimiz bize(Onada Allah-u Teala,ki ayetde de keçer…) söylemiş ki,Ali hakk iledir!
    Ondan sonra da onun evlatları,Ehli Beyt İmamları ve s. derken zaten hicri 300lere kadar(miladi 950ler) gelib çıkar.

    Bunun yanı sıra diğer sahabiler,onların evlatları,musahaflar,yazılanlar,tam hafiz olmayanlar- 2/3-ini bilen,ve ye daha azını bilen binlerle sahabi vardı.
    UNUTMAYIN!!! KURANIN BU KADAR KOLAY EZBERLENMESİNE DİĞER GÜCLÜ SEBEP KURRANIN ONLARIN KENDİ ANA DİLLERİNDE OLMASIYDI!!!

    VERB!

  28. ferdi

    Yorumlarınızı dikkatle okudum arkadaşlar öncelikle şunu söyliyim bilimsel açıdan konuşuyorsanız ki doğa kendi madde oluşturuyor falan demişsiniz peki önce şunu bilim açıklasın bu doğa dünya diğer gezegenler yıldızlar ve evren nasıl oluştu önce bunu bilimsel olarak ispat etmeniz gerekir . Yıllardır big bang teorisi diye adlandırılan şey teori bile değildir sadece bir tezdir birşeyin teori olması için birçok gözlem ve deneyle ispat edilmesi lazım . Dünyanın oluşumu konusunda isviçrede bi deney yapılıyor ama henüz netice alınamadı (zaten bu deneyin çok uzun yıllar sürebileceğide söyleniyor ) . Tanrının var olup olmadığı konusunda bilmin bi cevap vermesi için uzayın son noktasına kadar keşfedip her bir maddeyi , hücreyi yeniden oluşturabilmesi gerekmektedir . Dünyada gelmiş geçmiş en zeki insanlar arasında kabul edilen Albert Einstein bile bu konuda fazla bişey söyleyememiş ikileme düşmüş ve en son paradoks bi cevap vererek nokta koymuştur.
    – Tanrı sözcüğü benim için insanın zaaflarının bir ifadesi ve ürünü olmanın ötesinde bir anlam taşımıyor. İncil de yüce bir kitap ama yine de ilkel efsanelerden oluşan bir koleksiyon ve aynı zamanda oldukça çocukça.
    – Tanrı zar atmaz
    – Eğer tanrı insanları yaratmasaydı , İnsanlar tanrıyı yaratmak zorunda kalacaklardı
    Son yazılan söze bu ne biçim söz diye tepki verebilen arkadaşlar olabilir öncelikle şunu söyliyim bende inanan bir insanım yani Müslümanım arkadaşlar . burda insanın yaratmasında anlatılmak istenen daha önce roma , yunan mitolojisinde olduğu gibi yıldızlara ve putlara tapan ve bunun gibi kavimlerde olduğu gibi uydurmak anlamında kullanılmıştır kesinlikle kimse yanlış algılamasın diye söylüyorum . Dini açıdan bakıcak olursak herkez inanıcak diye bişey yok inanmama özgürlüğüde var gerçi benim inanışıma göre onun sonunda da cehennem var ama sonuçta herkez özgür zaten bu özgürlükte Allah ‘ın bize verdiği özgürlük isteseydi bizi yarattığı gibi inandırmayı namaz kıldırmayı bilirdi . Bu özgürlüğün sebebide dünya hayatının bir sınav olması . Ateist ve diğer dinlere mensup arkadaşlar bazı konularda haklısınız . ben inanmıyorum veya ben başka dine mensubum dedğinizde tepki görüyorsunuz bu doğru bi yaklaşım değildir ama bunun sebebi İslam değil cehalettir .

  29. alinin yazmıs oldugu kuran noktasız topkapı sarayındadır arastırabılırsınız arkadaslar. bana gore ateıstler en dındar ınsanlar ;)

  30. Arzu

    mimar sinanin haritasi da palavra.harita diye gosterdikleri sey latin harfleri ile yazilmis.bir de neden bu kadar yuceltiliyor.dogru bir adam olsaydi cami yapmazdi,demek ki salak herifin teki.

  31. Umut

    Güzel Peygamber’ime OKU denmişti, bunu yorumlayanlar Peygamberim’in okuma yazması olmadığı için söylendiğini belirtir.halbuki yer yüzündeki herşey okunmalıdır.hiç bişeyin tesadüfen yapılamayacağı,kendiliğinden olamayacı çok açık… şu halde tek bir şey var (Haşa) Allah birden fazlamı?şunada şmyle cevap vereyim;eğer (haşa) Allah birden çok olsaydı aralarında kargaşa çıkar,evren bu kadar düzenli ve güzel olmazdı,,hem biz kime ibadet edecektik bunun tatışması yapılır hatta hangi peygamberi kim göndercek çatışması olurdu…O halde tek bir Yaracıtı var ve O bağışlayıcıdır.AF dileyin gözünüzü seveyim boş şeylere takılmayın

  32. deist

    bravo müslüman arkadaşlar özellikle reşat sen verdiğiniz bu nasihat ve öğütlerle vede örneklerle +500 puan bonus sevap kazandınız ve ariyetten 4 huri sahibi olmaya hak kazandınız tepep tepe kullanın ben deistim yaratıcıya inanıyorum ama dinlere inanmıyorum hem islam dininin gerçek olduğunu bilsemde ibadet etmicem cehennemde yanmaya razıyım ve eğer siz cennete giderseniz size hurilerle ve gilmanlarla mutluluklar ne diyim

  33. zindika

    varlığı bilinip kayıtsız kalınan eli kolu bağlı, yarattıkları arasında hakimiyetini kuramayan ve yaşamları sonucunda güçlü zalimlerden zayıf mazlumların hakkını alamayan ve güzel yaşayanları ödüllendirip kötülerini cezalandıramayan aciz, düzen içinde bir çark vazifesi gören tanrı bana ateistlikten daha saçma geliyor.

  34. Abdülalim Hüseyin

    Müddei iddiasını ispatla mükellefdir. Yani iddia sahibi iddiasını ispat etmek zorundadır. İsğat edemediği takdirde karaktersiz yalancı bir iftiracı olarak kalır. Bunu az bir akıl sahibi olan herkes bilir. Siz bana farklı bir Kur’an getirerek iddianızı ispat etmediğiniz sürece sizin içinde benim nazarımda ikinci şık geçerli olacaktır. Zira iftira ve yalanlar ile hiç bir dimağı bulandırmaya insanları kandırmaya hakkınız yoktur.

    Gelelim iddianızdaki tutarsızlıklara. Konuya dilim döndüğünce ve mümkün olduğunca kısa ve öz cevap vermeye çalışacağım. Konu hakkında sorusu olan arkadaşlar hesabımdan beni ekleyebilir.

    Kur’an nasıl yazıldı, nasıl toplandı, günümüze nasıl geldi?

    Sahâbe Hz. Peygamber’in zamanında Kur’an’ı tamamen ezberlemiş ve yazmıştı. 23 yıl boyunca Cenab-ı Hak’tan gelen vahiy önce Rasûlullah (SAV) tarafından ezberleniyor, vahiy kâtiplerine okuyarak yazdırıyordu. Bu arada okuma yazma bilen-bilmeyen diğer sahâbeler de Kur’ân’ı ezberliyorlardı. Allah Rasûlü Kur’ân’ın sadece ezberlenmesini yeterli görmüyordu.

    Sayıları 40’ı bulan vahiy kâtipleri “kemik, tahta, papirüs, deri ve kiremit inceliğindeki pişirilmiş tuğlalardan” bulabildikleri malzemeler üzerine yazıyorlardı. Hz. Peygamber (SAV) zamânında vahiy devam ettiği için iki kapak arasına alınamamıştı. Hz. Ebû Bekir’in halifeliği zamanında meydana gelen Yemame savaşında 70 kadar hâfız sahâbenin şehit olması müslümanları telaşlandırdı.

    Hz. Ömer’in teklifi ile, hâfız ve vahiy kâtiplerinin en meşhuru olan Zeyd bin Sâbit başkanlığında bir komisyon oluşturuldu. Komisyon, sahâbede bulunan Kur’an nüshalarını, Rasûlullah’ın huzurunda yazıldığına dair iki şahit şartı ile toplattı. Böylece yazılı bütün metinler toplanarak bir araya getirildi.

    Kur’ân’ın asıl nüshası yazılarak Halife Hz. Ebû Bekir’e teslim edildi. Bu nüshaya “İmam Nüsha” denildi.

    Hz. Ömer’in halifeliğinde Kur’an öğrenimine ve hâfızlığa önem verilmiş, hâfız sahâbeler, yeni İslâm’a giren bölgelere gönderilerek eğitime devam edilmişti. Hz. Osman’ın zamanında Kur’an eğitiminde bütünlük sağlamak için “İmam Mushaf” esas alınarak 7 nüsha yazdırılarak çoğaltıldı. Bunlar, Medine, Mekke, Şam, Kûfe ve Basra’ya gönderildi. Bu yedi nüshadan birisi İstanbul’daki Topkapı Müzesinde, diğeri ise Taşkent Müzesinde bulunmaktadır. Şu anda dünyanın her yanında bulunan, okunan, ezberlenen Kur’an’la İstanbul ve Taşkent’teki Hz. Osman’ın yazdırdığı Kur’an arasında hiçbir farklılık söz konusu değildir.

    ZİRA SİZİN DEDİĞİNİZ GİBİ BİR FARKLILIK OLSAYDI SİZİN ÖNDE GİDENLERİNİZ YAZILI İLK KUR’AN İLE GÜNÜMÜZDEKİ KUR’ANLARI BİR ÇOK KEZ KARŞILAŞTIRMIŞ OLDUĞUNDAN ŞİMDİYE KADAR ORTALIĞI VELVELEYE ÇOKTAN VERMİŞTİLER.

  35. Yavuz

    Allah siz ateistleri affetsin.Sorgunuz çok çetin olacak.Keşke dememek için gidin tövbe edin.

  36. memet

    evet kuranin bir harfi bile değişmemiştir çünkü dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin kuran metni ve ayetleri aynıdır..mushaf ve satır formatları farklı olabilir ama metin asla..

  37. merve

    allahdamı akıl edemedi ne demek ya siz önce sizi yaratana nasıl hitap edeceğnizi öğrenin daha sonra kuranın değişip değişmediğine kafanızı yorun. o cümleden sonra yazdıklarınızı okumaya tenezzül bile etmiyorum saygılar..

  38. sahin

    ilk Mushaf Kur’an’ın okunşundaki tartışmalara son vermek amacıyla, farklı kıraatleri yansıtacak şekilde Hz. Ebu Bekr’in topladığı ve Hz Ömer’in kızı Hafsa’nın koruduğu nüshaya bağlı kalınarak yazıldı. Bununla ilgili olarak Hz. Osman, Zeyd b. Sâbit (r.a), Abdullah b. ez-Zübeyr (r.a), Sad b. el-Âs (r.a) ve Abdurrahman b. el-Haris b. Hişam (r.a)’ı görevlendirdi. Hz. Osman (r.a) yazılan Kur’an’ın bir nüshasını saklamış diğer nüshaları ise çeşitli İslam şehirlerine göndermiştir…
    EKbilgi: Hz. Zeyd , getirilen dokümanları hemen kabul etmemiş , hele ezbere okuyanlara karşı büsbütün ihtiyatla davranılmıştır. Bizzat Rasûlullah Efendimizin huzurunda yazılanlar esas alınmış , fakat bunda da pek titiz davranarak , Kur’ân âyetlerini getirenlerden ; bu âyetlerin , Kur’ân’dan olduğuna dair iki de tanık göstermelerini şart koşmuştu. Yalnızca Ebû Huzeyme’nin getirdiği iki âyeti ; Efendimizin O’nun şahitliğini iki şahitlik yerine saymasından ötürü kabul etmiştir
    .Yani yazılan kuranı kerim o dönemin din bilginlerinin onayından geçmiştir. En küçük bir hata olması durumunda içlerinden en az birinin bunu farketmemesi imkansızdır. O dönemde bizzat Hz.osman tarafından yazılan ve kitaplaştırılan kuran’ı kerimlerden bir tanesi topkapı sarayında sergilenmektedir. Tüm iddialara karşı şu an günümüzdeki kuranı kerimle birebir harf harf aynıdır. Ben inanmıyorum de geç, ona bir şey demem ama dünya üzerinde şuanda 1 milyara yakın müslüman var elbet bunlar da bu konuları araştırdı. Öyle laftan aynı değil demekle olmuyor araştırma yaptım diyorsun hani belgen, daha topkapı sarayında ki kitabi gidip görmemişsin.

  39. asporim

    ZİRA SİZİN DEDİĞİNİZ GİBİ BİR FARKLILIK OLSAYDI SİZİN ÖNDE GİDENLERİNİZ YAZILI İLK KUR’AN İLE GÜNÜMÜZDEKİ KUR’ANLARI BİR ÇOK KEZ KARŞILAŞTIRMIŞ OLDUĞUNDAN ŞİMDİYE KADAR ORTALIĞI VELVELEYE ÇOKTAN VERMİŞTİLER.

  40. selam herkese. konunun arastırılıyor, sorgulanıyor olması cok guzel. bende oyle yapıyorum ve bunun sonucundadır ki Kuran ın degistirilmedigine inanıyorum. Kuran ın degisip degismedigi konusu iki sekilde arastırılır. bir eldeki somut tarihi verilerve arastırmalarla. iki bu eserin kendisinin incelenmesiyle. kendisi incelendiginde gorulecektir ki hic bir sekilde degisiklige ugramamıs olması gerekli: kesinlikle bastan sona bilime atıf yapan bir kitap zaten. kendisinden cok sonra gerceklesecek olan olaylara ve bilimsel verilere isaret eden bir kitap. yapmayın biraz vicdanlı olun. icinde tutarsızlıklar oldugunu soyleyenler kesinlikle edebiyat ve/veya arapca yoksunu insanlar. aynı zamanda konuların uzmanlarının yaptıgı yorumları onyargıyla dinleyip, kestirip atan insanlar. ayetleri cımbızlama alıp yorumlayan insanlar. celiski diye gosterdikleri ayetler muhtemelen bambaska konulardan bahsediyor aynı olay veya olgulardan bile bahsetmiyor ki celiski olsun. ateizme genel olarak gelince, dusunelim bir kere. kendi vucudumuzu dusunelim.beynimizi dusunelim mesela. evrende bilinen en kompleks sey. bunu biz kendimiz mi yarattık? ki bir zamanalr hic bir seyn farkında olmayan, altını ıslatan varlıklardık hepimiz. yoksa annemiz babamız ciftlesirken mi yarattı? yoksa tanrısız, rastgele, gelisiguzel bir evrenin tesadufleri mi yarattı. lutfen asagıdaki linki inceleyin. bakın ozet olarak; evrendeki parcacık sayısı 10 uzeri 80. bu kadar sayıda maymun olsa ve bunların her birrinin onunde bir klavye olsa, rastgele klavye tuslarına bassalar, evrenin yasının 100 katı kadar bri zaman icerisinde en basit bir kitabın bile yazılması ihtimalı yok gibi birsey. kaldıki gercek evrende. en basit dna sifresinin yazılması ihtimali!!! lutfen dna sifresinin, 10 uzeri 80 in ve evrenin yasının ne olduguna bakalım bunları degerlendirirken. herkese saygılar sevgiler tesekkurler…

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Sonsuz_maymun_teoremi

  41. Burak Saykı

    İslamda hafızlık bu yüzden vardır yukarıda bazı arkadaşlar belirtmiş ama ben yine fuzuli bir şekilde belirtmek istiyorum ki Bütüm kur’anlar yakılsa bile şuan aynısı harfi harfine yazılır.

