Bir diğer zorlama mucizemiz; deniz sularının birbirine kesinlikle karışmadığı ve bunu Kur’an’ın 1400 sene önceden bildirmesidir. Tabiki her zaman olduğu gibi bu bilgiyi modern bilim daha yeni keşfetmiş, ama kur’an bunu 1400 sene önceden vermiş. Mucizenin ayrıntılarına Kur’an’daki dayanak noktasına göz atalım ve mucize var mı, yok mu hep birlikte analiz edelim:
‘(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar’(Rahman Suresi 19. ayet)
‘ (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.’ (Rahman Suresi 20. ayet)
Başka bir ayette şöyle demektedir;
‘ O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır.’(Furkan Suresi,53.ayet)
(Not: Ayetler diyanet’in sitesinden alınmıştır.)
İddia’ya göre modern bilim yakın bir zamanda farklı denizlerin sularının birbirinine karışmadığını keşfetmiş. Hatta bazıları bu mucizeyi abartıp keşfeden kişinin(Jacques Cousteau) bu keşiften sonra müslüman olduğunu iddia ediyorlar.
Bu müslümanlar gerçekten beni şaşırtıyor. Yanlış anlaşılmasın Kur’an’dan mucize çıkartmak için bilimsel bilgileri çarpıtan, insanları kandıran bu sahtekarlardan söz ediyorum.
Öncelikle jacques Cousteau müslüman değildir ve müslüman olduğuna dair elimizde öyle bir bilgi yok. Müslümanlar kendisini pek yakından tanıdıkları için olsa gerek kaynaksız sallıyorlar. Buyurun bakın:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Jacques-Yves_Cousteau
Şimdi iki farklı denizin sularının birbirine karışıp karışmadığına bakalım:
Aynı cins iki sıvı(Türdeş) fizik yasaları gereğince birbirlerine karışmak zorundadır. İster tuzlu,ister tuzsuz olsun karışmak zorundadır. (bkz. karışımlar ve karışımın özkütlesi) Bu konuyu ilkokulda fen bilgisi derslerinde bile verilmektedir, ama sanırım mucizeperestler bu konuda ya sahtekarlık yapıyor ya da bu konu hakkında bilgileri yok. Büyük ihtimalle fen bilgisi ve fizik konularında kötüler.
Deniz sularının birbirlerine karışmadığını ‘yüzey gerilimi’ denilen kanunla alakalı olduğunu da iddia ediyorlar. Evet fizikte ‘yüzey gerilimi’ denilen bir kanun vardır, ama bahsettikleri konuyla alakası yoktur. Sıvıların arasındaki perde felanda değildir.
Yüzey gerilimi, fizikokimyada bir sıvının yüzey katmanının esnek bir tabakaya benzer özellikler göstermesinden kaynaklanan etkiye verilen addır. Bu etki böceklerin su üzerinde yürümesine olanak verir.
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Y<<>>C3<<>>BCzey_gerilimi
Aynı türden olan iki sıvının fizik kanunları gereğince birbirlerine karışmak zorunda olduğunu ve bir ortamala yoğunluğa sahip olması gerektiğini söyledim. Peki bu konuda kaynağım nedir? Şimdi kaynağımı vereceğim;
Bu konuyla cebelitarık boğazı arasında da bağlantı kurduklarından dolayı her ikisinide kapsayacak bir kaynak veriyorum. Üstelik Tübitak’tan ve Türkçe
http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merak_ettikleriniz/index.php?kategori_id=11&soru_id=1545
Demek ki neymiş:
İki aynı türden sıvı birbirlerine karışıyormuş(Karışmak zorundaymış) ve Allah’ın kitabı bu konuda yanılıyormuş.
Gelelim Kur’an’ın bu konu hakkında diğer bir yanılgısına/Yanlışına:
İkinci bir yanlış ise; Kur’an’ın ilgili ayetinin kullandığı ‘suları tatlı ve acı olan iki deniz’ tabiri.
Genel olarak herkes tarafından bilinen bir olgudur aslında, ama Allah bilmiyor sanırım. Denizin suları tatlı olmaz, tuzludur. Hatta deniz sularından içme suyu elde etmek çok masraflıdır. Çünkü tuzlu sudur.
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Deniz
Sonuç olarak:
1- Allah tarafından indirildiği/vahy edildiği söylenen Kur’an’da bilimsel bir yanlış bilgi vardır.Deniz sularının karışmaması. Ama müslümanlar bunu insanlara mucize gibi lanse etmektedir. Sanırım yanlışlığının farkında vardıklarından dolayı böyle bir sahtekarlığa gidiyor birileri. (Kur’an’ın mucizelerinin altında nedense hep bilimsel bilgilerle çelişen ifadeler olduğundan dolayı, belkide bunların farkedilmemesi için mucize diye insanları kandırıyorda olabilirler. Çünkü baktığımız her Kur’an mucizesi nedense, bi şekilde bilimle çelişiyor. Bu bahsettiğim konu için 3. maddeye bakabilirsiniz.)
2- Kur’an’da 2. yanlış bir bilgi vardır. (Denizin sularının tatlı olması). Deniz suları tuzludur. Allah denizleri yaratıyor, ama deniz hakkında en cahil insan kadar bilgisi yok yahu!(?)
3- Kur’an’da bilim’e ters bir yığın bilgi bulunmaktadır ve ne tuhaftır ki bu bilgilerin hepside mucize diye insanlara gösterliyor.Uyanın arkadaşlar. Mucize var dediğiniz kitaptaki tüm mucizeler uydurmadır, hepsi bilime ters bilgilerdir.
4- Sonuç itibariyle, Kur’an’da ki ‘iki denizin sularının birbirine karışmaması’ mucize olamamakla birlikte, yanlış bir bilgidir.
Ayrıca, Şüpheci Meleğin blogundan bu konuyla ilgili yazılmış, daha ayrıntılı ve farklı bir yazıyı da okuyabilirsiniz:
http://suphecimelek.wordpress.com/2009/10/20/kurandaki-bilimsel-mucizeler-iki-denizin-karismamasi/
-Okan-
—
Konuyla ilgili olarak, yukarda Tübitak’ın sitesinden vermiş olduğum kaynağı bir daha veriyorum, gözden kaçmış olabilir:
http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merak_ettikleriniz/index.php?kategori_id=11&soru_id=1545
*
yusuf
28/09/2009
allah belanızı versin..ne kadar iğrenç insanlarsınız
Oğuz
28/09/2009
Komik olma. Akıllı ve bilgli adam iddiaya cevap verir saldırmaz, yoksa sen akıllı değil misin?
pozitifateizm
28/09/2009
Cevap verememekten kaynaklı, lanet okuma. Sanırım imanın zedelendi, yazdıklarımdan. Ama ben, eleştirmeni isterdim, lanet okumanı değil.
Sevgiyle kal. Teşekkürler.
-Okan-
erhandadas
29/09/2009
Neden lanet okunduğunu arkadaş adına ben soyleyeyim sevgili arkadaşım; inanan bir insan için en kutsal sey din dir. Öyle ki annesinden, babasından, vatanından, milletinden, bile önce gelir şimdi şöyle düşün senin en kutsalına birisi hakaret etse sen ne yaparsın ? diyelimki birisi annene, babana küfür etti ne yaparsın ? cevaba gerek yok ne yapacağını ikimizde biliyoruz en iyi ihtimalle sende ona küfür edersin işte üsteki arkadaşın bedduası da bunun aynısı.. saygılar
pozitifateizm
30/09/2009
Yazıda küfür veya hakaret içeren bir cümle dahi olmadığı halde, eleştirileri hakaret diye niteleyen bir zihniyete, gerçek bildiği bilgilerin yalan olduğunu söylediğimizi de hakaret olarak algılayan zihniyete karşı yapılacak birşey yok.
Hakaret veya küfür içermediğini algılayamıyorsanız bu benim suçum değil, sizin eleştirel bakış açılarına karşı göstermiş olduğunuz ‘kinden’ kaynaklıdır.
-Okan-
erhandadas
28/09/2009
Öncelikle size şunu söylemek isterimki insanlara cahil nitelemesi yaparken kaynak olarak wikipedia dışında bir argümanınız yok gördüğüm kadarıyla =) ayrıca Kuran-ı Kerim ayetlerinide yanlış yazıp yanlış yorumluyorsunuz ve gördüğüm kadarıyla mucizelere inanmıyorsunuz peki size kendi gözlerinizle görebileceğiniz ve bilimin açıklayamayacağı bir mucize olduğunu söylersem ve bunu ispatlarsam o çok güvendiğiniz bilimsel kimliğiniz ne hale düşecek söylermisiniz. Yanlış anlamayın bilimle en az sizin kadar içli dışlıyım ama bilimin açıklayamadığı bir çok olay var buda bir gerçek lafı uzatmayayım mucize şu ; Kayseri de Erciyes dağının karları nisan, mayıs, haziran aylarında erirken tam zirvesinde kusursuz bir “ALLAH” yazısı çıkıyor her sene üstelik Kuran-ı Kerim de yazan yazının aynısı hiçbir eksiği ve fazlası yok ve tespit etmesi çokta kolay internette fotoğrafların bulabilirsiniz eğer inanmazsanız Kayseri ye gidip bizzat görebilirsiniz ben şahsen gördüm fotoğrafını çektim üstelik dediğim gibi o yazı her sene çıkar zirvede haa sizin gibi ateistler bunuda tesadüfe bağlayabilirler bu çok doğal ama o zaman sorarım size neden masa, sandalye, kuş, araba, ahmet, hasan, can vs vs vs vs değilde “ALLAH” yazısı çıkıyor ? çünkü istatistik bilimine göre bir dağın zirvesinde ALLAH yazısının çıkmasıyla başka bir eşya, isim, duygu, düşünce vs vs yazısının çıkma olasılığı aynıdır. Eğer bu yorumu yayınlayıp bu sorumu cevaplayabilirseniz yine en az bunun kadar somut bir çok mucizeyi daha yazacağım =) umarım sizden önce karşıma çıkan ancak daha sonra sıkışınca kaçan ateistlerden birisi değilsinizdir =) cevabınızı ilgiyle bekliyor olacağım =)
pozitifateizm
30/09/2009
Yazıyı okumadığınız anlaşılıyor.
Öncelikle ‘wikipedia’ dışından kaynaklar var ve yazının amacına olan en önemli kaynak da Tübitak’ın sitesinden verilmiş ve akamdemik kaynaklar var. Lütfen okumadan yargıda bulunmayınız.
İkinci olarak, Kur’an’ı yanlış yorumlamıyorum. Apaçık olduğunu söyleyen yine senin Allah’ın. Allah’ın indirdiğini söylediğiniz kitabı birilerin yorumlayıp da sizin okumanız, anlamanız çok saçma, çünkü herkes okuduğunda aynı şeyi anlamalı ki onun evrensel olduğundan söz edilebilsin.
Ayrıca, yoruma gerek yok. Mucizepereset müslümanların, mucize diye göstermiş olduğu ayetin analizini yaptım sadece ve ortada mucize olmadığını gösterdim. Ayrıca’dan sonraki cümlem çok önemli, iyi okumanı tavsiye ediyorum.
Everest’İn tepesinde de Krishna yazısı çıkıyor, gidin bir görün. Bu olasılığın olması imkansız, o halde Krishna var demek kadar saçma bir mantık. Orada bu yazıyor, şurada bu yazıyor demek ile ‘yüce bir yaratıcı(!)’ ispat edilmez, bu mantık saçmalığın alasıdır. Var olan birşey, üstelik bir tanrıysa her halükarda ispat edilebilmelidir. Yok şu dağın tepesinde Allah yazıyor, yok karpuzun üstünde Yallah yazıyor… demekle, Allah’ın ispatlanamayacağını öğrenmelisiniz. Mantık bilmeye bile gerek yok, azıcık düşünün lütfen.
Sıkışınca kaçan ateist olmaz, saçmalıklarınızdan bıkıpda size cevap vermekten usanan ateist olur. Verdiğiniz örneklere, yazının ana içeriğine ve ispat yöntemlerinize bakacak olursak, benim de sıkıldığımı, tiksindiğimi ve artık yeter diyip, benim de cevap vermeyebileceğimi anlamanız dilegiyle.
İyi günler.
-Okan-
erhandadas
28/09/2009
unutmadan şunuda söyleyeyim internetteki fotoğrafları montaj olarak veya sahtekarlık olarak yorumlayabilirsiniz benim size tavsiyem kayseri ye gidip görmeniz çünkü fotoğrafın çekildiği zaman önemli yazı en mükemmel halindeyken Kuran-ı Kerim de yazan ALLAH yazısıyla tamamen aynı karlar eridikçe doğal olararak benzerlikte azalıyor ama benim size şiddetle tavsiyem gidip görmeniz ve neden başka bir yazının çıkmadığını izah etmeniz =)
pozitifateizm
30/09/2009
Lütfen saçmalama, ya da Everest’in tepesine çıkıp Zıbırdak yazısını görüp sen de Zıbırdağa tapmaya başla.
Yüce yaratıcı Allah’ı ispatlama yöntemine bakar mısın? Bence, gerçekten komik.
-Okan-
adasdas
29/09/2009
Kayserinin herhangi bir yüksek bölgesinde bu tür semboller karın kayması ve kavisli bir enlemde yayılması oalrak açıklanabilir.Ha eğer bu doğrudur , bu bir kanıttır derseniz internete şunu yazın Flying spagetti monster (Uçan spagetti canavarı) bu karakterin sembolü aynen bulutlar üzerinde çıkmıştır , Fakat bu onun doğru olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde Yunanistanda bir gelenek mevcuttur.Halk her ayın belirli zamanlarında Atinadaki bir mağarada su damlaları ile oluşan Zeus’un yüzüne adak adar.Kimi evangelistler Bulutlardan oluşan İsanın yüzünü kanıt olarak göstermişlerdir.Türkiyede DAğların gölgesi ile Atamızın yüzü bile oluşmakta O tanrımı? hayır.Sadece Mükemmel bir insan ve vatanımızın kurtarıcısı.
Sonuç:
Doğada oluşan ve tepkime veya bazı birikintilerin yüzeysel şekil meydana getirmesi herhangi bir mutlak olduğu iddia edilen varlığın kanıtı değildir.Ama iyi bir haberim var hikayenizi 6 yaşındaki kardeşime anlattım ve 5 dakika boyunca güldü :=))) bir çocuğu mutlu ettiniz.Teşekkürler
arslanbey
30/09/2009
sn. erhan kayseri erciyes dağının imanı hakkında mı konuşalım yoksa bilimsel bulgularımıza dayanarak mı savunalım?
her inançlı kimse gbi kendini gülünç duruma düşürüyorsun ve bunu büyük bir dinsel ispat niteliğinde görüp kendince eğleniyorsun. aslında bizi eğlendiriyorsun cahilliğinle.. ayrıca bilimle içli dışlıyım gibi bir cümle sarfetmişsin. bilim kadınmıdır ki sevişir gibi içli dışlıyım diyorsun? her neyse pek birşey bilmediğin ortada. bu yüzden seni kaale bile alıp tartışmaya girmiyoruz. kendine iyi bak, iyi araştırmalar.
salih
19/11/2011
Senden ricam bana anlatır mısın düşüncelerini;
Bir damla sudan nasıl meydana geldin bunun izahını yap bana, o bir damla sudan nasıl oluşuyorsun, nasıl kusursuz mükemmel bir şekilde herşey yerli yerinde vücudunda, bunları anlat…elinde et, dilinde et, kulağında et ama biri görmeyi sağlıyor, biri konuşmanı sağlıyor… burdaki tesadüfü anlat bana… anlat…???
mehtap
30/09/2009
Senin sıvıların,vücut salgıların yazık ki karışmış kardeş, sen kendini evrende yer kaplayan ve bir hacime sahip olan içi suyla dolu bir bidon var say..Kuran-ı Kerim’i baz alarak tersini kendi çapında “ispatlamaya” çalışıyorusn… ne küstahlık…bu arada iddialarına cevap alabilmek için sana tavsiyem: bir iddian olsun ve destekli olsun…”İnanmadığın” Allah seni affetsin…:)
pozitifateizm
30/09/2009
Bende sana kafatası içinde taşıdığın beyin adlı organını kullanmanı tavsiye ediyorum, dogmalara bağlı kalmadan ve özgürce düşünerek kullanmalısın ki ne dediğimi anlayasın.
Ayrıca, yazılan yazıya karşı değil de yazıyı yazan kişiye karşı yapmış olduğun karşı çıkış ile yazdığım yazının yanlış olduğunu ispatlayamazsın. Bu sizlerin en çok yapmış olduğu mantıksal bir safsatadır. Bkz: Ad hominem
İyi günler.
-Okan-
ddd
06/10/2009
soyut olan ve ayrıca ilahi sayılan allahınızın varlığını,somut ve sıradan ve ayrıca karşı çıktığınız bilimsel bulgularla ispatlaöaya çalışmayın..boşa mermi atarsınız :ASDDD:ASD:JFV:XXFAS
arafat
10/10/2009
sen bana allah yoksa ne olur diyorsun?
hiç bir şey olmaz. namaz kılarım,oruç tutarım, iyilik yaparım vs.vs. allah olmasa bile bir şey kaybetmiş olmam. peki ya ben haklıysam, yani allah varsa, o zaman sen ne yapacaksın??
pozitifateizm
11/10/2009
Allah yoksa ne olur demiyorum, Allah yok diyorum ve kesin olarak yoktur diyorum.
