Müslümanlar Kur’an’nın Allah tarafından Cebrail aralcılığıyla Muhammed’e vahiy yoluyla indirildiğine ve Kur’an’ın tek harfi bile değişmeden günümüze kadar geldiğine inanırlar. Bu inançlarını dayandırdıkları kaynak yine Kur’an-ı kerim’dir. Yani iddia ve iddia’nın kaynağı aynıdır. Bu konu üzerinde yaptığım araştırma ve incelemelerin sonucuna göre bir değerlendirme yapacağım. Objektif olmaya özen göstereceğim.
Müslümanlar’ın Kur’an-ı Kerim’in tek harfinin bile değişmeden günümüze kadar sapasağlam geldiğini dayandırdıkları kaynağın yine Kur’an-ı kerim olduğunu yazmıştım. Şimdi o ayet’e bakalım;
Hicr suresi 9. ayet
إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ
Şüphesiz o zikri (Kur’an’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.
Bir iddia’ya cevap vermek için Kuran’dan bir ayet göstermek geçersiz bir yöntemdir. Çünkü değişmediğini ispatlamak için değiştiği şüphesi olan(ki eldeki veriler değiştiği yönünde) Kur’an’dan bir ayet ile açıklamak akla yatkın bir yol değildir. Kur’an’ın değiştiren(bilerek veya bilmeyerek) kişi veya kişiler değişmediğini vurgulamak ve ispatlamak için böyle bir ayeti Kur’an’ın içine koymuş olabilir.
İnançları dogmatik yapanda budur. Düşünmek ve sorgulamak, eleştirmek yasaktır. Zaten düşünmeye başladığınız zaman o inancın akla ve mantığa aykırı olduğunu anlarsınız. Bu aykırılıklardan bir taneside; ‘ Kur’an’ın değişmediği iddiasıdır’
Ayet ile Kur’an’ın değiştirilmiş olamıyacağınının mantıksızlığını açıkladıktan sonra geriye kalan en önemli ve sağlamlığı daha fazla olan tarih’e bakalım. Daha bilimsel bir yöntem ile kur’an’ın değişip, değiştirilmediğini tarihi detayları iredeliyerek bir sonuç çıkartmaya çalışalım.
Tarihsel olarak Kur’an’ın kitap haline getirilmesi:
Kur’an’ın ilk orijinali: Küçük taşlar, deri, ağaç parçası, kemik gibi çeşitli nesnelere yazılıydı. Yakıldı.
Kur’an’ın ikinci orijinali: Ebubekir döneminde yapılan derleme. Yakıldı.
Kur’an’ın üçüncü orijinali: Osman döneminde oluşturulan “azmalar”. Bunlar da dünyanın hiç bir tarafında yok.
Kur’an’ın üçüncü orjinali üzerine:
Osman döneminde mushaflaştırılan Kur’an’ın orjinalinin bulunmayışı çok tuhaftır. Osman döneminden kalan orjinal bir Kur’an mushafı yoktur, ama Osman’ın dönemindeki kur’an’ın kopyaları -ki en iyimser rakamla 8.yy’a ait bir kopya vardır elimizde(1)- kendi zamanından çok sonrasına aittir.
Peki Osman ne zaman halifelik yapmıştı?
644 yılından 656′daki ölümüne kadar, 12 yıl boyunca, halifelik yapmıştır.
Elimizde ki en eski mushaf en iyimser rakamla 8.yy’la aittir. 8.yy,701-800 tarihleri arasındaki zaman dilimini temsil eder. Osman 644-656 yılları arasında halifelik yapmıştır. Elimizde ki o mushafa göre ve Osmanın halifelik yaptığı zamanı kıyaslarsak; elimizde ki mushafın Osman’ın döneminden daha sonra yazılmış olduğuna varırız. O halde Osman zamanında ki mushafın orjinali yeryüzünde yoktur. Elimizde ki en eski mushaf’ın Osman’ın döneminde ki orjinalin kopyası olduğunu düşünsek bile ortaya bir kaç sorun daha çıkıyor ;
Elimizde ki mushaf’ın Osman döneminde ki orjinal mushaf’tan kopya edildiğini düşünürsek en iyimser rakamla yaklaşık 50 sene fark var. Orjinal’den kopya edilmiş olsa bu eser neden 50 sene sonrasında kopya ediliyor?
Cevabı kimse bilmiyor aslında. Elimizdeki verilere göre bir mantık yürütürsek: Kur’an ın orjinali ve/ya orjinalinden kopya edilmiş saf haliyle bir Kur’an mushafı elimizde yoktur. O halde Kur’an ın tek harfi bile değiştirilmemiş bir kitap olması bir yana tamamının değiştirilmiş olması bile söz konusudur.
Şimdiye kadar yazdıklarımımı islami kaynaklara dayanarak yazdım ve elimizde ki verileri mantıksal bir süzgeçten geçirdim.Bir sonuca varcak olursak;
1- Kur’an Muhammed’den çok sonra yazılmıştır ki bu konuda islam’da aynı şeyi söyler.
2- Elimizde osman zamanından kalma orjinal ve/ya kopya herhangi bir mushaf yeryüzünde bulunmamaktadır.En eski Kur’an mushafı –ki islami çevre Osman zamanından kalma olduğunu iddia eder,matematiksel ve mantıksal süzgeçten geçirdiğimizde bunun olamıyacağını ve olması dahilinde ortaya başka sorunların çıkabilceğini yazdım- 8. yy ‘a ait ve şu an Özbekistan-Taşkentte bulunan koruma altında ki mushaftır.
3- Kuran’ın tek harfi bile değişmedi iddia’sının sav dahi olamayacağını ve eldeki verilere göre geçersiz bir iddia olduğunu anlamış bulunmaktayız..
Başka bir bakış açısıyla konuya göz atacak olursak:
Şimdiye kadar ki araştırma yazımda Kur’an’ın orjinalinin bulunmadığını ve elimizde ki en eski Kur’an mushafının 8.yy’la ait bir el yazması olduğunu yazdım. Oysaki güvenlik ve sağlam kalması açısından Muhammed yaşarken kur’an’ı düzgün bir biçimde vahiyin gelme sırasına göre dizmeliydi, ama dizmedi. Peki Muhammed bunu akıl edemediyse,Allah’ta mı akıl edemedi?
Böylesi önemli bir noktayı gözden kaçırmış olamazlar. Bu sorundan bile çıkarılabilcek bir sonuç vardır aslında. Muhammed’in Kur’an’ı kendi yazmış olması ve önemsememesi.
Oysaki gerçekten Allah’ın sözleri olsaydı, Allah bu önemli noktayı atlamazdı.Hak din olduğunu iddia ettiği İslam’ın en önemli kaynağını yani Kur’an’ın düzgün bir biçimde kayda geçirilmesini Muhammed’e emretmesi gerekirdi.Ama böyle bir emir(ayet) yada başka bir şey yoktur. Buda bize Kur’an’ın tanrısının(Allahın) Kur’an’ın gelecek nesillere ulaşmasını umursamadığını göstermektedir. Ne tuhaftır ki üstelik son din olduğunuda önemle vurguluyor.