    • Hakikatin peşinde

      Bütün müslüman aleminin kabulüne göre kuran iniş sırasına göre degil ve büyük bölümüde Ömerden rivayete kuranın eksik oldugunu kabul ediyor. Her bir din alimi toplam ayet sayısı için farklı rakam veriyor. Bir harfi bile değişmemiştir derken bu hususlarda ne diyorsunuz. Ayrıca bir uzmanlar heyetinin kuranı toplamış olması insana mahsus hata yapabilme olasılığını ortadan kaldırıyor mu? Peygamber zamanında yazılmamış olması vahiy devam ettiği için deniyor. Her gelen vahyi kitaba sırayla eklemek çokmu zordu. Her gelen vahyi ezberleyen hafızlar kuran toplama aşamasında iken ” biz iniş sırasına göre ezberledik neden âyetleri sırasıyla yazmıyorsunuz” dememişler? Düşündükçe sorularım çoğalıyor.

      • bekir

        bu konunun kur’an la sınırlı olmadıgını az cok merak edenler bilir aslında incilde havvariler tarafından yazılmıştır tevratta hakeza on levha haricinde bir peygamberin onayından geçmiş bir metin değildir farklı zamanlarda farklı kişiler tarafından derlenmiştir şimdi asıl soru şu nasıl bir allahki kendi kitapları arasında ayrımcılık yapıp kimisini koruyacagını söylerken kimisininde insanlar tarafından tahrif edildigini söylüyor kaldıki incil ve tevrattada kıyamete kadar tek bir harfinin degışmeyecegine dair kayıtlar var zaten ama mevcut durum pek öyle degıl bu konuda söyleceğim önemli şeyler var aslında ama benide peygamber likle yaftalarsınız diye yazmıyorum.yada peygamberlik ve allahla iletişim konusu önemli ama insanlar herzamanki gibi bu konular üzerinde düşünmekten araştırmaktansa birilerinin dediklerine inanmayı kolay ucuz ve masrafsız gördükleri için kolaycılık yapıyorlar. .

  42. dr_dehilist

    ‘İslamda hafızlık bu yüzden vardır yukarıda bazı arkadaşlar belirtmiş ama ben yine fuzuli bir şekilde belirtmek istiyorum ki Bütüm kur’anlar yakılsa bile şuan aynısı harfi harfine yazılır.’kulaktan kulağa oyununu oynaman lazım. Okuduğum en zayıf yorumlardan biri tabi benim değerlendirmem. hemen bu böyledir de ve konuyu bitsin son nokta kahramanı!Eğer k,tap tanrıdan gelseydi en baştan kitap haline getirilmeliydi muhammed görevini yapmadığı anlamından başka ne çıkar? neden yapmadı peki önemsiz bir ayrıntımıydı yoksa kayıtedilmesini enbaştan beri istemiyor muydu? ben muhammed in dürüst bir insan olduğuna oldum olası inanmıyorum. insanların çoğunu yakmak için yarattım diyen bi tanrıyı kabulenmek akıl karı değil ne mutlu banaki teist deilim

    • Furkan

      İnkâr edenler: ‘Kur’ân ona bir defada indirilmeli değil miydi?’ dediler. Biz onunla senin kalbini sağlamlaştırmak için onu böyle (parça parça indirdik) ve onu ağır ağır okuduk.” (Furkan, 25/32) kuran Hz.Muhammed tarafından kaydedildi ama kitaplaştırılmadı kitaplaştırılması da ayetle ve hadisle belirtilmemiştir neden mi çünkü herşeyi Allah ve peygamber belirtseydi dinin hükümleri çoğalırdı insanlar dini uygulamazdı kuranda onu koruyacağının garantisini veriyor hafızların hafızalarında ya da hz. osmanın kitap haline getirmesiyle bunlar kuranın korunmasına Allahında sözünü verdiği gibi vesile olmuştur.Daha önce indirilen incil ve tevrat kitap halinde indirildi ve insanlar tarafından değiştirildi kuranın vahiy yoluyla gelmesi hafızların hafızasıyla tescillenen kuranın kitap haline getirildiğinde artık kimsenin onu kafasına göre değiştirip insanlara doğrusu buydu dememesine neden olmuştur

  43. Deniz Akış

    burada yazılanları okuduktan sonra bende yorumumu belirteyim,peygamberimizin hayatı neredeyse sanki dün doğmuş gibi bilinmekte,hz muhammet doğmadan evvel annesi ve babası hangi dindendi,ya musevi yada hıristiyandı,olmadı derseniz O zaman kafirlerdi,ve ne zaman sünnet edildi?şu anki Kuran ın Muhammetten 400 sene yazılmış olmasıda ve orjinalinin olmayışı garib değilmi,kendisi 11-12 yabancı islami sitelerde ise 20 üzerinde evliliği yazmakta isimleriyle birlikte,fakat müslümanlara 4 eş alınması sünnet kılınmış?NEDEN

    • Muttaki

      1-Hz Muhammed’in Anne ve Babaları “Hanif” dinindendiler… Hanif Dinini Araştır…
      2-Sünnet olmak Farz Olan bir durum değil Sünnet olmak zorunda değillerdi. Ayrıca Sünnet Hz Muhammed ile Başlayan bir durum değil En Eski Kaynaklar Eski Mısırda bile sünnetin olduğunu kanıtlıyor. Sünnetin Tarihini Araştır.
      3-Kuran Hz MUhammed Döneminde Yazılıyordu. Ancak Kitap Haline Getirilmemişti.
      Daha sonra hz Osman Döneminde toplatılarka bir kitap (mushaf) haline getirilmiştir. Bu Konuda bilinen en eski mushaf odur.Adıda İmam Mushafıdır. Araştır.
      4-Hz Peygamber Sence 11-12 yada 20 Defa evlenmesi zevki için olsa Hz Aişe Dışındaki hanımları dul ve Yaşlı (60-70 Yaşında) olarak alırmıydı? Hz Peygamberin Eşlerini Araştır…
      5- İslamda 4 Eş Sünnet değil, Ruhsattır. Yani Gerektiğinde bu ruhsatı kullanabilirsin. öyle Kafan estiğinde bu ruhsatı kullanamazsın. İslamda 4 Kadın Almak Araştır…

  44. derg

    Sizin tesadüfen olştu dediğiniz canlıların devamı için cinsiyet nereden gelmekte, hatta üremeyi teşvik etmek için onu sıkıcı olmak yerine zevkli kılan nedir..

  45. kerem

    hay sizin ateizminizi yiyim. düşünen beyniniz kendi kendine nasıl oluştu. bana mantıklı açıklamasını yapın o zaman

    • oinomaos

      bir şeyi açıklayamıyorsan açıklanamıyordur. Basit düşün. Bilmediğim için şu şekilde söyleyeyim: Beyninin nasıl oluştuduğunu bilmiyorum. Ama nasıl oluştuğunu bilmemem onu kuranda yazıyor diye allah(tanrı demiyorum) yarattı kabul etmek mantıksız. Açıklamasını bilmediğimiz bir şeyi doğruluğu kesin olmayan bir kitaba dayandırıyorsun.

  46. furkan

    KURAN NEDEN GEÇ YAZILDI:
    yazılı kaynaklar her zaman unutulabilir. değişikliğe de uğrayabilir. yada toplatılıp yakılabilir. yani kısaca ezbere dayanmayan her kaynak kesintiye uğrayabilir. yada siyasi yada bilmem ne hükmetme kaydı taşıyan zümreler tarafından değişikliğe uğrayabilir. (örnegin hristiyanlık gibi.) o yüzden hafızlar yetişir ki… her zaman her koşulda kuran indiği gibi unutulmasın aynı kalsın diye… (örneğin Tanrının Kitabı filmindeki gibi…) anlayan anladı..

  47. Most bloggers are familiar with programs that submit bogus comments, usually for the purpose of raising search engine ranks of some website (e.g., “buy penny stocks here”). This is called comment spam. By using a CAPTCHA, only humans can enter comments on a blog. There is no need to make users sign up before they enter a comment, and no legitimate comments are ever lost! http://gryma.pl – gry
    Protecting Website Registration. Several companies (Yahoo!, Microsoft, etc.) offer free email services. Up until a few years ago, most of these services suffered from a specific type of attack: “bots” that would sign up for thousands of email accounts every minute. The solution to this problem was to use CAPTCHAs to ensure that only humans obtain free accounts. In general, free services should be protected with a CAPTCHA in order to prevent abuse by automated programs.

    Online Polls. In November 1999, http://www.slashdot.org released an online poll asking which was the best graduate school in computer science (a dangerous question to ask over the web!). As is the case with most online polls, IP addresses of voters were recorded in order to prevent single users from voting more than once. However, students at Carnegie Mellon found a way to stuff the ballots using programs that voted for CMU thousands of times. CMU’s score started growing rapidly. The next day, students at MIT wrote their own program and the poll became a contest between voting “bots.” MIT finished with 21,156 votes, Carnegie Mellon with 21,032 and every other school with less than 1,000. Can the result of any online poll be trusted? Not unless the poll ensures that only humans can vote.

    Preventing Dictionary Attacks. CAPTCHAs can also be used to prevent dictionary attacks in password systems. The idea is simple: prevent a computer from being able to iterate through the entire space of passwords by requiring it to solve a CAPTCHA after a certain number of unsuccessful logins.

  48. Adem

    Kardslerim çok yanlış düşunüyorsunuz ebedi hayatınızı batırmaya gerek yok su fani dunya hayatı için Kuran Kerim mealı okusanız anlayacksnız Hicr Suresinin ilk dört ayetinin mealini okuyun ve iyi düşünün şeytana uymayn

  49. Adem

    ataistler Halit Ertuğrulun Kendini Arayan Adam adlı kitabinı okusanz butun hayatnızın değişecegne inanyrum buyuk bir ateistin hayatının nasıl değiştiıni anlatıyor.Mutlaka okuyn şiddetle tavsiye edyrum ALLAH hidayet versin sizlere

  50. test

    test yazisi yollayip, yazip yazamiyacagimi testetmis oldum.. sorry admin!

    kuran’i mealen okuyup bir düsünceye varan arkadaslara yaziyorum… icerigi 1400 senelik olan bir kitap! anlamak kolaymi? 1. nekadar eskiyse okadar kolay anlasilir dersiniz; bende derimki, bindörtyüz degil 14 bin senelik bir magara ve o döneme ait birkac isaret magaranin tas duvarina kazinmis… adam kisin soguktan neyapacagini bilmiyor ininde elindeki sopasiyla herhangibirseyler ciziyor oraya, bakiyor güzel oluyor sonra cesitli figürler günes bilmem karisini resmediyor falan… onu anlamak icin günümüzde akioloji bilmem ne birsürü tarihle ilgili üniversitede dallar var okuyor millet senelerce.. o magarada ne yazili olabilir acaba, anlayabilmek icin! yada günümüze gelirsek, bir anayasa kitapcigini anlamak; onuda hukukculara sorun kac kisi tam olarak anliyor, biliyor icerigini? bir kanun diger bir kanuna atifta bulunuyor bilmem biri digerini tamamliyor, yoksayiyor vs.

    yani, isin özü sudurki: gercekten muhalifsen tarih okuman, arapca okuman ve icerigini anlayip muhalefet yapman gerekir! bunu günümüz yogunlugundaki bir insanin zor yapacagindan, einstein’in dedigi gibi, akilli insan aklini kullanir… daha akilli olan, digerlerininde aklini kullanir diyerek baskalarinin düsüncelerini savunma durumunda kalirki! ozamanda iste tam elestirdigi insanlardan farki kalmaz! inanlarda hani bilmem tarikat, dervis vb. gibi kuran ehli insanlara inanip onlarin aklini kullaniyorlar ya?

    son olarak: cikan bilimsel sonuc, ahlakende ayni kapiya cikiyor.. madem inanmiyorsun, ozaman birak inananlari rahatca ibadet etsinler.. 21- yüzyil dünyasinda en kötü ihtimam kendilerine eziyet etmis olurlar. vs vs :)

  51. hilal

    ben de hristiyanım .üstelik müslümanlıktan döndüm hristiyanlığa . nedir bu tartışma. değiştirildiyse birgün ortaya çıkacaktır arkadaşımız güzel bir şey paylaşmış ona yanlış düşünüyorsun demeye hakkınız mı var ? siz doğrusunu mu biliyorsunuz , kendi gözlerinizlemi gördünüz sanki ? .
    herneyse pozitifateizm tebrik ederim güzel paylaşım . peki bir şey sormak istiyorum sence hristiyanlık doğrumu . bu konu hakkındaki düşüncelerini e posta yolu ile konuşmak istiyorum ve felsefe yapmak. teşekkür ederim şimdiden bana ulaşırsan emailden sevinirim :)

    • test

      hiristiyanliga islamdan (alevilikten) dönen bir arkadasim var.. hala boslukta oldugunu düsündügüm. ona dinlemesi icin avrupada cok taninan “bilmeniz gereken hersey” adli bir kitabin CD versiyonunu hediye ettim.. dinlemesini istedigim bölümde, hani kuran-i kerinmden söz acilmisken, incille alakali kiliseninde dogruladigi ve genel tarih kitaplarinda gecen kisimdi.

      1500’lü senelerde kilise ve odönemin dini liderleri ve ayni zamanda incilde devrim yapan martin luther’in öncülügünde gerceklesen olaylar aslinda hicbirsekilde incile tanrinin kelami olarak bakilamiyacaginin belgesidir!

      incilin devrim öncesi dünyayi günes sisteminin merkezi olarak gördügü belgelidir. yani günes ay vs. dünyanin etrafinda dönüyor ve dünya sabittir… 1500’lü senelerde bilim’e dayanan arastirmalar sonucunda o dönemin ayni zamanda bilim insanlari, aslinda dünyanin günesin etrafinda döndügünü söylediklerinde, iste tamda o incilde devrime giden martin luther ve kilise tarafindan kopernikus’un “yakilarak” öldürülmesi günümüz incilinin hicbirsekilde tanrinin kelami olamiyacaginin kanitidir. o dönemler hatta ünlü italyan bilim adami galileo dahi kopernikus’un hakli oldugunu bilmesine ragmen, dünyanin günes etrafinda döndügünü söyleyememistir. tarihi arastirip okuyabilirsiniz..
      bunlari kilise dahi yalanlayamiyor, cünkü tarihte belgelidir!

      yani sonuc itibariyle, baska bir din’den hiristiyanliga gecmek, akil mantik isi degil gibi geliyor bana; dinin temel diregi olan kitap, yani incil, eger bir insan ürünü ise? öyleyse, neye dayanarak hiristiyan olunur bilmek isterim acikcasi..

    • Dark

      cok ilginc bir sey yapmissiniz şu anki incilde yeryuzununun yaratilmasi ile ilgili ve bilim ile ilgili çok büyük yanlışlar var iken bunu kabul etmeniz şaşırtıcı.. Aşağıda vereceğim videoyu izlemenizi tavsiye ederim.

  52. brucle

    Öncelikle şunu söylemeliyimki siz ateistler herseyi sorgulamak gerektiğine inanıpta sorgulamayı yanlış yapanların ta kendisisiniz. Darwin derki ‘biz maymundan türedik’ peki öyle olsa bile o maymunun neyden türediğini neden sorgulamazsın neden orda kalırsın aklınızın durduğu içinmi? yoksa o düşüncede kalıp ona inanmak istediğiniz içinmi?(eğer ona inanmak içinse yanlış yerde durmuşsunuz devam edin.)

    Kuran değiştirilmiştir diyorsunuz!! Kuranın değiştirelmesi ancak bir çıkar söz konusu olacaksa bu değişim yapılmış olmalıdır mantıken. Peki hangi ayette bir insanın çıkarı söz konusu olabilir bunu araştırdınızmı?
    Ve yine o zamandan bu zamana yuzlerce evliya gelmiş bunların en büyükleri Mevlana-Yunus Emre-Abdul Kadir Geylanı… gibi Allah dostu olan kişiler kuranın değişikliğinden şikayet etmemişlerde senin gibi Allahı olmayan birimi bu şikayeti dile getiriyor?