Ya varsa mantığınızla ilgili bir yazı yazmıştım, bloğu incelersen bulabilirsin. Ne kadar saçma ve tutarsız bir mantık olduğuna varıyoruz.
Ya allah varsa diye bir mantık olabiliyorsa, ya zeus varsa diye de bir mantık olmalıdır.
Zeus varsa sen ne yapacaksın ya da Krishna ya da Zıbırdak ya da Enki?
-Okan-
dodo
24/05/2010
“Zeus varsa sen ne yapacaksın ya da Krishna ya da Zıbırdak ya da Enki?”
demişsin.. bizi bu ilgilendirmiyor ki.. zira ilk cümlende (haşa)Allah yoktur diyorsun zeus kıkırdak yoktur demiyorsun. yukardaki arkadaş da gayet mantıklı birşey sormuş. Allah varlığına inanıyorum ve onun istediklerini yapıyorum, var ise mükafatını görürüm. (haşa)yok ise sen ne yapacaksın demiş, sen soruya soruyla karşılık veriyorsun kim takar zeusu
“Allah yoksa ne olur demiyorum, Allah yok diyorum ve kesin olarak yoktur diyorum.”
demişsin ve arkadaşın sorduğu soruya kaçama cevap vermişsin konuyu çarpıtarak. ben sorayım o zaman, Allahın olmadığına inanıyorsun, haklıysan öldüktan sonra ne olacağını düşünüyorsun çok merak ettim..
ℓα ρнιℓσѕσρнιє мαтéяιαℓιѕтє
17/08/2010
kafanızın basmadığı! bir konu var.. öldükten sonra yaşam diye bir olgu yoktur. inandığımız bir olay da yoktur.. dostum, insanı çileden çıkarmayın! öldükten sonra gübre olacaksın bu kadar..
anti ateist
13/01/2012
madem öldükten sonra hayat yok niye kendinizi öldürüp bunca acıdan kurtulmuyorsunuz
yokyok
19/09/2010
Dağdaki olaya baya güldüm. Atatürk tanrı o zaman o da dağda çıkıyor
1. “Ya sen ibadet et, tanrı varsa bişey kaybetmessin” mantığı bir an için aklınıza gelmiş ise dahi siz o yüce tanrınızı kandırmaya çalışıyorsunuzdur. Nasıl sakat bir inanç bu? Garantici olalım !!! o zaman tüm dinler ne diyosa yapalım ki yerimiz garanti olsun.
2. Bir de inananların inanmayanlara saldırması çok temel ama gizli bir korkuya dayanır “Ya tanrı yoksa” korkusu.
İnananlar bundan korkarlar ve inanmayanların inananlar için zorundalık olan şeyleri yapmamalarını kıskanırlar.
Kendilerini sonsuz hayata inandırdırdıkları için bir çok şeyi bu dünyada yapmak isteseler dahi yapmazlar, çünkü yasaktır. Hurilerin hayali ile yaşarlar. Bu yüzden de çok kıskanırlar dışadönük ve eğlenen insanları.
Yigit234
25/10/2010
anlaltıklarınıza göre hz.muhammed cok zeki bir insanmış ve tek başına yaklaşık 600 sayfalık bir kutsal kitap yazdırmış.. ve ayrıca içinde her türlü konuya değinebilmiş.. bana pek akıllıca gelmedi..ama siz yine de deneyin..
ℓα ρнιℓσѕσρнιє мαтéяιαℓιѕтє
28/10/2010
Dönemi göz önüne almaksızın yaptığın bu yorum anlamsız geldi bana. Nedeni ise, Muhammed’in hayatının neredeyse yarı kesiti bu peygamberlik mesleği ile geçmiş. Ve 20 küsür yıl boyunca, 600 sayfa kutsal(!) kitabın yazdırılması ise, gayet akıllıca ve yeterli bir zaman dilimi. Tarihi tekrar gözden geçirmen dileğiyle..
neccati
01/11/2010
şimdi arkadaşlar yorumları baştan aşağı okudum dogmacıları yerle bir etmişsiniz de diycem şu ki dini kurallar tamam bazı açılardan zararlı olabilir falan da iskandinavyadakiler gibi refah toplumunda yaşamadığımızdan din olmasa toplumsal hayat çekilmez hale gelebilir. tamam siz şimdi diceksiniz alakası yok diye de herkes sizin gibi kültürlü okumuş etmişmi toplum zır cahillerle dolu adam cezalandırılacağına inandığı halde rahat durmuyor. bu yüzden ben laik devlet kuralları altında dinin yaşaması gerektiğinden yanayım. o yüzden kusura bakmayın ama zor duruma düşünce dindar arkadaşlara psikolojik ve felsefi yardımda bile bulunuyorum. bu arada ben agnostiğim hatta agnostik deist bile diyebilirim eğer öyle bi kavram mümkünse. ha bu durum ne zaman ortadan kalkar derseniz bence azınlık raporu filmindeki duruma benzer bi teknoloji geliştirirse insanoğlu önceden kötülükleri engellemeyi sağlayacak o zaman bunlara da gerek kalmayabilir.
berk çakan
18/11/2010
arkadaşlar ben şahsen tanrının varlığı ve yokluğu konusunu son derece saçma bulmaktayım bu tartışmayı.ben şimdi size desem ki
geçen gün ormanda yürüyordum.birden önümdeki dereye ağaçlar devrilmeye başladı.sonra o ağaçlar birden kayık oldu.kayığa bindim ve kayıkla oradan uzaklaştım
hanginiz inanır.hiçkimse.bir kayık bile kendi kendine oluşamazken nasıl koca gezegen kendi kendine oluşebiliyor.ateist arkadaşlar şunu bir açıklasım lütfen.
Oğuz (pozitifateizm)
15/01/2011
Evet. Fizikle bu yüzden uğraşıyoruz zaten. Fizik doğa olaylarını ve kurallarını inceliyor bildiğimiz gibi. Sen de uzun bir araştırma yapsaydın; kuantum dalgalanmaları sonucu maddenin boşluktan oluşmasını anlardın. Bilirdin. Tıpkı madde ve anti-maddenin birbine çarparak yok olması gibi.
ilker
04/12/2010
Burdaki mücizeyi nasıl anladığımız önemli mücize 1400 yıl önce suların karışmadığı bilgisinin bulunması bizlerin ise bunu daha yeni keşfetmemiz burda bi mücize olmadığını solemek haksızlık olur yada Hz Muhammedin çok zeki biri olduğunu o donemin 1400 yıl ilerisinde bi zekaya sahip olduğunu söylemeliyiz eğer inanmamak istiyosak!
Deniz suyunun tatlı olmaz zaten dediğiniz sözede Kuran-ı Kerim 1400 yıl önce yazılmış ve her dönemin anlayacağı şekilde meal edilmiştir şunki çevirilerin yetersiz olduğu tartışılabilir ama bu kelimeyle bunun yalan olduğunu soylemek ki sadece bi çeviri aslını okuyup bilmeden söylenen bi söz sizin gibi herşeyi mantık üzerine kuran kişilere ne kadar mantıklı geliyo acaba!
Oğuz (pozitifateizm)
15/01/2011
Suların karışmadığını bulmak çok zor bir şey değil. Bunu ilk Muhammed söyledi demek ise tamamen palavra.
ahmet sarı
09/12/2010
ulan pezevenk şerefsiz o.çocuğu bu siteyi kıçına sokarım müslümanların …. ye lan sen
Oğuz (pozitifateizm)
15/01/2011
Ahmet, ne olduğun belli oluyor.
sagittarius
25/12/2010
Meraklı
07/03/2011
@Oğuz; madde ve anti-madde nasıl oluştu????? Devamlı buna dayanıyor (Allah’ın var olmadığı) teziniz. Cahilliğime bağışla “biz inanları siz okumuş kesim hep öyle görüyorsunuz ya”, bunu bilmek istiyorum. Oturupta, Google gibi arama motorunu saatlerce kurcalamak ve kafamı yormaktansa senin engin bilgilerinden faydalanmayı daha çok yeğlerim
!
Oğuz (pozitifateizm)
14/07/2011
Özel konuşmak istiyor musun?
baris
13/08/2011
allah yazisi dagda cikiyor diyen arkadas bunu bi izle lutfen.
http://youtu.be/-ZXOfiaJhZ8
hasan Ali
01/10/2011
Sevgili oğuz Sana şimdi bir örnek vereceğim dinle:Düşün bir robot yaptın bu robot o kadar mükemmel bir donanıma sahip ki Onu görenler hayranlıklarını gizleyemiyor tabi acaba bunu yapan ne kadar akıllı diye sahibini de yüceltiyorlar robot mükemmel dedim ya onda akıl da var konuşma ve düşüncelerini ifade etme yeteneği de ve sen bu robotu çok seviyorsun ve bir gün bu robot halk arasında onu senin yapmadığını(yaratmadığını) söylüyor üstelik te aynı robot senin yaptığın diğer robotları da kandırmaya çalışıyor onların da senin tarafından yapılmadığını söylüyor üstüne üstlük bir de senin dediklerini yapmayıp senin düşmanlarının dediklerini yapıyor.Senin düşmanlarının dediklerini yapıyor.Sen bu robota ne yaparsın.Bunu daha önce birine sormuştum o da herhalde imha ederim demişti.Bak senin cevabını öğrenmek istiyorum onun için yorumu silecek şeyler yazmadım cevabını ver bende akabinde sana söylemek istediklerimi yazıyım…
Oğuz (pozitifateizm)
01/10/2011
Yok edebilirim ben de seviyorsam. Ama şöyle düşün ben de bir insanım. Duygularım var, kin tutarım. Tanrı diyeceğimiz birinin insan gibi kıskançlık yapma ve böbürlenme yapması komik kalır.
hasan Ali
01/10/2011
Öncelikle sorumu cevapladığın için sana teşekkür ederim.az olmasına rağmen gayet zekice yazılmış.Sana vereceğim cevap hazır merak etme .Ama sana cevap vermeden önce merek ettiğim bir şeyi daha sormak istiyorum.Sen Tanrı diyeceğimiz birinin insan gibi kıskançlık yapma ve böbürlenme yapması komik kalır diyorsun demekki kafanda bir Yaratıcı şablonu var. Yani senin deyiminle tanrı şöyle olmamalı diyorsun sence eğer bir tanrı olacaksa veya varsa nasıl olmalı veya nasıl olmamalı.yani duygusuz robot gibi bir tanrımı yada insanlarla konuşan bir tanrımı ne biliyim işte kafandaki tanrı şablonu nedir onu merak ediyorum…
mazuran
02/10/2011
Sevgili arkadaşlar yorumların bir bölümünü okudum özellikle Allah’ın olmadığı yada ölümden sonra hayat varmı yokmu vs…Bİr çok şey Aslında sizi kutluyorum özellikle ateistleri tebrikler oğlum…yani bakıyorum dünyanın en büyük bilim adamlarına yaptıkları hesaplamalar sonucu Allah’ın(bir yaratıcının )mutlaka var olması gerektiği konusunda birleşiyorlar tabii bunuda big bang e ve diğer bilimsel kanıtlara dayandırıyorlar ve ek olarak ateist bilim adamları yahudiler hristiyanlar ve daha niceleri kur’an da yanlış aramay çalışıp bulamıyorlar ki emin olun eğer kur’an da bir yanlış ve ya eksik bulunsydı şu anda dünyanın bütün kanallarında bütün web sitelerinde açık alenen müslümanların yüzüne tokat atar gibi her yerde ilan ederlerdi ..Gelelim bizim maymunlara (necati ,ℓα ρнιℓσѕσρнιє мαтéяιαℓιѕтє
,pozitifateizm) boksunuz oğlum siz şimdi ban hakaret ediyorsun demeyin siz değilmisiniz oğlum Allah yok diyen, öyleyse siz maymundan geldiniz yada belki su aygırından geldiniz e cumburlop gökten inmediniz ya belki önceden boktunuz sonra evrimleşe evrimleşe su aygırı sonra zurafa sonra bok böceği ve sonrada da maymun ve en son insan oldunuz ama merak etmeyin eninde sonunda bok olacaksınız ve bunuda büyük bir zevkle söylüyorsunuz ℓα ρнιℓσѕσρнιє мαтéяιαℓιѕтє
diyorya kafamız basmıyormuş güya o zevkle öldükten sonra bok olacakta biz neden buna inanmayalım.Oğlum ne kadar salaksınız yaw yani bu kadar olur.Harbiden boksunuz yani bu hoşunuza gittiği için söylüyorum ha yanlış anlamayın.Hani neden sizi anlamıyorum biliyormusunuz tamam belki Allah ı iyi tanımıyorsunuz belki size yanlış anlatıldı ama bir yerde sizi bok yapan bir sistem öbür taraftan size sonsuz yaşamı sağlayacak bir sistem siz sizi bu kadar aşağılayan (tabii bize göre) bir sistemi hararetle savunuyorsunuz.Evet Haklısınız dün boktunuz bu gün bok böceği ve yarın öldükten sonrada tekrar bok olacaksınız yani hiç değişmeyeceksiniz……….
mazuran
02/10/2011
Çıkmş 3-5 tane kıçı kırık efendim biz bilimsel verilerden konuşuyoruz oğlum sizin bilimle ne alakanız var la, fizikle kimyayla biyoloji ile ilgili kaçtane makleniz varda utanmadan bilim den konuşuyorsunuz .Ne bilimini biliyorsunuz oğlum siz bir boktan anladığınız yok.Hadi söyleyin bakalım tahsiziliniz ne …nerde araştırma yaptığınız labaratuvarlar gerzekler .Bakın şunlara hepsinin labaratuvarları vardı Hepsinin bilimsel anlamda bir çok makalesi var’dı çoğu yaşadığı dönemin en büyük bilim adamı bunların hiçbiri inkar etmiyorlar (bilimde ulaştıkları uç noktalara rağmen) bizim kıçı kırık sümüklü möaymundan gelen öldükten sonra bok olacak olanlar inanmıyor baba baba ba………
mazuran
02/10/2011
Allah’a inanan bilim adamları
Roger Bacon (1220-1292)
“İnancın rahmeti çok büyüktür”4
Çağdaşları tarafından “muhteşem doktor” olarak anılan Roger Bacon, deneysel metota önem vererek, bilimde eski geleneklere son veren ünlü bir İngiliz din ve bilim adamıdır. Işığın, Allah tarafından insanların görebilmelerini sağlamak için yaratıldığına inanan Bacon, bu alanda kendi gözlemlerini yapmış, yaşadığı çağda kolay kolay düşünülemeyecek birçok teknik gelişmeyi yüzlerce yıl öncesinden haber vermiştir. Buharlı gemiler, trenler, otomobiller, uçaklar, vinçler ve asma köprüler Bacon’ın daha 13. yüzyılda tasarladığı gelişmelerden yalnızca birkaçıdır.
Bir arkadaşına yazdığı mektupta Bacon şöyle demiştir:
Gelecekte bir tek kişi tarafından yönetilen ve birçok kürekçinin çektiği bir tekneden çok daha hızlı yol alabilen gemiler, deniz taşıtları ve bir canlının gücünden yararlanmaksızın inanılmaz bir hızla gidebilen arabalar yapılacaktır.8
Ayrıca Bacon, merceklerin büyütme özelliklerini ve kullanım yerlerini açıklamış, yıldızlardan gelen ışığın Dünya’ya aynı anda ulaşmadığını ilk kez o fark etmiştir. Kristof Kolomb’un doğumundan 200 yıl önce Dünya’nın düz değil yuvarlak olduğunu ve Avrupa’dan hep batıya doğru gidildiğinde Hindistan’a ulaşılabileceğini savunmuştur.
Yaptığı deneyler sonucu ulaştığı bilgilerin inançlı insanlara faydasının dokunacağına inanan Bacon şöyle demiştir:
Gelecekte, şimdi ve geçmişte göreceğimiz gibi bilim, inananlar için yararlıdır.9
Bacon, bir araştırmacı olarak, bilimin dinle çelişmediğini, aksine bilimin inanmayan kişilere karşı kullanılabilecek önemli bir ikna aracı olduğunu savunmuştur. “Bilim insanların inancı kabul etmelerini sağlamada büyük bir avantaja sahip” sözü, kendisine aittir.10
Francis Bacon (1561-1626)
Bilimsel metodun kurucularından olan ünlü bilim adamı Bacon güçlü bir imana sahip bir kişi olarak bilinmektedir. Francis Bacon, bilimsel araştırmaların, kişiyi Yaratıcı’ya yakınlaştırdığını şu sözleriyle ifade etmiştir:
Hataya düşmemizi engellemek için çalışmamız gereken önümüzde iki kitap var, birincisi Allah’ın vahyi olan Kutsal Kitap, ikincisi O’nun gücünü ifade eden yaratılanlar.