Sonuç: Kur’an’ın tek harfi bile değişmediği iddiası mantıksal ve bilimsel verilerle çelişen, yanlışlanan geçersiz bir iddiadır. Kur’an’ın tek harfi’nin değişmediği bir yana büyük bir kısmının değişmiş olabilceği ihtimali vardır. Çünkü elimizde orjinal bir Kur’an yoktur. Orjinalden kastım Muhammed zamanından kalma bir mushaf yoktur. Muhammed öldükten sonra kitaplaştırma çalışmaları olmuştur ama elimizde yine yoktur ki Ebubekir zamanında ki mushafın yakıldığını hadislerden öğreniyoruz.(2)
Ayrıca, Kur’an’ın içindeki çelişkilerin nedenlerini buna bağlayabiliriz. İslam dininin tüm kaynakları sağlam temellere dayanmamaktadır. Böylesi bir inanca körü körüne bağlanmak ne demektir artık orası sizin sorgulama yeteneğinize kalmıştır.
Yazımı ömer tarafından söylendiği belirtilen bir rivayet ile bitirmek istiyorum;
‘’İçinizden kimse, Kur’an’ın tümünü elinde tutuğunu söylemesin. Bunu diyen bilir mi Kur’an’ın tümü ne kadardı, nasıldı? Kesin olan o ki, Kur’an’ın çoğu yok olup gitmiştir. (Bkz. Süyuti, el İtkan, 2/32)’’
-Okan-
——–
Mushaf; Kur’an’ın kitap halindeki şeklidir. Tevatür; (dini anlamda) Yalan olarak söylenmiş bir söz üzerine birleşmeleri mümkün olmayan, her zaman güvenilen kimselerin bir haberi bildirmeler– Bir haberin ağızdan ağıza yayılması, yaygın söylenti.
(1) En eski kur’an mushafı 8.yy’a aittir.Özbetistan-Taşkent’te koruma altında bulunmaktadır.
(2) Bkz. Buhari, e’s- Sahih, Kitabu Fedaili’l-Kuran/3.
KAYNAKLAR :
Turan Dursun-Din Bu,Diyanet işleri başkanlığı kur’an meali,Tdk türkçe büyük sözlük
Yararlanılan İslami Kaynaklar: 1. Buhari, e’s- Sahih, Kitabu Fedaili’l-Kuran,Sahihi Buhari -.Müslim E’s-Sahih,.Ebu Davud,İmam Süyuti.
*
wtff
27/09/2009
Topkapı sarayında Hz. Ali’nin kendi eliyle yazdığı ve günümüzdeki kuran ile birebir aynı olduğunu söylemişti bir arkadaşım. Bu konuda düşünceniz nedir ?
pozitifateizm
28/09/2009
Ali’nin yazmış olduğu bir Kur’an yok ki. Hadis kayıtların da bile geçmiyorken, Ali’nin yazmış olduğunu nereden bileceğiz?
Ayrıca, Topkapı sarayında yer alan Kur’an’ın ünü var sadece. Üzerinde yapılmış bir araştırma, test veya orada halifeler zamanından kalma bir Kur’an olup olmadığı konusunda da sağlam bilgiler yok, bildiğim kadarıyla. Topkapı sarayındaki kutsal emanetler(Kur’an) ile ilgili yazı bulursanız ve paylaşırsanız sevinirim.( Sağlam kaynaklı olursa iyi olur)
-Okan-
wtff
28/09/2009
Ben de ateistim bu arada onu belirteyim
Bir arkadaş çok ısrar etmişti de Hz. Ali’nin yazdığı Kur’an birebir aynı şeklinde diye ben de herhangi sağlam bir kaynak bulamadığım için bu konuyla ilgili bir de size sorayım dedim nedir bu işin aslı.
pozitifateizm
30/09/2009
Ali’nin yazmış olduğu bir Kur’an bildiğim kadarıyla yok. Hadislerde de geçmiyor sanırım, osman, Ebubekir ve Ömer isimleri yer alıyor, ama Ali’ye rastlamadım.
Yazıda yazdıklarım islam çevrelerince de kabul edilir zaten, çünkü hadislere dayalı bir yazı ve tarihsel kayıtlara. Yazıyı bir daha okumanızı tavsiye edeceğim şimdilik, eğer Ali ile ilgili bu konuda bilgi bulursam paylaşırım.
İyi günler.
-Okan-
Dicle
27/09/2009
hadis muhammed’in değişik olaylar ve sorunlar karşısında inananları aydınlatmak, bazı ayetlerini daha açık bir dille ifade etmek için söylediği İDDİA EDİLEN sözler bütünü olarak tanımlanmışsa da bu kaynak muhammedin kaleme aldığı birşey değildir yani isteyen kişi istediği şeyi yazmış olabilir.hadisleri kitap şekline dönüştüren vatandaş muhammedle 24 saat birliktemiymiş ki diye de sormak lazım tabii.yani hadisler ne kadar geçerlidir düşündürücü????
yazıda şöyle bir cümle dikkatimi çekti ” Muhammed öldükten sonra kitaplaştırma çalışmaları olmuştur ama elimizde yine yoktur ki Ebubekir zamanında ki mushaf’ın yakıldığını hadislerden öğreniyoruz.” nasıl oluyor da ebubekir zamanında olan olayları hadislerden öğrenebiliyoruz???muhammed öldü hadisler bitti olması gerekir mantıklı olarak.
Paylaşımınız için çok teşekkür ederim.muhammed bile bu kadar kafa yormamıştır…
pozitifateizm
28/09/2009
Evet, hadisler Muhammed’den 200 yıl sonra kaleme alınmıştır, nesilden nesile aktarılan sözlerin 200 yıl sonra yazılmaya başlanması… Yani, aktaran kişi den öğreniyoruz ona da büüüyüük dedesi söylemiş olmalı.
Teşekkürler.
-Okan-
sanalika
28/09/2009
çok saol bilgiler için
pozitifateizm
30/09/2009
Rica ederim.
-Okan-
ferdi
30/09/2009
1- Kuran ı kerim indirildiği ilk günden bugüne kadar değil bir ayeti bir harfi bile değişmeden gelmiştir..Hz. Osman zamnında kitap haline getirlen kuran ın bir örneği topkapı saryındadır.Günümüze kadar Hz.Osman zamnında yazılan kitap gelmemiş olsa dahi KURAn her devirde onlarca hafız tarfından ezberlenmiş ve bu günümüze kafarda böyledir. Bugün Dünyada ki bütün kuran ı kerimler toplanıp yakılsa dahi bir kelimesi bile değişmeden onlarca kuran tekrar kitap şeklinde yazılır.
2- Kuran neden iniş sırasına göre değilde belli biraz düzen içinde yazılmıştır? İşte bunu sizin Küçük AKLNIZ ermez bunu ancak RAHMAN VE RAHİM olan ALLAH ve onun peygameri MUHAMMED MUSTAFA ( S.A.V) bilir Sizler anlayamazsınız.
3- Kuran ı kerim peygamber tarfından yazılmış ve daha sonra önemsenmemiş. Böyle bi iddiaya peygamber efendimizin ve İslamın en büyük düşmanı ebu cehil bile gülerdi.Çünkü peygamber efndimizin okuma ve yazması yoktur.peygamber efendimiz güvenilir ve emin bir kişidir.
Hepinizi karsilik beklemeden Kuran Ahlakina cagiriyorum.
Sekulerizmin yani ateizmin bilimsel dayanagi yoktur. Bilimin secilmis konularinin yorumlanmasidir. Ben ayni bilimi alir , Allah’in kudretine baglarim. Dolayisi ile Ateizm bir yorumdur , oyle tek tarafli yorumdur ki bir inanc bicimi halinde sekillenir , dini tartismalarda.