  53. ömer

    İslamiyetteki ve Kurandaki bir çok ayete inanmıyorum,hepsi insanları köleleştirmek için ve fakirlerden,güçsüzlerden istifade edebilmek amacıyla yazılmış kutsal kitaptır diye bizlere yutturulmuş. bir çok ayette kadını aşağılamaktadır,kutsal kitap kişiye özel gelmez,peygamberin ümmeti için gelir,kendisi için gelen ayet bile var,birde geliniyle evlenip kendini haklı çıkarmak için ayet gelmiş bu nasıl olur ya?şimdi bazı arkadaşlar koruma amaçlı evlendi diyecekler,bende ölen oğlumun karısını nikahıma alayım O zaman,peygamberin yaşadığı şekilde yaşamak onun gibi hareket etmek sünnetse bende gelimi alarak sünnete uyayım,gene 8-10 yaş arası bir kız çocuğuyla evleneyim,hadi 15 yaşındaki kız olsun,hiç kendi 15 yaşındaki kızınızı 60 yaşındaki adama verirmisiniz ?

    • Adın mübarek ama kendin tam bir ahmaksın önce islamı senden daha iyi bilen insanların yazısını oku; http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10303674.asp?yazarid=277&gid=61

      Şimdi gelelim senin saçmalıklarına; hangi ayet insanları köleleştirmiş ya da hangi ayet kadını aşağılaştırmış söyle de bilelim, aslında saçmalıklarınız okyanuslardaki 1 damla sudan bile çok daha fazla kuran bir kere okumakla hemen anlaşılacak bir kitap değil onu iyi analiz etmek ve üzerinde uzun ve derin düşünmek gerek ateist sitelerinden gördüğünüz şeyleri kırparak aklınıza yer edindirip islamı ve Allah’ı kötülemek Hz. Muhammed (sav) efendimizi kötülemek yapabildiğiniz size göre en iyi şey ama cehalet işte bilip bilmeden bu konular hakkında konuşmak Kur’an değişmişmiş koskoca İslam alimleri, evliyalar, veliler bunun içinde olan insanlar bunu bilmeyecek 20-25 yaşında ünv’li ergen ötesi bir adam çıkıp Kur’an değişti diyecek ve sizin gibi cahil cühela gruplarda buna inanacak herşeyden önce içinde bulunmadığın dahil olmadığın bir konu hakkında nasil emin olabiliyorsun ? Kur’an’ın değiştirilmediği defalarca ispatlanmıştır, Kur’an insan eli ile yazılmış bir kitap olamaz, sen git dünyada en akıllı bilgili kültürlü 10 tane profesör, akademisyen hoca bul Kur’an alternatifi bir kitap yazdıramazsın çünkü Kur’an el yazması bir kitap olamaz size göre parça parça inmesi bi çelişki, orijinalinin bulunmaması çelişki, v.s. v.s. ama total’de söylediğim şey hakkında bilgi sahibi olmadığın konularda fikir sahibi olmaya çalışma cehalet kötü birşeydir bunu o kafana sok..!!

    • naz

      hangi peygamber gelini ile evlenmiş? Muhammed’i kast ediyorsan onun erkek çocukları küçük yaşta vefat ettiler hiç büyüyüp evlenmediler. Ayrıca ben bir kadınim ve kur’an diri diri toprağa gömülen kızların sesidir kızları gömenler ise Allah kuran değil ERKEKTIR. Kur’an düşmüşün kitabıdır sosyal adalettir size tavsiyem meali okuyun ama elmalı’nin mealini. Ve seyyid kutubu da oku kardeş müslüman olmayabilirsin ama öğrenmekten zarar çıkmaz birşeyi eleştireceksen REŞAT abi gibi delil sun kadıni köleleştiren ayeti yaz gönder

      • ali

        “Allah, kimini kimine üstün kılmasından ötürü ve erkeklerin mallarından sarf etmelerinden dolayı, erkekler kadınlar üzerine hâkimdirler. İyi kadınlar gönülden boyun eğerler. Ve Allah’ın korumalarını emir ettiğini kocalarının bulunmadığı zamanda koruyanlardır. Serkeş kadınlara öğüt verin, yataklarında onları yalnız bırakın, nihayet dövün. Size itaat ediyorlarsa, aleyhlerine yol aramayın. Doğrusu Allah yücedir. Büyüktür”. (Kuran: nisa 34) “Eğer yetimlerin haklarını gözetemeyeceğinizden korkarsanız, size helal edilen kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın ve eğer bu takdirde adaletli davranamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir kadın ile veya sahibi bulunduğunuz cariye ile yetinin. Bu, azmamanız, haksızlık yapmamanız için daha elverişlidir.” ( Nisa:3) “ Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini ve Allah’ın sana bahşettiği savaşesirleri arasından sağ elinin altında bulunanları sana helâl kıldık. Seninle beraber hicret eden amcanın, halanın, dayının ve teyzenin kızlarını da helâlkıldık. Eğer Peygamber kendisiyle evlenmek isterse, kendisini mehirsiz olarak peygambere bağışlayan herhangi bir mümin kadını da inananlara değil de sadece sana helâl kıldık. Sana bir sıkıntı olmaması için, biz, eşleri ve câriyeleri hakkında onlara neyi farz kıldığımızı kesinlikle biliyoruz. Allah çok bağışlayıcıdır; çok merhametlidir”. (Ahzap.50 Kuran) “Onlardan dilediğini geri bırakır, dilediğini yanına alırsın. Sırasınıgeri bıraktığın kadınlardan dilediğini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Onların gözleri aydın olup üzülmemelerine ve kendilerine verdiğin ile hepsinin hoşnut olmalarına en elverişli olan budur. Allah kalblerinizdekini bilir. Allah her şeyi bilir ve yumuşak davranır.” ( Ahzap 51 Kuran) :15) “İki kadının şahitliği bir erkeğin şahitliğine bedeldir. Biri unutursa diğeri hatırlasın” .(Kuran: Bakara:282). Mirasta, kadına bir, erkeğe ikidir, (Kuran Nisa:11)). –Kadınlar sizlerin tarlasıdır. Dilediğiniz yerden girin .(Kuran Bakara: 223)) – “ Zina eden erkek ve kadının her birine yüzer değnek vurun. ( Kuran Nur: 2) “ Zina eden kadınlarınız için dört tanık getirin. Onlar tanıklık ederse, Allah o kadına doğru yol gösterinceye kadar onu evden dışarı çıkarmayınız.” (Kuran nisa15). “ Yeminleri bozmada, ipliğini kuvvetle büktükten sonra bozup parçalayan karı.” ( NAHL-92 Kuran) “Eğer koca, eşini ikinci talaktan sonra üçüncü defa boşarsa, artık başka bir kocaya varıp ondan boşanmadıkça, o kadın ilk kocasına helâl” ( Kuran bakara 230)

  54. İman

    Kafirun suresi
    1-De ki: “Ey kafirler.”

    2-“Ben sizin taptıklarınıza tapmam.”

    3-“Benim taptığıma siz tapacak değilsiniz.”

    4-“Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim.”

    5-“Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.”

    6-“Sizin dininiz size, benim dinim bana.”

    Yunus suresi

    99 – Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde kim varsa hepsi toptan iman ederlerdi. O halde insanları hep mümin olsunlar diye sen mi zorlayacaksın?

    100 – Allah’ın izni olmadıkça hiçbir kişinin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını kullanmayanlar üzerine Allah bir uğursuzluk yükler.

    101 – De ki: “Göklerde ve yerde olup bitenlere dikkatle bakın!” Fakat o uyarmalar ve o âyetler, iman etmeyen bir kavme fayda vermez ki

    102 – Onlar, kendilerinden önce gelmiş geçmiş olanların uğradıkları felaket günleri gibisinden başkasını mı bekliyorlar? De ki, “Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerden olacağım.”

    Vesselam.

  55. hz tayyip

    Dünyada bir denge bir döngü var.Bunu sağlayan çok büyük güç ise Tanrı,Allah ne sayarsanız.Allah sığınmak içinse ne dine ne kitaba gerek var.Peygamberler tarihine bakınca Osmanlı imparatorluğu gibi babadan oğula geçen bir güç.

    Nedense peygamberler hep arap yarımadasından çıkmış.Hindistanlı peygamber yada Afrikalı peygamber duydunuzmu hiç.Eskimolar deseniz yine aynı veya çinli bir peygamber Japonda olabilir çekik gözlü kitapları ise yazanlar hep insanlar.

    İnsanlara yol gösteren Allah ya Muhammet yaşarken şu çakıl taşlarını kemik parçalarını birleştir kitap haline getir sende fanisin demeyi unutmuşmudur acaba?

    Doğru söze ne denir teşekkür edilir bu çalışma için.

    • naz

      demek peygamberler saltanatlik gibi hayret peki 124 bin peygamber aynı soydan mi yada buda ve zerdüşt yada sokrates aynı soydan mi onlar’da nebidir felsefelerine göre tanrı vardır bunun için mücadele etmişler!

  56. Dark

    Hic düşünmüyormusunuz ateist arkadaslar,her şeye kılıf uyduruyorsunuz . Kuranda matematiksel olarak oluşmuş binlerce mucize var ,En kolayından Altın Oran nedir onu bir araştırın derim neyle ilgilidir, kur an da hangi ayetler de geçer., herseyin cevabi Kur anda vardir. Ve zamani geldiginde Kuran butun herseyi yavas yavas aciklamaktadir.. Size nacizane tavsiyem http://www.kutsalgizemler.com/ girin ve oradaki videonun tamamini izleyin .Ve olma olasiligi milyonda bir olan matematiksel mucizelere şahit olun.

  57. Dark

    Kuranın tek harfi bile değişmemiştir. Ayrıca az kafayı çalıştırın. İçinde şu anda binlerce matematiksel deha olan bir kitabın değiştirildikten sonra böyle kalabileceğini mi zannediyorsunuz. El insaf :)) komik olmayın.Araştırın biraz cahil olmayın. :)

  58. KAHRAMAN

    KURAN DEĞİŞTİRİLDİ Mİ ?
    CEVAP
    Böyle bir şeyi Müslüman yaparsa kâfir olur, kâfir zaten kâfirdir, tekrar kâfir olmaz. Emirler yasaklar Müslüman içindir.

    Önce Kur’an-ı kerimin bugünkü hâle nasıl geldiğini bildirelim:
    Yemame savaşında, Kur’an-ı kerimi hıfzedenler [ezberleyenler] şehid olup azalmaya başlayınca, Hazret-i Ömer, halife Hazret-i Ebu Bekir’e, Kur’an-ı kerimin yazılıp Mushaf haline gelmesini tavsiye etti. Hazret-i Ebu Bekir de, Resulullahın kâtibi olan Zeyd bin Sabit’e sûreleri ayrı ayrı yazdırdı. Sonra, Eshab-ı kiramın ittifakı ile bir heyet tarafından bir mushaf yazıldı. Hazret-i Osman zamanında bu mushaftan, 6 adet daha yazılarak vilayetlere gönderildi. Bugün bütün İslam ülkelerinde mevcut olan Kur’an-ı kerimlerin tertibi ve şekli bu mushafa tam uygundur. O zamandan beri de bir tek harfi değişmemiştir. (Mirat-ı kâinat)

    Kur’an-ı kerimin değiştiğini söylemek birkaç yönden küfür olur:
    1- Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimi hiç kimsenin değiştiremeyeceğini ve bunu bizzat kendisinin koruyacağını bildiriyor:

    (Rabbinin sözü doğruluk ve adaletle tamamlandı. Onun sözlerini [Kur’anı] değiştirebilecek [hiçbir şey, hiçbir kuvvet] yoktur.) [Enam 115]

    (Kur’anı biz indirdik, elbette yine onu biz koruyacağız.) [Hicr 9]

    (Kur’an, eşi benzeri olmayan bir kitaptır. Ona önünden, ardından [hiçbir yönden, hiçbir şekilde] bâtıl gelemez [hiçbir ilave ve çıkarma yapılamaz. Çünkü] O, kâinatın hamd ettiği hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafından indirilmiştir.) [Fussilet 41-42] [Kur’anı Allah indirdiği için, onu bozabilecek birisinin çıkamayacağı açıkça bildiriliyor. Diyelim ki 19 cu, Tevbe sûresindeki iki âyeti veya başka âyetleri çıkarıp Tam Kur’an diye bir kitap bastırsa, piyasaya sürülünce, hile meydana çıkar ve hiç itibar görmez.]

    Bu üç âyet-i kerimeye rağmen, Kur’an değişti demek çok büyük, çok çirkin bir iftira olur.

    2- Kur’an-ı kerimi hâşâ Resulullah değiştirdi diyenler de çıkıyor. Bu, âlemlere rahmet olarak gönderilen son Resul için çok çirkin iftiradır. Üzerinde durmak bile gerekmez. Bir âyet meali:
    (Eğer O [Peygamber] bize atfen, [Kur’ana] bazı sözler katsaydı, biz onu kuvvetle yakalayıp şah damarını koparır, helak ederdik, hiçbiriniz de buna engel olamazdınız.) [Hakka 44-47]
    Resulullah değiştirdi diyen bu âyeti de inkâr etmiş olur.

    3- Daha çok Rafıziler, üç halife ile eshab değiştirdi diyorlar. Üç halife, âyet-i kerimelerle övüldüğü gibi, eshabın tamamı da övülmektedir. Hepsinin Cennetlik olduğunu bildiren bir âyet-i kerime meali:
    ([Eshab-ı kiramın] hepsine hüsnayı [Cenneti] vaad ettik.) [Hadid 10]
    Hepsi Cennetlik olan bu kıymetli insanlara nasıl iftira edilebilir ki?

    4- Mucize olması bakımından da değiştirilemez. İki âyet meali şöyledir:
    (Kulumuza [Peygambere] indirdiğimizden [Allah’tan geldiğinden] bir şüpheniz varsa, iddianızda doğru iseniz, Allah’tan gayri şahitlerinizi [bilginlerinizi] de yardıma çağırıp, haydi onun benzeri bir sûre meydana getirin! Bunu yapamazsınız, asla yapamayacaksınız da.) [Bekara 23, 24]

    (De ki: Bu Kur’anın bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler toplanıp, birbirine destek de olsalar, yemin olsun ki yine de benzerini ortaya koyamazlar.) [İsra 88] [14 asırdır, din düşmanları, hâşâ Allahü teâlâyı yalancı çıkarmak için uğraşmışsa da yapamadılar. 19 cular da bunu yapamaz.]

  59. Agnostik

    Hz. musa bile sorgulayıp seni görmek istiyorum demiş. oda mantık aramış sanırım. fakat tamamen mantık dışı vicdan meselesi. Zaten en büyük olayda insan olmak değilmi Allahın gönderdiği varsayılan veya gönderdiği dinleri okusanız önce insan olmayı öğretiyor ve diğer insanlara zarar vermemeyi öğretiyor. İslami terör örgütlerinin yaptığı şeyler insanları islamiyetten soğutuyor. Bu dünyada diğer insanlara iyi davranıp en önemlisi kimseye zarar vermeden ve bu insanlığa faydalı olup ölürse bence o insana kesinlikle mükafat vardır. Zaten ibadet etmemizinde en büyük sebebi bu değil midir. bu bir sonsuzluktur. Uzayın nasıl oluştuğunuda açıklamak gerekir araştırmak gerekir milyarlarca yıldız veya gezegenlerinde elbet bir başlangıç noktası var kendi kendine oluşmadığına göre ve en mantıklısı saçma mitoloji tanrılarına inanmak yerine Allaha inanmaksa Allaha inanın gerisini sorgulayın ve iyi bir insan olun. saygılarımla.