İlk önce Allah’ın isteklerini ve emirlerini açıklayan Kutsal Kitabı, sonra da O’nun gücünü gösteren varlıkları incelemeliyiz. Sonraki öncekine anahtardır. Bize mantığın ve konuşmanın genel kurallarını öğreterek ilahi emirlerin gerçek anlamını bilmemize yardımcı olur, aynı zamanda inancımıza yeni pencereler açar. Bize Yaratıcı’nın büyüklüğünü anlatır. Zira, O’nun sonsuz kudreti ve büyüklüğü, fiillerinde ve yarattığı varlıklar üzerinde açıkça görülmektedir.5
Galileo Galilei (1564-1642)
Galileo Galilei, teleskop kullanarak gökyüzüne bakan ilk kişidir. Galilei, hem Dünya’nın yuvarlak olduğunu söylemiş, hem de Ay’daki karanlık bölge, kraterler ve tepeleri ilk ortaya çıkaran kişi olmuştur. Bilime yaptığı bu büyük hizmetlerle tarihte önemli bir yeri olan Galilei, duyuların, konuşma yeteneğinin ve zekanın insanlara Allah tarafından verildiğine ve bunların en iyi şekilde kullanılması gerektiğine inanıyordu. Doğanın bir Yaratıcı tarafından tasarlandığının her haliyle açık olduğunu savunuyordu. “Tabiat hiç şüphesiz Allah’ın hiç vazgeçemeyeceğimiz, okunması gereken diğer bir kitabıdır” diyen Galilei, Allah’ın Kitapları ile yarattıkları arasında hiçbir çelişki olamayacağını, çünkü her birinin Allah tarafından yaratıldığını söylüyordu.6
Johannes Kepler (1571-1630)
Tabiat kitabına göre biz astronomlar, Yüce Allah’ın din adamları olduğumuzdan, bizim Allah’ın şanını konuşmamız gerekir. 7
Astronomi biliminin kurucusu olan Kepler, gezegenlerin hareketlerini, güneş sisteminin uzaklığını hesaplamış ve yıldız hareketlerinin haritasını gösteren ilk astronomik takvimi yayınlamış büyük bir bilim adamıdır.
Bu güçlü bilimsel kişiliğinin yanında Kepler, aynı zamanda evrenin bir Yaratıcı tarafından yaratıldığına inanmıştır. Neden bilim ile uğraştığını soranlara Kepler’in cevabı, daha önce de belirttiğimiz gibi “Yaratıcı’nın eserlerindeki lezzeti tatmak için” olmuştur.
Allah’ın, yarattığı herşeyde kendini gösterdiğine inanan Kepler’in hayatı ve yaptıkları incelendiğinde, evrende ilahi bir tasarımın var olduğuna inanan bir insanın, bilimsel çalışmalarında çok geniş ufuklu ve başarılı olduğu görülür. Kepler, “beyaz ayıları ve beyaz kurtları Kuzey’in karlı bölgelerine gönderen kimdir? Ayıların, balinaların ve kurtların beslenmesi için, kuşların yumurtalarını da onlarla birlikte orada bulunduran kimdir?” diye sorduğu sorunun cevabını yine kendisi şöyle cevaplamıştır: “Bizim Allah’ımızdır ve O en büyüktür ve O’nun üstünlüğü en büyüktür ve O’nun aklı sonsuzdur, O’nun sonu yoktur.” Kepler sözlerini şu şekilde sürdürmüştür: “Yaratıcıyı anlamak için sahip olduğunuz tüm duyularınızı kullanın.”11
Johannes Baptista von Helmont (1579-1644)
Helmont, gaz kimyası ile kimya fizyolojisinin kurucusu olan ve termometre-barometreyi keşfetmiş ünlü bir bilim adamıdır. Dindar kişiliği ile tanınan Helmont için ünlü yazar Walter Pagels, bilimsel çalışmalarında dini inancından güç aldığını yazmıştır.12
Blaise Pascal (1623-1662)
Çok önemli buluşların sahibi olan birçok bilim adamı aynı zamanda dindarlıklarıyla da tanınmaktadırlar. Termometre ve barometreyi bulan Helmont ve yanda resmi bulunan Pascal bu bilim adamlarındandır.
Eski Yunan’dan sonra geometride en büyük ilerlemeyi sağlayan ünlü bilim adamı Pascal, çok küçük yaşlarda bile birçok keşfin sahibi, çok başarılı bir bilim adamıdır. Matematik alanındaki pek çok çalışma ve buluşunun yanında Pascal, fizik alanında da önemli keşifler yapmıştır. Örneğin atmosfer ve sıvı mekaniği hakkında araştırmaları olan Pascal, atmosferde yüksekliğe göre değişen bir basınç olduğunu keşfetmiştir.
Bilim tarihinde çok önemli bir yeri olan Pascal, inançlı bir bilim adamıdır. Pascal sözlerinde Allah’ın, matematikten elementlerin düzenine kadar herşeyin Yaratıcısı olduğunu söyleyerek, Allah’ın sonsuz gücünü ifade etmiştir. 13
John Ray (1627-1705)
Ünlü İngiliz botanikçisi John Ray inançlı bir kişiydi. Ona göre, “eğer insanoğlu yeryüzüne Allah’ın güzelliğini yansıtmak için getirilmişse, o zaman çevresinde yaratılmış olan her şeye dikkat etmeliydi”. Bu düşünceyi kendisine prensip edinen Ray, çok genç yaşta bilimsel araştırmalar yapmaya yöneldi. Hem botanikte hem de hayvan biliminde zamanının en büyük otoritelerindendi. Ray, Allah’ın yaratışındaki sonsuz aklı anlattığı bir kitap yayınladı. Bu çalışmada Ray, binlerce türdeki bitki, böcek, kuş, balık ve benzeri canlıyı tanıtarak, doğanın bir Yaratıcı’nın varlığını gösterdiğini anlattı. Kitabında Ray şöyle diyordu: “Başta bütün işler Allah tarafından yaratıldı, sonra bugüne kadar O’nun tarafından muhafaza edildi ve hala ilk yaratıldıkları gibiler.”14
Botanik bilimine birçok hizmette bulunan Ray: “Özgür bir adam için doğanın güzelliklerini ve Allah’ın sonsuz aklını ve yüceliğini düşünmekten daha değerli bir şey olamaz”15 diyerek bilim ve dinin içiçe olduğunu her zaman vurgulamıştır.
Robert Boyle (1627-1691)
Modern kimyanın kurucusu olan Boyle, bilimde çığır açan birçok keşfin sahibidir. Bunlara örnek verecek olursak; Boyle, gazların havadaki basıncı ile havanın hacmi arasında bir ilişki olduğunu ortaya çıkarmış ve böylece bugün “Boyle Kanunu” olarak bilinen prensipler meydana gelmiştir. Ayrıca Boyle, turnusol kağıdı ile basit bir buzdolabı da icat etmiş, suyun donunca genleştiğini göstermiş, elementin ilk modern tanımını yapmıştır. “Hava, basınçlı olduğuna göre atomun parçaları arasında boşluk olmalıdır” diyen Boyle, böylece atom teorisine de katkıda bulunmuştur.
Böylesine önemli bilimsel buluşların sahibi olan Boyle, Allah’ın varlığına iman ediyordu. Evrende akıllı bir tasarım olduğunu ve bu tasarımın üstün güç sahibi bir Yaratıcı tarafından yapılmış olduğunu düşünüyordu. Boyle konuşmalarında ve yazılarında sık sık bilimle Allah inancının yan yana olması gerektiğini vurgulamıştır. Boyle bir mektubunda şöyle demiştir:
Şanı, tabiatı yaratana verin…İnsanlığa iyilik getirmek için bilgiyi kullanın. 16
Boyle bir başka sözünde ise, canlılardaki mükemmelliğin Allah’ın varlığını açıkça gösterdiğini şöyle ifade etmiştir:
Dünyadaki mevcut sistemin mükemmel bir şekilde planlanmış olması, özellikle de hayvanların sahip oldukları ilginç özellikler, duyular ve hayranlık uyandıran yapıların hepsi tarih boyunca düşünürlerin Allah’ın varlığını kabul etmelerine neden olmuştur.17
Antonie von Leeuwenhoek (1632-1723)
Leeuwenhoek, bakteriyi ilk kez keşfeden bilim adamıdır. Gözlüklerini büyüteç gibi kullanarak kumaşları incelemeye başlayan Leeuwenhoek, gördükleri ilgisini çekince diğer büyüteçleri üretmiş ve böylece mikroskobuyla ilk bakteriyi tanımlayan kişi olmuştur.
Bir Yaratıcı olmaksızın, kendi kendine var oluş fikrini çürütme amacı onu çok önemli bilimsel araştırmalar yapmaya yöneltmiştir. Bu amaçla, hayvanlar ve bitkilerin beslenme sistemi, üreme, bitkilerde besin transferi, yine bitkilerin farklı yapı ve bölümleri ile kan hücreleri üzerinde araştırmalar yapmıştır. Kılcal damarlar üzerinde çalışarak kan hücrelerinin geçişini gören ilk bilim adamıdır. Ondan önce kimse kasların liflerden oluştuğunu bilmiyordu.18
Isaac Newton (1642-1727)
Tüm zamanların en büyük bilim adamı olarak kabul edilen Newton, hem matematikçi hem de fizikçiydi. Newton’un bilime yaptığı büyük hizmetler hatırlanacak olursa; bunlardan en önemlisi yer çekimi kanununun keşfidir. Newton, kuvvet ve ivme arasındaki mükemmel ilişkiyi kütle kavramı ile bağdaştırmış; etki ve tepki prensibini bulmuş, bileşke kuvvetlerin sıfır olması halinde hareketli cisimlerin hızının hiç değişmeyeceği tezini ortaya atmıştır. Newton’un hareket yasaları, 4 yüzyıldır en basit mühendislik hesaplarından, en karmaşık teknolojik projelere kadar aynen uygulanmaktadır. Newton’un sadece çekim konusunda değil, mekanik ve optik gibi temel konularda da çok önemli buluşları olmuştur. Işığın 7 rengini keşfeden Newton, böylece optik adı verilen yepyeni bir bilim dalının da temelini atmıştır.
Newton bilimde çığır açan bu buluşlarının yanı sıra, ateizmi reddeden, Yaratılışı savunan ciddi eserler yazmış, “Yaratılış tek bilimsel açıklamadır” düşüncesini savunmuştur. Newton, mekanik evrenin kendi deyimiyle “bu hiç durmaksızın çalışan dev saatin” ancak güçlü ve üstün akıl sahibi bir Yaratıcı’nın eseri olabileceği gerçeğine inanıyordu.
Newton’un, dünyanın seyrini değiştiren buluşlarının temelinde, onun Allah’a yakınlaşma isteği vardır. Newton, Allah’ı daha yakından tanımak için yol olarak, Allah’ın yarattığı eserleri araştırmayı bulmuştur. Bu amaçla büyük bir şevkle araştırmalarına sarılmıştır. Newton, bilimsel araştırmalarını yapma gayretinin ardındaki sebebi Principia Mathematica adlı eserinde şu sözlerle ifade etmiştir:
Bizler Allah’a muhtaç, aciz kullar olarak, kendi aklımıza göre Allah’ın aklının büyüklüğünü ve yüceliğini görmeli ve O’na teslim olmalıyız.19
Allah sonsuz ve mutlaktır; gücü sınırsızdır ve herşeyden haberdar olandır; varlığı sonsuzluğa dayanır; herşeyi yönetir, yapılan ve yapılacak olan herşeyi bilir. O sonsuz ve sınırsızdır; … Daimidir ve vardır; Varlığı daimidir, her yerde mevcuttur; her zaman ve her yerde var olmasıyla O, tüm zamanı ve aralıklarını yaratır.20
John Flamsteed (1646-1719)
Ünlü Greenwich gözlem evinin kurucusu olan John Flamsteed, İngiltere’deki ilk astronomlardan biridir. Yaptığı sayısız gözlemden sonra teleskop çağının ilk büyük yıldız haritasını çıkaran Flamsteed, aynı zamanda bir din adamıydı.21
Carolus Linnaeus (1707-1778)
İnançlı bir bilim adamı olan Linnaeus botanik konusunda çok önemli çalışmalar yapmıştır. Bitkilerin eşeyli ürediklerini ortaya çıkaran Linnaeus, bilime “biyolojik sınıflandırma” kavramını kazandırmıştır. 23
Sir William Herschel (1738-1822)
Herschel 18. yüzyılın en ünlü astronomlarındandır. Zamanının en fazla yansıtma özelliğine sahip olan teleskoplarını inşa ederek daha önce incelenemeyen nebula ve galaksileri incelemiş olmasıyla ünlü olan Herschel, inançlı bir bilim adamıydı. Herschel, “inançsız astronomlar deli olmalı” sözleriyle, astronomi ile uğraşan ve evrendeki mükemmel düzene şahit olan bilim adamlarının Allah’a inanmamalarının hayret verici olduğunu ifade etmiştir. 25
William Paley (1743-1805)
Paley, yaratılışa inanan bir bilim adamıydı. Önceki sayfalarda değindiğimiz “Doğal İlahiyat” isimli eseri, kendi döneminde en fazla satılan kitaplardan biriydi. Paley’in, “sanat eserleri eğer insanın eseriyse, o halde canlı varlıklar da insandan çok daha üstün bir varlığın eseridir” yaklaşımı çok ünlüdür. Paley, canlıların yaşadıkları ortamlarda hayatlarını sürdürebilmek için gerekli olan her türlü özellikle donatılmış olmalarını kendi ifadesiyle “bir keşfin işareti, bir dizaynın ve dizayn edici bir Yaratıcı’nın delillerini temsil etmektedir.”26 diyerek açıklamaktadır.
Adam Sedgwick (1785-1873)
19. yüzyılın önde gelen jeoloji uzmanlarından olan Sedgwick, özellikle Kambriyen ve Devonyan olarak bilinen başlıca kaya sistemlerini tanımlayıp isimlendirmiştir. Aynı zamanda bir rahip olan Sedgwick, Charles Darwin’in arkadaşı olmasına rağmen onun evrim fikrini reddetmiştir. 29
Michael Faraday (1791-1867)
Zamanının en büyük fizikçisi olarak tanınan Faraday, özellikle elektrik ve manyetizmanın gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. Faraday’ın sadece fizik değil, kimya alanında da bilime büyük katkıları olmuştur.
Faraday, bir Yaratıcı’nın varlığına ve din ile bilimin uyum içinde olduklarına inanan bir bilim adamıydı. “Dünyayı tek bir Yaratıcı yarattığına göre, bütün tabiat bir bütünün parçaları olmalı” diye düşünen Faraday, bu prensipten yola çıkarak, elektrik ve manyetizmanın birbirleriyle ilgili olduğu sonucuna varmıştı. 30
Jean Deluc (1727-1817)
İsviçreli bir fizikçi olan Deluc, “jeoloji” kelimesini keşfeden bilim adamıdır. O ve babası modern civa termometresi ile hidrometreyi bulmuşlardır. Deluc, evrenin ve canlılığın tesadüfen oluştukları fikrine karşı çıkması ve yaratılışa inanmasıyla tanınmaktadır.34
Samuel Morse (1791-1872)
Morse, insanlık tarihi için önem taşıyan telgrafı keşfetmiş büyük bir bilim adamıdır. Amerika’daki ilk kamerayı yapmıştır.
Morse, herşeyi bir amaç doğrultusunda yaratan bir Yaratıcı’nın varlığına inanıyordu. Ona göre maddi dünya ve manevi dünya beraberce uyum içinde işlemekteydi. Morse, şunları yazmıştı:
Bilgim arttıkça dinin ilahi kaynağının kanıtları daha da netleşiyor, Allah’ın büyüklüğü anlaşılıyor, gelecek ümit ve zevkle aydınlanıyor.31
Georges Cuvier (1769-1832)
Bilim tarihinin en önemli anatomist ve paleontologlarından biri olan Cuvier, karşılaştırmalı anatomi biliminin kurucularından, ve paleontolojinin ayrı bir bilim dalı olarak ayrılmasını sağlayan bilim adamlarındandır. Cuvier, yaratılışa olan kuvvetli inancı ve yaratılışın delilleri ve evrimin geçersizliği üzerine yaptığı tartışmalarıyla da ün kazanmıştı. 37
Joseph Henry (1797-1878)
Amerikalı ünlü fizikçi ve dindar bilim adamı Joseph Henry, Princeton Üniversitesi’nde profesördü. Galvanometre ile elektromanyetik motoru keşfeden Henry, yaptığı deneyler ve çalışmalar esnasında mutlaka Allah’a dua etmek ve ibadette bulunmak için zaman ayırırdı.32
Louis Agassiz (1807-1873)
Birçok kişiye göre Amerika’nın en büyük biyoloğu olan Agassiz evrim teorisine şiddetle karşı çıkmasıyla tanınan bir bilim adamıdır.
Agassiz, doğanın her yerinde Allah’ın ilahi planı olduğunu düşünüyordu ve yaratılışı inkar eden teoriyi kabul etmiyordu. Agassiz şöyle söylemişti:
Zaman ve mekanın birleşmesi sadece düşünceyi göstermez, tasarıyı, gücü, aklı, büyüklüğü, geleceği önceden görmeyi, herşeyin bilgisinin olmasını, basireti de gösterir. Tek bir kelimeyle, tüm bu özellikler insanın tapacağı ve seveceği Allah’ın bir olduğunu yüksek sesle ilan etmektedir.33
James Prescott Joule (1818-1889)
Termodinamiğin birinci kanununu keşfeden ünlü bilim adamı Joule, ayrıca bir telde ilerleyen elektrik akımının ürettiği ısıyı hesaplamış ve ilk kez gaz molekülünün hızını bulmuştur. Joule’un en büyük keşfi “mekanik ısı denklemi”ydi. Bu önemli keşif, en temel evrensel bilim kanunu olan “enerjinin korunumu” kanununa da rehberlik etmiştir.