Ey ateist! Inancliya inancli olmamayi tavsiye ediyorsun da sen niye ateizm inanlisisin?
pozitifateizm
30/09/2009
1- Yazıyı bir daha okumanı tavsiye ediyorum.
2- Herşeyi Allah bilir diyip, cevap verememek; İşte inancı, inanç yapan budur! Düşünmene bile engel oluyor.
3- Kur’an Muhammed tarafından yazılmış veya yazılmamış, asıl konu bu değil. Eğer anlama özürlü değilseniz, yazıdan çıkartmış olduğunuz sonuç bu olmamalıydı. Kur’an’ın değişip, değişmediği ile ilgili bir yazıdan çıkardığınız sonuç; Eğer gerçekten buysa, o halde bir nörologa gitmenizi tavsiye edeceğim.
Ateizm’e inanç demek, kel birine saçlı demek kadar saçmadır. Sizin gibi kendinden üstün bir varlık yaratıp, ona tapma ihtiyacı hissetmediği için ateistlere karşı bir öfkeniz var ve en çok kullandığınız argümanlardan birisidir ‘sen de inanmadığına inanıyorsun’ cümlesi.
Köle zihniyetinden beklenen bir yanıt, ne de olsa herkesin birşeye inanması gerektiğini savunan kişilerin, ünlü saçmalıklar.
Sıfır aslında, birdir, demek kadar saçma bir cümle…
Kaldı ki, kendinizi rahatlatmak uğruna, yazının amacından alakasızca yazmak da müslümanlara özel bir davranış, ilginçtir ki tüm müslümanlarda rastlamak mümkün. Yoksa, din sizlerin düşünme kapasitenizi, düşürüyor mu?
-Okan-
coskun
14/11/2011
1.si yazdıklarına ve yorumlarına saygı duyuyorum ancak bende bir müslüman olarak müslümanlara karşı söylediklerin hoş değil bunu belirtmek isterim. Tabi üzerinize çok geliyo bununda farkındayım ama yapmayın. Evet iddia ettiğin üzere bi çok insan körü körüne inanıyor ve bundan zevk alıyorlar. Ben bi müslüman olarak araştırma yaptığımda bana ateist damgası vuruldu ne garip değilmi =) belkide hislerini bundan dolayı çok iyi anlıyorumdur. Bazı konularda sana katılmıyor değilim ama Allahın varlığı konusunda yaptığım hiç bir araştırma beni yanıltmadı. Gariptirki yaşadığım bazı olaylarda Allahın varlığını somut olmasada kanıtlar nitelikte ama tabi bunu anlamanı bekleyemem yaşaman gerekekir. Kuranın değiştirilme konusuna gelince ne yazıkki bir tane sağlam şekilde değiştirilmediğini kanıtlıyacak birşey çıkmadı
hep farazı konuşmalar ne yazıkki. Ama araştırmaktan zarar gelmez deyip devam edicem. bunun sonunun ateistlik olduğu söyleniyo bakalım ne doğru ne yanlış…
seçkin
20/01/2010
topkapı sarayındaki kuran karbon testinden geçirildi bildiğim kadarıyla ve 600 yıllık çıktı…sanırım bilim herşeye net cevap verebiliyor
aynı zamanda halıfe osman,ebu bekır donemındekı kuranı ömerin kızından alıp 7-8 nusha yazdırıyor ve orjınalını yakıyor (!) noktalama ısaretlerı ve ayet numaraları bu donemde eklenıyor…
Önce Korkma
04/08/2010
Güzel bir çalışma elinize sağlık
Ne olursa olsun bu hayatta gerçekten düşünülmesi gereken bir cümle var
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
“Sokrates”
Ve tekrar inanıyorum’ki Kur’an ı sorgulayabilecek kalitede olan bir beyin zaten “güzel”i bulmak için kendine satırardan daha çok ideolojiler ve felsefeler arar ve aslında böylesi daha kaliteli ve kalıcıdır…Nasıl’ki Analar çocuklarını karşılık beklemeden severler işte hayat da böyle sevilmelidir!İçimde ki cennete gitme beklentisiyle “iyi kalpli” olacağıma; Bu dünyada kalbi temiz ve hür bir şekilde yaşar varsa cehenneme giderim…
elfida
24/09/2010
iyi günler..paylaşımlarınız çok iyi…ama inanan insanların kuranın orjinali il ekaldığına dair en büyük iddiaları şu; islamda hafızlık diye birşey vardır..kuran ezberletildi. hatta halife osman da bunlardan biridr..buna cevabınız nedir? hafızlar ezberleyip bugünlere getirmiş olamazlar mı?
ℓα ρнιℓσѕσρнιє мαтéяιαℓιѕтє
25/09/2010
kulaktan kulağa oynadın mı hiç?
volkanist
19/11/2010
adam hz alinin kuranı yazdıgını ve muzede oldugunu söylüyo tam bunu kaynaklarda geçiyo mu geçmiyo mu diye bilmemekle beraber siz yok öle bişe diyorsunuz ispat et o yazmadıgına madem öle sen ispat et öle boş hayır o yazmadı şöle şöle oldu de o zaman
Oğuz (pozitifateizm)
15/01/2011
Sen yazdığını ispat etmelisin. Yazılmayan bir şeyin yokluğunu nasıl ispat edebilirim?
HNVN
12/01/2011
İNANMAMAK KOLAY OLAN ZOR OLAN İNANMAK BİZ ZORU BAŞARAN TARAFIZ İNŞAALLAH..
Oğuz (pozitifateizm)
15/01/2011
İnançsızlığı yaşamadan nasıl bir şey olduğunu nasıl biliyorsun?
volkanist
19/11/2010
peki siz tüm bunların tamamen bir hayal ürünü oldugunu ispat edecek kesin bi kaynagınız var mı bilim bilim yok felsefe felan diyorum ya ömründe beynini sadece %3 ünü kullanabilen aciz insanın ortaya attıgı tezlerle teoriler nasıl bu kadar emin konuşa biliyo sunuz
Oğuz (pozitifateizm)
15/01/2011
Basitliğin ortada.
volkanist
19/11/2010
madem öle beni ikna edin kaynaklar sunun yüzyılları kapsayan belgeler atın önüme o kadar savundugunuz şeyi bana ispat edin yada yaradanı yok sayan kesin deliller sunun önüme ikna edin beni arkadaş
Oğuz (pozitifateizm)
15/01/2011
Ana sayfayı oku.
atalay
15/01/2011
yanmaya hazır olun beyler.dinsizlerin en çok uğraştıkları şey her zaman din olmuştur.çünkü akılları dinsizliğe yetemez.insan yaradılışı itibariyle dine muhtaçtır.
Oğuz (pozitifateizm)
15/01/2011
Ben sayfanın kurucusu olarak uzun süredir dinle uğraşmıyorum. Dinsizlerle ilgilenmeyi saçma bulurum. Ben bilimle uğraşıyorum ve her zaman gerçekleri anlatmaya devam ederim.
atalay
15/01/2011
Şu yeryüzündeki tüm insanlık bir araya gelse bir tane pirinç tanesi yapamaz.O toprağı yaradana suyu yaradana güneşi yaradana muhtaç.İşte senin bilimin buraya kadar…OKU VE ANLA.