  60. Dark

    Matematiksel bağıntıları incelersen zaten anlayacaksin orjinal oldugunu ama arastirma inceleme vs. gibi seylerle ilgilenmediginizden sadece kulaktan ordan burdan duydugunuz sözlere inandiginizdan sizlere diyecek bir söz de yok. 1 kelimenin eksik veya fazla olması tüm matematiksel bağıntıları bozuyorken hala bu tarz söylemlerde bulunmanız gerçekleri inkar etmeniz gerçekten çok şaşırtıcı. Görürsün de inanmazsın derler ya aynen o durum .:)

    • sarp mustafa

      git 6000 yıl önce yazılan sümer tabletlerini oku. Ama okuma ozamanda sümerlere taparsınız. Çünkü 6000 yıl önce bu kadar bilgiyi Kur’an dan daha fazlasını nasıl biliyorlardı dersiniz. Size fazla gelir bu bilgi.

  61. Metin Erdem

    Öncelikle burada yorum yapan ve kanıtlarla ve deliller Allah ın yoluna çağıran herkesten Allah razı olsun çok yararlı bilgiler ve Müslüman olan bana dahi çok yararı olan bilgiler özellikle bir arkadaşımın paylaştığı http://www.kutsalgizemler.com/ şu video gösteriyor ve bildiriyor ki Bir Allah Var !!! İşte size ispatı ! Allah doğruyu gerçek bir göz ile gördürsün İnşaallah size ve hepimize Hayırlı Ömürler Hepinize :)

  62. birvakit

    merhaba,

    Muhammed in peygamberliğine ve onun anlattıklarına inanıyorum yalnızca onun uydurduğu şekliyle. Birbirimizi bu itiş kakışla inciteciğimize insan olarak şimdilik bu gezegende kardeşçe yaşayalım.Birbirimize değer verelim ve hekes kendi kültürünü ve geleneklerini yaşatarak gelecek yıllara taşıyalım

  63. takyonxxx

    Tanrıya inananlara soruyorum? İsim verdiğin, kendinden ayırdığın, kitap yolladığını düşündüğün, öfkelenip yemin gassem eden, kadını aşağılayan, köleliği kaldırmayan, öldürün kelimesini kitabında bir çok kez tekrarlayan, elçisine torpil yapan, verdiği hükmü ve yazdığını değiştiren, savaşa melek yollayan vs…bir tanrı gerçek tanrımı dır? Yoksa Muhammedin tanrısı mı? Siz gerçek tanrıya mı inanıyorsunuz, yoksa el-ilaha(Allah) mı? Ben tanrıya inanmam ama şunu kabul ediyorum…ortak bir bilinç ve varoluşun birimleri, titreşen frekanslarıyız…hepimiz biriz..hepimiz illa bir isim verilecekse..evet bizzat o tanrıyız…Bu yüzden kimseye kulluk etme, kendine biraz saygın olsun…Düşünmeni ve sorgulamanı engelleyen her ideoloji, seni zincir altına sokmak ister…

    • Hasan Teberoglu

      Öncelikle herkese selamlar iste ateistleri bu yüzden seviyorum insanlari düsünmeye sevkediyor öncelikle yüceligine ve gücüne kudretine defalarca kez sahit oldugum Rabbime inaniyorum ve Allahima ne kadar sükretsem azdir.Rabbimi haci hocalarla tanimadigimi belirtmek isterim.Kur an düsüncenizin aksine inananlara emreder aklini kullamayi yunus suresi 100. ayet kücük bir örnektir yerde ve gökte yarattigi ayetlerden bahseder onlara bakip Rabbimizin kudretini görmemizi emreder(hayvanlar,bitkiler,gökyüzü(uzay)isimleri siz cogaltin yaratilan hersey bu kategoriye girer ki aslinda yazilan hersey baslibasina bir bilim dali olarak zikredilir su an)düsündügünüzün aksine ilk emir “oku”dur.baska bir ayette onlar sözü dinler en güzeline uyarlar buyurur.söyle bir toparlayacak olursak okuyacaksin,arastiracaksin farkli sözleri dinleyceksin aklini kullanacaksin en güzeline uyacaksin ki müslümanlar bunu yaptigi zamanlar dünyada söz sahibi idi ne zaman tasavvuf diye bir akim uyduruldu ilim adamlari bilim adamlari ikinci plana atildi o zamana kadar disardan eserler alinir dile tercüme edilir sürekli gelistirildi cok bilindik bir gercek bizim su anki halimizde olan bir zamanlarki hristiyan alemi yeni bir akim baslatti ilim bilim hacli seferleri ile elde ettikleri basarilar ve akabinde müslüman alemindeki ilim kitaplarinin ülkelerine götürülmeleri vs onlarda karanlik cagi sona erdirdi.sürekli akildan bahsediyoruz ya gelin biraz birlikte düsünelim Kur an-i kerim yaklasik 1400 sene evvel yazilan(Allah tarafindan vahyedilmis(müslümanlarin inanisi)bir kitapti.o zamanki insanlarin durumunu ve geldigi toplulugun genel kosullarini biraz arastirin.bikac ayete bakalim birlikte Rabbimiz bize diyorki evreni yarattigini ve sürekli genisletmekte oldugunu su günlerde ortaya atilan bing bang teorisi(ki öyle bir patlamanin sonucunda böyle mükemmel bir acilmanin olam olasigi 10 üzeri 80 gibi ifadeler kullaniyordu cok ciddi bir rakamdir yani öyle gelisigüzel degil bilakis mükemmel ve kusursuz bir olgudur),baska bir ayette sizin katinizda 1000 sene benim katimda 1 gün gibidir buyuruyor Rabbimiz yani farkli mekanlardaki farkli zaman algisindan bahsediliyor(yanlis hatirlamiyorsam einstein in teorisi idi izafiyet teorisi)
      o zamanlarda samanizmde popüler inanclar arasinda idi(hatta türklerinde müslüman olmadan önce tabi olduklari inancti diye biliyorum)ki insanlar günese vs tapiyorlardi ama biri cikiyor peygamber oldugunu söylüyor(buna hic süphem yok)ve bir ayet okuyor diyor ki dünyanin sonunun geleceginden ve günesinde yerle bir olacagindan bahsediyor(biraz düsünün)ki bugünkü ileri teknoloji ile konunun uzmanlarinin tespiti günesin belli bir ömrü oldugu ve sonrasinda sönecegi olgusunda hemfikir olmalaridir.o zamanlar ultrason cihazi yoktu malesef ama spermden yumurtaliktan(dolayli olarak)döllenme ardindan embriyodan ve gelisiminden bahseder Kur an.Allah Allah cok ilginc!bu yazdiklarim su anki teknoloji ve bilgi ile bilinen asikar gerceklerdir ama bunlar 1400 sene evvel zikredilmistir dediginiz gibi direk karalamak degil aklimizi kullanip düsünmemiz icab eder.
      gelelim bahsettiginiz somut ölcülebilir test edilebilir ve pesinden kabul edilebilir gerceklik olgusunun her zaman ise yarayip yaramadigina(ki bilime ilime son derece saygiliyim aksi akla ihanet olur su an yazisabiliyorsak bu bilim ve ilim sayesindedir,rahatsizlaninca solugu doktorda aliriz(aslinda bilim ve ilimle ugrasanlarda indirilen degil(istisnalar vardir)yaratilan ayetlerle mesguldürler onlari arastirirlar doktor deyince aklima geldi).konuyu cok dagitmayim.her zaman teknik veriler hesap kitap ne derece sagliklidir diye sorgulayalim demistim.bizzat kendi yasadigimdan örnek vereyim.yaklasik 8,5 sene evvel esime kanser teshisi kondu(kan degerlerine istinaden(almanyada yasiyorum 11 yildir)ve hicbirsekilde cocugununda olamayacagi söylendi bikac doktor gezdik ortak kanaat bu idi.cok sükür esim saglikli ve 7 yasinda bir cocugum var.böyle bir seyin nasil olabildigini sordugumuzda hicbir aciklama yapamamisti doktorlar(tek dedikleri ilk hamileligi ögrendigimizde “Mucize Cocuk”) demek ki bilim ve iliminde aciklayamayacagi olaylar oluyor.eger gercekten ictenlikle Kur ana yaklasirsaniz aklinizin alamayacagi güzellikler yasayabilirsiniz(manevi olarak).bu kadar mükemmel insaa edilmis insanin anatomik yapisi tabiatin yapisi hayvanlarin özellikleri bitkiler basinizi nereye cevirirseniz ayri bir mükemmellik ki Cenab-i Hak Ariya bile vahyederiz buyuruyor(arilarin peteklerini nasil ördükleri nasil bal yaptiklari(belgesellerden bi bakin ne muhtesemler).bütün bunlarin tesadüf oldugunu düsünmekte,gelisigüzel bi isleyisin müdahalenin olmadigini düsünmekte düsünceme göre akla ihanettir.uzay boslugunda taslar ucusurken gezegenler milim kimildamiyo yerinden(hatta dünyamizin sahip oldugu egiklik ve sebepleri).biz nasil yaratildik evren nasil yaratildi hep vardi derseniz baslangici nasildi.Kur an zaten kendini defalarca kez kanitlamistir ve hicbir celiskide yoktur yeterki dogru yaklasin ayet cimbizlamadan bakin.Hud suresi 1 ve 2. ayette Rabbimiz diyorki Elif, Lâm, Râ. Bu öyle bir kitaptır ki, âyetleri muhkem(hüküm ifade eden)kilinmis, sonra da herşeyden haberdar olan hikmet sahibi Allah tarafından âyetleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Allah’tan başkasına kul olmayın! Ben size O’nun tarafından müjdelemek ve uyarmak için gönderilmiş bir peygamberim!.yani ayetleri aciklama yetkisini Allahü Teala peygamberimize bile vermemis ayetlerini gene Bizzati kendisi ayetleriyle aciklamaktadir.mesela bugün tesadüfi ulastigim birsey yunus suresi 62./63. ayette Allah dostlarinin kurtulusa erenlerden oldugunu buyuruyor Rabbimiz.Allah dostunun kim oldugunu gene kendisi acikliyor ayni surenin 63. ayetinde ve bakara suresinin 257. ayetinde(baskasi varsa su an bu ikisini bulabildim)aciklamada o kisilerin iman edenler oldugundan bahsediliyor peki kim bu kisiler nelere iman ediyor(diye sorsam herken nefsine göre birseyler söyler ama Rabbimiz buna izin vermiyor ve aciklamsini kendisi yapiyor)iman edenler Bakara suresi 177. ayet bakara suresi 285. ayet ve nisa suresi 136. ayet e bakinca nelere iman edildigi cikiyor ortaya.Abdülaziz bayindir,Mehmet okuyan özellikle bu Kurana soru sorma ve Kuranin sorulara yanit vermesi konusunda cok degerli bilgilere sahiptir takib etmenizi tavsiye ederim.amacim kimseyi kizdirmak degildir.tek derdim Kur anin ne denli mükemmel ilahi bir kaynak oldugunu belirtmekti ve tabiki O nu teblig etmis olan Resulullahida kabul edip O zaatada iman ettigimi.ve tek tapilacak olan yaratilmis olan herseyi yaradan Rabbimizdir ve O na hamdolsun.elbet bir gün ölücez din günü gelip catmadan ahiret icin hazirliksiz gidenlerden olmayalim insallah.

  64. naz

    bu yazdıklarınızin hiçbir gerçek yönü yoktur birincisi dogmatiklik sorgulanamazlik kur’an için değildir bunu idrak ederseniz daha mantıklı düşünürsünüz sorgulanamayan şey Allah’in varlığıdir madem (haşa) Allah yoktur diyorsunuz o zaman topraktan bir adem ve bir havva yaratın yada küçücük karıncayi yaratın karıncanin içine mide böbrek dalak ciğer kalp vs kılcal damar yerleştirin bunu yapabilecek bir bilim yoktur tüp bebeğe canı verende Allahtir basit düşünmeyin Muhammed kadar mütevazı devrimci adaletli bir insan gelmiş mi dünya’ya gelmişse kimdir? Kadınları diri toprağa gömen zihniyeti ayakları altına kim aldı? Islam’la uğraşmayı bırakın inanmıyorsanizda insan olarak saygı duyun okumuş CAHIL olmayın. Ayrıca Islam’i insanların kafalarını kesip ‘Allahu ekber’ diyerek bağıranlara SAKIN SAKIN bağlamayın gerçek Islam MUHAMMEDin Islamıdir.

  65. naz

    ayrıca Ebu Bekr’i sıddık döneminde yazılan kur’an yakıldi diyorsun ve hadis belirtiyorsun peki Ebu Bekr’i Sıddık Muhammed vefat ettikten sonra halife olup kur’an’i çoğaltmadı mi? Peki Muhammed mezar’da mi hadis gönderdi??? Umarım hadis’in ne demek olduğunu biliyorsundur bu yalancı hadisçilerde amma çoğalmış!!!

  66. Oğuzhan

    Ben bugüne kadar bir din tartışmasının özellikle ateist ve müslümanların dini konularda tartışarak sonuca varabildiğini görmedim.Ancak şunu söylemek isterim.Bilimsel dayanağı olmayan bir inanç şekline inanmak mantıksız gelmiyorda birçok bilimsel mucizeden bahseden Kurân ın (bir insanın o dönemde yazamayacağı şeyler,geçmiş,gelecek ve bilimsel bazı gerçekler) size mantıksız geliyor.1 milyardan fazla insan bu inanca sahip.Farkında olmadan hakaret ediyorsunuz aslında.nedemek değiştirildi.Örneklediğin hiç birşey kanıt değilki bidefa.Varsayım.Değiştirilmiş olabilir diyorsun.Hatta daha ileri gidiyorsun.Senin tarzınla değiştirilmemişte olabilir.Neden butafarında değilsin.Çünkü objektif olamamışsın.Gayrimüslimler bile çoğunluk olarak Kurân ın değiştiğini iddaa etmez.Ben şahsen değiştirildiğini düşünmüyorum.ayrıca araştırman yetersiz ve objektif değil.en başından değiştirildiğini düşünerek başlamışsın işe.Değiştirilmediğine dair araştırma neredeyse yok.

  67. blntsnl

    Şu an herkesin dunya ,yaşam ve inanç yorumları, duyu organlarından aldığı bilgileri tüm hayatı boyunca yorumlayarak vardıkları bir sonuçtur. (gördüğün, duyduğun, dokunduğun, kokladığın, deneyimlediğin vb.)

    Bundan 10-30 yıl saonrasından teknoloji öyle hale gelecek ki şunu yapabileceğiz,(matrix filmindeki gibi düşünün)
    Ben sana, yani inanmayan birine, hangi kanıtı istiyorsa onu sunabileceğim, gökyüzü yarılıp oradan yeryüzüne inan bir varlık istiyorsan onu göstereceğim, işte kanıt diyeceğim, istiyorsan cennette ve cehennemde bir tur attıracağım. Ateistlerin hep istediği somut kanıtlar sunulmuş olacak. Peki sen istediğin kanıtları gördüğün duyduğun için artık inanacak mısın. (aynı şeyler inananlar için de geçerli)

    Benim burada vurgulamaya çalıştığım şey insanın algılama kapasitesinin ne kadar sığ olduğu ve karar vermek için aslında çok güvenilir olmadığıdır. sadece görmek, duymak vb. bir şey hakkında kesin hüküm vermek için yeterli değildir. sadece ışık olmadığında bile hiçbirşey göremiyorsun unutma…

    bir soru inanan ve inanmayanlara,

    bana öyle birşey hayal edin ki (hayal gücünüzün hiç bir sınırı yok unutmayın)
    bu hayal edeceğiniz herhangi bir şey olabilir nesne, varlık, madde, yer, aklınıza ne geliyorsa. Şu an dünyada var olan maddelerden yapılmış olmasın.