Böylesine önemli bilimsel buluşları olan Joule, tabiat kanunlarını öğrendikçe Allah’ı daha yakından tanıyabileceğine inanan bilim adamlarındandır. Bu inancı onu daha da fazla araştırma yapmaya sevk etmiştir. 1864 yılında Darwin’e karşı bir manifesto imzalayan 717 bilim adamının en önde gelenlerinden olan Joule’ün Allah inancını ifade eden şu sözleri ünlüdür:
Allah’ın isteklerini öğrendikten ve itaat ettikten sonra yapacağımız diğer şey O’nun aklını, gücünü ve iyiliğini yaptığı işlerin kanıtından bilmektir. Tabiat kanunlarını bilmek Allah’ı bilmektir.34
Humphrey Davy (1778-1829)
İman sahibi bir insan olmasıyla bilinen Davy zamanının büyük kimyagerlerindendi. Ünlü bilim adamı Faraday onun yanında çalışmıştı. Birçok önemli kimyasal elementi ilk defa kendisi izole etti. Isı hareket teorisini, güvenlik lambasını, elmasın bir karbon olduğunu ilk defa ortaya koyarak bilime önemli katkıları oldu.28
George Gabriel Stokes (1819-1903)
Başta fizik ve matematik olmak üzere birçok alanda önemli keşifleri bulunan Stokes ünlü bir İngiliz bilim adamıdır. Yer çekimi farklılıkları, astrofizik, kimya, sesle ilgili problemler ve ısı konusunda araştırmalar yapmıştır. Kuartzın, camın tersine ultraviyole radyasyonuna karşı transparan olduğunu gösterdi. Lord Kelvin ile elektro termodinamik araştırmaları yaptı. Stokes, X ışınlarının Maxwell’in elektromanyetik spektrumunun bir parçası olduğunu gösterdi. Bir süre Londra Victoria Enstitüsü’nün başkanlığını yapan Stokes, aynı zamanda Cambridge Üniversitesi Felsefe Topluluğu’nun faal bir üyesiydi.
Doğayı, Yaratıcı’ya inanarak inceleyen bir bilim adamı olan Stokes’un Allah inancını dile getirdiği pek çok yazısı vardır. Stokes bu sözlerinde doğa kanunlarının Allah’ın emri altında olduğunu ve Allah’ın bu kanunları dilediği gibi yönlendirmeye güç yetiren olduğunu belirtmiştir. 35
Rudolph Virchow (1821-1902)
Virchow’un bilime başlıca katkısı ilaç alanında olmuştur. Modern patolojinin babası sayılan Virchow, hücre ile ilgili hastalıkları incelemiştir. Lösemiyi ilk defa o tarif etmiş, ayrıca antropoloji ve arkeoloji konularında araştırmalarda bulunmuştur. Virchow, Darwin ve Haeckel’in öğretilerine karşı çıkan en önemli bilim adamlarından biridir. Hatta bilimsel çalışmalarının yanı sıra, politikaya atılarak Alman okullarında okutulan evrim öğretisine şiddetle karşı çıkmıştır. 36
John Woodward (1665-1728)
Woodward, jeoloji biliminin gerçek kurucularındandı. Bilime en büyük katkılarından biri Cambridge’de paleontoloji müzesinin kurulmasını sağlamak ve jeoloji dalını geliştirmek olmuştur.22
Gregory Mendel (1822-1884)
Mendel kanunları olarak bilinen 3 genetik kanununu bulan ünlü bilim adamı, kalıtımın prensiplerini ortaya koyan kişi olarak tarihe geçmiştir. Mendel’in kalıtım prensipleri, evrim teorisinin geçersizliğini ortaya koyan en önemli bilimsel dayanaklardan biri olmuştur.
Kendi bulduğu kalıtım prensipleri bir yandan evrim teorisini çürütürken, diğer yandan Mendel kişisel olarak da tesadüflerin dünyayı oluşturamayacağına, herşeyi olduğu gibi, dünyayı da Allah’ın yarattığına inanan bir din adamıydı. 37
Louis Pasteur (1822-1895)
Tıp bilimi tarihinde önemli bir yere sahip olan Pasteur, özellikle hastalıklar hakkındaki mikrop teorisiyle ve evrim inancına kesin karşı oluşuyla ünlüdür. Mayalanmanın organik temelini ve kontrol edilebilme metotlarını ilk defa o açıklamıştır. Yaptığı çalışmalar onu bakteriyolojiye yöneltmiştir. Pasteur bu alanda yaptığı araştırmaları sonucunda, kuduz, difteri, şarbon ve diğer hastalıklarla mücadele için en önemli yol olan aşıyı geliştirmiş, pastörize etme ve sterilize etme işlemlerinin yöntemini ortaya koymuştur.
Çok güçlü bir Allah inancı olan Pasteur, yaşadığı dönemde Darwin’in evrim teorisine karşı çıkması nedeniyle pek çok sözlü saldırıya uğramıştır. Bilim ile din arasındaki uyumu savunan Pasteur’ün bu konuda söyledikleri çok ünlüdür. Bu sözlerinden bazıları şöyledir:
Doğayı ne kadar çok incelersem, Yaratıcı’nın eserleri karşısında inancım o kadar çok artıyor.38
Bilim insanı Allah’a götürür. 39
Sir William Huggins (1824-1910)
Hem iyi bir astronom, hem de inançlı bir bilim adamı olan Huggins, yıldızların, çoğunlukla dünyada bulunan elementlerin yanı sıra hidrojen de ihtiva ettiklerini keşfetmiştir. Huggins aynı zamanda evrenin genişlemekte olduğunu açık bir şekilde ortaya koyan Doppler etkisini (yıldızların birbirinden uzaklaştıkça kırmızıdan maviye doğru bir ışık saçması) ilk defa tanımlamıştır. 43
William Thompson (Lord Kelvin) (1824-1907)
Lord Kelvin, dindarlığı ile tanınan zamanının önde gelen fizikçilerinden birisidir. Matematiğe ve fiziğe yaptığı katkıları ve keşifleriyle bilim çevrelerinin saygısını kazanmıştır. Lord Kelvin, hidrojen ve helyumu sıvılaştırmak için başarılı bir metot geliştiren ilk kişidir. Isı ile ilgili buluşları nedeniyle, ısı derecelerine bugün “Kelvin derecesi” denmektedir. Ayrıca, termodinamiği resmi fizik kuralı haline getirerek, birinci ve ikinci kanunlarını kesin bir şekilde formülleştirmiştir.
Lord Kelvin’in Allah’a olan inancını ifade eden sözlerinden birkaç örnek şöyledir:
Hür düşünen insanlar olmaktan korkmayın. Eğer derin düşünürseniz, bilim aracılığıyla Allah inancına yönelirsiniz.40
Hayatın kökenine baktığımızda, bilim, kesin bir şekilde o Büyük Kudret’in varlığını onaylar.41
J.J. Thomson (1856-1940)
Elektronun varlığını ilk ortaya çıkaran (1897) J.J.Thomson, Cambridge Üniversitesi’nde fizik profesörüydü. Güçlü bir inancı olan Thomson’un, bilimin ulaştığı sonuçların Allah’ın varlığını gösterdiğini ifade eden sözleri şöyledir:
Bilim kalesinin yüksek zirveleri Allah’ın muhteşem işlerini gösteriyor.42
Joseph Clerk Maxwell (1831-1879)
Maxwell, kısa ömrüne rağmen bilime çok önemli katkıları olan büyük bir bilim adamıdır. Modern fiziğin kurucularından kabul edilen Maxwell, ışıkla elektriğin birbirleriyle bağlantılı olduğunu göstermiş, ışık, elektrik ve manyetizmayı tek bir denklem halinde ifade etmeyi başarmıştır. Einstein, rölativite teorisinin üzerinde çalışırken Maxwell’in denklemlerinden yararlanmıştır.
Albert Einstein tarafından başarıları “Newton’dan beri fiziğin sahip olduğu en üretken ve gururlu deneyim” olarak nitelendirilen Maxwell, aynı zamanda inançlı bir kişiydi. Evrim teorisine karşı olan Maxwell, Fransız ateist Laplace’ın ünlü “nebula hipotezi”ne ve evrimci bir filozof olan Darwin’in savunucusu Herbert Spencer’e karşı keskin bir itiraz hazırlamıştır.
Yazdığı bir mektupta, inançlı bir bilim adamının çalışmalarını dinin yararı için yapması gerektiğini düşündüğünü belirtmiştir.44
John Strutt (1842-1919)
John Strutt, elektromanyetik dalga hareketi üzerinde çalışmalar yapmış, optik, ses ve gaz dinamiği gibi çeşitli bilimsel konulara da katkıda bulunmuştu. Strutt aynı zamanda argonu ve az bulunan gazları keşfetmiştir. Dindarlığıyla tanınan bilim adamı yayınlanan yazılarının ön sözüne “Allah’ın işleri büyüktür” diye yazmıştı.45
George Washington Carver (1865-1943)
Tarım 1880′li yıllardan itibaren çok önemli bir bilim dalı olmuştur. Carver bu alanda çok önemli keşifleri olan ünlü bir bilim adamıdır.
Carver Allah’a olan inancıyla tanınırdı ve tüm konuşmalarında konuyu Allah’a olan derin bağlılığına getirirdi. Atlanta dergisi ile bir röportajında kendisine bulduğu kil boya ile ilgili bir soru yöneltildiğinde şöyle cevap vermiştir: “Benim tek yaptığım, Allah’ın yarattığını insanların kullanabileceği hale getirmek. Bu Allah’ın eseri, benim değil.”46
Sir James Jeans (1877-1946)
Ünlü fizikçi Sir James Jeans, evrenin sonsuz ilim sahibi bir Yaratıcı tarafından yaratıldığına inanıyordu. Aşağıda Jeans’in inancını açıkladığı bazı sözleri yer almaktadır:
Biz, evrenin bir dizaynı ve kontrol gücünü gösterdiğini keşfettik..47
Evren hakkında yapılan bilimsel bir araştırmanın sonucu tek bir cümleyle özetlenebilir: Evren, bilgisi sonsuz bir varlık tarafından dizayn edilmiştir.48
Albert Einstein (1879-1955)
Çağımızın en önemli bilim adamı olan Albert Einstein aynı zamanda Allah’a olan inancı ile de tanınmaktadır. Bilimin dinsiz olamayacağını savunan Einstein’ın din ve bilimle ilgili bir sözü şöyledir:
Derin bir imana sahip olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum. Bu durum şöyle ifade edilebilir: Dinsiz bir bilime inanmak imkansızdır.49
Einstein, evrenin tesadüflerle oluşamayacak kadar harika bir düzene sahip olduğuna ve evrenin Üstün Akıl sahibi bir Yaratıcı tarafından yaratıldığına inanıyordu.
Yazılarında Allah’a olan inancından sıkça söz eden Einstein için, evrendeki doğal düzenin harikalığı son derece önemliydi. Daha önce de belirttiğimiz gibi, “Dinsiz bir bilim topaldır;”50 sözleriyle Einstein, dinle bilimin nasıl ayrılamaz bir bütün olduklarını ifade etmiştir.
Einstein, “Tabiatı araştıran herkesin içinde bir çeşit dini saygı”51 olduğunu belirtmiş ve şöyle demiştir:
Bilimle ciddi şekilde uğraşan herkes tabiat kanunlarında bir ruhun, insanlardan daha üstün bir ruhun olduğuna ikna olur. Bu yüzden bilimle uğraşmak, insanı dine götürür.52
Einstein’in dine bakış açısını, aşağıdaki sözlerinde de görmek mümkündür:
Din duygusu ne zaman kaybolsa, bilim, ilhamı olmayan bir deneyciliğe dönüyor.53
George Lemaitre (1894-1966)
George Lemaitre evrenin yaratılışını ifade eden Big Bang teorisini ortaya atmıştır. Lemaitre, evrenin bir başlangıcı ve sonu olduğunu, bunun da pek çok insanın Allah’a inanmasında önemli bir rol oynadığını savunmuştur. Aynı zamanda bir din adamı olan Lemaitre, dinin ve bilimin insanlığı aynı gerçeklere ulaştıracağına inanıyordu.54
Sir Alister Hardy (1896-1985)
Hardy, modern okyanus biliminin kurucusudur. İnançlı bilim adamlarını, dine yaptıkları hizmetler nedeniyle ödüllendiren Templeton Vakfı, 1985 yılında bilim yoluyla dine ulaştığı ve bu konuda yaptığı çalışmalar nedeniyle Hardy’i ödüllendirmiştir.55
Wernher von Braun (1912-1977)
Wernher von Braun, dünya çapında tanınan en popüler uzay bilimcilerden biridir. Wernher von Braun, II. Dünya Savaşı sırasında ünlü V-2 roketlerini geliştirerek Alman roket mühendisliğine önderlik etmiştir.
NASA’nın direktörlüğünü de yapan Dr. Braun, aynı zamanda güçlü bir inanca sahip dindar bir bilim adamıydı. Yaratılış ve doğadaki tasarım için şöyle demişti:
İnsan eliyle uzayda uçmak şaşırtıcı bir başarı ama uzay, kapılarının çok az bir kısmını insanlara açıyor. Bu delikten evrenin geniş esrarına bakmak, Yaratıcı’ya olan kesin inancımızı onaylıyor. Evreni var eden üstün bir Aklı tanımayan bir bilim adamını ve gelişen bilimi reddeden bir din adamını anlamakta güçlük çekiyorum.56
Wernher von Braun, Mayıs 1974′te yayınlanan bir makalesinde şöyle diyordu:
İnsan, tasarım ve amaç olmadan, evrenin kanunu ve düzeni ile bırakılamaz. Evrenin ve onun barındırdığı herşeyin şaşırtıcı yönlerini daha iyi anladıkça, zaten bu amaçla yaratılan tasarımda hayrete düşülecek çok daha fazla neden bulmuş olduk… Tek sonuca inanmaya zorlanmakla -yani evrendeki herşeyin tesadüfen oluştuğuna inanmaya zorlanmakla- bilimin tarafsızlığı ihlal edilmiş olur… Rasgele meydana gelen hangi işlem bir insanın beynini veya bir insan gözünün sistemini oluşturabilir?… 57
Max Planck (1858-1947)
Ünlü Alman fizikçi Max Planck, kendi ismiyle bilinen bir fiziksel sabitin kaşifidir. 1900′lü yıllarda Berlin Üniversitesi’nde fizik profesörü olan Planck, ışığın (radyasyon) bir akarsudaki suyun sürekli akışı gibi değil, bir yağmur damlasının pencerenin camında oluşturduğu görüntü gibi bir yapıya sahip olduğunu savunmuştur. Planck’a kadar olan zaman zarfında bilim adamları, ışığın bir dalga hareketi olduğunu düşünüyorlardı. Herbir ışık parçacığının bir enerji paketi olduğunu ortaya çıkaran Planck, her bir pakete “foton” adını verdi. Foton kavramı, fizik alanında bir devrim meydana getirdi. Işık, ses gibi havada dalgalar halinde yayılmakla kalmıyor, aynı zamanda parçacıklar halinde de hareket edebiliyordu.
Bu çok önemli buluşların sahibi Planck, evreni idare eden büyük bir “Güç”ün aklına inanıyordu. Evrendeki düzenin Yaratıcısı’nın Allah olduğunu söyleyen Max Planck, Allah’a olan inancını şu sözlerle vurgulamıştır:
Hangi sahada olursa olsun, bilimle ciddi şekilde ilgilenen herkes, bilim mabedinin kapısındaki şu yazıyı okuyacaktır: ‘İman et. İman, bilim adamlarının vazgeçemeyeceği bir vasıftır.’ 58
Charles Coulson (1910-1974)
Oxford Üniversitesi’nde yıllarca matematik profesörlüğü yapan Coulson, sözlerinde Allah’a olan inancını, Allah’a yakınlaşma isteğini, Allah’a dua edişlerini ve yaşamının amacının Allah’a yakınlaşmak olduğunu belirtmektedir. 59
Dr. Henry Fritz Schaefer
Schaefer, Georgia Üniversitesi’nde kimya profesörü ve Kuantum Kimya Merkezi’nin direktörüdür. Tam 5 kez Nobel ödülüne aday gösterilen Schaefer için dünyanın en nitelikli üçüncü kimyageri denmektedir. İnançlı bir bilim adamı olan Schaefer, bilimsel çalışmalarının amacının Allah’ı tanımak olduğunu şu sözleriyle ifade etmiştir:
Bilimin bir anlam kazandığı ve bana zevk verdiği anlar; kendi kendime ‘İşte bu Allah’ın yaratması” dediğim anlardır. 60
Isaac Bashevis Singer
Günümüz ünlü fizikçilerinden Singer, evrim teorisini reddeden ve Allah’a inanan bir bilim adamıdır. Verdiği bir konferansta evrim tezini şu ilgi çekici hikaye ile eleştirmiştir:
Bilim adamları şimdiye kadar hiçbir insanın ayak basmadığı ıssız bir ada keşfetmişler. Bu adaya ilk kez çıkan bilimciler gördükleri doğal hayattan oldukça etkilenmişler. Vahşi hayvanlarla balta girmemiş ormanlar onlara çok çarpıcı gelmiş. Sarp yamaçlara tırmanıp etrafı gözden geçirmişler. Adada en ufak bir uygarlık izi bulamamışlar. Tam gemilerine dönerlerken bir de bakmışlar ki kumsalda son model zarif bir kol saati duruyor. Hem de tıkır tıkır işliyor. Bilimciler için can sıkıcı bir durum. Bu saat buraya nereden geldi? Kesin olarak biliyorlar ki adaya kendilerinden önce hiçbir insanoğlu uğramamış. O halde ortada tek bir seçenek kalıyor. Bu saat, pahalı deri kayışı, değerli camı, akrep ve yelkovanı, pili ve diğer parçaları ile kendiliğinden şans eseri tesadüfen bu adaya geldi ve bu kumsala yerleşti. Başka alternatif yok!” Singer evrimcilerin içinde bulundukları yanılgıyı açıklamak için hikayesinin sonunda şöyle bir açıklama getirmiştir: “Her saati yapan bir saatçi vardır.” 61
Evrende var olan canlı ve cansız her varlık üstün bir tasarıma ve kusursuz bir düzene sahiptir. Dolayısıyla hiçbirinin varlığı tesadüflere dayandırılamaz. Her birinin üstün ve güçlü bir Yaratıcı’nın eseri olduğu açıktır. Günümüz bilim adamlarının büyük bir bölümü ise Singer’da olduğu gibi bu kusursuzluğu ve düzeni ortaya koyarak, hepsinin Allah’ın yaratışının eseri olduğunu insanlara göstermektedirler.