Oğuz (pozitifateizm)
15/01/2011
Maddenin oluşması da yaratansız olabilir. Kendiliğinden oluşabilir. Bu da bizim savunmamız.
atalay
15/01/2011
Hadi yap o halde.
Oğuz (pozitifateizm)
15/01/2011
Ben yapamam. Doğa yapar. Biraz fiziği araştırır mısın? Kuantum dalgalanmalarını incele. Maddenin kendiliğinden nasıl oluştuğunu anlatıyor.
zindika
08/02/2012
kuantım dalgalanmaları öyle bir şey anlatmıyor.
Oğuz (pozitifateizm)
15/01/2011
Ben yapamam. Doğa yapar. Biraz fiziği araştırır mısın? Kuantum dalgalanmalarını öğrenirsen, maddenin kendiliğinden nasıl oluştuğunu anlarsın.
atalay
15/01/2011
Çok şükür cehennem var.
Oğuz (pozitifateizm)
15/01/2011
Eminsen ne güzel. Gidip yatağına rahatça uyu o zaman. Konuşmamıza gerek yok.
kadir
17/01/2011
atalay
15/01/2011
Sen bir gün keşke diyeceksin.Ve o anlardan biri de bu an olacak.GÜLE GÜLE
darwinamca
14/02/2011
Ele alınan konuları merakla okudum ve en önemlisi yorumları..Bilimle igilenen arkadaşlarımızın ortaya koydukları kanıtlara verilen yanıtlar daha doğrusu verilemeyen yanıtları gördüğümde,beyinlerini düşünmeye tamamen kapatmış dincilere karşı büyük bir acı hissettim.Bilimin sunduğu her şeyin karşısında:”Yanacaksın,çok pişman olacaksın,madde kendiliğinden oluşmaz….”vs. gibi saçma sapan yorumlar.Düşünmeden,kendimi kısıtlayarak,din ayrımcılığı yaparak yaşayacağıma “ot” olmayı tercih ederim!!Bilim olmasaydı ortada kalırdınız kutsal-masal-kitaplarınızla.
coskun
14/11/2011
İşte sorun bu ne yazıkki araştırıp görmek yok! Benim kendi inanışıma göre Allah var ama ben araştırıyorum en azından. Dinciler hep ızdıraptan bahsediyo ve bence cehennem denilen yerde körü körüne inanan arkadaşlar hiç inanmayanlardan daha beter cezalandırılacaklar ne yazıkki. Madem Allah akıl verdi sonrada bunu kullanmayınmı dedi??
duygu
18/04/2011
2 yıl önce ilk kez kuranın manasını okuduğumda,aylarca sinir tedavisi gördüm.ortada allah sözü denen kitapta hiç kadının k si dahi geçmiyor,üstelik kuranda kadınlar sürekli aşşağlanıyor,örneğin,,kadını dövmek,,4 kadın almak,,sınırsız cariyeyle yatabilmek gibi ayetler benim tamamen sinirlerimin yıpranmasına sebep oldu,,kurana baktığımızda,,tamamen erkek egemenliğini görüyoruz,,yani hep erkeğin dediği olmalı,,erkek döver,,gerekirse kuma alınır,,savaşlarda kocası ölmüş kadınlarla yatılır,,abii bu nedir yaa,başlarım böyle işe,,birde saftirik kadınları şöyle kandırmışlar,,sınavdasın sabret,,yani adamlar her türlü haltı yiyip özgür olacak ama kadın hep namuslu olup susarsa cennete gidecek,,wayyy beee,bazı kadınlar gerçekten anlamak mümkün değil.
coskun
14/11/2011
işin garip tarafı erkeklere huri var ama kadınlara ne var =) sadece buda değilki şaraptan bahsedilmiş ama sigaradan bahsedilmemiş o yuzden sigara içmek günah değil çünki o dönem sadece şarap vardı.
baris
12/08/2011
cok guzel yazilar ve guzel bi site. kuran’da ve incil’de ozellikle bircok celiski, mantiksiz seyler var. bunlarin her sey’e gucu yeten bir tanri tarafindan yazildigina veya yazdirildigina inanmak zor. biraz arastirma yapan olayi kavrayacaktir. o zamanlar tabi ki internet yoktu. zamanla insanlar dogruyu gorecektir.
bir lise öğrencisi
25/08/2011
Yazıyı çok beğendim hiçbir önyargı ve hakaret olmadan tamamen kaynaklar üzerinden çözümleme yapmanız çok hoş.
Ben şahsen cehalet kurbanı insanlarla tartışmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Çünkü o insanlara biz burada ne kadar pozitif bilimlerden yada tarihten bahsetsekte onların fikirleri değişmeyecek.Düşünmeyen,sorgulamayan,köleliği kabul etmiş insanlara siz proton çarpıştırması izlettirseniz bile “bak allahın işine” gibi laflar duyarsınız.Hoşgörü hoşgörü diye gezerler oruç tuttukları için yanında sigara içeni yada yemek yiyeni oruç tutuyoruz diye hastanelik ederler minietek göğüs dekoltesini tecavüzün sebebi olarak gösterirler.Yılda egitimden çok camiye yatırım yaparlar ve bunları doğru sayarlar gerçekten inanırlar.
Belki konudan biraz dışarı çıktım ama içimden gelenlerdi okuduysanız teşekkürler.
(bir lise öğrencisi)
oğuzhan
03/09/2011
tek bir soru ateistlere : Sonsuzu nasıl açıklıyorsunuz?
Oğuz (pozitifateizm)
28/09/2011
Açıklanmayacak bir şey diyorum.
Reşat
25/09/2011
Duyğu Ve Oğuz kardeşlerim,farz edelim ki,siz doğru söylüyorsunuz,o zaman ne mutlu size,hiç bir probleminiz olmaz(ölümden sonra),biz de bu dünyada kendimizi sefiller gibi göstersek de sonuçda(ölümden sonra) bir şey kayb etmeyeceğiz.
Amma,bir de farz edelim ki,biz doğru söylüyoruz,o zaman ne olacak?…
Oğuz (pozitifateizm)
28/09/2011
Çıkarımızı gözeterek inançlarımızı yönlendirmiyorum. Evet, o zaman bizim için kötü. Ama bu inanmadığımı değiştirmez.
Resat
04/11/2011
Cok da dogru yapiyorsunuz cikariniz icin karar vermedikde.Kararlar umumtoplum dikkate alinarak,fertler duwunulerek alinmali.yoksa o dogru karar olmaz.Burada da isin asilinda hakiki cikarlar durar.yoksa bir sey bana zarar olursa niye o seye kosuyumki?!netice:
1)cikarlariniz icin degil umumcikarlar ve hakiki cikarlar icin karar verin.
2)Amma biz 2 sartida dusunurken siz yalniz 1sarti(Allahsizligi) dusunuyorsunuz.Bu da sizi optimist olmamaga ve dolaysiyla dogru karar vermemeye goturuyor.
coskun
14/11/2011
ya sende haklısın reşat ama şöyle düşün ya yoksa hiç bişi? ozmanda dünyadaki bi çok zevkten mahrum kalıyosun ateistlere saygı duymak gerekir.
Reşat
14/11/2011
Bismillahirrahmairrahim.
Çoşkun kardeşim Selam olsun sana.
Yoksa sonuç
Varsayan=Dünya Zevkini almadan gidiyor,Cezalandırılmıyor,Ödüllendirilmiyor.