    örn: bir yaratık hayal etmeye başlıyorum, hemen kol bacak geliyor aklıma ya da vücut, onlar olmamalı diyorum ve değiştiriyorum, fiziksel olmasın diyorum ve böyle devam ediyorum ama ne yaparsam olmayacak.

    işte kapasitemizin ne kadar sığ olduğunu gördünüz. bu kadar sığ görüş ve kapasiteyle tüm bu olayları anlamaya çalışıyoruz, boşuna. İnsan, daha küçücük sınırlarını bile hayal gücü gibi sınırsız bir yeteneğiyle bile aşamıyorken, yaratıcıyı, kurulan düzeni ve bütün o alemleri nasıl algılayıp anlayabilmeyi bekliyoruz.

    eğer istediğiniz gibi herşey somut olarak kanıtlansaydı allah kendini gösterse ya da siz nasıl bir kanıt istiyorsanız onu gösterse, yeryüzünde inanmayan hiçbir varlık kalmazdı herkes ne isteniyorsa harfiyen onu yapardı.

    o zaman bu dünyaya gelme nedenimiz olan sınav nasıl olacaktı,

    Mesela üniversitede bir Prof. sınav yapacak, ama bütün soruları ve cevapları tahtaya yazmış bu şekilde sınav yapacak, o zaman herkes 100 alır (tam inanç olur) ee kimin çalışkan kimin tembel olduğunu nasıl ayıracak hoca peki.

    Sadece fiziksel kanıtlar peşinde koşmak hata yapmaya neden olur, istenen fiziksel kanıtlar yakın gelecekte sunulacak ve tüm istediğiniz kanıtlar gözünüzün önünde olacak, o zaman siz inanmayanlar tüm kanıtları gördüğünüz için “düşünmeden sorgulamadan inanıyor” dediğiniz körü körüne inananlar gibi sorgulamadan inanmış olmayacakmısınız.

    Bir solucanın tüm dünya hakkında bilgi sahibi olmasını nasıl beklersiniz, o sadece kendi kapasitesinin izin verdiği kadarını bilir ve anlayabilir. o anlayamıyor diye dünya diye bir yer yok mu :)

    saygılar sevgiler,

  68. vefa

    arkadaşlar bende konuyu merak ettim ve daha ilk dakikada linkini vereceğim yazı ile karşılaştım aydınlatıcı bilgiler içerdiği muhakkak.Onun dışında mesela şunu düşündüm hafızların ezberleri güvenilir olur mu diye mesela şarkılar dahi sözleri ve ritimleri yüzyıllardır söylenerek aktarılabilmiş sadece şarkı söylemeyi seven insanlar tarafından.Kuranın ise dilden dile aktarılış aralığı en fazla 50 yıl olur en zorlama ihtimallerle ve bir araştırılma sonucu mushaflara dökülmüş yani ezberleyenlere başvurularak onların ezberleri karşılaştırılarak ki kurulun kendiside hepsini ezberlemese dahi bir çoğunu işitmiş herkesin hem fikir olduğu bir araştırma sonucu mushaflar oluşturulmuş.Gelelim Hz.Osman döneminde yakılan ilk mushaf meselesine dile yeni eklemeler geliyor hareke dediğimiz işaretler ve işaretlerle tekrar nüshalanıyor ilk nüsha ve ilk nüshadan belki de on yıl sonra insanlar aynı dille insanlara ifade ettiği anlamlarıda aynı kalacak kadar dar bir aralık ta sadece alfabesinin gelişmiş haliyle elimizdeki nüshalar oluşturuluyor.geçmiş alfabe ile yazılan nüsha yakılsa dahi farkeden bir durum yok.Şöyle düşünün şimdi yazdıklarımı latin alfabesi yazılmış iken türkçe mesela başka bir alfabe ile yazılmalı diyoruz (farklı bir dille değil aynı dil farklı alfabe) benim yazıyı başka alfabe ile tekrar yazıyoruz eskisini siliyoruz sizde ifade ettikleri yine aynı değil mi?ama gariptir aynı durum kuranda olunca yok yakılmış olmaz diyorlar zaten aslı ezbercilerde zihinlerde insanları ölmedikçe sorun olmaz ki en eski nüsha peygamberin vefatından en fazla 20 yıl sonra basılmış ve hala mevcut (Hz.Osman dönemi nüshaları) hafızların da aynı dönemde mevcut olmaları koca yorumlar yazılmış savı çürütebilecek en basit mantık. şimdi gariptir admin mushaf yoktur diyor ama kesin bilgi olmadığını daha google a danışır danışmaz farkediyorum hemen bu önemli makale çıkıyor ve yazıda da bahsedildiği gibi Hz. Osman döneminin mushafları mevcuttur ve korunuyor ve birbirinden tamamen farklı coğrafyalarda olmalarına rağmen tıpatıp aynı olmaları da çok önemli.Aksi ispat edilmedikçe ben yazıdaki araştırmaya güvenecem kimseyi asimile etme veya hakir görme veyahut araştırmadan saldırma üslubum yoktur sevindim böyle bir konunun araştırılıyor oluşuna ancak sizin çok araştırmadan “yoktur varsa da sizce olur mu öyle şey” ifadeleri ile milyalarlarca insanın desteklediği önem atfettiği bir durumu eleştirmeniz konunun ciddiyetine değer bir araştırma ciddiyeti taşımamış saygılarımla iyi çalışmalar…

    http://www.sabah.com.tr/Gundem/2010/08/14/bir_harfi_bile_degismemis

  69. muzzyy

    Dahiler sizin şu objektifliğiniz öldürecek beni. Siz aksini gösteren farklı bir kuran gösterin ki o ayeti haşa geçersiz kılın. Bunu geçtik ben sizin gibi teorilerle hayellerle Kuranı inkar edeceğime bırakın 1450 yıl önce 100 yıl önce bile bilinmeyen meseleleri bana haber veren bir kitaba inanarak ölmeye razıyım. Beynimi küçük düşürmek istemem.

  70. ufuk

    ya ben kafayı yiyicem gerçekten bu inananlardaki cevapları görünce gerçekten olmadığına kanaat getiriyorum.Birisi demişki biz zoru seçtik inanmamak kolay olan yok abdestmiş yok namazmış yok oruçmuş be kardeşim bunlar bu kadar zor geliyosa yapma.insanların kaçırdığı bişey var kölelik meselesi kuranda kölelik vardır allahın gözünde tüm insanlar eşit değilmidir sen köle sen efendi diyemi ayrılır oysaki allahın olan kitapta şunun denmesi doğru olmazmıydı kainattaki yarattığım tüm insanoğlu bir biriyle eşit yaratılmıştır.düşünün bir erkenğin kaç kadın alacağından tutun cennette kaç huri ile ödüllendirileceğine kadar açık açık belirtiliyo aaaa pardon bide cennetteki hurilerden bahsederken göğüsleri yeni tomurcuklaşmış diye bahseder burda neyi düşündüğünü sizde cok iyi anladınız sübyancılık tabi köleliğin olmaması gerektiğindenmi bahsetmiyecek bırakın ya ben en çok bu kadınları anlamam zaten size hiç değer vermiyen bir kitap bu siz hangi kafayla inanıyosunuz bu kitaba anlamak mümkün değil mirastan erkeğin yarısı kadar pay kocanızın dördüncü eşi olma durumu bide cariyeller hariç oda var bi davada 2 kadının şahitliği bir erkeğe eş değer görülürken erkekten çok bu cahiller topluluğu savunuyo yazık valla

    • Anlamsız

      Admin ve ufuk isimli yorumcudan özür diliyorum.. deneme amaçlı görüntü kirliligi yarattim…

      ufuk çok haklısın yorumlarin hepsini okudum… genelleyeyim

      – bu tür müslümanlar neye inandigini bile bilmezler sadece bilgisizligini göstermek amaçlı ” o zaman allahın olmadigini ispatla, o zaman sen getir ilk kurani kiyasla bakalim ayni olduğunu görürsün ” gibi yazilar yazip bir dinsizin kendini kayle alacağını düşünür :) onlara klasik cvp ” putperestleri ve dinler tarihini öğren bi.. sorgulamiyor arasgitmiyorsan putperestten hiiic farkin yok..

      – bu tur müslümanlar ise ilk türle benzerlik göstermekle birlikte sorgulamanın günah oldugunu savunurlar körü körüne inanilmalidir onlara göre… putperest örneğine CUK otururlar..

      – hic bi halttan haberi olmayan ” kuranda altın oran i bi araştır budami tesadüf ateiatler ” diyen cehalet sefili varligi incelemek lazim lab ortamında… farkli bir tür :) altin oran i arastirsaymis keske de öyle birşey olmadığını gorseymis… bu tür baazi aciz acinasi dimcinin olmayan mucizeleri yaratmaya calismasindan etkilenmis zavallilardir aslinda… ha bunlarin zayif zekasini kullanan büyüklerine ne desen azdır bütün hakaretleri topla azdır..

      – bu türde ” nerde yazıyor kadinla ilgili , sen okumamissin uydurma, sen ne okudun ” deyip cahilligini sergilemis… soruyorum onlara acaba siz okudunuzmu ? okudursaniz kadin ganimet ile ilgili şeyleri neden görmedin göstermedilermi yoksa değiştirilmiş kuran mi okudun ? malum birçok birbirinden farkli sürüm mevcut… saten oda ayri mevzu herkezin net kolay anlayacagi kitap ne hikmetse birsürü farkli inanç var ayni kitap üstünden :) biri A der digeri ayni yerden B cikarir :) cok açık kiyapmis… ayriyetten bu tür kendisine ayetlerle cevap verildiginde tek kelime cevap yazmamistir, yani KENDINCE ayetleri yine gormezden gelmiştir veyada bi özür dilememistir cahilligine rağmen başkasını hor gormesi nedeniyle…

      – siradaki turumuz: bu tür cok teklikelidir.. zavallilarin beyinleri yıkanmistir, hic birsey bilmezler ve bildiklerini sanip müslümanligi savunmaya calisirlar ve bilgisizliklerini örtmek için kisa vurkac kaçamak cevaplar yazarlar ve bilmeceyi çözmüşcesine emin yorum yazip birdaha bakmazlar ” sayisiz matematik mucizesi var vsvs” derler fakat hangi mucize imis söylemezler çünki öyle bise yok soyleyemezler :) birkere kuran senin düşündüğün gibi düzen icerisinde kitap olmamıştır ki sayfalarla satirlarla mucize olsun…

      – şimdide bana göre en dürüst müslümanlarda sıra: malesef bunlarin nesli tükenmek üzere, inançlarıni kendi içlerinde sorgulayarak yaşarlar ve sagda solda konuştuklari zaman gerçekten gidilebildigi kadar ilerler bilgi alışverişi ve çok güzel bir muhabbet olur… genelde ” evet bencede bazı yerlerde mantiksizlik var, yanlışlar var fakat ben yinede mutluyum kuran beni mutlu ediyor sonuçta güzel öğretileri var ” deyip muhabbete son noktayi koyarlar ve mükemmel bir bilgi alışverişi olur… ve kimseyi müslüman yapma cabasinda degillerdir sadece bilgi paylasirlar istiyen hoşuna giden kuran i okusun isterse müslüman olsun edasindalardir malesef bunlardan fazla yok keşke olsa..

      görüldüğü gibi internette islami forumlar dahil bir genelleme yaparsak müslümanlarin ( diger dinlerdede nerdeyse ayni ) yüzde 90 inin hic bir şeyden haberi olmayan kisiler olduğu açık.. %70 i zaten kendi dinini bile bilmiyor kuran i savunurlar fakat okumamislar :) birçok egitmenleri bile günahkâr saçma sapan seylerle milleti kandiriyorlar 1 taneside demiyor ” hocam ben bunu araştırdim öyle birsey yok, peki siz bunu bize ogretirken bizi yanlış bilgilendiriyorsunuz bu gunah degilmidir ? ”

      vay vay vay iste islamin durumu bu bu be benzeri dorumlarin genelide ayni.. islami forumlardan bahsetmiyorum bile… hele oHakikako youtube paylaşımlarini öven sagda solda reklam yapanlara aciyorum.. birkere bak burda istedigini söylüyorsun tartisabiliyorsun.. peki neden ohakikato dahil nerdeyse bütün islam mucizesi yayanlara özgür yorum yazamiyorsun ? yorumlarin hakaret icermese bile yayinlanmiyor :) neden acaba :) ayip ayip dininin reklamini yapacaksan doğru bilgilerle yap, yalan yanlış seylerle milleti kandirarak sevapmi isliyorsun yani ? dinini oveceksen yanlışligindan korkmadan acik acik elestirilere acik yapki onu farkli düşüncelere acik ol ve kazan tartismani… yahu o kadar abuk subuk yalan saptirmaca paylaşım yapiyorlarki hani bide inanaz zavallilari görüyorsun ispatlanmış olan yalan bilgiler oldugunu söylemek istiyorsun fakat yorumunu yayinlamiyorlar, zavallilarda inanıyor :) hodri meydan hepsinin ismini hatirlamiyorum oHakikatO senin ismin yazilmis yukarida reklamini yapmissin yada başkası yapmis o yüzden sana yüklenir gibi oldum kusura bakma, fakat sana hodri meydan diyorum :) yorum iznindeki kisitlamayi kaldir bak bütün mucize yalanlarini nasil ortaya cikariyorum :) ayip ayip günahla fitneyle dinini yaymaya calisiyorsunuz…

      neyse konu guzel hazirlayanin eline saglik fakat yorumlar hiç iyi değil…

      mantikli yorum yapan müslüman olmayan bütün yorumculara teşekkürler…

      ve ayrica son maddedeki müslüman arkadaslara da teşekkürler bilgiler görüş paylasimlari için size saygım var hakediyorsunuzda..

      son madde disindaki diger müslüman cesitlerine: görüntü kirliliğisiniz… bi halttan haberi olmayan fakat bilgisizligine ragmen baskasini hor görmeye calisan zavallı organizmalarsiniz… ayriyetten gunahkarsiniz ( sizin inanisa gore yanacaksiniz )

      SON : yahu birakin ” ya biz hakliysak pişman olacaksiniz ” muhabbetini, bu muhabbeti her farkli inanis bir digerine yapabilir :) ya hrisyiyanlik dogru ise ? ya bir yaratıcı var ise ve bize karışmiyor ise fakat körü körüne inandik diye bize kizar ise ? ya müslümanlik diger din ve ogretilerin ondan biraz şundan biraz seklindeki hali ise ? yani bu soru anlamsiz vazgeçin :)

      ispatla demeyin sizde olduğunu ispatlayamazsiniz tipki ” dün uzaylilar beni kaçırdı, insan oglunu kendilerinin yarattigini söylediler ve zamani gelince istilaya geçecekler, kitaplari zaten insan suretine bürünüp bize göndermisler, ” bak bunun aksini ispatlayamazsin… eksi kalintilarda sekiller mevcut :) yani aksini ispatlayamiyorsan benim soyledigim gerçekmi kabul edilecek ? zavallılar

      • Anlamsız

        unuttugum biri olmuş pardon :)

        ” bir igne bile ustasiz olmazken ……… ”
        vede ” hiç birşey yoktan var olmaz ” gibi mantiklarla allah in varligini bize gösteren dahilere cevap vermemistim icimde kalir…

        bir iğne bile ustasiz olamazken allah nasil oldu ?

        allah in varligina aşama asama gidiyorsunuz fakat o mantikla gidecek olursan Allahinda allah i olmak zorunda bu benim degil senin mantiginin sonu :)

        bu arada dunyayi veya evreni veya insani kusursuz sananlarada aciyorum :) gerçi dogru sana öğreten kusursuz olarak öğretmis hic merak etmemisin bi google ye sormayi… ooohhhh ne güzel kusursuz yaşam formu insan kusursuz doga, kusursuz evren :) ” dalga geciyorum ha kusursuz dedim diye kusursuz sanmayin alakasi bile yok ”

        ve evet, bir yanri var ise kesinlikle asan kesen elcisinin uckuru pesine düşen kadin erken ayrimi yapan, köleliği bitirmeyi umursamayan ve cennette sunyancilikla ödüllendiren bir tanri olamaz, eğer öyle ise o tanrı kusurludur ve kötü bir tanridir .. sirf korktugun icin beni cezalandiracak gucu oldugu icin kötü kusurlu barbar bir tanriya tapamam buda beni tanridan bile yüce bir varlik yapar iste zaten dinlerle dinsizlerin anlasamadigi husus bu…

  71. antiiblis

    Sevgili atesitler

    Bir iğne bile ustasız olmazken…koskoca evren nasıl oluyorda yaratansız oluyor ?
    en ufak bir cihazın kullanım klavuzu oluyorda…Bu evrenin nasıl kullanım kılavuzu olmuyor ?
    Çoğunuz okumuş çocuklarsınız; öğrendiklerinizi kitaplardan ve öğretmenlerden öğrenmediniz mi ? sizin kıytırık derslerinizi anlatan bir rehber oluyorda..Bu evrenin kılavuzunu anlatacak bir rehber olmayacak mı ?