Prof. Malcolm Daneken Wintis
Huittin Üniversitesi’nde ve North Western Üniversitesi’nde tıp profesörü olan Prof. Wintis da evrenin ve insanın mutlaka üstün bir Yaratıcı tarafından var edildiğine inanmaktadır. Bu inancını şu sözleriyle belirtmiştir:
Fiziki metotları kullanarak diyebiliriz ki bütün esrarengizliğiyle beraber gökler ve yeryüzü, değişik şekilleriyle insan hayatı ve en sonunda çok yüce kapasitesiyle insanın kendi varlığı… Bütün bunların kendiliğinden ve tesadüfen meydana gelmiş olmasını düşünmek kadar karmaşık ve anlamsız bir düşünce olamaz. Öyleyse, evrene hükmeden bir zeka bulunmaktadır. Bütün bunların ardında bir Yaratıcı vardır. Madem ki insan, çevresinde bulunan değişik varlıklardan çok daha üstün bir yapıya sahiptir, öyleyse onun Yaratıcısı’na yönelmesi gerekir.62
William Phillips
Lazer ışınıyla atomları yakalama metotları geliştirdiği için daha 50 yaşına varmadan Nobel ödülü kazanan günümüz fizikçilerinden William Philips inançlı bir bilim adamıdır. Nobel ödülünü kazandıktan sonra katıldığı bir basın toplantısında şöyle demiştir:
Allah, bize içinde yaşayabileceğimiz ve keşfedebileceğimiz muhteşem bir dünya verdi.63
Prof. Will Draper
Iowa Üniversitesi’nde doktorasını yapan, California Üniversitesi’nde toprak bilimleri yardımcı profesörlüğü görevinde bulunan Prof. Draper, aynı zamanda Amerikan Toprak Bilimleri Enstitüsü üyesidir. Tüm evrenin kesinlikle tesadüfen oluşamayacağını ve bir Yaratıcı’nın eseri olduğunu Prof. Draper şu sözleriyle belirtmiştir:
Şurası muhakkaktır ki, gerek üstümüzdeki olağanüstü gökyüzünde olsun, gerek bize göre altımızdaki yeryüzünde olsun, herşeyde bir plan ve bir amaç vardır. Bu maksadı ve planı meydana getiren bir kuvvetin, yani sonsuz Yaratıcı’nın, varlığını inkara kalkışmak, akıl ve mantık kurallarıyla çelişir. Bu yazın, sararmış, boyunlarını bükmüş buğday başaklarıyla dolup-taşan ve bir buğday denizini andıran tarlayı gördüğü halde, onu eken bir çiftçinin bulunduğunu ve onun tarlanın yakınındaki bir kulübede veya başka bir yerde oturmakta olduğunu inkar edip kabullenmeyen kişinin düşebileceği çelişkiden, çok daha büyük bir çelişkidir.64
William Dembski
Günümüz matematikçi bilim adamlarından olan Dembski’nin araştırmaları aynı zamanda felsefeden ilahiyata kadar geniş bir alan içerir. Dembski, bilimin dünyayı anlamaya çalıştığını ve bilim adamlarının da ancak birer kaşif olduklarını savunur. Dembski’nin düşüncelerini ifade eden sözlerinden birkaç örnek şöyledir:
…Dünya, Allah’ın yaratmasıdır, bilim adamları ise dünyayı anlamaya çalışırken, Allah’ın düşüncelerini tekrarlarlar. Bilim adamları yaratıcı değil, kaşiftirler.
…Yaratılış her zaman Yaratıcı’nın varlığını gösterir.65
Prof. Steven Meyer
Whitewort Üniversitesi’nde felsefe profesörü olan Meyer, Yaratılışa inanan ve bu konuda pek çok eseri olan günümüz bilim adamlarındandır. Evrenin, bilinçli bir tasarımın ürünü olduğunu savunduğu sözlerinden birkaçı şöyledir:
Doğada akıllı tasarımın muhteşem kanıtlarını görürsünüz.66
İddia ediyorum ki ne tesadüfler, ne prebiotik doğal seleksiyon, ne de fiziksel-kimyasal gereklilik, ilk hücredeki bilginin kaynağını açıklayamaz. 67
Prof. Walter L. Bradley
Teksas Üniversitesi’nde mekanik mühendislik profesörü olan Bradley, “Hayatın Kökeninin Sırrı” adlı kitabın yazarlarındandır. Tüm evrenin, canlı cansız herşeyin bir tasarımın ürünü olduğunu ve bunun delillerinin her yerde olduğunu savunan Bradley, bir Yaratıcı’nın varlığına olan inancını şu sözleriyle vurgulamıştır:
1987 baharında bir iş için Cornell Üniversitesi’nde iken Hıristiyanlık ve bilim üzerine bir konferansım oldu. Bu konferansta bilimsel kanıtlarla Allah’ın varlığını gösterdim. 68
Bradley, bir başka ifadesinde de şunları söylemiştir:
Akıl Sahibi bir Yaratıcı olduğuna dair çok net deliller var. 69
Prof. Irrel Chister Rex
Washington Üniversitesi’nde ve Güney California Üniversitesi’nde yardımcı profesörlük, fizik doçentliği ve profesörlük yapan Prof. Rex aynı zamanda Amerikan Fizik Enstitüsü üyesidir. Tüm evrenin Allah tarafından yaratıldığına ve ona yine Allah’ın gücüyle hükmedildiğine inanan Prof. Rex, bu düşüncesini şu sözlerle dile getirmiştir:
Kainatın oluşunu açıklayan ve ona hükmeden kanunları belirten modern teoriler, Allah fikrinin dışında bir düşünceyle ortaya konduğu zaman, son derece karmaşık ve girift bir karanlık çıkmaza girerler. Ben şahsen Allah’ın varlığına inanıyor ve O’nun bu kainata hükmettiğini kabul ediyorum.70
Dr. Allan Sandage
Günümüzün en tanınmış gök bilimcisi olan Dr. Allan Sandage, sonradan dini kabul eden bir bilim adamıdır. 1998 yılında “Bilim Allah’ı Buluyor” kapak konulu Newsweek dergisine verdiği röportajda Sandage, dini kabul etmesini şöyle açıklıyordu:
Beni bu sonuca götüren, dünyanın bilimle anlaşılamayacak kadar karmaşık olmasıydı. Var oluşun sırrını anlayabilmem ancak imanla mümkün.71
Prof. Cecil Hamar
Saint Louis Üniversitesi’nde biyoloji profesörlüğü yapmış olan ve Haissburry Üniversitesi’nde biyoloji dersleri veren Hamar, Allah’a güçlü inancı olan günümüz bilim adamlarındandır. Hamar, inancını şu sözleriyle ifade etmiştir:
Bilim dünyasında gözümü nereye çevirsem yücelerin yücesi bir Yaratıcı’nın varlığını gösteren eşi bulunmaz kanun ve düzenler gördüm. Fevkalade üstün yaratılış örneklerine şahit oldum… Evet ben de inanıyorum Allah’ın varlığına. O’nun bu kainatı yaratıp koruduğunu ve herşeye gücünün yettiğini kabul ediyorum. Yalnız bu kadar da değil. İnsan denilen yaratığın bütün zerrelerini O’nun koruduğunu da kabul ediyorum.72
Prof. Paul Ernest
Saint Johannes Üniversitesi’nde yardımcı profesörlük yapmış olan, Amerikan Cerrahlar Birliği üyesi Prof. Ernest, yaptığı bilimsel çalışmalar sonunda güçlü bir Allah inancı kazanan bir bilim adamıdır. Prof. Ernest inancını şöyle açıklamıştır:
Ben Allah’a hiç kuşku duymadan kesin olarak inanıyorum. Ve bu inancım uğraştığım bilim dalının beni doğruladığı ve kuvvetlendirdiği bir imandır…
İşte soruya cevap veriyorum: Evet, kainatta bir Yaratıcı vardır.73
Prof. Lestergon Simurden
Bordeaux Üniversitesi’nde doktorasını yapan ve Cochin Üniversitesi’nde tarım ve matematik profesörü olan Prof. Simurden Allah inancını şu sözleriyle dile getirmiştir:
Hiç şüphesiz ki, herşey Allah’ın yüce kudreti ile meydana gelmiştir. Herşeye gideceği yolu gösteren ve çizen O’dur. Toprak ve bitkilerle ilgili araştırmalarımda derinleştikçe Allah’a imanım da o nisbette arttı…74
Enrico Medi
Ünlü İtalyan bilim adamı, 1971′de Roma’daki uluslararası bir konferansta, bir bilim adamının şahit olduğu mucizeleri ve ulaştığı sonucu şöyle açıklamıştır:
Uzayın ve zamanın dışında tüm varlıkların sahibi olan ve tüm varlıkları bu şekilde yaratan bir sebep var… Ve bu Yaratıcı Allah’tır.75
Prof. Wayne Old
Prof. Old, Columbia Üniversitesi’nde doktorasını yapmış ve New York jeo-kimya laboratuvarlarında araştırma şefi olarak çalışmıştır. Prof. Old bilimsel araştırmaların kişinin Allah inancını güçlendirdiğini şu sözleriyle belirtmiştir:
Şurası muhakkak ki bilgi basamaklarında ilerlemek, eşyanın meydana gelişinin keyfiyetini ve sebeplerini araştırıp soruşturmak, insan zekasını diğer varlıklardan ayıran en büyük ve en önemli niteliklerden birisidir. Kainatı bir kuvvetin yarattığını kabul eden ve ilmi incelemelerine bu imanla dalan bir ilim adamı, ilmi çalışmalarını devam ettirirken mutlaka Allah’a imanını artıracak delillerle karşılaşacaktır.76
Prof. Michael P. Girouard
Southern Louisiana Üniversitesi’nde biyoloji profesörü olan Michael Girouard, yaşamın tesadüflerle ortaya çıkamayacağına, yaşamın temeli olan proteinlerin ve hücrenin son derece karmaşık ve kusursuz yapılarının Allah tarafından yaratılmış olduğuna inanan günümüz bilim adamlarındandır.
Prof. Girouard, Bilim Araştırma Vakfı tarafından 5 Temmuz 1998 tarihinde düzenlenen “Evrim Teorisinin Çöküşü: Yaratılış Gerçeği” isimli II. Uluslararası Konferans’ta yaptığı “Yaşamın Tesadüflerle Ortaya Çıkması Mümkün mü?” başlıklı konuşmasında, inandığı bu gerçeği bilimsel verileriyle ortaya koymuş ve konuşmasını şöyle bitirmişti:
Canlıların yapısı bu laboratuvar deneyinde üretilenden çok daha karmaşık ve farklı bir yapıdır. Kimya ve fizik kanunlarına baktığımızda ve bu konuda yorumda bulunulmasını istediğimizde, laboratuvardaki kimya ve fizik kuralları bize şunu söylüyorlar: Mutlaka bir zeka olmalıdır, mutlaka Yaratıcı vardır, bu bilgiyi düzenleyen bir Yaratan vardır. Bu beyan hala dünyadaki en bilimsel beyandır. İşte fizik ve kimya kanunları bize kesinlikle şüphesiz bir biçimde şunu söylüyor ki; evrim ve cansızdan canlı oluşması mümkün değildir. İşte bilimsel kanıtlara dayalı olarak, bu sadece benim konuşmamın sonu değil, aynı zamanda evrimin de sonudur.
Prof. Edward Boudreaux
New Orleans Üniversitesi’nde kimya profesörü olan Edward Boudreaux, kimyasal elementlerin Allah tarafından canlılığın yaratılması için gerekli şekilde düzenlendiğine inanmaktadır. Prof. Boudreaux, 1998 yılında İstanbul’da düzenlenen “Evrim Teorisinin Çöküşü: Yaratılış Gerçeği” konulu uluslararası konferanslar dizisinin ikincisinde “Kimyadaki Dizayn” başlığı ile yaptığı konuşmasında şöyle demiştir:
İçinde yaşadığımız dünya ve bu dünyanın kanunları, biz insanların yaşamalarına en uygun biçimde Allah tarafından yaratılmıştır.
Prof. Kenneth Cumming
ABD Yaratılış Araştırmaları Enstitüsü’nden, biyokimya ve paleontoloji konularında dünyaca ünlü bilim adamı Prof. Kenneth Cumming, evrim teorisine karşı olduğunu ve Allah’ın varlığına inandığını şöyle ifade etmiştir:
Sanırım bu konudaki pek çok delil, teorinin değersizliğini ortaya koydu. Evrim adına ortaya konan deliller çürütülmeli ve evrimci düşüncenin çöküşü yönünde ortaya konmalıdır. Çevremizde gördüğümüz herşey, tüm varyasyonları ile yaratılışın birer parçasıdır ve hepsi çok üstün ve mutlak akıl sahibi bir varlık olan Allah tarafından yaratılmıştır.77
Prof. Carl Fliermans
Günümüzde ABD’nin en bilinen bilim adamlarından olan Prof. Fliermans, Indiana Üniversitesi’nde mikrobiyoloji profesörüdür. “Kimyasal atıkların bakteriler yoluyla nötralize edilmesi” konusunda Amerikan Savunma Bakanlığı’nın desteklediği araştırmaları yürüten Prof. Fliermans, İstanbul’da katıldığı “Evrim Teorisinin Çöküşü: Yaratılış Gerçeği” konulu konferansta biyokimyasal düzeyde evrimcilerin iddialarını çürüttüğü konuşmasında, Allah’a olan inancını şöyle ifade etmiştir:
Modern biyoloji canlıların asla evrimle ortaya çıkmadıklarını ispatlamakta ve Allah’ın üstün yaratışına delil oluşturmaktadır.
Prof. David Menton
“30 yıldan bu yana canlıların anatomilerini inceliyorum. Her araştırmamda karşılaştığım gerçek, Allah’ın kusursuz yaratışı oldu” sözleriyle Allah’a olan inancını dile getiren Prof. David Menton, Washington Üniversitesi’nde anatomi profesörüdür.
Prof. John Morris
Ünlü jeolog Prof. John Morris, ABD’de Yaratılışı savunan bilim adamlarının oluşturduğu en etkin kuruluş olan ICR (Institute for Creation Research – Yaratılış Araştırmaları Enstitüsü)’nin başkanıdır. Prof. Morris, Allah’a olan imanını ve evrim teorisinin bilim tarafından çürütüldüğünü bir konuşmasında şöyle belirtmiştir:
Bizler profosyonel ve doktora sahibi bilim adamları olarak dindarız ve Allah’a inanıyoruz, Allah’ın Yaratan olduğuna gönülden inanıyoruz. Yaratıcı olan, hayatımız üzerinde egemen olan ve bizim boyun eğmemiz gereken varlık Allah’tır. Hayatımızı O’na borçluyuz ve Allah’ı hoşnut etmekle mükellefiz.