Yoksayan=Dünya Zevkini alıb gidiyor,Cezalandırılmıyor,Ödüllendirilmiyor.
Varsa sonuç:
Varsayan=Dünya Zevkini almadan didiyor,Cezalandırılmıyor,Ödüllüniyor.
Yoksayan=Dünya zevkini alıb gidiyor,En kötü ceza veriliyor.Hiç ödül de yok.
a)Yoksa şu dünyada VARSAYAN zevk almasa da sonuçlar aynı.
b)Varsa çu dünyada YOKSAYAN zevk alsada sonuçda burnundan geliyor.
Azerbeycanda şöyle bir ata sözü var:
Neynirəm ki,o qızıl teştı içinə qan qusacam?!
Müslümanlar (dünya zevkinden) bir şey kazanmasa da ola bilecek bir (en kötü)ihtimalde(haşa!) Öldükten sonra da bir şey kazanmazlar.
Ateistler (dünya zevkinden) bir şey kazansada ola bilecek bir ihtimalde(haşa!) vay Hallerine.
SONUÇ-varsayanlar daha optimist ve daha ileriyi görenler.Ve daha sonuca bakanlardır.
supernova
04/11/2011
peki ya diğer dinlerden biri doğruysa ?
madem mantığınız bu ,
o zaman cumaları camiye , pazarları kiliseye gidin ,
en azından öldükten sonra bilmediğiniz yerden soru gelmesin
Resat
04/11/2011
1)Benim dediklerimi esas tutarak Bir Analogiya apardiniz,cokda dogru yaptiniz.Demek ki,ideal hayat icin her bir sart goz onunde bulundurulmali ve analizle tahlil edilmeli.Dolaysiyla en dogru ve ideal hayat icin Allahi direk yok sayamayiz.Onun oldugu guman,zenn veya soylenen yerlerin hepsine bakmak,tahlil etmek gerek.
2)ne guzel dediniz -”ya diger dinler dogru olarsa?”Zaten bunun icin aklimiz var.Ki yine analogiya aparib hangisinin dogru oldugunu bulalim.
Celaleddin
03/10/2011
YOK OLAN BİRŞEYDEN BAHSETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Bu gönderiyi silmeyin. Çünkü gönderen mutlak iyiliğinizi, mutluluğunuzu istiyor. Siz gerçekten doğrunun ne olduğunu bilmek istiyor musunuz?
Allah kendisini vahiyle tanıtıyor.
Allah var tanrı yok. Her şeyden önce Allaha inanmak için O’nu tanımak gerekir. Allah baş gözüyle görülmez. Çünkü, Allah maddede değildir, manada değildir. Her ikisini yoktan var edendir. Hiç bir şey yokken yani insanlar, dünya, güneş, gezegenler, yıldızlar, galaksiler, uzay kainat yok iken cinler ve melekler arş-azam ve kürsi ve kaderi yazan kalem ve levh-i mahfuz dahi yok iken, yalnız O Allah Azze ve Celle vardı. O’nun varlığının bir başlangıcı yoktur. Başlangıç zamanla alakalı bir durumdur. Allah zamanı da yaratan ve onu varlıklarla ilişkilendirerek onlara ömür tayin edendir. “İnsan başıboş bırakıldığını mı zannediyor” hükmü hikmetiyle İnsanı imtihan etmek için kendisini, içinde hayat ölçüleri hükümlerin var olduğu vahiyle tanıtıyor. İnkâr edenlerin inkarına gelince onlar Allahın yasaklarına esir olmanın ya da teslim olmanın bir sonucu olarak Allahı inkar yoluna gidiyorlar. Halbuki inkarcıların da fıtratına Allah kendisine kulluğu yerleştirmiştir. Allahı inkar etmeleri dahi O’nun varlığını kabullenmenin bir ıspatıdır. Çünkü yok olan bir şeyden bahsetmek zaten mümkün değildir.
Necmi
15/10/2011
Şüphesiz, inkâr edip kafir olarak ölenler, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti bunların üzerinedir.
(BAKARA SURESİ / 161)
eren
06/11/2011
celalettin kardeş çok hoş açıklamıssın agzına saglık …..
dogan
08/11/2011
Ben bilimle uğraşıyorum ve her zaman gerçekleri anlatmaya devam ederim.
Bir arkadaş böyle söylemiş. Senin söylediklerinin gerçek olduğu ne malüm.
Kur’an apaçık yazılsaydı. Her şey tam tıkırnda olsaydı filan filan diyorsunuz. O zaman şeytan ne iş yapacaktı (allah’ın varlığını doğru kabul edersek). artı iyi insan ile kötü insan nasıl ayrılacaktı. Bende hep ama hep şöyle birşey var bunu nasıl açıklıyorsunuz. Bu dünya da her kime ne kötülük yapmaya çalıştıysam kesinlikle aynı kötülüğü karşımda buluyorum. Neden bu (aynı) kötülükler karşıma çıkıyor. Bana bunu bu şekilde veren kim ya da ne? Ne zaman ki inançsızlığa yönelsem öyle birşey oluyor ki. Yıllarca ettiğim bir duam kabul oluyor. Enteresan gerçekten enteresan bir olay. Bu da beni tekrar inanç yoluna sokuyor. İnsanoğlu çiğ süt emmiş ama belli bir süre sonra yine inançsızlığa doğru gidiyorum. Sonra tekrar bir mucize dua kabül oluyor. Bunun sebebi ne? Bana bunu açıklayın yeter bana
yasıyosan düsün
09/11/2011
Merak ettiğim bir sey var arkadaslar. Ben arastırmacı ve düşünen bi insanım . Şimdi hani müslümanlık evrensel deniliyor ya yani bütün insanlıga gönderilmiş, peki ozaman kutuplarda Yasayan insanlar ibadetlerini nasıl yapacaklar. 6 ay gece 6 a gündüz olarak mevsim dönüsümü yasanıyor burada .Bakın şimdi konu nere geliyor ; namazın saatleri sabah günesi, öğle ortası ve aksam batan günesi temsil eder deniliyor islam bilirileri tarafından. Peki allah kuran ı yazarken bunu düşünmedi mi yoksa sadece arap ülkelerinin iklimine göremi düzenledi. Çok düşünülecek bir çelişkidir.
Reşat
10/11/2011
Herkese Selam olsun!”Yasioysan dusun” kardesim,ben bunu 2 yil once oyrenmisdim.Amma arastirarak,hemen aklima soru geldimi bunu ateizme yozmadan su ayeti dusunerek arastirdim:
“Ey iman edenler! Zandan çok sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın! Gıybet ederek biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin! Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bakın bundan iğrendiniz. Allah’tan sakının! Hiç kuşkusuz, Allah tövbeleri çok kabul eden, rahmeti sonsuz olandır.” Hucurat (49,12) Y.N.Ö. terc.
Sorun Cevabı:Kutuplarda dediğin gibi 6 ay gece 6 ay sabah olduğu için kutuplara en yakın normal düzende olan yerdeki-ülkedeki-şehirdeki takvimle namazın saatleri belirlenir.Şimdi sora bilirsin ki,Güneşin çıkması ve batması diyoruz amma burda uygulamak olmuyor?!
Onunda cevabı şu:Umumiyyetle takvim ölçülürken güneşin ışınlarının düşdüyü yerden yaklaşık 800 km. yükseklik dikkate alınır.Ve oradakı ışınların derecelerine göre hesaplanır.