    Bundan sonrası size kalmış…nasıl olsa araştırmayı seviyorsunuz…

    Tesadüf der dediğinizi duyar gibi oldum…
    :) :) :) :)

    • sercan

      kainatın varlığı ,kuranın allahının yarattığı anlamına gelmez
      bir yaratan olabilir ama o kurandaki allah değil ….

  72. sadece şunu söylemek istiyorum bu ateistlere; inanmadığınız ALLAHIN peşine neden düşüyorsunuz? sizene kuran değiştirilseydi de neydi ne oldu yani kötü şeylermi yazıyor hırsızlıkmı yapın diyor tecavüzmü edin diyor kızlarınızı gömün öldürünmü diyor… Allah doğmamış doğurulmamıştır… onun yaratmasında kusur bulamazsın… kalbi mühürlenmiş insan zaten inanmaz… görseydin zaten inanırdın.. ayet derki görmedikleri halde inananlar için mükafatlar vardır…

  73. sercan

    ebru hanımdan alıntı
    kalbi mühürlenmiş insan zaten inanmaz… görseydin zaten inanırdın.. ayet derki görmedikleri halde inananlar için mükafatlar vardır…
    cevap ebru hanım kalbi mühürliyen allah sa inanmayanı neden suçluyorsun şunu iyi düşünün,,,,, inanmayanları allah inanmadıkları için kalbini mühürlemiyor ….allah kalplerini ınanmasın diye mühürlüyor
    sonrada onların kalplerinde mühür var onlar inanmaz diye şikayette bulunuyor…
    ha bir biz inanmıyorsak din kitaplarına inanmıyoruz
    ama bir yaratıcını olduyuna inanıyorum
    saygılar………..

    • meryem

      insanların kalpleri 45 yaşından sonra mühürlenir ki 45 yaş artık insanın sadece din değil hiçbir konuda ikna edilemeyeceği bir yaştır adam 45 yaşına kadar inkar etmişse Allah ona 45 yıl müsade etmiş ve o hala gerçekleri görmemek için kulağını gözünü tıkamış kapamışsa da geçmiş olsun artık

  74. meryem

    o kadar araştırma yapacağına saksıyı çalıştırsaydın peygamberimiz kuran kendisine vahyedildiği zamanlarda 3kere sesli olarak tekrar eder ve ashabına ezberletirdi mescid i nebevinin hemen bitişiğinde bulunan suffe ashabı hafızlardandı ve müslümanlığı yaymak için dünyay ya dağılmışlardır dinimin ikinci kaynağı ise hadislerdir kuranı destekler nitelikte olan hadisler yardımıyla da değişmediğini anlayabilirsin kuran hz ebubekir zamanın da toplanmış hz osman zamanında kitap haline getirilmiştir ve kitap haline getirilirken de hafızlar yardımıyla olmuştur ki hafızlar zaten dünya da eksilmemiştir haa bi de objektif baktığını söylemişsin hangi kısın objektif gerçekten seçilemiyor da

  75. meryem

    madem o kadar araştırdınız Kuran da ALLAH ın müslümanlara hiçbir şeye körü kürüne inanmamaları akıllarını kullanmaları gerektiğini söylediği o kadar yeri görmemişsiniz sanırım müslümanlar körü körüne bağlanıyorsa neden o kadar mezhep neden o kadar cemmaat var bunlar nasıl ortaya çıktı

    diğer konuyu örnekle açıklıyım bir sınıftaki herkes öğrencidir bazıları çalışkan bazıları tembel bu onların seçimidir insan beynini ne kadar kullanırsa o kadar gelişir ve kullanmazsa da o kadar körelir beyni din olarak ele alırsak ve tembel öğrenciyi de inanmayanlar beyin nasıl kullanmaya kullanmaya körelir ve bir zaman sonra istenilse de verim alınmaz kalplerin mühürlenmesi de böyledir ALLAH 45 yaşına kadar sana dinini göstermiş karşına çıkarmışsa ve sen o yaşına kadar ısrarla reddetmişsen bir zaman sonra kalbin mühürlenir bunu ALLAH değil sen istersin ALLAH da yapar sonra kalbimi ALLAH mühürledi ben müslüman olabilirdim sonradan diyemezsin ahirette

    Kuranın değiştirilmiş bahsi kadar saçma sapan bir açıklama görmemiştim o kadar araştırma yapıp bu sonucu bulmuşsan kusura bakma da zorlama sen karşim

    o yukarda biri müslümanları sıralamış yok bazısı şöyle bazısı böyle sen önce kendini kurtar lan haa bi de en kafa müslümanlar yok bazı kısımlar gerçekten mantıksız falan diyosa da biz onlara müslüman değil münafık diyoruz başkalarına kafa görünmek yaranmak için dininin bir kısmını kabul etmeyen bizden değidir

  76. Neymiş kuran-ı kerim!Allah,kelamı imiş)bu kadar yorum okudum,kuran-ı kerim cümlesini,doğru yazana rastlamadım)hangi yoruma saygı duyarımki)Madem kuran-ı kerim,allah kelamı,fatiha suresi 7 ayet den oluşur,peki!burda,dua eden kim?allah başka bir allah,varda onamı dua ediyor)hud suresi 2 ayet,Konuşan kim?muhammed,değilmi?hakka 40,konuşan kim?muhammed,değilmi,114 sure,6236,ayet den oluşduğunu,doğru dürüst bilmediğiniz,kuran-ı kerime,allah’ın kelamı demek,gerçekden,zır cahillik,Hamurabi’de 228 madde’den oluşan,kanunlarına,”bunlar bana tanrıdan geldi”dedi,lakin ben onun peygamberyim demedi(.Peygamber cümlesi farscadır arapcası resül’dür bilgilerinize)Nuh tufanı diye bir masal daha vardır,kuran-ı kerimde,yahu,bütün,semavi dinler,binlerce yıl önce ki medeniyet olan sümer’lilerde,gılgamış,destanı alınmış,tevrat,incil ve kuran-ı kerime konulmuş,mucize diye)muhammed’in kuran-ı kerimde siz hiç annesinden,babasından bahsettiğini,okudunuzmu?ama,firavundan,firavunun kızı asiye den,isa dan ve annesi,meryemde,onlarca ayetle bahseder)neden bahsetmez,muhammed!çünki anne,yahudi,baba,put peres.bakın metyem demişken meryem suresini okuyun ve görün!”ey harun’nun kız kardeşi der,ayet de!yahu harun,meryem den,en az,600 yıl önce yaşamış,meryem harun’un,nasıl,kız kardeşi oluyor?harun dinler tarihinde sadece musa’nın,kardeşi olarak geçer,ki buda yanlışdır.Harun musa’nın kardeşi değildir,sadece,osiris,tapınağında beraber yetişmişlerdir,din kardeşliği,bağlamında kullanılır kardeşlik terimi.kısaca,şimdilik bu kadar,saygılarımla.

    • sarp mustafa

      Dostum kesinlikle söylediklerine katılıyorum, özellikle ve özellikle sümerlilerin destanlarında yazıtlarında geçen olayların birebir semavi dinlerin içinde olması bana da çok garip gelmişti, okudum araştırdım sümer tabletlerinin çevirilerine ait bi kaç kitap okudum ve gerçekten Kur’an mucizeleri diye bahsettikleri, “Altın oran, ay gezegen güneş, güneş sisemi vs vs vs” bilginin sümerlilerden alındığı gayet nettir. üstelik sümerliler 6000 yıl önce bunların farkında olmuşlar, 6000 yıl önce bu bilgiye sahip insanların yazdıklarına gösterdiklerine mucize gözüyle bakmıyorlar ama Kur’an da 1400 yıl önce aynı şeyler yazıldığı zaman “Vaaay bak sen Şu Allah’ın işine 1400 yıl önce bize neleri bildirmiş, mucizeye bak” triplerine giriyorlar. Karınca kum tepesini aştığı zaman “ulan dünyaya bak ne büyükmüş der hayret eder” fakat farkında değildir, dünya nın kainat denen sonsuzlukta bir hiç olduğunun. Örnekte anlatılmak istenen karınca insan, dünyayı Kur’an olarak varsayalım, kainatın bilgsi ise zamanında sümerlerde vardı ve bilinmekteydi. Örneğin veriliş sebebi körü körüne inanan müslümanlar içindir, çünkü bir tek onlar tek bilgi kaynağı olarak Kur’an ı okur, (nekadar okudukları da bilinmez…).

  77. mustafa

    ilk yazilan mushaflardan biri topkapi saraynda, digeri ise taskettedir. Eger kuranda bir bozulma olsaydi baska bir din indirirdi allah. incil varken niye kurani indirdi saniyrsunuz. Madem kuran bozuldu peygamber gelsin kitap geyrsin birkacta mucize gosyersin ben ona inanacam. Bekliyrum….

  78. ercan yamanoğlu

    ARAŞTIRMA BÖYLE YAPILIR;Kur’ân’ın üslûbu demek, Kur’ân ifadesindeki kelimelerin seçiminde ve cümlelerin teşkil edilmesinde ve konuların beyan edilmesinde, kendisine mahsus anlatım tarzı demektir. Dildeki kelimeler ve dilbilgisi kuralları değişmediği hâlde, o dilde yazanlar ve konuşanlar, ayrı ayrı üslûplara sahip bulunurlar. İşte Kur’ân da Arapça dil kaidelerine uygun olup o kuralların dışına çıkmadığı halde, diğer bütün ifadelerden hemen ayırt edilen özgün bir anlatım tarzına sahiptir. Bu, o kadar bariz bir özelliktir ki, Arapça’yı az bilen bir kimse bile, Arap dilinde yazılmış yüz binlerce kitabı okusa, Kur’ân’ın bunlardan hiç birine benzemediğini tereddüt etmeksizin söyleyebilir ve şu hükme varır: “Bu ifade, öbürlerinden tamamen farklıdır: Artık ben ayırt edemem, ya belâgat bakımından hepsinin üstünde, ya da altındadır. Ama hepsinin altında olduğunu söyleyecek hiç kimse çıkmadığına göre, demek ki hepsinin üstündedir.”1

    Aynı malzemeyi kullanan usta bir ressam ile acemi bir ressamın ellerinden çıkan tablolar arasındaki büyük fark, bakanlar tarafından hemen görülebilir. Resim sanatında mahir olanlar ise, o farkları ayrıntılarıyla yakalayabilirler. Diğer bütün sanatlarda da durum böyledir. Bu farklılıklar; yaratılış, kabiliyet, eğitim, egzersiz, tecrübe, ustalık ve zevk gibi unsurlara racidir. Aynen bunun gibi, mahir bir söz ustası, kendisini dinleyenlerin akıllarını ve kalplerini kapıp götürürken, bu sanatta ileri gitmeyenlerin ifadelerindeki eksiklikler, işin erbabı tarafından hemen tesbit edilir.”2

    Bazı kelimelerin harfleri ve sesleri birbiriyle uyum sağladığı hâlde, bazılarında böyle bir ahenk bulunmaz. Bülbül sesi ile karga sesi bir olmadığı gibi, meselâ her ikisi de “bulut” anlamına gelen “ğamam” ile “bü’ak” kelimelerinin insanın kulağında bıraktıkları etkiler bir değildir. Bazı kelimelerin anlamları açıktır, dolayısıyla, anlatmak istedikleri manâları ifade etme hususunda tam yerlerine otururlar. Bazıları ise, maksatlarının gerisinde kalır, anlamları kapalıdır, ses itibariyle de kulağı tırmalarlar. Keza manâların kapsam ve vuzuhu bakımından kelimeler, umumi veya hususi, mutlak veya mukayyed, hakiki veya mecazi olabilirler.

    Kelimeler gibi, terkipler de bu mezkur yönlerden farklılık arzedebilirler. Ayrıca sözdiziminde (kelâmın nazmında) isim veya fiil cümlesi, dilek (inşa) veya haber kipi, olumlu veya olumsuz (nefy veya isbat), veciz veya detaylı anlatım (îcaz veya ıtnab), takdim veya te’hir yolarından birinin kullanılmasına göre, farklı tesirler sağlamak sözkonusu olabilir. Diğer taraftan, lisanda yer alan ifade tarzlarından herhangi birini kullanmanın, mutlak olarak makbul veya mutlak olarak tutarsız olduğu söylenemez. Zira her makamın, kendisine uygun bir ifade tarzı vardır. Aynı söz, bir makamda güzel iken, başka makamda pek yerli yerinde görülmez. Muhtevaya, maksada, mevzuya ve muhataba göre farklı anlatımlar gerektiği gibi, sonuçta da bunlar farklı değerlendirmelere tabi tutulmalıdır.

    İşte bu özellikler olmasaydı, benzer sözler söyleyen bütün insanların ifadeleri aynı tarzda olur ve herkes, belâgat derecesine kolayca ulaşabilirdi. Aynı konu, zeki veya kıt anlayışlı kimselere aynı şekilde anlatılmaz. Keza konuların mahiyeti de, değişik üslûpları gerektirir. Meselâ akaid esasları, teşriî hükümler, kıssalar gibi farklı alanlardan her biri, başka başka üslûplarla anlatılırlar. Çok sıcak ve şiddetli münazara ortamı ile, sükûneti gerektiren öğretim makamı farklı usûlleri gerektirirler. Asileri ve hakkı yalan sayan kâfirleri tehdid ile müttakileri tebşir aynı üslûpla olmamalıdır.