Tarihin gerçeği yaratılıştır, evrim değildir. Bütün veriler bunu desteklemektedir. Pek çok bilim adamı şunu görmüştür ki, evrim tamamen bilimsel açıdan çürütülmüş bir kuramdur. Bilim adamları artık bu gerçeğin sonuçlarını yayınlamaktadırlar. Bizler de bu yayınlanmış bilgileri kullanarak daha iyi bir düşünüş tarzı, yani yaratılış düşünüş tarzını yayabiliriz. Ve sizler de diğer insanlara bu konuda bilgi verebilirsiniz. Bilime güvenmeliyiz ve yaratılışın doğru olduğunu söyleyen bilime güvenmeliyiz.78
Arthur Peacocke
Günümüzün tanınmış biyokimyagerlerinden ve aynı zamanda Ian Ramsey Centre’ın yöneticisi olan Arthur Peacocke Allah’a olan inancını şöyle dile getirmektedir:
Allah yaratır ve yaratılan dünyanın zamanının her anında vardır, Allah geçmişi ve geleceği ve şu andaki zamanı aşar; Allah ezeli ve ebedidir, çünkü O’nun var olmadığı hiçbir zaman yoktur ve gelecekte O’nun var olmayacağı hiçbir zaman olmayacaktır.79
Prof. Albert Macomp Winsthis
Texas Üniversitesi’nde doktorasını tamamlayarak Paylor Üniversitesi’nde biyoloji profesörü olan ve bir süre Florida İlimler Akademisi başkanlığı yapan Prof. Winsthis, bilimsel çalışmaların kendisinin Allah’a olan inancını kuvvetlendirdiğini şu sözlerle bildirmiştir:
Ben değişik bilim dallarında çalışma yapmış ve uzun yıllarını bu yola vermiş birisi olarak, bilim dünyasında Allah’a imanımı sarsacak hiçbir şeyle karşılaşmadığımı bütün samimiyetimle ifade ederim. Bilimsel çalışmalar benim Allah’a imanımı daha da kuvvetlendirdi. Ve eskisinden çok daha sağlam ve metin bir hale getirdi.
Şüphesiz ki bilim insanın Allah’ın kudret ve azametini daha fazla görmesine yardım etmektedir. İnsanoğlu kendi etüd ve çalışma sahasında yeni bir şey keşfettikçe Allah’a karşı imanı da fazlalaşır… İlmimiz ne kadar artarsa, Allah’ın yarattığı mahlukatı ne kadar iyi bilirsek, imanımız da o derece artacaktır.80
Mehdi Golshani
Tahran Teknoloji Üniversitesi’nde fizik profesörü olan Mehdi Golshani, Newsweek dergisinde yayınlanan bir röportajında Allah’a olan inancını ve bilimsel araştırmaların din ile bir bütün olduğunu şu sözleriyle ifade etmiştir:
Doğal olaylar Allah’ın evrendeki izleridir ve bunlar üzerinde çalışmak neredeyse dini bir vazifedir. Kuran insanlara “yeryüzünde gezip dolaşın da, böylelikle yaratmaya nasıl başladığımıza bir bakın” ayetini bildirmiştir. Araştırma “İbadet işidir, böylece Allah’ın yaratmasındaki mükemmelikler daha çok açığa çıkar.81
Prof. Edwin Faust
Oklohoma Üniversitesi’nde doktorasını yapmış ve aynı üniversitenin fizik bölümü öğretim üyeliği görevinde bulunmuş olan Prof. Faust maddenin yapı taşı olan atomların kendi kendilerine bir araya gelerek tüm evreni ve canlıları oluşturmasının kesinlikle mümkün olmadığını savunmakta ve şu sözleriyle Allah’ın varlığına inandığını dile getirmektedir:
Yaratıcı ve kainatı ilk baştan var eden Allah’tır. Bu ifadeler sadedir, ama sadeliğinin yanı sıra bir yücelik ifade eder. Çünkü Hakk’ın azametini ve kutsiyetini dile getirmektedir.82
Charles H. Townes
Lazeri keşfeden Townes, Berkeley Üniversitesi’nde araştırmalarına devam etmektedir. Townes, Allah inancını şu sözleriyle ifade etmiştir:
Dindar bir insan olarak, bir Yaratıcı’nın varlığını ve etkisini güçlü bir şekilde hissediyorum.83
John Polkinghorne
Cambridge Üniversitesi’nde özellikle parçacık fiziği konusunda uzman olan tanınmış fizikçi John Polkinghorne, Newsweek dergisiyle yaptığı röportajda Allah inancıyla ilgili olarak şu sözleri söylemiştir:
Doğa kanunlarının gördüğümüz evreni yaratmak için ne denli olağanüstü bir şekilde ayarlandığını fark ettiğinizde, evrenin öylesine oluşmadığı, arkasında bir amacın olduğu fikrini görüyorsunuz.84
Benim için, Allah’a inançtaki temel unsur, evrenin ardında bir düşünce ve amaç olmasıdır.85
Hugh Ross
Toronto Üniversitesi’nde fizik profesörü olan ünlü Amerikalı astrofizikçi Hugh Ross “Reasons to Believe” (İnanmak için Nedenler) adlı Yaratılışçı kurumun başkanıdır. Kozmoloji ve yaratılış arasındaki ilişkiyi ele alan birçok tanınmış kitabı vardır. Bunlara örnek olarak;, “The Creator and the Cosmos” (Yaratıcı ve Kozmos), “Creation and Time” (Yaratılış ve Zaman), “Beyond the Cosmos” (Kozmosun Ötesi) sayılabilir. Ross’un evrenin bir Yaratıcı tarafından var edildiğini savunan sözlerinden birkaç örnek şöyledir:
Eğer zaman ve madde patlamayla birlikte ortaya çıkmışsa, o zaman evreni meydana getiren nedenin, evrendeki zaman ve mekandan tamamen bağımsız olması gerekir. Bu bize Yaratıcı’nın evrendeki tüm boyutların üzerinde olduğunu gösterir.86
Akıllı ve üstün bir Yaratıcı evreni yoktan var etmiştir. Akıllı ve üstün bir Yaratıcı evreni dizayn etmiştir. Akıllı ve üstün bir Yaratıcı dünya gezegenini dizayn etmiştir. Ve yine akıllı ve üstün bir Yaratıcı hayatı tasarlamıştır.87
Prof. Dr. Duane Gish
California Üniversitesi’nde biyokimya profesörü olan Duane Gish, inançlı kişiliği ve evrim teorisine karşı mücadelesi ile tanınan önemli bir bilim adamıdır. Gish, dünya çapında katıldığı evrim teorisinin geçersizliğini anlatan konferanslarla ve dünyanın önde gelen evrimcileri ile yaptığı tartışmalarla bilim dünyasında adından sıkça söz ettirmektedir.
Prof. Gish, 1998 yılında ülkemizde düzenlenen “Evrim Teorisi’nin Çöküşü: Yaratılış Gerçeği” isimli konferanslara konuşmacı olarak 3 kez katılmıştır. Gish’in evrim teorisinin çökmüş bir teori olduğunu ve yaratılışa olan kesin inancını ifade ettiği sözlerinden biri şöyledir:
Evrim teorisi artık can çekişme noktasına gelmiştir. Yaratıcılık fikri ise sağlam delillerle izah ediliyor. Binlerce bilim adamı, yaratıcılık fikrini daha ikna edici buluyor. Bu sayı gün geçtikçe artıyor.88
Dr. Pierre Gunnar Jerlstrom
Griffith Üniversitesi’nde moleküler biyoloji profesörü olan Jerlstrom, konusunda pek çok araştırmaya imza atmış ve bu araştırmalarıyla bilimsel ödül almaya hak kazanmıştır. Çeşitli bilimsel dergilerde makaleleri yayınlanan Dr. Jerlstrom yaratılışa inanan bir bilim adamıdır. 89
Dr. Stephen Grocott
Western Avustralya Üniversitesi’nde endüstriyel kimya uzmanı olan Grocott, analitik ve endüstriyel kimya alanlarında, yıllarca çok geniş çaplı araştırmalar yapmıştır. Bu konuda pek çok makaleye imza atmış olan Grocott, önceleri evrimci bir bilim adamıyken, yaratılışın kesin delilleri karşısında evrim teorisini terk edip Yaratılışa inanmaya başlamıştır. Grocott yaratılışın delilleriyle ilgili birçok toplantıya konuşmacı olarak katılmıştır. 90
Dmitry Kouznetsov
Birçok bilim adamının, gördüğü bilimsel gerçekler karşısında Allah’a ve dine inanmaya başladıklarını savunan Rus bilim adamı Kouznetsov, evrimcilerle yaptığı bilimsel tartışmalarla da tanınmaktadır.91
Dr. Emil Silvestru
Babes-Bolyai Üniversitesi’nde yardımcı profesör olan Dr. Silvestru, mağaraların jeolojisi konusunda dünya çapında otorite olarak kabul edilmektedir. Uluslararası akademik dergilerde bilimsel yazıları yayınlanan ve dünyanın ilk mağara bilimi enstitüsünün başında bulunan Dr. Silvestru, yaratılışı savunan bilim adamlarındandır.92
Dr. Andre Eggen
Hayvan genetiği konusunda geniş çaplı araştırmaları olan genetikçi Dr. Andre Eggen şu anda Fransız Hükümeti için bilimsel araştırmalarını sürdürmektedir. Eggen, yaratılış gerçeğine inanan bir bilim adamıdır.93
Dr. Ian Macreadie
Dr. Macreadie, moleküler biyoloji ve mikrobiyoloji konularında çok önemli araştırmalara imza atmış ünlü bir bilim adamıdır. 60′dan fazla araştırmasıyla Macreadie, Avustralya Commonwealth Scientific and Industrial Research Organization’da (Avustralya Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Organizasyonu) Biyomoleküler Araştırma Enstitüsü’nün baş araştırma uzmanıdır. Yaratılışa inanan bu değerli bilim adamı, aynı zamanda Avustralya Mikrobiyoloji Derneği’nin verdiği en önemli ödülünün de sahibidir.94
Prof. Andro Cinovayivi
Dünyanın ünlü fizyoloji bilginlerinden olan Cinovayivi, 1925-1946 yılları arasında North Western Üniversitesi fizyoloji ve farmakoloji bölümü başkanlığı yapmıştır. 1946-1953 yılları arasında da Jenvi Üniversitesi’nde tıp fakültesi profesörlüğü ve dekanlık yapan Cinovayivi, daha sonra Chicago Üniversitesi’nde fizyoloji profesörlüğü görevi almıştır. “Kainatı yaratan bir Yaratıcı var mıdır?” sorusunu “Evet, ben O’nun varlığına inanıyorum” sözleriyle cevaplayan Cinovayivi, Allah inancını şu sözleriyle açıklamayı sürdürmüştür:
Ben Allah’ın varlığına kendi varlığım gibi ve elimle dokunduğum eşyanın varlığı gibi inanıyorum. Şüphesiz ki Allah’ın varlığına inanmam varlıklar alemine bir anlam kazandıran en üstün ve biricik düşünce yoludur. Allah’a iman, insan denilen varlığa madde ve enerji yığını olmaktan çok daha büyük bir anlam katar. Allah’ın varlığına iman, sevgi konusunda en yüce ve insancıl düşüncelerin kaynağıdır.95
Dr. Raymond Jones
Avustralya Devlet Araştırma Organizasyonu (CSIRO)’nda yıllarca hizmet vermiş olan araştırmacı bilim adamı Jones, tarımda Leucaena adı verilen bir problemi çözerek Avustralya çiftçilik endüstrisine milyonlarca dolar kazandırmasıyla tanınmaktadır. Jones yaratılışa inanan bir bilim adamıdır.96
Jules H. Poirier
Elektronik alanında tasarım mühendisi olan Poirier, Amerikan Devleti için yüksek güçte savunma ve uzay projeleri tasarımında çalışmaktadır. California Üniversitesi’nde elektronik mühendisliği, fizik ve matematik alanlarında çalışan Poirier’nin tasarımları Amerika’nın pek çok uzay ve savunma programında kullanılmıştır. Poirier canlılarda gördüğü üstün akıl örnekleri karşısında, bunların bir Yaratıcı tarafından yaratıldıklarını fark etmiştir. Poirier bu konuda, monark kelebeklerindeki inanılmaz tasarım örneklerini ele aldığı From Darkness to Light to Flight: Monarch-the Miracle Butterfly yazmıştır.97
Michael J.Behe
Evrenin ve tüm canlıların akıllı bir tasarımın ürünü olduklarını savunan en ünlü bilim adamlarından bir diğeri de Michael J.Behe’dir. Behe, Pennsylvania’da Lehigh Üniversitesi’nde biyoloji profesörüdür. The New York Times ve Boston Review gibi ünlü gazetelerde pek çok makalesi yayımlanan Behe “Darwin’s Black Box” (Darwin’in Kara Kutusu) isimli kitabın da yazarıdır. Evrim teorisinin biyoloji açısından kabul edilmesi imkansız bir teori olduğunu kanıtlayan bu kitap, uluslararası alanda 80′den fazla baskı yapmıştır.
Behe “indirgenemez komplekslik” adını verdiği bir kavramla evrim teorisinin imkansızlığını kanıtlamaktadır. Bu fikre göre, canlı bedenlerindeki pek çok organ, pek çok farklı parçanın bir arada ve uyum içinde çalışmasıyla işlev görmektedir. Eğer bir parça işlevini kaybederse bu bütün organizmaya yansıyacak ve canlı fonksiyonlarını yitirecektir. Bu yüzden tesadüfi ya da aşamalı bir varoluşun söz konusu olması mümkün değildir.