İnşAllah kafi etmişdir.Çok düşünülecek değil araştırılacak bir konuydu.
Şimdi sen bir buna göremi kuranı kabul etmiyordun?!
yasıosan düsün
13/11/2011
reşat kardeşim ama senin soruma cevabın bi warsayım..Din ve Fıtrat Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır daha farklı bi şekilde acıklama getirmis bu konuya..yani demek istediğim herkes ayrı sekilde acıklama yapıyor. ben cok kararsızım. o kadar cok celiski warki islam düsmanlıgı flan yapmıyorum ben sadece ogrenmek istiyorum.
Reşat
13/11/2011
“Yasıosan düsün” Kardeşim Allah seni yüceltsin ve seni cennetine koysun!
1)Namaz vakitlerinin Güneşin ışınlarıyla ölçülmesi zamanı ışının yerde herhangi bir yere düşdüğü değil,ışınların semada(yaklaşık 800 km yerden yükseklikte) hangi derecelerde olduğuna bakılır.Yani kutuplara Güneş ışınlarının düşmemesi sorun değil.Çünki 800km yükseklikten ölçülüyor.Ve oradan ışınlar takip ediliyor.Allah bunları kast etmiş.
Gerçi en güzelini Allah(c.c.) bilir.Allah(c.c.) Alimdir.
2)Ben de çok çelişkilere rastladım.Amma araştırdıkca hepsinin cevabını buldum.İnşAllah sen de hepsine seni qane edecek cevaplar bulursun.Sonra göreceksin ki,hiçbir çelişki yokmuş.Allah senin gibi araştırmacı ve düşünürleri İslam-i Alemden eksik etmesin.İnşAllah.
3)…Allahtan korkun,zanna kapılmayın… ayetini kendi nefsime yazmışdım.
4)”Yasıosan düsün” kardeşim,tüm sorularına cevap bulursam taassupluğu bırakıp şehadet edecekmisin ki?!
yasıosan düsün
13/11/2011
ve bana gösterdiğin ayetle sorumun pek alakası olmadıgı gördüm.. ben kıtuplarda ibadeti sordum sen bana ”allahtan korkun, allahtan sakının, zandan sakının” gibi ayet sözcükleri yazmışsın.
coskun
14/11/2011
Yaşanmışlıkların bazıları bana Allahın varlığını somut olmasada soyut şekilde kanıtlar nitelikte. Sorun şu ki acaba Allah bize ulaşmaya kendini tanıtmaya çalıştımı? Yoksa sadece bize ruhsal olarak yardımmı ediyor. Acaba yalan yanlış kitaplar gönderip yada insanların yazmasına izin verip acaba körükörüne inanıcaklarmı yada verdiğim aklı kullanıcaklarmı diye bi sınavamı tabi tutuyo? Çünki ben soyut kanıtlarla Allahın varlığına inanırken kutsal kitapların hpsinde inanılmaz çelişkilere rastlıyorum. Allah nasıl ayrımcılık yapıp erkeği daha çok sevebilir yada merhamaet dolu bir Allah nasıl kullarına hemen hemen her ayetinde azap tan bahseder? yada kitaplarda hala yaşanmamaış veyahut yazıldıktan 1000 yıl sonra yaşanmış birşey neden yoktur?? Gelelim müslümanım diyenlere adam oruç tutar kadına kıza bakar namaz kılar küfür eder yardım eder piyasada fink atar. bumudur?? oruç tutmayanı döver namaz kılmayana küfr eder hani zorlama yoktu din de hanı guzellıkle anlatılıyodu? Beni böyle müslümanlar sogutuyo işte inandığım şeyden göz kulak kapalı inanan müslümanlar hiç kızmayın siz sadece inandığınızı zannediyosunuz…
Reşat
14/11/2011
Güzel yazmışsınız!Allah yar ve yardımcınız olsun!
1)Allahın bize ulaşmaya ihtiyacı yok ki,zaten biz onunuz!Onun bize değil bizim ona ihtiyacımız var!
2)Bu yaşıma kadar hiç 2ci sorunuzla karşılaşmamıştım.)))
a)Kuranın yalan olduğuna nasıl vardın?çok merak etdim.
b)İnsanların yazmasına izin vermediği kendisinin gönderdiği kitaplar da var.
c)Sınav etdiğini varsayarsak o zaman Allahın yalançı,sahtekar ve s. bütün kötü sıfatların sahibi olduğu sonucuna geliriz(haşa!) ki, o zaman da öyle bir İlah olamaz.Çünki bu İlahlık anlamına zıt bir görüş.İnsanlara yardım etmeyen birinden neden yardım istenilsin ki?!)))
d)Kurandakı çelişkileri yazarsanız sevinirim.
3)Nerede ayrımcılık yağmış?
Bu da kendisinden delil:”Rableri onlara cevap verdi: “Ben sizden, erkek-kadın hiçbir çalışanın ürettiğini boşa çıkarmayacağım. Hep birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkenceye uğratılanlar, çarpışıp da öldürülenler var ya, onların kötülüklerini yemin olsun örteceğim. Ve yemin olsun ki onları, Allah katından bir karşılık olarak, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım.” Allah katındandır karşılıkların en güzeli.”
Tefsirçiler:Arapçadan Birbinizdensinize maksat beraber olmaklarıdır.
P.S.:Berabersizlik Adaletsizlik DEĞİLDİR!!!
4)Kitabullaha siz baktığınızda kendi meslek gözünüzle bakarsınız.Amma ki onda hepsi vardır.
Azapdan bahs ederek korkun demesi bir hukuki cümledir.Arapçadan ordakı qorkunların mahreçi haya edin yani çekinin demekdir!utanın!
Hukukun neye yaradığı ve ne için kullandığı şimdiye kadar dünyada ilime belirli olan bütün hukukçular ve düşünürler arasında tartışmalı konu olmuşdur.Bazıları (Marks,Engels ve s.) hukuku bir ceza usulü, bazıları (Sokrat,Platon ve s.) hukuku rahatlık,kolaylık,Bazıları da(yanlış etmiyorsam Aristotel ve s.) bunların karışımı olduğunu savunurlar.
Gördüğün gibi eğer o ayetlere kendi fikirlerini yürüterek bakarsan adaletsizlik ortaya çıkar.Onun için Alllahu Teala böyle konu ve s. olduğunda “…zikr ehline sorun…” deye söyler.Ve Peyğembermiz(s.a.a.v.) de Kurana kendi reyini bildirenlerin sonunun iyi olmayacağını bildirmiş.ARAŞTIRIN-SORUN-SORUŞTURUN YANİ!
5)Kim diyor ki,yaşanmamış veya 1000 yıl sonra yaşanacak şeyler yok?!
Şu yetermi?-İlime 20-21-ci asrlarda belli olan uzaylılar hakkında Allahu Teala(c.c.) 1000 değil 1400 yıl önce malumatlar veriyor:
“Gökleri ve yeri ve BU İKİSİ İÇİNDE YAYDIĞI CANLILARI yaratması da O’nun ayetlerindendir. O, dilediği zamanda onları bir araya getirmeye kadirdir.” (Şura,29)
Daha fazlalarını da yazarım eğer hakikaten taassübçü birisi değilsense!
Guya yazsam Allaha(c.c.) inanacakmısın ki?!