    Edebiyat tenkitçileri, bu hususlarda çok ince ölçülerle, makbul veya tutarsız şekilleri göstermişlerdir. Okyanus gibi geniş olan dil alanında mevcut çok sayıda imkân içinden seçim yapmada insanlar, zevk ve mizaçlarına, kapasitelerine göre elbette çok farklılık arzedeceklerdir. Hattâ aynı edip, bir makamda hatırına gelen anlatımı, başka makamda yakalayamayabilir. Esas maksadımız şunu anlatmaktır: Sözden maksad, muhataba tesir etmektir. Mânâyı ona tam tamına ulaştırıp, kelâmdan hedeflenen uygulamayı temin etmektir. Belâgatın gayesi bu olup, onun en kapsamlı tarifi şöyledir: “Belâgat, durumun gerektirdiği tarzda söz söylemektir.”3 Yahut “Sözün her yönden mânâya uygun olmasıdır.”4 Muhataba tesir nisbeti, belâgattaki başarıyı tayin eder. Kur’ân’ın belâgatına, diğer kelâmların yetişmesi şöyle dursun, ona yaklaşmaları bile, geçen on dört asırlık uzun zaman boyunca görülmemiştir. İnsanların sözleri, Kur’ân’a benzememeye mahkûmdur. Zira mesele, menşe’ ve mahiyet meselesidir. Kelâm, sahibinin fikrî bir suretinden ibarettir. “Üslûb-i beyan, aynıyla insan” vecizesi, -bazı tenkitlere kâbil olmasına rağmen- büyük ölçüde bu gerçeği dile getirir. Ediplerin üslûplarının incelenmesinden şu sonuç çıkmaktadır: Kelâmın kompozisyonu, kelâm sahibinin mizacına bağlıdır. Meselâ yazarın, mutedil veya asabi olduğu, anlatım tarzından anlaşılabilir. Arap edebiyatının en ünlü simalarından Mustafa S. Rafiî (ö. 1937), uzun zaman devam eden incelemelerinde bu usûlü uygulayıp yazarın üslûbundan, onun ekseri vasıflarını çıkarabildiğini bildirir.5 Mizacı sakin olan bir edipten, asabi mizaçlı Câhız (ö. 255/869) tarzında bir şeyler yazması istenildiğinde, onun zorlandığı, bunu beceremediği rahatlıkla görülür. İşte Kur’ân’ın üslûbu, kendisini hemen ayırt ettiriyorsa bu, onun beşer eseri olmadığından ileri gelmektedir. Gerçekten, “Kelâmullah ile kelâm-ı beşer arasındaki fark, Hâlık ile mahlûk arasındaki fark gibidir.”6 Kur’ân’ı dikkatle okuyan kimse, vicdanının derinliklerinde, Yaratıcının sıfatlarıyla, yaratığın sıfatları, Hâlık’ın zâtı ile mahlûkun zâtı ve Yüce Rabbin üslûbu ile kulun üslûbu arasındaki sonsuz farkı anlar.7 Arberry, The Holy Koran adlı İngilizce Kur’ân mealinin önsözünde, Binbir Gece masalları’nı Fransızca’ya çeviren Mardus’un Kur’ân hakkında şu sözünü nakl eder: “Kur’ân üslûbuna gelince, o kelâmullahtır. Aslında bu, Allah’ın Kendisine has üslûbudur (style personnel d’Allah). Üslûp, ilgili varlığın mahiyeti olduğuna göre, onun da ilahi olması gerekir.”8 Kur’ân’ın indirildiği çağda Arap edipleri bunu pek iyi anlama konumunda oldukları içindir ki, Kur’ân’ın tehaddisi, yani kendine nazîre getirilmesi hususunda meydan okuması karşısında boyun eğmekten başka çare bulamadılar. Zira gördüler ki mesele derece farkına değil, mahiyet farkına racidir.

    Müşriklerin Kur’ân hâdisesini izah etmek için söyledikleri son söz “Bu, olsa olsa büyücülerden nakledilen ve muhataplarında büyük tesir bırakan bir sihirdir” (Müddessir 74/24). “Sihir” yani etkisi belli, ama sebebi gizli. İnsanın iradesinin rağmına ona nüfuz edip kendisine hakim olan güç! Kur’ân’ın beyanı, asâ-yı Musa (a.s.) gibi öbür sihirbazların tesirini ortadan kaldırınca, bu gücün bambaşka bir güç olduğunu anladılar. Yoksa onlar, gerçekten söz ustaları idiler. Panayır ve fuarlarında en kıymetli malları, bazen yıllarını vererek hazırladıkları (Havliyyat) kasideleri oluyordu. Jürilere sunulan edebi ürünlerin nasıl titiz eleştirilere maruz kaldıklarını tarihler nakletmektedir. Ukaz panayırında Hansa’nın, en meşhur şairlerden Hassan’ın bir beytinde bulduğu on hata meşhurdur.9

    Beliğler, birbirinin eksiklerini bulmak özelliği ile ünlüdürler. Gerçekten onlar, başkalarının sözlerinde bulunan gerek üslûp, gerek muhteva bakımından zayıf noktaları bulmakta pek mahirdirler. Bu taraflara dikkat etmekle, yarışmada, karşılarında olanlara galip gelme imkânları artar. Ediplerin mizacında bu yarışma hissi galip olduğundan, onlar tesir yarışı içine girmişlerdir. Sanat ifadesinin orijinal hâlini sanatkâr, ruhunda hisseder. Onu ifade ettiğinde bizler beğeniriz. Edip ise, ifadesinden ziyade ruhunda hissettiği ve fakat hissettiği şekilde ortaya koyamadığı mükemmel aslı beğenir. Zira bir ihsas, ruhta duyulduğu müddetçe, onda ruhun kemali bulunur. Duyularla ifade edilmesi hâlinde, duyuların eksikliği onda da kendini gösterir. Lisanî bir hilkatle yaratılan ve kelimeleri şiir ve edebiyat ortamından öğrenerek büyüyen, kelâmdaki tesirle bayılıp ayılan, bir anda parlayıp savaş çıkaran veya savaşırken bir beliğ sözle sulha giriveren o zamanki Araplar, bu yaratılışın hassasiyetiyle, kendi ifade ve beyan özellikleriyle, hissettikleri duyguların mükemmel şekilde ifade edildiğini görünce aczlerini, bedahet derecesinde anladılar. Ancak bazılarının kalplerindeki şiddetli inkârları bu ikrarlarını önledi.10 Kur’ân meydan okuyup onların en duyarlı oldukları taraflarına dokunduğu hâlde, hattâ Kur’ân’ın tamamına nazire istemekten vazgeçip muhtevasının gerçek olmasını da şart koşmayıp, yalan ve hayallerle dolu olsa dahi, sırf edebi metin olması itibariyle, etkili olabilecek on sûre miktarı bir kısmın naziresini, hattâ en sonunda İhlâs veya Kevser sûresi gibi bir satırlık bir sûresinin bile naziresi ile yetindiği hâlde bunu yapamadılar.11

    Kur’ân Üslûbunun Başlıca Özellikleri

    1- Kur’ân, mevcut edebî türlerden farklıdır. Arapça’daki başlıca edebî türler nazım (şiir) ve nesir idi. Şiirin vezinli ve kafiyeli olması şartı vardı. Nesir ise secili veya mürsel tarzda olurdu. Kur’ân, bunlardan hiç birine dahil değildir. Bununla beraber, Kur’ân’dan kısa bir parça okuyan kimse, ahenkli bir tesirin kendisini sardığını hisseder. Bazıları, Kur’ân’da seci olduğunu zannedebilir. Ama unutmamak gerekir ki, secide cümlelerin aynı vezinle devam etmesi şarttır. Yoksa bazı cümlelerin kafiyeli veya vezinli bitmesi, seci için yeterli sayılmaz. Meselâ, sözün bazı mısraları iki, bazıları dört kelimeden meydana gelmek suretiyle vezinleri ve usûlleri değişince bu, seci sayılmaz.12 Oysa Kur’ân, böylesi kayıtlardan azadedir. Bir kısım âyetlerin vezinde veya fasıla harfinde uyuşması ile seci gerçekleşmez.13

    Seyyid Kutub, Kur’ân üslûbunun büyüleyiciliğini, onun hem şiirin hem de nesrin meziyetlerini bir araya toplayan nazmına irca eder.14 Taha Hüseyin’in: “Kur’ân ne şiirdir, ne de nesirdir; o, Kur’ân’dır.” sözünü naklederek: “Bizim bu kabil kelime oyunlarına ihtiyacımız yoktur. Kur’ân nesirdir, ama kendine has, harika bir nesir sanatını havi, mümtaz bir türdür.” der.15

    2- Kur’ân’ın ses nizamından ve lügavî güzelliklerinden hasıl olan eşsiz bir âhengi vardır. Kur’ân nazmında kelimelerin, harflerin, sükûn ve harekelerin, med veya kasırların (uzun veya kısa hecelerin) nizamında tecelli eden, kulağa ve ruha hoş gelen bir musikisi vardır. Arapça bilmeyen biri bile, onu tertil üzere okuyan bir kâriye kulak verdiğinde, diğer musiki ve şiir nağmelerinin ötesinde, etkili bir âhenk hisseder. Alışılmış musikinin nağmeleri birbirine benzediğinden, çok geçmeden, dinleyiciye usanç vermeye başlar. Şiirde de aynı vezin ve kafiye devam edip bir süre sonra bıktırmaya başlar. Kur’ân âhengi ise biteviye olmayıp bir sesten diğerine geçer. Tecvid ilminde mehmuse, mechure, kimisi tok sesli, kimisi ıslık sesli, bazısı hafi bazısı zahir diye sınıflandırılan bu sesler binlerce çeşit olarak öylesine sıralanır ki, onların kompozisyonlarından her zaman hayranlık veren bir ses armonisi meydana gelir. Bu armoni, Arap veya Arap olmayanı ile bütün insanlığı, nâzil olduğu asırdan günümüze kadar heyecan ve ihtizaza gark etmektedir. Bu âhenk, Arapça ifadeye raci değildir. Zira Kur’ân’ın dışındaki Arapça metinlerde bu özellik bulunmaz.16

    3- Kur’ân’da mânâ ile lâfız dengesi vardır. İstenilen mânâyı anlatmak için, hangi kelimeler gerekiyorsa, fazlası veya eksiği olmaksızın, Kur’ân onları kullanır. Mânâ kelimeye bürünerek lâfız hâlinde dökülür. Bu iş nazari olarak kolay görünse de, Kur’ân’ın dışındaki sözlerde gerçekleştiğine ancak ender olarak rastlanır. Ediplerde veciz ve öz söyleme, mânâ aleyhinde işler. Kelâm âdeta bilmece hâline gelir. Mânâyı etraflıca anlatmak istediklerinde ise sözü uzatırlar. Bu da sözün parlaklığını giderir; muhatap, asıl mânâ ile tali mânâyı fark edemeyecek hâle gelir.17 İbn Atiyye (ö. 542/1148) gibi bir üstadın şu sözü, hemen hemen bütün müfessirlerce kabul edilerek nakledilir: “Kur’ân’dan bir lâfız çıkarılacak olursa, Arap lisanının tamamı alt üst edilse bile, onun yerini tutabilecek tek kelime bulunamaz” (…). Bazı müfessirlerin bir takım kelimeler hakkında dikkatsizce kullandıkları zâide, mukhame gibi tabirler eleştirilmiştir. Aslında Kur’ân’da zaid söz olmayıp, bu gibi kelimelerin de mutlaka ifade ettikleri tamamlayıcı unsurlar ve incelikler mevcuttur.18

    4- Kur’ân, edebî türlerin hepsinde mükemmeldir. Teşri, kıssa, cedel ve münazara, mev’iza, tarih, zühd ve rekaik gibi birbirinden çok farklı edebî türlerin hepsinde söz söylediği hâlde onun ifadesi, nazmının metanetinde, güzelliğinde, fesahatinde hep aynı yüksek seviyeyi gösterir. Birinden diğerine maharetle geçerken, muhatap hiç bir kopukluk ve irtibatsızlık hissetmez. Oysa edipler, en fazla bir iki nevide mahir olurlar. Çünkü anlatılmak istenilen mânâ geniş, misalleri zengin olduğu nisbette konuyu anlatmak rahat olur. Buna karşılık mânâ sınırlı, konu hakkında bilgi az olduğu ölçüde anlatmak zorlaşır, kelimeler bulunamaz olur. Bu sebeptendir ki, Arap ediplerinin en çok söz söyledikleri alanlar; fahr, hamase, mev’iza, medih ve hica (öğünme, kahramanlık, öğüt övme ve yerme) olmuş, buna mukabil felsefe, teşri ve muhtelif ilimlerin sahalarında ise pek az dolaşmışlardır. Bu, diğer milletler için de aşağı yukarı aynı derecede geçerlidir.

    5- Kur’ân, aynı anda farklı seviyelere hitap eder.19 Zannedilmesin ki, âyetten zıt mânâlar çıkabilir. Gerçek şudur: Bir çok âyetin genel mânâsı aynı kalmakla beraber sathı, derinliği ve kökleri bulunabilir. Geniş kitle zahiri mânâyı; kültürlü kesim derinlikteki mânâyı; ihtisas ehli ise mânânın köklerinin çoğunu anlar ve gelecek nesillere de yeni taraflar kalır. Farklı anlayışlara imkân veren bir âyeti, ilk nesiller kendi durumlarına göre, daha sonraki nesiller ise ulaştıkları ilmi seviyelere göre anlarlar. Ancak şu var ki, önce yaşayanların devirlerinde, sonra gelenlerin anladıkları mânâya dikkat çekecek hususlar mevcut olmadığından, eskilerin bunu bilmeleri elbette beklenemez.20 Hülasa Kur’ân, muhtelif zekâ ve istidatların, zevklerine göre hisselerini alabilecekleri şekilde âyetlerini ve cümlelerini vaz’ etmiştir. Binaenaleyh Arapça dilbilgisi kurallarına, belâgat prensiplerine ve İlm-i Usûl’e uygun olmak şartıyla, müfessirlerin farklı yorumları; zamanlara, tabakalara ve zekâlara göre murad ve caizdir, diye hükmedilebilir.21 Meselâ dağların kazık oluşu (Nebe’, 6-7) çeşitli seviyelerde farklı farklı alanlara pencere açar. Âyetlerin farklı seviyelere bütünün bazı taraflarını göstererek hitap etmesi, insanların ilmî seviyelerini gözetip onların anlayış seviyelerini okşaması, yanlış bilgi vermeksizin, o akıl ve anlayışları ihlâl etmeksizin onlara hitap etmesi, tek başına bir mûcizedir.

    6- Konuların iç içe olması. Kur’ân, mutad kitaplar gibi konu esasına göre bölümlere ayrılmamıştır. Müsteşrikler ile onlardan etkilenen bazı kimseler, onun bu özelliğini “sadelik ve bedeviyet”e bağlarlar. Hâlbuki bu da, Kur’ân’ın orijinal taraflarından biridir. Diğer taraftan, Kur’ân insanların telif alışkanlıklarına uymaya mecbur değildir. Daha da önemlisi şudur ki: Yazarların kitaplarını bölümlere ayırmaları aklî bir zaruret değildir. Onlar, kitapların takip ettiği maksatların ışığında bu işi yaparlar. Kur’ân’ın uygun bulduğu tarzın, onun irşad ve hidayet maksatlarını en iyi şekilde gerçekleştirdiğinden bu tarzı seçtiği söylenebilir. Telif alışkanlıklarına taassupla bağlanmak, acizden ileri gelir.22 Kur’ân’ın ihtiva ettiği konuların hepsi şu küllî mihver etrafında dönmektedir: O da, insanları, kendi fikir ve iradeleriyle Allah’a kulluğa davet etmektir. Kur’ân, bütün kâinatın merkezini teşkil eden bu külli mânâyı; teşri, kıssa, tarih, mev’iza, cedel, tasvir, va’d ve vaîd gibi çeşitli mevzuların hepsine bir ruh kılmış ve o cüzleri bir kompozisyon içinde kaynaştırmıştır. Bundan ötürü Kur’ân, naklettiği kıssaya okuyucusunun dalıp gitmesini önlemek için, irşad unsurlarından bir kaçını kıssa içine yerleştirir. Külli mânâyı hatırlatma, konulara göre sıralanmamış, yani kalıplaşmamış kelâmda daha etkili olur.23 Kur’ân’ın, son derece fazla sayıdaki konuları bir araya toplamasına rağmen tutarsızlıktan, irtibatsızlıktan kurtulması, bu küllî mânânın ona ruh olmasındandır.

    Vücudu meydana getiren ve ilk bakışta dağınık duran bir çok uzuv, nasıl organik bütünlüğe mani değilse, bilâkis ayrı ayrı yerlerde olmaları canlı organizmanın devamının şartı ise, Kur’ân’daki çeşitli mevzuların arasına, siyakla uyum sağlayacak şekilde, merkezi mânânın serpiştirilmesi de ruhun, bedenin her tarafına sirayet etmesi kabîlindendir.