Michael Behe, “Darwin’in Kara Kutusu” isimli kitabında şöyle demektedir:
Bunlar doğanın kanunları tarafından, tesadüfler sonucu veya bir ihtiyaçtan dolayı tasarlanmamıştır; aslında bunlar önceden planlanmıştır. Tasarımı yapan ise, sistemlerin en son halinin nasıl olacağını en iyi şekilde bilmektedir; bu nedenle sistemlerin oluşacağı her adım da planlanmıştır. Yeryüzündeki hayat da en basit örneğinden en kritik parçalarına kadar, bu akıllı dizaynın sonucudur. Akıllı dizaynın sonucu aslında tüm gerçekliğini kendi içinde barındırmaktadır. Biyokimyasal sistemlerin akıllı bir tasarımcının eseri olduğunu anlamak için, yeni bir prensibe dayalı mantık veya bilim de gerekmemektedir. Son kırk yıl içinde biyokimya dalında yapılan çalışmalar zaten bu gerçeği görmeye yeterlidir ve ortaya konanlar da günlük hayatımızda rasladığımız unsurlardır.98
Philip Johnson
Chicago Üniversitesi’nde hukuk profesörü olan Johnson, evrim teorisinin ideolojik yanını içeren pek çok araştırmanın da sahibidir. Johnson bu konuda “Darwin on Trial”, “Reason in the Balance”, “Objection Sustained” isimli üç kitabın ve ayrıca kriminal hukuk üzerine 3 kitap ve pek çok makalenin yazarıdır. Evrim teorisine karşı verdiği büyük mücadele ile tanınan Johnson, aynı zamanda Allah’a iman eden bir bilim adamıdır. Johnson’ın Allah inancını ifade ettiği sözlerinden bazıları şöyledir:
Dindar biri olarak Allah’ın varlığına ve yaratıcılığına inanıyorum.99
…Materyalist evrime meydan okumayı ilerletmek istiyorum. Gelin Yaratanın etrafında birleşelim.100
Charles Birch
Avustralya Sydney Üniversitesi profesörlerinden olan Birch, yaratılışa olan inancıyla tanınan bir bilim adamıdır. 1990 yılında, dine çeşitli hizmetlerde bulunan bilim adamlarına verilen “Dinde İlerleme için Templeton Ödülü”nü almıştır. Birch, Allah inancını şu sözleriyle ifade etmiştir:
…Bütün değerlerin kaynağı olan Allah, ‘insana ellerinden ve nefes almaktan da yakındır.’ Allah’ın varlığı gerçektir.101
Allah hem dünyayı yaratan, hem de dünyayı yaşatandır.102
S.Jocelyn Bell Burnell
İngiltere Açık Üniversitesi’nde fizik profesörü ve Fizik Bölümü’nün başkanı olan Burnell, aynı zamanda Atarca yıldızını keşfeden astronotlardan biridir. Allah inancına sahip olan Burnell, bu inancını şu sözlerle dile getirmiştir:
…Güçlü, herşeyden haberdar olan, aynı zamanda da koruyan ve bağışlayan Allah’a inanıyorum…103
…Tek bir Allah’ın var olduğundan eminim…104
Prof. Owen Gingerich
Harvard Üniversitesi’nde astronomi ve bilim tarihi profesörü olan Gingerich, Allah inancına sahip olan bir bilim adamıdır. Gingerich dini duygularını şu sözleriyle ifade etmiştir:
…Evrenin yaratılışını planlayan ve yöneten, Üstün bir Akıl Sahibi olan Allah’a inanıyorum…. İnsanlığın yaratılışının evrenin ana prensibi olduğuna ve insanlığın özellikle bilinç, vicdan ve ahlaken doğruyla yanlışı ayırt etme özgürlüğüyle Allah’ın tecellisi olarak yaratıldığına inanıyorum.105
Prof. Carl Friedrich von Weizsacker
Almanya’da Max-Planck-Gesellschaft Üniversitesi’nde fizik profesörü olan Weizsacker, Allah inancını şu sözleriyle ifade etmiştir:
…Kesin olarak emin olduğum konulardan biri Allah’ın varlığıdır.106
Prof. David Berlinsky
Princeton Üniversitesi’nde matematik profesörü olan Berlinsky, canlıların evrimleşmediklerini, tam tersine akıllı bir tasarımın ürünü olduklarını savunmuştur. Berlinsky bu tasarımın sahibinin Allah olduğunu pek çok sözünde de ifade etmiştir. Berlinsky’nin bu düşüncelerini dile getiren sözlerine aşağıdaki örnekleri verebiliriz:
…Yaşamın yapısı komplekstir ve kompleks yapılar dikkatli bir dizaynla yapılır. Tek bir yüksüğü yapmak için bile akla ihtiyaç vardır: O zaman yaşamda meydana gelmiş olan şeyler niçin farklı şekilde oluşsun?107
Moleküler biyoloji, yaşayan bütün canlıları Allah’ın yarattığını göstermektedir.108
Prof. William Lane Craig
Birmingham Üniversitesi’nde felsefe ve Münih Üniversitesi’nde ilahiyat profesörü olan Craig, evrenin Allah tarafından, belirli bir amaçla yoktan var edildiğine inanmaktadır. Craig’in bu konudaki görüşlerini şu sözleri yansıtmaktadır:
Evrenin varlığının bir sebebi vardır. Evrenin sebebinin tek bir Yaratıcı olduğuna inanıyorum. Yoksa geçici bir etki sonsuz bir etkiden nasıl oluşabilir?.. Hem felsefi alanda hem de bilimsel alanda evrenin başlangıcı olduğu anlaşılıyor. Var olan bir şey, varlığının sebebine sahiptir. Bu sebep, sebepsiz, sonsuz, değişmeyen, zamansız ve maddesizdir. Ve bağımsız bir irade vardır. Sonuç olarak Allah’ın varlığına inanmanın mantıklı olduğuna inanıyorum.109
Gerçekte, “hiçlikten sadece hiçlik çıkar” kuralına uygun olarak, Big Bang’in doğaüstü bir sebebi olmalıdır. Patlama öncesindeki tekillik, her türlü zaman-mekan kavramlarının sona erdiği sınır olduğuna göre, Big Bang’in fiziksel bir sebebi olması imkansızdır. Aksine, Big Bang’in nedeninin, fiziksel uzay ve zamanı tümüyle aşmış, evrenden tamamen bağımsız ve akıl almayacak derecede kudretli olması gerekmektedir. Dahası, bu sebep, kendi bağımsız iradesine sahip olan bilinçli bir varlık olmalıdır… Dolayısıyla evrenin kökeninin sebebi, evreni sırf kendi iradesi ile belirli bir zaman önce var eden bir Yaratıcı dır.110
Dr. Kurt Wise
Byan College’da Matematik ve Doğal Bilim Bölümü’nde yardımcı profesör olan paleontolog Kurt Wise, evrim teorisine karşı olması ve güçlü Allah inancı ile tanınmaktadır. Dr. Wise, Allah’a olan inancını şu sözleriyle dile getirmiştir: “Yaratılış bir teori değildir. Allah’ın evreni yaratmış olması bir teori değil, gerçeğin kendisidir….”111
Siegfrid Hartwig-Scherer
Zürih Üniversitesi’nde Antropoloji profesörü olan Scherer “Ramapithecus-Progenitor of Humans?” isimli kitabın yazarıdır. Çalışmalarında, fosil kayıtlarının evrim teorisini çürüttüğünü, maymunların insanların atası olmadığını ortaya koyan Scherer, canlıların bir Yaratıcı’nın eseri olduklarını savunmaktadır. 112
J.P. Moreland
Güney California Üniversitesi’nde Felsefe profesörü olan Moreland, “Hıristiyanlık ve Bilimin Doğası” ile “Yaratılış Hipotezi” isimli kitapların yazarı, inançlı bir bilim adamıdır. 113
Paul A. Nelson
Chicago Üniversitesi’nde Biyoloji Felsefesi profesörü olan Nelson, canlıların bir akıllı tasarımın ürünü olduğunu savunan bilim adamlarındandır.114
Prof. Jonathan Wells
Yale Üniversitesi’nde Din İşleri Profesörü ve Berkeley Üniversitesi’nde Moleküler ve Hücre Biyolojisi Profesörü olan Wells, “Charles Hodge’s Critique of Darwinism”(Charles Hodge’ın
kADİR
02/10/2011
Arkadaşlar yorumu açma gereği duydum ℓα ρнιℓσѕσρнιє мαтéяιαℓιѕтє
diyorya öldükten sonra gübre olacaksınız işte bende diyorum ki haklısın tabii kendi açından öldükten sonra gübre olacaksın sonra bir bitkiye geçeceksin sonrada bir inek yiyecek o bitkiyi ve sonra inek sıkışacak en sonunda da seni sıçacak o yüzden dün boktunuz bu gün bok böceği ve yarında öldükten sonra bok olacaksınız diyorum.Tabii bu sizin deyiminiz ve sizinle alakalı bir şey ..Bide şunu anlamıyorum diyorki yok efendim Allah kesin yok ooooo ha diyorum bir kere bu kadr salak ça bir şey olmaz zırva ya bu oğlum ben bu siteyi kuran yok dersem ve ispatlamaya çalışırsam ne yapmalıyım öncelikle bu sitenin yayın yaptığı alan da herkese sormalıyım sen mi kurdun diye veya ne biliyim illa bunu kuranı bulmamalıyım ki bu fikrimi ispatlıyım Senin de Allah yok demek için bütün kainata bakman lazım ki böyle birinin olmadığını ispatlaysın ulan mal derler adama senin duyuların ne kadar güçlü ki sen bu iddi ada bulunuyorsun daha kendi galax inden dışarı çıkaamamışın bir çok gezegene teleskopla bakıyorsun oraya gitmen hayal ,Görme duyun 400-700 dlga boyu arasındaki ışığı algılayabiliyor bu gözlerle mi Allah’ı göreceksin yok işitme duyun 20-20.000 hz arasındaki sesleri duyuyor bununla mı Allah’ın sesini duyucaksın sende daha gökyüzündek şiddetli patlamaları duymuyorsun gelmişin Allah yok diyorsun la mal..
Kıçıyla düşünenlere cevap
03/10/2011
la charlie sürüsü hani Kur’an mucizesi yok deyip sözde bilimsel verilerle ispatlamaya çalışıyorsunuz ya buyrun alın size National geographic in quran doğru söylüyor belgeseli.Emin olun bu belgeseli yapanlar müslüman değil ve bu işi sadece bilim olarak yapıyorlar şüphesi olanlar natioanal geographicin nasıl çalıştığı ile ilgili araştırma yapsınlar.Ve emin olun onlar sizin gibi kıçlarından olaylara bakmıyorlar.Beyinleri kıçlarında değil.Lütfen bu videoyu beyninizle anlmaya çalışın :http://www.youtube.com/watch?v=b9C3D174gdA
eren
26/10/2011
arkadaşlar şu ( okan ) denen şahıs sen kuranda yazılı olan ve iki denizin birbirlerine karışmamasından bahsediyor sun demi ve bunun dogal oldugunu söylüyorsun bizde dogal diyyoruz tatlı su ile tuzlu su bir birine karışmaz . önemnli olan bu degil ki sizin için önemli olan bunun 1400 yıl evvel nasıl bilindigi eyerki bunlar bir uydurmaysa ha bunun cevabını verirsin demi..
islam
18/11/2011
Allah olmasaydı sizi kim yaratırdı. Annenizi babanızı kim yaratırdı. Hakikaten sizin gözleriniz kör göremiyor kulaklarınız sağır duyamıyorsunuz.
zümrüt
11/12/2011
Gezinirken rastgeldim de yazdıklarınıza…İki laf etmek geldi içimden..ilk yorumları okudum,dahasına gerek duymadım..Siz ateistler çoğunluğunuzun ruhundan oluk oluk kibir akıyor.Burnunuz öyle kaf dağında ki…Ne zor geliyor bir yaratıcının olduğunu kabuletmek size.Ne çok korkuyorsunuz başınızı secdeye eğmeye.Ne utanılası,ne iğrenç ne basit bişiy şu secde etmek…Ölünce gübre olmaya hazırsınız bedeninizle.Peki ruhunuz ne olacak?Sizler tesadüfen ortaya çıkıvermiş basit yaratıklarsınız,şimdi boku bokuna yaşayıp gidiyorsunuz,birgün de geberip gübre olacaksınız..Evren,galaksi ve Dünya da kimbilir artık nasıl komik tesadüflerle ortaya çıktılar,belki de hep vardılar..Halbuki hiçbirşey sonsuza kadar varlığını devamettiremezken…Neden burdasınız?Neye bu başkaldırış?Herbirinizin bir hikayesi var biliyorum..İyi düşünün bakalım,kendinizi dinleyin,ölçün biçin.Neye başkaldırıyosunuz..Neye isyanınız??Niceleri vardı sizin gibi,belki tüm ömrünü inkar ederek geçirdi,bazısı yaşlılık gelip titrek bir ihtiyar olduğunda,bazısı son nefesini verirken,bazısı daha genç yaşlarda başına gelen bir kaza ya da bela ile iman etti…Aslında herbiriniz de bu Dünya’dan gitmeden iman ediyorsunuz öte tarafa doğru geçivermeden ama ne yazık ki birbirinize bir faydanız dokunamıyor..O an itibariyle bu taraftan gitmiş oluyorsunuz…Siz inansanız ne olacak,inanmasanız ne olacak ki?..Bize mi bir faydanız olacak,yoksa Yaradan’a mı?Siz ateistleri görünce acıyor ve üzülüyorum sadece..Ruhunuz asi ve dalgalı bir deniz,içinizde dinmeyen bir huzur,bir boşluk,anlam veremediğiniz bir hayat,eksik bir tad..Hep bişiyler eksik,eksik….Bizler ise bize verilenle yetinebileniz,içimizde dinginlik ve huzur….Bizler kolibasili gibi de üremedik,rastlantılarla gelmedik.Bizi bir Yaratıcı yarattı..Yalnız da değiliz sizin gibi..Beni 24 saat dinleyen var…O’ndan geldiğim gibi gene O’na döneceğim ruhumla..Bedenim ise gübre olacak…Ama ruhum sonsuza dek yaşayacak..Sürekli bizden Yaratıcı’nın olduğunu kanıtlamamızı isteyen sizler,olmadığını neden kanıtlamıyorsunuz?Bizim Yaradanımız, sizin gibi paçasından kibir akan ve sonunda sadece gübre olacağına inanan sizleri bu budalalığıyla başbaşa bırakmak istediğinden görünmüyor.Kaldı ki görmek istemeyen göze,anlamak istemeyen beyne ne sokulabilir ki..Hz.Musa’nın kavmi defalarca deliller istediler ve Yaradan deliller gönderdi de ne oldu?..Kibirlerine nasıl yenik düştüler her seferinde..Ve kibirlerinin kurbanı olarak nasıl da helak edildiler en sonunda..Artık bizden delil istemeyin.Zira son din İslamiyet’in gönderilmesinden sonra peygamberler de deliller de bitti,gönderilmeyecek..Bundan sonrası biz sıradan yaratılmışların yüreğinde hissedebileceği inanç ile devamedecek sadece..Ama siz olmadığını kanıtlayabilirsiniz…Bizim için bir sakıncası yok..Hadi kanıtlayın…İnsan nerden geldi,eğer maymundan geldiyse maymun nerden geldi,ilk canlılar nerden geldi,Dünya Güneş nerden geldi,nasıl ortaya çıktı kanıtlayın..Bizler de bir Yaratıcı’nın olmadığına inanalım…Bırakalım Kur’an’ı,İncil’i,Tevrat’ı…Mucizeleri gözleriyle görmüş o insanları da unutalım…Ruh diye birşeyin olmadığına ve bedenimizin gübre olarak son misyonunu tamamlayacağına inanalım..Aynı sizin gibi…Yüzyıllardır bir türlü kanıtlayamıyorsunuz ve kanıtlamaktan aciz kalıyorsunuz..Halbuki çok kolay olmalı kanıtlamak..Siz daha bir Yaratıcının olmadığını kanıtlayamıyorsunuz…Görünmeyen bir Yaratıcının olmadığını kanıtlamak bu kadar mı zor yahu?Halbuki biz sürekli kardeş,arkadaş,anne,baba,eş,sevgili ya da akrabanız olarak sizin o görünmeyen ruhlarınızla muhattap oluyor,kaile alıyor ve görünmeyen bir ruhunuz olduğuna inanıyoruz…
ceyhun
03/01/2012
sizin kadar cahalını ömrümde görmedm,orda bahsedılen tatlı su.denizin tuzluluk oranı.sız beyınsızlerın anlayabılecegı sekılde soylıyım mesela marmara denızınde yuzdugunuzde gozlerınızı suyun altında actıgınızda cok yanmaz bu tuz oranının cok az olmasındandır ege denızınde actıgınızda ıse cok yanar buda tuz oranının cok fazla olmasından kaynaklanır.oyuzdende tatlı ve tuzlu su derler gerızekalılar.herseyı oldugu anlamda kullanmaya kalkarsanız kendı ınanısınızı bıle savunabılecek kelıme bulanmazsınız turkceden bı haber beyınsızler.ayrıca bız ınananlar olarak sıze bırsey demıyorken sızdekı bu camur atma sevdası nedır anlamadım ınanmıyosan ınanma be kardesım
kamil aksoy
12/01/2012
Bugün Allaha olan inancım bir kat daha arttı sizi yaratıp bize örnek olsun diye sizi dünyaya göndermiş sizi bu dünyada besleyip kendini inkar edecek el vermiş siz ne biçim insanlarsınızya konuştuğunuz yazdığınız şeyler çok saçma evet kuran mucizelerle golu bir kitap ve bunu yediremediğiniz için saldırıyosunuz hiç bir icraatınız yok ama sadee laf ebeliği yapıyosunuz bir gün kıyamet gelip çattığı gün halinizi merak ediyorum ama siz şimdi laf ebliğine başlarsınız hemen yok kıyamet yokta varda tartışmaya bile girilmez sizle daha nasıl doğduğunu bilmeyen maymundan geldiğine inanan insanla ne tartışılabilir ki zaten
siz gidin sizin gibi beyni çalışıp bunu sadece allahı inkar için kullanan insanların yolundan ama unutmayın bir hesap günü var ve o güden kimse kaçamayacak
Aydın
14/01/2012
Sevgili arkadasım , açıklamalarında bilim adına Guzel ama din adına hatalı yorumlarda bulunmussunki Buda normaldir, zira Kur’an ayetleri kelime kelime ele alınıp yorumlanamaz, bu cahilce ve güldüren bir yorum olur, birinci açıklama,
) anladın sanırım?
Ayette( Furkan süresi) biri tatlı digeri acı sudan bahsedilmiş, burada Kuran’ın açıklama bicimi ve tarz hakkında bilgisi olmayan insan tatlı suyu düşünür, ancak iki Deniz’in sularının yoğunluk farkı yani tuzluluk oranlarindaki fark anlatılmış, ikiside acı ama biri digerine göre daha az acı,,, bu anlatılmak istenir bu ayette,,
İkincisi ise asırlar önce kimse böyle bir olayı bilmezken Kuran’da iki Deniz’in karışmasını anlatılmış, kimse bilmezken o bilmiş, dusunmelisin,,,
Üçüncü gercek, bir kap icinde bulunan iki türdes ama farklı yogunluktaki sıvı karışır, ama bir kap içerisinde bu olay gerçekleşir, ve kaldiki zaten mucize burada burada karışıp ortak yoğunluk olmuyor, bu farklılık zaten mucize , yani açıklananla kendin soylemissin zaten , karışmayan o çizgiden on metre geriden ve on metre ileriden su örnekleri alınıp incelenince yoğunluklar farklı çıkıyor, mucize burda zaten
Murat
15/01/2012
İnsan inanmayabilir ancak bu kadar da küstah olamaz ya. İnancıma önce saygı göster. konuları kendince ilmi çerçevede tartış amenna. dalga geçmek haddin değil.
Murat
15/01/2012
Bir iğne ustasız olmaz, olamaz. Bir köy muhtarsız olmaz biliyorsun. Nasıl oluyor ki şu muhteşem kainat Yaratıcısız olur? Kainattaki bu çeşitlilik, mükemmellik, renklilik, ahenk, temizlik vs. bütün bu hakikatler Allah diyor. Bütün kainattaki unsurlar hep bir netice için çalışıyor. İnsan bırak kainatı, kainatın küçük bir örneği olan kendisine baksa hayran kalacak ve kalıyor. Bütün bunları göz, kulak, şefkat, sevgi , merhamet, hayret, korku vs. tesadüflere havalesi mümkün mü? Dünyaya gelişimize, çiftlerden bir araya gelerek çift oluşumuza, büyüyüp ölümümüze nazar edelim de yüce Allah için hayret ve muhabbetle secde edelim. Saygısızlık asla. Hoş kafir Allah’ın düşmanıdır amma ilim kisvesine bürünüp de bel altı vurmak da bu akıllı arkadaşlara yakışmıyor
İnsan-ı asi der:Çürümüş kemikleri kim diriltecek? Sen de : Bidayeten(başlangıçta) kim diriltip hayat vermiş ise O diriltecek. Saygılarımla.
ece
19/01/2012
ibrahim
21/01/2012
”Cahillerle tartışmaya girmeyin çünkü ben hiç yenemedim!”
imam-ı Gazâli
Çöllerde avare dolaşan bir filozof, devesi ile yolculuk yapan bir köylüye rastladı. Nereden gelip nereye gittiğini öğrendikten sonra, devenin iki yanına sarkmış çuvallarda neler olduğunu sordu.
Köylü:
- Onların birine buğday, diğerine kum doldurdum. diye cevap verdi.