6)Hadisin kaynağını bulamadım onunçün de kendisini yazamayacağım amma hadise şöyle:
Kadınlardan birine orucluyken köleni tehqir etmesi(azarlaması) sebebiyle Peyğemberimiz yemek yemesini emr etmiş.Onun artık oruçlu olmadığını söylemiş.
Yani söylediğin gibi olan bir insan zaten oruçlu değil.O munafık sıfatı taşır!
Bir de şunu söyleyim İslam hukunda şöyle bir şey var:
Bir insanın en küçük günahı işlememesi en büyük nafileden(müstahapdan) daha gereklidir,daha önemlidir.DAHA ÜSTÜNDÜR!Vaciptir.
Yani bir insanın kefiyçin karıncayı öldürmemesi günde 1000 rekat nafileden namaz kılmasından daha üstündür!
Eğer dediğin gibi bir insan nafile namaz kılar sonra hakka girer,küfür eder ve s. ise o zaman kötülüğü o sevabını da mahv eder.Dolaysıyla nafile Namazı kılmamış olur.
Bu da bir hukuki soru idi.
7)Sen neden soyuyorsun biliyormusun?Çünki Allah katında aşağıdakilere-munafıklara bakıyorsun!
Allahın selamı üzerine olsun!
coşkun
15/11/2011
Kuranda geçen meninin, Bizim o sudan yaratılıp hatta onun da bir parçasından yaratılıp ( kromozom) 3 karanlık evreden geçişini açıklayan bir Kuran. O dönemde hiç bir şekilde bilinmeyen bir şey ve herşeye bi cevabı olan ama buna hiç bir şey yazamayan Ateist,Agnostik vs.vs. ler. Açıklama bekliyorum…
Yılmaz
18/11/2011
inanmadan kazanamazsın madem kuran ın bi harfi değişti neden Allah bi peygamber daha yollamıyor bu kafirlerin oyununa gelmeyin kuran ın tek bir harfini değiştirebilen bedelini öder Allah tarafından bu bir diyelim ki değişti o zaman da yeni bir kitap ve yeni bir peygamber gelir buda 2 bilip bilmeden kuran hakkında atıp tutmayın
zindika
25/11/2011
1-herşeye aniden müdahele edilip tüm yanlışlar hemen düzeltilseydi insanlar birbirlerini nasıl saptıracaklardı.
2-insanlar nasıl daha da azgınlaşıp cehennemin daha da dibini boylayacaktı.
3-zaten her şeyde allahın düzeltmesi olacaksa müminler nasıl bir şeyleri ıslah etmekle yükümlü olacaktı.
4-hata yapılmasına izin verilmeyen bir insan nasıl hür olur.
5-eziyet çekmeyen bir insanın sabrı nasıl ölçülür, bu insan nasıl kemale erdirilir.
6-kötülük olmasaydı iyi nasıl anlaşılırdı, insanla melek in farkı ne olurdu.
7-kutuplarda ibadetler mekke ye göre yapılır. günler normal saatlere dönmüşse paralel ve meridyenlere göre yapılır.
8-kuranın tek bir harfi bile değişmemiştir. çünkü emevi, abbasi, selçuklu, memlüklü ve osmanlı devletleri şeriat devleti idi. devlet, halk ve insanlar sürekli kuranla denetlenip yönetiliyordu. bozulmaya fırsat bile yoktu. en küçük bir anlam kayması bile göze çarpardı. çünkü hayat kuran üzerine kuruluydu. birinin menfaatine veya aklına uygun bir kelime diğerlerinin mantığına veya işine gelmezdi.
9-ilk yazma kuranlar yakılmasaydı spekülasyonlar çıkardı, bu da osmanın-ebu bekirin kuranı vs. diyerek yenileri icat edilebilirdi. yakıldığı an şüphelerin ve uydurmalarının önüne geçilmiş olundu.
10-topkapıdaki 600 senelik kuran mış peki diğer 600 senelik yazma kuranlar arasında farklılık var mı.
11-kulaktan kulağa hadisler için söylenebilir belki ama sürekli bir kaç kişi tarafından sürekli yazıya geçirilen bir kitap nasıl böyle örneklendirilir.
Ege
19/12/2011
Peygamber öldüğünde Kuran’ı tam olarak ezbere bilen 5 insan vardı..5 İNSAN’a mı güvenecek yani bütün İslam alemi? Gerisi kişiye kalmış.
Reşat
19/12/2011
BRR!
Sayın Ege,verdiğiniz sorunun cevabı çok kolay.
Peyğamberimiz(s.a.a.v.): “Ali hakk ile,Hakk da Ali iledir.”
başka bir yerde “Ben ilmin şehri,Ali kapısıdır.” demiş. ve s.
Yalnız Onun bile ezberden bilmesi kafidir.Çünki zaten Peyğemberimiz bize(Onada Allah-u Teala,ki ayetde de keçer…) söylemiş ki,Ali hakk iledir!
Ondan sonra da onun evlatları,Ehli Beyt İmamları ve s. derken zaten hicri 300lere kadar(miladi 950ler) gelib çıkar.
Bunun yanı sıra diğer sahabiler,onların evlatları,musahaflar,yazılanlar,tam hafiz olmayanlar- 2/3-ini bilen,ve ye daha azını bilen binlerle sahabi vardı.
UNUTMAYIN!!! KURANIN BU KADAR KOLAY EZBERLENMESİNE DİĞER GÜCLÜ SEBEP KURRANIN ONLARIN KENDİ ANA DİLLERİNDE OLMASIYDI!!!
VERB!
CAZ
31/12/2011
Kesin cevap için ÖLÜMÜ BEKLEYİN….?
ferdi
05/01/2012
Yorumlarınızı dikkatle okudum arkadaşlar öncelikle şunu söyliyim bilimsel açıdan konuşuyorsanız ki doğa kendi madde oluşturuyor falan demişsiniz peki önce şunu bilim açıklasın bu doğa dünya diğer gezegenler yıldızlar ve evren nasıl oluştu önce bunu bilimsel olarak ispat etmeniz gerekir . Yıllardır big bang teorisi diye adlandırılan şey teori bile değildir sadece bir tezdir birşeyin teori olması için birçok gözlem ve deneyle ispat edilmesi lazım . Dünyanın oluşumu konusunda isviçrede bi deney yapılıyor ama henüz netice alınamadı (zaten bu deneyin çok uzun yıllar sürebileceğide söyleniyor ) . Tanrının var olup olmadığı konusunda bilmin bi cevap vermesi için uzayın son noktasına kadar keşfedip her bir maddeyi , hücreyi yeniden oluşturabilmesi gerekmektedir . Dünyada gelmiş geçmiş en zeki insanlar arasında kabul edilen Albert Einstein bile bu konuda fazla bişey söyleyememiş ikileme düşmüş ve en son paradoks bi cevap vererek nokta koymuştur.
- Tanrı sözcüğü benim için insanın zaaflarının bir ifadesi ve ürünü olmanın ötesinde bir anlam taşımıyor. İncil de yüce bir kitap ama yine de ilkel efsanelerden oluşan bir koleksiyon ve aynı zamanda oldukça çocukça.
- Tanrı zar atmaz
- Eğer tanrı insanları yaratmasaydı , İnsanlar tanrıyı yaratmak zorunda kalacaklardı
Son yazılan söze bu ne biçim söz diye tepki verebilen arkadaşlar olabilir öncelikle şunu söyliyim bende inanan bir insanım yani Müslümanım arkadaşlar . burda insanın yaratmasında anlatılmak istenen daha önce roma , yunan mitolojisinde olduğu gibi yıldızlara ve putlara tapan ve bunun gibi kavimlerde olduğu gibi uydurmak anlamında kullanılmıştır kesinlikle kimse yanlış algılamasın diye söylüyorum . Dini açıdan bakıcak olursak herkez inanıcak diye bişey yok inanmama özgürlüğüde var gerçi benim inanışıma göre onun sonunda da cehennem var ama sonuçta herkez özgür zaten bu özgürlükte Allah ‘ın bize verdiği özgürlük isteseydi bizi yarattığı gibi inandırmayı namaz kıldırmayı bilirdi . Bu özgürlüğün sebebide dünya hayatının bir sınav olması . Ateist ve diğer dinlere mensup arkadaşlar bazı konularda haklısınız . ben inanmıyorum veya ben başka dine mensubum dedğinizde tepki görüyorsunuz bu doğru bi yaklaşım değildir ama bunun sebebi İslam değil cehalettir .
ilker
26/01/2012
alinin yazmıs oldugu kuran noktasız topkapı sarayındadır arastırabılırsınız arkadaslar. bana gore ateıstler en dındar ınsanlar
Arzu
28/01/2012
mimar sinanin haritasi da palavra.harita diye gosterdikleri sey latin harfleri ile yazilmis.bir de neden bu kadar yuceltiliyor.dogru bir adam olsaydi cami yapmazdi,demek ki salak herifin teki.
Umut
31/01/2012
Güzel Peygamber’ime OKU denmişti, bunu yorumlayanlar Peygamberim’in okuma yazması olmadığı için söylendiğini belirtir.halbuki yer yüzündeki herşey okunmalıdır.hiç bişeyin tesadüfen yapılamayacağı,kendiliğinden olamayacı çok açık… şu halde tek bir şey var (Haşa) Allah birden fazlamı?şunada şmyle cevap vereyim;eğer (haşa) Allah birden çok olsaydı aralarında kargaşa çıkar,evren bu kadar düzenli ve güzel olmazdı,,hem biz kime ibadet edecektik bunun tatışması yapılır hatta hangi peygamberi kim göndercek çatışması olurdu…O halde tek bir Yaracıtı var ve O bağışlayıcıdır.AF dileyin gözünüzü seveyim boş şeylere takılmayın
deist
05/02/2012
bravo müslüman arkadaşlar özellikle reşat sen verdiğiniz bu nasihat ve öğütlerle vede örneklerle +500 puan bonus sevap kazandınız ve ariyetten 4 huri sahibi olmaya hak kazandınız tepep tepe kullanın ben deistim yaratıcıya inanıyorum ama dinlere inanmıyorum hem islam dininin gerçek olduğunu bilsemde ibadet etmicem cehennemde yanmaya razıyım ve eğer siz cennete giderseniz size hurilerle ve gilmanlarla mutluluklar ne diyim
zindika
08/02/2012
varlığı bilinip kayıtsız kalınan eli kolu bağlı, yarattıkları arasında hakimiyetini kuramayan ve yaşamları sonucunda güçlü zalimlerden zayıf mazlumların hakkını alamayan ve güzel yaşayanları ödüllendirip kötülerini cezalandıramayan aciz, düzen içinde bir çark vazifesi gören tanrı bana ateistlikten daha saçma geliyor.
Abdülalim Hüseyin
21/02/2012
Müddei iddiasını ispatla mükellefdir. Yani iddia sahibi iddiasını ispat etmek zorundadır. İsğat edemediği takdirde karaktersiz yalancı bir iftiracı olarak kalır. Bunu az bir akıl sahibi olan herkes bilir. Siz bana farklı bir Kur’an getirerek iddianızı ispat etmediğiniz sürece sizin içinde benim nazarımda ikinci şık geçerli olacaktır. Zira iftira ve yalanlar ile hiç bir dimağı bulandırmaya insanları kandırmaya hakkınız yoktur.
Gelelim iddianızdaki tutarsızlıklara. Konuya dilim döndüğünce ve mümkün olduğunca kısa ve öz cevap vermeye çalışacağım. Konu hakkında sorusu olan arkadaşlar hesabımdan beni ekleyebilir.
Kur’an nasıl yazıldı, nasıl toplandı, günümüze nasıl geldi?
Sahâbe Hz. Peygamber’in zamanında Kur’an’ı tamamen ezberlemiş ve yazmıştı. 23 yıl boyunca Cenab-ı Hak’tan gelen vahiy önce Rasûlullah (SAV) tarafından ezberleniyor, vahiy kâtiplerine okuyarak yazdırıyordu. Bu arada okuma yazma bilen-bilmeyen diğer sahâbeler de Kur’ân’ı ezberliyorlardı. Allah Rasûlü Kur’ân’ın sadece ezberlenmesini yeterli görmüyordu.
Sayıları 40’ı bulan vahiy kâtipleri “kemik, tahta, papirüs, deri ve kiremit inceliğindeki pişirilmiş tuğlalardan” bulabildikleri malzemeler üzerine yazıyorlardı. Hz. Peygamber (SAV) zamânında vahiy devam ettiği için iki kapak arasına alınamamıştı. Hz. Ebû Bekir’in halifeliği zamanında meydana gelen Yemame savaşında 70 kadar hâfız sahâbenin şehit olması müslümanları telaşlandırdı.
Hz. Ömer’in teklifi ile, hâfız ve vahiy kâtiplerinin en meşhuru olan Zeyd bin Sâbit başkanlığında bir komisyon oluşturuldu. Komisyon, sahâbede bulunan Kur’an nüshalarını, Rasûlullah’ın huzurunda yazıldığına dair iki şahit şartı ile toplattı. Böylece yazılı bütün metinler toplanarak bir araya getirildi.
Kur’ân’ın asıl nüshası yazılarak Halife Hz. Ebû Bekir’e teslim edildi. Bu nüshaya “İmam Nüsha” denildi.
Hz. Ömer’in halifeliğinde Kur’an öğrenimine ve hâfızlığa önem verilmiş, hâfız sahâbeler, yeni İslâm’a giren bölgelere gönderilerek eğitime devam edilmişti. Hz. Osman’ın zamanında Kur’an eğitiminde bütünlük sağlamak için “İmam Mushaf” esas alınarak 7 nüsha yazdırılarak çoğaltıldı. Bunlar, Medine, Mekke, Şam, Kûfe ve Basra’ya gönderildi. Bu yedi nüshadan birisi İstanbul’daki Topkapı Müzesinde, diğeri ise Taşkent Müzesinde bulunmaktadır. Şu anda dünyanın her yanında bulunan, okunan, ezberlenen Kur’an’la İstanbul ve Taşkent’teki Hz. Osman’ın yazdırdığı Kur’an arasında hiçbir farklılık söz konusu değildir.
ZİRA SİZİN DEDİĞİNİZ GİBİ BİR FARKLILIK OLSAYDI SİZİN ÖNDE GİDENLERİNİZ YAZILI İLK KUR’AN İLE GÜNÜMÜZDEKİ KUR’ANLARI BİR ÇOK KEZ KARŞILAŞTIRMIŞ OLDUĞUNDAN ŞİMDİYE KADAR ORTALIĞI VELVELEYE ÇOKTAN VERMİŞTİLER.