    Ayrıca Kur’ân, insana hitap ettiğinden, insanın anlayışına uyum sağlar. İnsanın hayatında tahlilî (ayırmaya yönelik, analytique) değil, terkibî (birleştirmeye dönük, synthetique) bütünlük vardır. Bizden her birimiz insan olarak kendimize hakim ve bütünlüğümüzü korurken, bazen parça parça meselelerle ilgileniriz. Böylece objeler yönünden bir dağınıklık görülür. Fakat mühim olan, objelerin değil, süjenin, öznenin durumudur.24 Ayrı şartlarda, ayrı zamanlarda ve farklı konularda ani ve def’i, âdeta ilka olunan tarzda, açıkça başka bir âlemin nişanlarını taşıyan, baş taraflarında bazen şifreler bulunan pek önemli muhabere kayıtları olan vahiyler mecmuası Kur’ân, ayrı ayrı halkalardan ibaret olduğu hâlde, bir tek sebîke (altın kalıbı) gibidir. Oysa yazarlar, devam eden sözde bir fikirden öbürüne geçerken sık sık zorlanıp noksanlıklarını haza, elâ, inne (“işte”, “böylece”, “şu hâlde”, “demek ki”, “nitekim”) gibi kelimeleri kullanarak tamamlamaya veya kitaplarını bahis veya paragraflara ayırmaya mecbur kalmışlardır.

    7- Tekrarlar. Hem irşadın bir gereği olarak, hem de tehaddisini hatırlatmak için Kur’ân, bazı kıssa, cümle veya kelimeleri tekrar eder. Konuyu kıssalar bakımından ele alacak olursak: Meselâ Âdem (a.s.) ile İblis kıssasının altı yerde tekrarlandığı zannedilir (Bakara 34 vd., A’raf 11 vd., İsra 61 vd., Kehf 50, Taha 116 vd., Sâd 71 vd ). Fakat biraz dikkat edilecek olursa bunlardan hiç bir anlatımın öbürünün tam tekrarı olmadığı anlaşılır. Yapılan şey, Kur’ân’ın ilgili siyaka göre bu hâdisenin muayyen taraflarını muhatabın dikkatine vermesidir. Aslında Kur’ân üslûbunda “kıssalar (kıssa olarak) anlatılmaz, hemen esasa dönebilmek için hatırlatılır.”25 Kıssa olduğu gibi tekrarlanmaz, kaçınılmaz olan kısmı ister istemez tekrarlanır. Bir konunun farklı bir üslûpla, değişik bir siyakta ve değişik bir maksadı vurgulamak için karşımıza çıkması, aslında tekrar sayılmaz. Bu tarzda yapılan “tekrarla hakikat bulanmaz, aksine vuzuh ve ikna gücü kazanır.”26

    8- Kur’ân’da beyan tarzları son derece çeşitlidir. Meselâ, bir işin yapılması için açık emir kipinin yanında on beş kadar ayrı üslûp kullanır.27

    9- Akla ve duyulara dengeli hitap eder. Kur’ân üslûbu hem akla, hem duyguya aynı anda hitap ve her ikisini de tatmin eder.28 Meselâ, Nebe’ sûresinde, Kâf suûresinde ba’s ve haşri, Kasas 68-75 ve Rum 20-30 parçalarında Allah’ın varlığını ve birliğini Kur’ân’ın nasıl ispat ettiğini, sayısız başka örnekler arasında okuyabiliriz. Beşer ifadesi akıl ile duygu arasında dengeyi kuramaz.. Zira insanlarda düşünen kuvve ile duyan kuvve tam denge hâlinde bulunamaz. Olsa bile aynı anda dengede olmaz, değişik zamanlarda olabilir. Fakat her cümlede bu dengenin bulunması vaki değildir. Kur’ân’da ise bu muvazene mevcuttur. Zira Kur’ân, bir işi diğer işlerine mani olmayan Zât’ın, ruhla bedeni bir arada yaratan Zât’ın kelâmıdır.29

    Mezkûr özellikler, Kur’ân-ı Kerim’in üslûbunun başlıca hususiyetleridir. Ama bu mûcizevî üslûbun ötesinde i’cazın asıl sebebi, tek cümle ile, onun Allah’ın kelâmı olmasından ileri gelmektedir. Yoksa mûcizelik, sadece ele aldığı mevzulardan veya onları anlatım şeklinden kaynaklanmaz.30

    Onun bu hususiyetini kavramış bir batılı bilim adamı, Fransızca Kur’ân mealine yazdığı önsözde şöyle demiştir: “Kur’ân, mûcize olarak zuhur etti. Mütercimin o mûcizeyi yeniden yapabilmesi hiç mümkün olabilir mi? Olsa olsa o, bu metne duyduğu saygı sayesinde, onun bir aksini (tecellisini) aktarabilir.”31 Bu özellikleri sebebiyledir ki Kur’ân, on dört asırdan beri dünyanın en çok okunan kitabı olmasına rağmen hiç eskimedi. Oysa en beliğ ediplerin bile eserleri tekrara dayanamaz, bir süre sonra parlaklıklarını kaybederler.

    Kur’ân, mübîndir. Bunun mânâsı; Allah’tan geldiğinin aşikâr olması, hak ile bâtılı açıkça ayırt etmesi, hidayetin temel hakikatlerini bildirmesi gibi yönler itibariyle “açık” olmasıdır.32 Yoksa bu, ondaki her şeyin ayan beyan, biteviye olması, onu anlamada çoban ile üniversite profesörünün eşit durumda bulunması demek değildir. Zaten mübînin anlamı bu olsaydı, yani Kur’ân’ın tefsirine ihtiyaç bulunmasaydı, Allah Teâlâ Kur’ân’ı beyan etme vazifesini (Nahl 16/44) Hz. Peygamber’e (a.s.) vermezdi.33

    Kur’ân üslûbu, üstün belâgatı, sesleri ve harfleri seçmesi, âhengi, kelâmdaki insicam ve tutarlılığı, terğib ile terhib arasında, Cennet nimetleriyle Cehennem azapları arasında dengeli tasvirleri ile dinleyenleri büyüler. Eğitici kıssalar ve meseller ile, gerçekleri bedahet hâline getirerek, fikir tartışması gerginliğe girmeden hedeflenen telkin gayesine ulaşır. “Avrupa’da bazan kötü bir niyetle ve kaba bir tarzda, Kur’ân’da peygamber kıssalarının tekrarlanmasının sıkıntı ve usanç verdiği söylenir. Muarız Mekke müşrik ortamı da, ‘Bunlar, öncekilerin masalları’ diye, alaylı bir şekilde onu eleştiriyorlardı. Oysa burada önemli olan husus, Kur’ân’ın, bu kıssaları kullanma tarzı ve onlara gördürdüğü işlevdir. Bu Kitap’ta, kıssaların her biri bir delile dönüştürülür. Kur’ân, kıssalar vasıtasıyla muhataplara şunu anlatmak ister: ‘Istikbali belirleyen de, mazidir’. Böylece, işkenceye maruz kalan mü’minlerin, sonunda Allah’ın yardımıyla kurtulup kâfirlerin helâk edileceklerini ima eder. Şu hâlde kıssalarda tekrarlar eksiklik değil, muhatapları ikna vasıtasıdır.”34 Kur’ân’ın beyanındaki bu büyüleyici özellik öylesine zengindir ki; icaz, teşbih, temsil, istiare, iltifat, tasvir, cedel, kasem gibi oldukça fazla sayıdaki üslûp özelliklerinin en güzel örneklerini Arap düşüncesi ve zevki Kur’ân’da bulmuş, nesiller boyunca ondan yararlananlar onun zenginliğini tüketememiş olup, hâlâ her yeni nesil onları kendisine yeni gelmiş mesajlar olarak algılamaktadır.35

    Dipnotlar
    1- S. Nursi, Sözler, s.385.
    2- Suat Yıldırım, Kur’ân-ı Kerim ve Kur’ân İimlerine Giriş, İstanbul, Ensar Yay., 1997, s. 119.
    3-Kasım M. Cerrah ve Es’ad Ali, el-Uslûbu’s-Sahih fi’l-Belâga, s. 6.
    4-İbn Haldun, Mukaddime, s. 414.
    5-M.S. Rafiî, İ’cazu’l-Kur’ân, Beyrut, 1973, s.202.
    6-Buharî, el-Edebu’l-Müfred.
    7-Subhi Salih, Mebahis fi Ulûmi’l-Kur’ân, Beyrut, 1968, s. 29.
    8-Ehvanî, Ahmed Fuad, Musıkiyyetu’l-Kur’ân, Mec. el-Ezher, 41 (1969), s.70.
    9-Bu beyt hakkında eleştiriler için bkz. M. S. Rafiî, İ’cazu’l-Kur’ân, Beyrut, 1973, s. 225.
    10-M.S. Rafiî, İ’cazu’l-Kur’ân, s. 192.
    11-Tefsiru’l-Menar, 1, 225-228.
    12-M. S. Ramazan el-Bûtî, Min Revai’i-l-Kur’ân, s.111
    13-Krş. Osman Keskioğlu, Kur’ân-ı Kerim Bilgileri, s. 202.
    14-Kur’ân’da Edebî Tasvir, Trc. Süleyman Ateş, Ankara, 1969, s. 155-156.
    15-Krş. Dihlevî, el-Fevzu’l-Kebir, s.165.
    16-O. Keskioğlu, Kur’ân-ı Kerim Bilgileri, s.199.
    17-M. Draz, en-Nebeu’l-Azim, s.125 ; Zerkanî, Menahil, 2, 324.
    18-Zerkeşî, el-Burhan, Kahire, 1957, 2, 177-178.
    19-Dihlevî, el-Fevzu’l-Kebir, s. 167.
    20-M. Tahir İbn Aşur, Tefsiru’t-Tahrir ve’t-Tenvir, 1, 94 ve 145 ; M. S. Ramazan el-Butî, Min Revai’i’l-Kur’ân, s. 114 .
    21-S.Nursi, İşaratu’l-İ’caz, s.42.
    22-Krş. Dihlevî, el-Fevzu’l-Kebir, Trc. M. Sofuoğlu, s.91; Zerkanî, Menahil, 2, 361-362.
    23-Dihlevî, el-Fevzu’l-Kebir, Trc. s. 98.
    24-S. Yıldırım, Kur’ân-ı Kerim ve Kur’ân İlimlerine Giriş, s.150.
    25-M. Hamidullah, s. 19
    25-A. J. Arberry, The Koran Interpreted’den naklen K. Küfrevî, Hz. Peygambere Dil Uzatanlar, (Der. Ahmet Altınışık, Oryantalizmin Soruları kitabı içinde ), s. 167).
    27-Bunlar için meselâ bkz. Zerkanî, Menahil, 2, 319-322.
    28-Adnan M. Zarzur, Ulûmu’l-Kur’ân, s.261.
    29-Suat Yıldırım, Kur’ân-ı Kerim ve Kur’ân İimlerine Giriş, s. 161-162.
    30-F. Schuon, İslâm’ı Anlamak, Trc. M. Kanık, İstanbul, İz Yay. 1988, s. 56.
    31-Jean Grosjean, D. Masson’un Le Coran adlı tercümesine yazdığı önsöz, s. IX, Paris, Gallimard yay., 1967.
    32-F. Schuon, Islâm’ı Anlamak, s.63
    33-M. Ebû Zehre, el-Mu’cizetu’l-Kübrâ: el-Kur’ân, paragraf: 234.
    34-R. Blachere, Introduction au Coran, s.180-181. Krş. M. Esed, Kur’ân Mesajı, 1, XII.
    35-R. Blachere, Introduction au Coran, s. 181.

    Bibliyografya
    – Adnan Muhammed Zarzur, Ulûmu’l-Kur’ân, Beyrut-Dimaşk, el-Mektebu’l-Islami, 1984.
    – Arberry, A., The Koran Interpreted, 2 vol., New York, 1955.
    – Blachere, R., Introduction au Coran, Paris, 1959.
    – el-Buti, M. Said Ramadan, Min Revai’i’l-Kur’ân, Dimaşk, 1390/1970.
    – Dihlevî, Şah Veliyyullah, el-Fevzu’l-Kebir fi Usûli’t-Tefsir, trc. Selman en-Nedvî, Kahire, 1407/1986.
    – Draz, Muhammed, en-Nebeu’l-Azim, Kahire, 1389/1969.
    – Ebû Zehra, Muhammed, el-Mu’cizetu’l-Kübrâ: el-Kur’ân, Kahire, Daru’l-fikri’l-arabî, 1970.
    – el-Ehvanî, Ahmed Fuad, Mûsıkiyyetu’l-Kur’ân, Mec. el-Ezher, 41(1969).
    – Esed, Muhammed, Kur’ân Mesajı, Trc. C. Koytak- A. Ertürk, İstanbul, İşaret Yay., 1996.
    – İbn Aşur, Muhammed et-Tahir, Tefsiru’t-Tahrir ve’t-Tenvir, Tunus, 1985.
    – İbn Haldun, el-Mukaddime, Kahire, Mat. el-Behiyye, tarihsiz.
    – Kasım M. el-Cerrah ve Es’ad Ali, el-Uslûbu’s-Sahih fi’l-Belâgati ve’l-Arûd, Beyrut, 1964.
    – Küfrevî, Kasım, Hz. Peygambere Dil Uzatanlar, (“Oryantalizmin Soruları” külliyatı içinde Der. A. Parlakışık), Istanbul, İnsan Yayınları, 1995.
    – M. Abduh ve M. Reşid Rıza, Tefsiru’l-Menar, Kahire, 1373.
    – Masson, D., Le Coran, Paris, Ed. Gallimard, 1967.
    – Nursi, Said, Sözler, Istanbul, Sinan Matbaası, 1958.
    – –: İşârâtu’l-İ’caz, trc. A. Nursi, Ankara, 1978 .
    – Rafiî, Mustafa Sadık, İ’cazu’l-Kur’ân, Beyrut, 1973.
    – Schuon, Fr., Kur’ân’ı Anlamak, trc. M. Kanık, İstanbul, İz Yayıncılık, 1988.
    – Subhi es-Salih, Mebahis fi Ulûmi’l-Kur’ân, Beyrut, 1968.
    – Süyuti, Celâleddin, el-İtkan fî Ulûmi’l-Kur’ân, Kahire, Halebi, 1951.
    – Udayma, M. Abdulhalık, Dirasat li Uslubi’l-Kur’ân, Riyad, 1972-1980.
    – Yıldırım, Suat, Kur’ân-ı Kerim ve Kur’ân İlimlerine Giriş, Istanbul, Ensar Yayınları, 1997.
    – Zerkani, M. Abdulazim, Menahilu’l-İrfan fi Ulûmi’l-Kur’ân, Kahire, 1362/1943.

  79. ercan

    ben pisikolojisi bozuk biriydim. üzerimde sıkıntı varidi ama kuranı kerim i özellikle ayett el kürsi yi okuduktan sonra nasıl olduysam kelimesi kelimesine düşüncelerim sadece beynimde atamadığım ve saplanmış olan enformasyonları atmaya yöneldi.ve şimdi tek şifam allah kuran. sizde kuran okuyun nasıl rahatlıycağınızı görün işte bu kuranı kerimin bize bahşetmiş olduğu mucize. gelde inan ma sadece nesnellik önemli değildir. unutmayalım ki inanç bir nesnellik değil ruhi bir olgudur.

    • ercan yamanoğlu

      kuran müslüman ların yaşam tarz larını belirleyen hayat nizamıdır.ayetel kusi ise allah tealayı tanıtan bir ayettir. neler yapıp neler yapmayacağından bahseder.anlamını bilerek okumak insanın imanını artırır. saygılar.

  80. halil

    Ateistim hiç bir tanrıya inanmıyorum diyosunuz sonra sadece müslümanlığı eleştiriyorsunuz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s