Filozof:
- Buğdayı anladım ama, kumu niçin doldurdun? diye sorunca Köylü:
- İkinci çuval boş kalsaydı denge bozulurdu dedi. Filozof gülmeye başladı:
- Denge sağlamak için buğdayın yarısını bir çuvala, diğer yarısını da öbürüne doldursaydın herhalde daha akıllıca davranmış, zavallı devenin yükünü de azaltmış olurdun dedi.
Köylü şaşırmış, bu bilge adama hayranlıkla bakmaya başlamıştı.
- Sen, dedi, padişah yahut vezir olmalısın! Bu kadar akıl ancak onlarda bulunabilir.
- Hayır dedi filozof, ben ne padişahım, ne de vezir.
- Öyleyse dükkan sahibi zengin birisin.
- Ne gezer, cebinde mangırı bile olmayan bir adamım ben. Bunca bilgi ve hikmetin karşılığı olarak elimdeki şu deynek ve hırpani kıyafetlerimle gezip duruyorum çöllerde…
Köylü bu cevap karşısında hiç memnun olmamıştı:
- Çekil git yanımdan! diye bağırdı. Senin bilgi ve hikmet dediğin şeyin bir faydası bulunsaydı, önce sana yarardı.
Torbamın birinde kum, diğerinde buğday olması, senin içi boş bilgi ve felsefenden çok daha iyidir!.
kenan
23/01/2012
Dinsizler imansızlar, azıcık beyin olsa sizde kainattaki hiçbirşeyin kendinden var olamayacağını düşünürdünüz.. cehennemde yanarken bakalım bunları yine diyecekmisiniz… ama Allahın rahmeti o kadar büyüktürki, yapılan hiçbir tövbeyi geri çevirmez..
cancun
24/01/2012
Ben yurtdisinda yasiyorum ve öyle gezinirken ben de bu siteye ugradim da sadece Allah’in varligina inanan Kardeslerime, böyle sahislara itibar etmemelerini yazmak icin ugradim, Büyük Allah’in varligini görebilmemiz icin sadece beynimizi, kalplerimizi ve gözlerimizi acmamiz yeterlidir, bilmiyorum bu yazilari yazan insanlarin reel hayattaki sifatlari veya egitimleri nedir ama yazdiklari ve tavirlari sadece sacmalik, kizginlik ve böbürlenmekten ibaret, gercek egitimli kisiler bu tür seylere basvurmaz. Ahiret de neden vardir biliyormusunuz, herkes hesabini versin diye, kul hakki yiyenler, kötülük yapanlar, suclari ispatlanamayanlar cezalarini ödesin diye. Sizler istediginize inanin, dedelerinizin maymundan geldigine veya herseyin kendi kendine olduguna, bizler Allah’a inaniyoruz, yakindir o gün hepimize, hesap günü geldiginde Allah hicbirimizin boynunu yere egmesin Insallah.
Bu da yukarida “insan bir damla sudan mi yaratilmis“ diyen mahlukat icin bir söz, Hazreti Mevlana’dan, tabi bu cümleyi idrak etmesi ve anlamasi kendi elinde.
“ İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir. “
islam
29/01/2012
basireti bağlanani ikna etmek mümkün olmaz.allah hidayet vermedikce gözünün gördüğünü bile ınkar eden dinsizler tarihte hep olmuştur.ölüm geldiğinde canınız çıkarken azrail a.s. size o hiddetli haliyle geldiğinde diliniz tutulacak o zaman inandım demeye bile takatiniz olmayacak dinsizler.
islam
29/01/2012
Tarihte nice kafirler gelip geçti gozleriyle gördükleri halde ınkar ettiler.allah hidayet etmedikçe bu dinsizlerin de görseler dahi inanmayacaklarini bilin.ölüm geldiğinde canınız çıkarken azrail a.s o hiddetli haliyle size gorundugu an bugün basiretinizin bağlı olduğu gibi o anda korkudan diliniz bağlanacak.ne inandım demeye diliniz varacak ne allah demeye dinsizler.tüm dünyada ecnebi ailelerden yetiştiği halde aklıyla ıslami bulanlara inat çoğu müslüman anne babadan doğup böyle dinsiz olanların halleri kafir yetişip kafir ölenlerden daha feci olur sanırım.siz mucizeleri ınkar ede durun sizin bu körlüğünüz biz inananlara apacik bi mucize.hatemallahü ala gulûbihim ve ala sem ihim ve ala ebsarihim ğışaveh velehüm azabün aziym.
Semih
29/01/2012
http://www.kutsalgizemler.org bu sitediki videoyu izleyin müslüman olucaksınız Kur’an nın mucizeleri iyi izleyin lütfen ibret alalım
ALLAH
31/01/2012
Allahta benim bütün allahları yaratan kadim allahta benim gören duyan allah gelsin.
semiha
03/02/2012
BİR DELİ KUYUYA TAŞ ATMIŞ BİN AKILLI ÇIKARAMAMIŞ. YAA YAPMAYIN BÖYLE İNSANLARA PRİM VERMEYİN ARKADAŞLAR. ALLAHIN VARLIĞINI İNKAR EDEN VE ATAİST BİRİ VARMIŞ BEN BÜTÜN DİN ADAMLARINDAN 3 SORUNUN CEVABINI İSTEDİM AMA HİÇBİRİ BANA YARDIMCI OLMADI DEMİŞ SON OLARAK BİR HOCAYLA KARŞILAŞMIŞ HOCAYA AŞAĞILAYICI BİR ŞEKİLDE BAKARAK SENMİ 3 SORUMUN CEVABINI VERECEKSİN DEMİŞ HOCADA SEN SORUNU SOR HELE DEMİŞ. 1. ALLAH VARMIDIR VARSA NEDEN GÖRÜNMÜYOR.2.KADER VARMIDIR BENCE YOKRU BEN KADERİMİ KENDİM BELİRLERİM DEMİŞ.3. OLARAKTA ŞEYTANIN CEHENNEMDE YANACAĞINI SÖYLÜYORSUNUZ ŞEYTAN ATEŞTEN YARATILMIŞTIR NEDEN ATEŞLE YANSINKİ DEMİŞ. HOCA DURAKLAMIŞ YANINDAKİ TOPRAK SAKSIYI ADAMIN KAFASINA GEÇİRMİŞ ADAM DURAKLAMIŞ VE KIZMIŞ NEDEN VURDUN BANA CEVABI BULAMADINYA ONDANMI VURUYORSUN DEMİŞ. HOCA HAYIR BU İLK SORUNUN CEVABI SANA VURDUM NE HİSSETTİN DEMİŞ ODA NE HİSSEDİCEM ACIDAN ÖLDÜM DEMİŞ HOCADA İNANMAM GÖSTER BANA ACIYI NERDE DEMİŞ. ADAM BAKA KALMIŞ GELELİM 2. SORUNUN CEVABINA KADERE İNANMIYORSUN KENDİM YAZARIM DİYORSUN BURAYA GELECEĞİNİ BİLİYORSAN VE KAFANA SAKSI YİYECEĞİNİ BİLİYORSAN NEDEN GELDİN DEMİŞ O HALDE.3. OLARAKTA SANA VURDUGUM SAKSI TOPRAKTANDI YANİ İNSANLAR TOPRAKTAN YARATILDI BU TOPRAK SENİN CANINI NASIL YAKTIYSA ATEŞTEN YARATILAN ŞEYTANIN GİDECEĞİ CEHENNEMDE O DENLİ ŞİDDETLİ VE YANICIDIR.
semiha
03/02/2012
BU DÜNYA AYAKTA KALICAKSA İYİLER VE KÖTÜLER OLUCAKTIR,DENGE KURULSUN ONLAR DEDİKLERİNE İNANIRLAR CÜNKÜ ALLAHIN MERHAMETİNE VE BÜYÜKLÜĞÜNE KALBİ TEMİZ İNSANLAR GELİR. YANİ ONCA CEHENNEMİ KİM DOLDURACAK DEĞİLMİ
BIRAKIN SICAĞI SEVENLERE İYİ YANMALAR DİYİN GEÇSİN GİTSİN YADA ATEŞ SENİ ÇAĞIRIYOR.
Uğur Cantekin
04/02/2012
inanmak için elde yeterli veri yok Allah tan geldiği söylenen kitapta pek fazla bişey yazmıyor eğer hiç kuran ı bilmesaydim ve bir gün yolda onu bulsaydım ve o kitabı okusaydım bunun Allah ın kelamı olamayacagınıı düşünürdüm hiç etkilenemezdim zaten mealini okuyunca hüsarana ugradım üzüldüm keske cahilce inansaydım sonuc olarak sosyal cevremizin etkisinde gelişen bi inanca sahibiz çoğumuz inandıgımız kitabın içinde ne oldugunu bile bilmiyoruz dediğim gibi yolda bulup okusaydım asla ama asla etkilenmezdim Allah ın varlıgından şüphem yok ama Hz Muhammed şüphelerle dolu.1400 yıl öncesine ait bir kitap olaylar ve bir insan ve bana Tanrıdan mesaj getirdiğini söylüyor eğer şu devirde gelmiş olsaydı onu gözlerimizle görmüş olsaydık bile inanmayabilirdik ki Hz muhammed zamanında yasamıs onu bizzat görmüş ve bizzat hz muhammed onlarla konusp onları iknaya calısmıs olmasına rağmen inanmak isteyen fakat inananamayan insanlar gibi ve ben bu devre ait bir insan ve hz Muhammedi hiç görmemiş biri olarak inanamıyor olusum gayet dogal ki ben inanmak isteyen biriyim.Sonuc olarak Allah hz Muhammed e gerçekten yollamıssa ve beni yaratıgı inancına dayanarak ve beni bu sorguşayan donanımla yarattıgına göre beni ikileme düşüren Tanrı nın tutarsızlığı olur ki Tanrı yada Allah mükemmeldir.O böylr bir hata yapmayacagına göre Hz Muhammed iyi niyetli biridir sadece diyebilirim.
anıl
21/02/2012
ey dinsiz kardesım kimse sana inanmak zorundasın demiyor ve kimse ALLAH a inanmazsan seni asarım da demiyor kimse gel müslüman ol yahudi ol budist ol da demiyor.senin inançların yahut inançsızlıgın kendine de biz İnancımıza saygı duymayıp Yaradanı bizim inandıgımız taptığımız ALLAH ımızı yok saymaya çalıştıgını anlayamıyorum sen şimdi okudugun öğrendiğin veya gördüklerinle mi biz inananları inançlarından vazgeçirmeye çalışıyorsun! Bana göre diyorum vurgulayarak inanç özgürlüğü olan bir ülkede yaşıyoruz ya inancımla hatta puta bile tapıyorsan yine gel diyerek seni islamiyete davet ederek haykırıyorum ben ALLAH a tapıyorum ve kuşkusuz O’ na inanıyorum.
allah vardır
23/02/2012
okan.sen maymundan geldiğini iddia ediyorsun herşey tesadüfen oluştuğunu savunuyorsun.tövbe haşa allah yoktur diyecek kadar kör olmuşsun en başta allah seni kurttarsın.soru.1:herşey tesadüfen oluştuysa yeni ırkların çıkması gerekmiyormu ve bunun devamlı tekralaması gerekmiyormu görüyoruz ki böyle bir şey yok. soru.2:yaratıcı yoksa herşeyin tesadüfen oluştuğunu kabul edecek olursak bu tesadüfler zincirinde nede sadece insan akıl ve ilim sahibi bu tesadüfler neden sadece insan için işlemiş te bir sığır akıl sahibi olupta bi icat yapamamış.soru.3:evrim olması için maymun dan türerken geçiş yaratıkları olması lazım hani nerede insanla maymun arası bi canlı bana bunu göster.maymun evrimleşip insan olmuşsa hala neden maymun var evrim onlara işlememiş mi. soru.4:ucsuz bucaksız kainat tesadüfen oluştuysa bu oluşumdan önce ne vardı.SORU 5:tesadüfen başka bi canlıda mesala maymun insan kadar akıllı olsa dünyada rekabet olmazmıydı maymun insanı insan da maymunu yok etmeye çalışmazmıydı nitekim böylece canlı hayatı yok olmazmıydı özteliyecek olursam neden böyle bir rekabet ortamı oluşmasın diye sadece insanda akıl var bu tesadüfte böyle bir riski göze alamamış demekki o zaman bu tesadüf kimdir nedir bana bi açıklasana.
allah vardır
23/02/2012
bu arada ben sizin gibi ne bilim adamıyım nede din adamı ben bi balıkçı esnafıyım trabzonda varlığım sebebim sonucum sadece allah elindedir.ve allahın varlığını görmek için bilime ihtiyaç yoktur kalbini dinle o zaten san var olduğunu söyler sen okan ateist olmakla ve bunu savunmakla çok yanlış bi yoldasın umarım allah seni ıslah eder.sen nefsine zulmediyorsun allah açık seçik görüneydi zaten yaratılma sebebimiz olmazdı.tövbe haşa
allah vardır
23/02/2012
hz.muhammet benim sevgilim kuran benim segilim ALLAH benim sevgilim BEN YARADANIMI ÇOK SEVİYORUM KURBAN OLURUM ALLAHIMA.KURBAN OLURM RESULÜMÜN O GÜZEL KAŞINA GÜZEL GÖZÜNE.İNKAR EDİYORSUNUZ HZ.MUHAMMEDİ YERDEN YERE VURUYORSUNUZ NE YAPMIŞ O NE DEMİŞ İYİLİKTEN GÜZELLİKTEN BAŞKA ALLAHIN EMİRLERİNE Bİ BAKIN.NEDEMİŞ ABDEST ALIN DEMİŞ NE VAR ABDESTE ALLAH İÇİN NE VAR RESUL İÇİN NE VAR HİÇ BİRŞEY HEP KENDİMİZ İÇİN NAMAZ 5 VAKİT DÜZENLİ SPOR GİBİ ABDEST 5 VAKİT ABDET TEMİZLİK BAK 5 VAKİT EL AYAK YÜZ AĞIZ KULAK BURUN TEMİZLİĞİ ORUÇ MİDE SIHHATİ DİNLENME HARAMDAN UZAK DURMA VE ÖNEMLİSİ HUZUR BULMA KURBAN O SİZİN DALGA GEÇTİĞİNİZ KURBAN AMA KESİLİŞ AMACI ET ALIP YİYEMEYENLERE DAĞITMAK İÇİN OLAN DERİN DONDURUDA SAKLAMAK İÇİN DEĞİL YADA HAYVANLARA EZİYET ETMEK İÇİN DEĞİL SADECE ET ALIP YİYEMEYENLERİ DOYURMAK İÇİN OLAN KURBAN BUNLAR HEP İNSAN İÇİN.EY ATEİST DOKTOR SANA DESEKİ HASTALIĞININ SEBEBİ PİSLİK GÜNDE 5 DEFA ELİNİ AYAĞINI KOLLARINI AĞZINI BURNUNU YIKAMAN GEREKİYOR DESE BU DOKTOR İYİ OLUYORDA TÖVBE HAŞA HZ. MUHAMMET S.A.S EFENDİMİZ DEYİNCE KÖTÜ OLUYOR İNANMIYORSAN İÇİNDE SAKLA İNSANLARIN ZİHİNLERİNİ BULANDIRMA UNUTMAKİ ALLAHTAN BAŞKA İLAH YOKTUR O TEKTİR DOĞMAMIŞTIR.VE HERŞEYİN SAHİBİ ODUR ALLAHTAN NİYAZ EDERİM Kİ.İNŞALLAH ÖLDÜĞÜMÜZDE SİZİ BİZİMLE KARŞILAŞTIRIR.OZAMAN GÖRÜRÜZ ANYAYI KONYAYI
memet
23/02/2012
Eğer Hz.Muhammed yalancı yani peygamberliği uydurdu ise dünyada doğru insan yoktur eğer (haşa)deli ise dünyada akıllı kimse yoktur şu bir avuç akıllı geçinen ateistler…Eğer HZ. Muhammed sahtekarsa dünyada güvenilir bir adam yoktur…
Kainatın en iyisi en iffetlisi en comerti en akıllısı en doğrusu O dur.Hz Muhammede inanan pişman olmayacaktır vesselam…
allah vardır
24/02/2012
BAKIN NE DEMİŞ ALLAHIN RESULÜ KİM BUNDAN DAHA İYİ ÖĞÜT VEDA HUTBEİ
(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma)
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi’nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitab etti:
“Hamd Allah’a mahsustur. O’na hamdeder, O’ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah’dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve Rasûlüdür.”
“Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. İnsanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.
Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O’da sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.
Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib’in oğlu (amcam) Abbas’ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.
Ashabım! Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib’in torunu Iyas bin Rabia’nın kan davasıdır.
Ey insanlar! Muhakkak ki, şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.
Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.
Ey mü’minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabı Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin sünnetidir.
Mü’minler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman’ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman’a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.
Ey insanlar! Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.
Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem’in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O’ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah’ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Kimse kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.
Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:
- Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.
- Allah’ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz.
- Zina etmeyeceksiniz.
- Hırsızlık yapmayacaksınız.
İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz? ”
Sahabe-i Kiram birden söyle dediler:
“Allah’ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şahadet ederiz!”
Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve söyle buyurdu:
“Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! ”
Ayrıca web sitemizde bulunan “Peygamberimizin Hayatı” adlı eserin “X-Hicretin Onuncu Yılı” bölümünde yer alan “Veda Haccı” konusuna da bakabilirsiniz.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI